GÜNDEM - 03 Aralık 2025 Çarşamba 11:14

İş aradığına pişman oldu: Eski hükümlünün hayatı ikinci kez kâbusa döndü

A
A
A

Isparta’da yaşayan eski hükümlü İbrahim Halil Sökmen, tahliye sonrası iş bulamadığı süreci anlattığı habere sosyal medyada yapılan yorumlar nedeniyle büyük bir yıkım yaşadı. Paylaşımların altına eşi ve otizmli kızı hakkında olumsuz yorumlar yapıldığını ve işlemediği suçlarla ilgili algı oluşturulduğunu belirten Sökmen, eşiyle boşanma noktasına geldiklerini ifade etti. Sökmen, yalnızca normal bir hayat sürmek ve evine ekmek götürebileceği bir işe sahip olmak istediğini söyledi.

Isparta’da yaşayan eski hükümlü İbrahim Halil Sökmen, gençlik dönemindeki "Askerlik Kanunu’na muhalefet", "tehdit", "hakaret" ve "basit yaralama" suçları nedeniyle 7 yıl cezaevinde kaldı. Şubat 2023’te tahliye edilen Sökmen, cezasını tamamlayarak yeniden hayata tutunmaya çalıştı. İş bulamayan Sökmen, sabıka kaydı nedeniyle hiçbir işverenin kendisine kapı açmadığını, ailesini geçindirmekte zorlandığını dile getirdi. Yapılan haberin ardından sosyal medyada büyük etkileşim alan paylaşımlar, Sökmen ve ailesinin hayatını daha da zorlaştırdı. Haberin altına eşi ve otizmli kızı hakkında ahlaksız yorumlarda bulunulduğunu ve işlemediği suçların işlendiği algısı oluşturulduğuun belirten Sökmen, "Hayatımda ikinci kez yıkıldım, evliliğimiz bitme noktasına geldi. Ailemle birlikte kâbusu yaşıyoruz" dedi. Haberin üzerinden 4 ay geçmesine rağmen Isparta’da hiçbir işverenin kendisine iş vermediğini belirten Sökmen, iş verenlerin de birkaç gün sonra çeşitli gerekçelerle kendisini işten çıkardığını söyledi. "Tek isteğim kalıcı bir iş bulup eşime ve kızıma helal lokma yedirebilmek" diyen Sökmen, sosyal medyada oluşan olumsuz algının düzeltilmesini istediğini belirtti.

İş aradığına pişman oldu: Eski hükümlünün hayatı ikinci kez kâbusa döndü

"Evet, hata yaptım ama pişman oldum"

Yapılan haberden sonra kendisine ulaşanlar olduğunu ama yardımcı olmayanların yaptığı yorumların ailesini çok yıprattığını söyleyen Sökmen, "Yorumlarda bana ‘katil’, ‘uyuşturucu satıcısı’, ‘hırsız’, ‘kalpazan’, ‘dolandırıcı’ gibi iftiralar atıldı. Oysa ben sadece ‘Askeri Kanun’a muhalefet’, ‘tehdit’ ve ‘hakaret’ suçlarından hüküm giydim ve cezamı da çektim. ’Ceza almışsın, neden evlendin, neden çocuk yaptın?’ diyenler var. Bu suçları ben evlenmeden önce işledim. Evet, hata yaptım ama pişman oldum. İnsanız düşeriz, kalkarız. Kimsenin ırzına göz dikmedim, kimsenin malını çalmadım, kimsenin canına kast etmedim" dedi.

İş aradığına pişman oldu: Eski hükümlünün hayatı ikinci kez kâbusa döndü

"Yorumlar yüzünden evliliğimiz bitme noktasına geldi, hayatım kabusa döndü"

Türkiye’nin birçok yerinden iş teklifi aldığını ifade eden Sökmen, "Allah razı olsun. Ama kızım atipik otizm hastası. Eşim bazı konularda yetişemiyor, kızımın yanında olmam gerekiyor. Eğitim süreci nedeniyle şehir değiştiremiyorum. Ayrıca gittiğim yerlerde işe alıp 2–3 gün sonra bahane ile çıkaranlar oldu. Diğer bir konu; yapılan haberlerden sonra yorumlarda çok ahlaksız mesajlar geldi. Eşimle aramız bozuldu. Eşime yönelik ahlaksız tekliflerde bulunanlar bile oldu. ‘Senin çocuğun gün görmesin’ diyenler bile var. Bunlar ailemizi derinden yaraladı" diye konuştu.

"Toplu taşıma bile kullanırken insanların yargısız infazıyla karşılaşıyorum"

Sökmen, "Bir gün otobüse bindim. Bir kişi benim hakkımdaki haberi izliyordu. Başını kaldırıp beni görünce hemen otobüsten indi. En yakın arkadaşım bile telefonumu açmıyor. ‘Ben seni böyle bilmiyordum, cinayet işlemişsin’ dedi. ‘Kim dedi?’ diye sorunca, ‘Yorumlarda gördüm’ cevabını verdi" dedi.

"Yardım etmeyecek olanlar yorum yapmasın"

"Bazı yorumlar benim hayatımı etkiliyor" diyen Sökmen, "Yardım etmeyecekseniz lütfen yargısız infaz da yapmayın. Bir yardım kuruluşundan biri benimle görüşmek istedi ama benden ayrıca bir video çekip derdimi yeniden anlatmamı istedi. Zaten videomu izlediysen neden tekrar anlatayım? Ev sahibinin numarasını isteyenler oldu. Verdikten sonra kiram iki katına çıktı. Ev sahibimi tehdit edenler bile olmuş. Bu nedenle artık mecburen ev sahibimin oğlunun numarasını veriyorum. Bu sefer de ‘Neden ev sahibinin numarasını vermiyorsun’ diyerek bana tepki gösteriyorlar" şeklinde konuştu.

"Toplum bana sahip çıkmazsa ben ne yapacağım?"

"Beni topluma yeniden kazandırmazsanız, bana iş kapılarını kapatırsanız ben ne yapacağım?" diyen Sökmen, "Kimse aç kalan bir insanın aklından geçeni düşünmüyor mu? Gidip birini bıçaklayıp gasbetmek aklıma gelmiyor mu sanıyorsunuz? Ama harama bulaşmamak için kendimi tutuyorum. Ben buraya kendimi acındırmak için değil, harama bulaşmadan çocuğuma helal lokma yedirmek için geldim. Annem bile beni arayıp, ‘Aşiretime rezil oldum’ dedi. Ben kimsenin aşiretini tanımıyorum. Sadece efendice çalışabileceğim bir iş istiyorum" dedi.

"Kızım kapıda beni beklesin, elimdeki poşetten çikolatasını alsın istiyorum"

Tek isteğinin akşam eve dönerken aldığı ekmek poşetinin içine bir tane de çikolata koyup kızını mutlu etmek olduğunu belirten Sökmen, "Kapıda beni beklesin, o çikolatayı görünce sevinsin. Eşya yardımı yapanlar var, Allah razı olsun ama ben sadaka değil, iş istiyorum. Başka bir şey değil" şeklinde konuştu. Yeni bir hayat kurma çabası sosyal medya linçleriyle gölgelenen Sökmen, "Cezamı zaten çektim. Artık geçmişte yaptığım hatalarla değil, bugün aileme bakma mücadelesiyle anılmak istiyorum" diyerek destek beklediğini dile getirdi.

Faik Güven Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.