ÇEVRE - 17 Nisan 2024 Çarşamba 10:09

Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç: "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa ikiye ayrılacak"

A
A
A
Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç: "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa ikiye ayrılacak"

Isparta’da bulunan Eğirdir Gölü’nde son zamanlarda yaşanan aşırı su kaybı nedeni ile modelleme projesi gerçekleştirildi. Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç proje çerçevesinde, iklim değişikliğinin yanı sıra tarım alanlarında kullanımı ile birlikte göl seviyesinde kritik ve hızlı bir düşüş gözlemlendiğini söyleyerek önlem alınmadığı durumda 2028 yılında gölün ikiye ayrılacağını bildirdi.


Isparta’nın Eğirdir ilçesinde günün değişik zamanlarında mavi, yeşil tonlara büründüğü için ‘yedi renkli göl’ olarak adlandırılan Eğirdir Gölü, mevsimsel yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, gölün kuraklık karşısında beklenen olumsuz senaryodan etkilenmemesi için Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile birlikte altı havzada nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesi çerçevesinde modelleme çalışması gerçekleştirdi. Proje hakkında konuşan Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç, Türkiye’de suyu yöneten otoritelerin su kaynaklarının korunması adına sürekli projeler gerçekleştirdiğini söyledi. Modelleme projesi gerçekleştiren kurumların başında Tarım Orman Bakanlığı Su yönetimi Genel Müdürlüğü olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Kaçıkoç, “Söz konusu projede zaten altı yılda bir revize edilen nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesi çerçevesinde gerçekleştirilen bir proje. Halihazırda ülkemizde altı nehir havzasında Avrupa Birliği konsorsiyumlu bir proje gerçekleştirildi ve burada nehir havzası yönetim planları hazırlanıyor. Bu havzalardan bir tanesi de Antalya havzası içerisinde yer alan Eğirdir Gölü. Gölde gelinen noktada ikim değişikliğinin muhtemel etkileri, kuraklık, kar yağışının azalması gibi etkilerin yanında Eğirdir Gölü’nün tarım alanlarında kullanımı ile birleştiği durumda göl seviyesinde, son yıllarda bütün ülkede olduğu gibi kritik ve hızlı bir düşüş gözlemlendi” dedi.


Eğirdir Gölü’ndeki kritik su seviyelerinden bahseden Dr. Kaçıkoç, “Özel hükümler çerçevesinde belirlenmiş olan 914,74 olarak belirlenmiş bir su kotu var. Devlet Su işleri tarafından belirlenen minimum su seviyesi olan 914,62 olan su kotu var. Artık bu seviyeler çok görülebilen seviyeler. Geçtiğimiz yıllarda bunlar görünmüyordu ancak bu hızlı düşüşler esnasında bunlar artık ölçülebiliyor. Kritik nokta dediğimiz 913 metre diye bir seviyemiz var. Bu proje çerçevesinde belirlediğimiz bir seviye değil. Batimetris incelendiğinde gölün boğaz kısmındaki bir su kotu ve bu seviyeye ulaştığı zaman Hoyran bölümü ve Eğirdir Gölü arasında yer alan boğaz tamamen kuruyacak ve göl ikiye ayrılacak. Bu da istenmeyen bir durum çünkü bu duruma geldikten sonra artık gölün yok olması çok daha hızlı olacak ve eski haline döndüğümde de artık ne tarım alanlarında kullanmak amacıyla ne ekolojik hayat için artık gölün eski performansını sağlaması mümkün olmayacaktır” şeklinde konuştu.



"Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa 2028 yılında ikiye ayrılacak"


Yapılan modelleme çalışmaları hakkında bilgi veren Kaçıkoç, proje çerçevesinde alınan tedbirlerin uygulanması halinde gölün optimum seviyelerine ulaşabileceğini tespit ettiklerini söyledi. Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa mevcut durumun devamında gölün ikiye ayrılacağını vurgulayan Kaçıkoç, “Göl 2038 yılında 913 su kotuna ulaşılacak ve göl ikiye ayrılacak. Mevcut duruma muhtemel şiddetli kulaklıklar da seyrederse bunların takibinde ise 2028 yılında 913 su kotuna ulaşacağı ve ikiye ayrılacağı modelleme çalışmaları sonucunda tespit edilmiş durumda” şeklinde konuştu.



"Eğirdir Gölü için sayısız bilimsel çalışma yapıldı, gölün sorunları bilinmekte"


Göl için alınabilecek önlemlerden bahseden Kaçıkoç “İlk olarak acil bir şekilde 2024 yılında yüzde 50 kısıntılı sulamaya geçilecek ve kısa bir süre süre sonra bu kısıntılı sulama bırakılıp damla sulama sistemine, sonrasında Atabey sulamasında Isparta Atık Su Arıtma tesisi çıkış sularının kullanılması ve halihazırda göle derivasyon sağlayan Yılanlı derivasyonuna, Bağıllı regülatöründen ilave su transferi sağlanması yönünde geliştirilen kümülatif senaryo sonucunda gölün artık eski güzel günlerine tekrar dönebilme umudunu görebildik çalışmalarımız sonucunda” dedi.


