ÇEVRE - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 15:54

Isparta’da 9’uncu köy olarak Senirce doğal gaza kavuşuyor

A
A
A
Isparta’da 9’uncu köy olarak Senirce doğal gaza kavuşuyor

Isparta merkeze bağlı 8 köyün ardından son olarak da Gönen ilçesine bağlı Senirce köyünün doğal gaza kavuşması için ilk kazma vuruldu. Çalışmaların 2 ay içinde tamamlanması ve köyün doğalgaz kullanımına başlaması hedefleniyor.


Isparta’da, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in de girişimleriyle köyler doğal gazla buluşmaya devam ediyor. Gönen ilçesine bağlı Senirce köyünde doğal gaz altyapı çalışmaları başladı. Senirce’nin ardından Gelincik köyü ile çalışmalar devam edecek. Senirce köyünde yapılan ilk altyapı çalışmalarının başlatılması törenine Vali Abdullah Erin, Gönen Kaymakamı Mehmet Yıldız, AK Parti Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Torosgaz İl Müdürü Mehmet Şanlı, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Senirce Köyü Muhtarı Şahin Adat, köyleri için tarihi bir anı yaşadıklarını söylerken, bu hizmette emeği geçen herkese teşekkür etti.


Köylere böyle güzel hizmetleri götürmekten son derece memnun olduklarını söyleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de Türkiye’nin diğer illerinde merkezinde ve ilçelerinde doğal gaz dağıtımının tamamlanmadığı yerlerin olduğunu ancak Isparta’nın merkeze bağlı köylerine doğal gaz vermeye başladığını dile getirdi. Başdeğirmen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Şehirde ne varsa köyde de o olacak’ sözünü hatırlatarak, "Biz de Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bu hizmetleri canla başla yerine getirme gayreti içindeyiz. Senirce köyümüzün ardından 2026 yılı içinde de Gelincik köyüne doğal gazı vereceğiz" şeklinde konuştu. Doğal gazın nimetlerinden bahseden Başkan Başdeğirmen, doğal gazın kolaylıklarından en fazla kadınların istifade edeceğini kaydetti. Doğal gaz kullanımıyla birlikte kömürden kaynaklı çevre etkilerinin de ortadan kalkmış olacağını belirten Başkan Başdeğirmen, "Doğal gaz kullanımıyla aynı zamanda doğayı ve tüm insanlığı hava kirliliğinden de korumuş oluyoruz. Bu çalışma bizlere onur veriyor, daha güzel hizmetler yapmayı Allah bize nasip etsin. Sayın Cumhurbaşkanımız köylerimizdeki vatandaşlarımıza büyük emekler veriyor. Her toplantısında bize şehrin dışında köylerimizi de soruyor" ifadelerinde bulundu.


Belediye olarak köydeki düğün salonuna briket, çatı yapımında yardım ettiklerini ayrıca köyde Kur’an Kursu’nun ihtiyaçlarını karşıladıklarını, okula kömürlük yaptıklarını, köyün kilit taşı ihtiyaçlarının karşılandığını dile getiren Başkan Başdeğirmen, "Bu köyümüz Isparta Belediyesinin sorumluluğunda olmamasına rağmen önceki ezberleri bozarak daha önceden ‘köylerden, okullardan, sağlık birimlerinden bize ne’ denilen zihniyetten AK Parti belediyeciliğinde bugün bizim insanımızın tamamının ihtiyacını görmeye biz hazırız ve mecburuzdur diyerek düşünüyoruz. Bu bize böyle öğretildi. Bu işlemlerde il genel meclisi başkanımız, üyeleri köylerimizden sorumlu arkadaşlarımızdır, tabii ki biz onlarla beraber bize düşen vazife olduğunda işin aslını onlar yapıyorlar geri kalan kısımda iş düşüyorsa biz yapıyoruz, birbirimizi tamamlıyoruz. Bu şehir bizim şehrimiz, insanımız bizim insanımız. Bize her türlü ihtiyaçta onların yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.


AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ve bu talimatların yerine getirilmesi noktasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının tasarrufu ile doğal gaz hizmetini köylere, mahallelere, şehre ulaştırabilmenin gayreti içinde olduklarını söyledi. Vali Abdullah Erin ise doğal gaz getirilmesi noktasında emeği geçen herkese teşekkür ederken, "En büyük teşekkür hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın, bizim adımıza Ankara’da işlerimizi takip eden vekillerimizin ve gerçekten Isparta’da AK Parti Belediyeciliği diye tanımladığı çok kıymetli belediye başkanımız, 81 il içinde illere örnek olacak belediyecilik hizmetini vatandaşımızla buluşturan Şükrü Başkanımın. Kaymakamımıza, il genel meclisi başkanımıza ve tüm emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Doğal gazın temel ve en medeni haklardan biri haline geldiğini belirten Vali Erin, "Cumhurbaşkanımızla birlikte bu hizmet memleketimizin dört bir tarafına ulaştırılmaya çalışılıyor. Bir çok hayırlı hizmette olduğu gibi öncülüğü Isparta’nın yürütüyor olmasından büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. 2 ay sonra Senirceli kardeşlerimiz doğal gaza kavuşmuş olacak" dedi.


Konuşmaların ardından yapılan dualarla Senirce köyüne doğal gazın getirilmesi için ilk kazma vuruldu.



Isparta’da 9’uncu köy olarak Senirce doğal gaza kavuşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.