ASAYİŞ - 21 Ağustos 2025 Perşembe 11:47

Metrelerce sürüklenip takla atan araçta bulunan sürücü ağır yaralandı

A
A
A
Metrelerce sürüklenip takla atan araçta bulunan sürücü ağır yaralandı

Isparta’nın Yalvaç ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1’i ağır toplam 3 kişi yaralandı.


Kaza, saat 09.15 sıralarında Yalvaç ilçesi Salur Mahallesi Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ü.B. idaresindeki 11 AAF 453 plakalı otomobil kavşağa giriş yaptığı sırada, Ş.N.Ş. yönetimindeki 32 ABM 274 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki araç da metrelerce savrulurken, Ü.B.’nin kullandığı otomobil takla atarak durabildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla araç içinde sıkışan sürücü Ü.B. bulunduğu yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Kazada Ü.B. ağır yaralanırken, diğer sürücü Ş.N.Ş. ve yolcu G.S. de ambulanslarla Yalvaç Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağır yaralı sürücü Ü.B.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu ve Isparta’ya sevk edileceği öğrenildi. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.



Metrelerce sürüklenip takla atan araçta bulunan sürücü ağır yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.