Eğirdir Gölü özelinde sayısız bilimsel çalışma yapıldığını söyleyen Kaçıkoç, “Gölün sorunları bilinmekte, artık sorunları tartışmak yerine modelleme çalışmaları ile sonuçları sınanmış, hayata geçirilebilir, eylem planlarına ihtiyaç vardı ve biz de bu proje çerçevesinde bu çalışmayı gerçekleştirdik. Bu çalışmada bölgenin iklim değişikliğine karşı dirençliliğinin arttırılması, gölün etkin kullanımının garanti altına alınması yönündeki çalışmalarımızda aktif bir şekilde çevre mühendisliği bölümü olarak devam etmekte” açıklamalarında bulundu.


Kaçıkoç, konuşmasının devamında iklim değişikliklerinin devam edebileceğini ve iklim değişikliğine karşı direnmek yerine uyum sağlaması gerektiğini söyleyerek suyun millî servet olduğu bilinciyle artık yeniliklere açık olunması gerektiğini bildirdi.



Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç: "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa ikiye ayrılacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın Arnavutköy’de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi’nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü. Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi. Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Kayseri Kask ışığından ilham alan topluluktan 360 kişiyle ışık senfonisi Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Ali Dağı’nda doğayla iç içe yürüyüş yapan Aktivite Sosyal Topluluğu’nun yürüyüş sonrası yaptığı ışık senfonisi göz kamaştırdı. Işık senfonisini yürüyüş yapan bir kişinin kask ışığından ilham aldıklarını söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu Lideri Gökhan Beyoğlu, "Stresli ve zor günlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz" dedi. Aktivite Sosyal Topluluğu tarafından Ali Dağı’nda doğa yürüyüşü yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleşen 9 kilometrelik yürüyüşün ardından topluluk tarafından ışık senfonisi yapıldı. Cem telefonlarının ışıklarıyla yapılan senfoni adeta göz kamaştırdı. 360 kişinin yaptığı senfoni havadan görüntülendi. Işık senfonisini Ali Dağı’nda yürüyüş yapan bir kişinin kask kamerasından ilham alarak, gerçekleştirdiklerini söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu lideri Gökhan Beyoğlu, bir kask ışığının dahi kent merkezinden çok güzel gözüktüğünü bu nedenle 360 kişiyle böyle bir senfoni geçekleştirdiklerini ifade etti. Düzenledikleri doğa yürüyüşü hakkında bilgiler veren Beyoğlu, "Aktivite Sosyal Topluluğu olarak biz kocaman bir aileyiz. Kayseri’nin sosyal, kültürel ve turizm alanlarında bulunan belediyemizin de yakın zamanda imkan sağlamış olduğu Ali Dağı’nda bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu parkurda ıhlamurlar ve meyve ağaçları eşliğinde 9 kilometrelik yürüyüşümüzde fidan dikimi eğitimimiz ve bunun yanında şık senfonisi dediğimiz şehir merkezinden de güzel gözüken müzikle dans ettiğimiz bir gösteri gerçekleştirerek, doğa sporu yapacağız. İnsanlarımızın stresli ve zor günler geçirdiği süreçler olabilir. Bu süreçlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz. Bu ilacın tek yan etkisi de aşık olmak. İnsanlar doğaya aşık oldukları zaman trafikte de birbirlerine güzel davranırlar, okul da ve işyerinde de birbirlerine güzel davranırlar. Bizin amacımız bu güzelliğe 7’den 70’e herkesi eriştirebilmek. Haliyle Kayseri gibi sosyal şehirde gençler olarak bizim üzerimize düşen görevin bu şehri aktivitelerle doldurmak. Daha önce Ali Dağı’nda yürüyen ve kafa lambası olan bir yürüyüşçüyü şehir merkezinden gördüm. Hareket eden bir ışıktı. Gökyüzüne baktığımızda kayan yıldızlar ararız. Yıldız kaydığı zaman dilek tutarız. Böyle bir görüntü yapmak istedik. Şimdi yaklaşık 360 kişiyle bu rotada bu gösteriyi gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, "Kayseri’nin en merkezi yürüyüş parkuru, endemik bitkilerin olduğu ve oksijenin bol olduğu bir yerdeyiz. Ali Dağı’nın bir zirveye çıkan parkuru var bir de 360 dediğimiz çepeçevre dolaşan 9 kilometrelik bir parkuru var. Burasını Büyükşehir Belediyemiz gece yürüyüşleri için aydınlattı. Bugünde bir etkinlik grubu yürüyüşe çıktılar. Kadın, erkek ve çocuk hepsi var. Bizde bundan onur duyuyoruz" diye konuştu.