GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:20

Üç çocuk annesi, taksi şoförlüğüyle hem ailesinin geçimine katkı sağlıyor hem de kadınlara örnek oluyor

A
A
A
Üç çocuk annesi, taksi şoförlüğüyle hem ailesinin geçimine katkı sağlıyor hem de kadınlara örnek oluyor

Isparta’da 3 yıldır taksicilik yapan üç çocuk annesi Hacer Topal, erkek egemen görülen meslekte direksiyon başına geçerek hem ailesinin geçimine katkı sağlıyor hem de kadınlara örnek oluyor. Şoförlüğün önce bir heves, ardından tutkuya dönüştüğünü dile getiren Topal, "İlk başta heves gibiydi ama sonra tutkuya dönüştü. Şimdi ise mesleğim oldu ve gurur duyuyorum" dedi.


Isparta’da yaşayan üç çocuk annesi 39 yaşındaki Hacer Topal, yaklaşık 3 yıldır taksi şoförlüğü yapıyor. Aslen Sivaslı olan ve 10 yıldır kentte yaşamını sürdüren Topal, direksiyon başında ekmeğini kazanıyor. Gece gündüz demeden çalışan Topal, mesleğini severek sürdürdüğünü ifade ederken kadınların istedikleri takdirde her mesleği başarabileceğini gösteriyor.


"Direksiyon benim ekmeğim oldu"


Hacer Topal, üç çocuk annesi olduğunu ve yaklaşık 10 yıldır Isparta’da yaşadığını belirterek, 3 yıldır taksicilik yaptığını ifade etti. Şoförlüğün önce bir heves, ardından tutkuya dönüştüğünü dile getiren Topal, "Ben okuyamadım, aslında çok istemiştim ama şartlar el vermedi. Arabayı kullanmak nasıl bir duygu diye merak ederek başladım. İlk başta heves gibiydi ama sonra tutkuya dönüştü. Şimdi ise mesleğim oldu ve gurur duyuyorum. Direksiyon benim ekmeğim. Ondan para kazanıyorum. Üç çocuğum var, bir ev geçindiriyorum. Isparta’da iş imkanları zaten kısıtlı. Ekonomik şartlar belli. Arabanın yakıtı, vergisi, sanayi masrafları derken kazandığımızın çoğu giderlere gidiyor ama yine de çalışmak zorundayım" dedi.


"Taksime abi diye binip abla çıkan çok oluyor"


Kadın taksici olarak zaman zaman şaşkınlıkla karşılandığını belirten Topal, yaşadığı ilginç hatıraları da, "Arabaya binen yolcular genelde ‘Merhaba abi’ diyor. Sonra dönüp beni görünce ‘Abla sen miydin?’ diye şaşırıyorlar. Tebrik eden de çok, fotoğraf çektirmek isteyen de. Video çekip paylaşanlar oluyor. Bazen trafikte sıkıştıranlar oluyor ama ben kurallara uyarak yoluma devam ediyorum. Bir gece mesaisinde iki yolcu binmişti. Beni görünce şaşırdılar. Öndeki Kevser Suresi’ni okumaya başladı, arkadaki tekbir getiriyordu. O anı hiç unutamıyorum, hâlâ aklıma geldikçe gülüyorum" sözleriyle paylaştı.


"Kadınlar korkmasın, direksiyon başına geçsinler"


Kadınların hem evde hem iş hayatında büyük sorumluluk taşıdığını vurgulayan Topal, kadınlara da çağrıda bulunarak, "Bir kadın hem anne, hem çalışan, hem öğretmen, hem de evin direği oluyor. Ülkemizde kadın olmak kolay değil ama imkânsız da değil. Ehliyeti olup korkan kadınlar varsa kesinlikle tavsiye ediyorum. Direksiyon başına geçsinler, kendi ekmeklerini kazansınlar. Ben çocuklarımın okuması için mücadele ediyorum. Onlar sevdikleri mesleği yapsın istiyorum. Eğer bir gün direksiyon başına geçmek isterlerse ona da saygı duyarım. Yeter ki severek yapsınlar" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MTÜ’de sürdürülebilirlik temalı Yeşil Kampüs Festivali Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Yeşil Kampüs Festivali", Yeşilyurt Yerleşkesi Öğrenci Yaşam Merkezi otoparkında gerçekleştirildi. Çevre bilinci ve sürdürülebilirlik temasıyla düzenlenen festival, öğrencileri çeşitli etkinliklerle bir araya getirdi. Türkiye genelinde üniversitelerde çevre duyarlılığını artırmak, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen çok paydaşlı çevre seferberliğinin bir parçası olan festival, kampüste yoğun ilgi gördü. Festivalin merkezinde yer alan Çevre Tırı ise çevre eğitimini yenilikçi ve uygulamalı bir yaklaşımla öğrenci ve ziyaretçilere sunan mobil bir eğitim platformu olarak dikkat çekti. Etkinlik kapsamında sıfır atık, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularında görsel-işitsel sunumlar gerçekleştirildi; uygulamalı eğitim atölyeleri, çevre dostu ürün tanıtımları, interaktif eğitim panelleri ve dijital içeriklerle katılımcılara çevre odaklı çok yönlü bir deneyim sunuldu. Festivalde ayrıca düzenlenen bilgi yarışmasında dereceye giren ilk beş öğrenciye çeşitli hediyeler verildi. Festivale MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Gündüz, Prof. Dr. İlhan Erdem ve Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Genel Sekreter Abuzer Gelse, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersan Çiftci, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ve atölyeleri ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi Festival alanında geri dönüştürülmüş camdan takı yapımı, karikatür çalışmaları ve VR (sanal gerçeklik gözlüğü) deneyimi gibi çeşitli etkinlikler de katılımcılarla buluşturuldu. Cam sanatçısı İbrahim Özçelik, geri dönüştürülmüş camdan ürettiği boncukları protokol üyelerine hediye etti. Alanda tanıtılan depozito yardım makinesi ise Rektör Prof. Dr. Recep Bentli tarafından uygulamalı olarak incelendi ve öğrencilerin de kullanımına sunuldu. Rektör Prof. Dr. Recep Bentli, festivalle ilgili yaptığı değerlendirmede, "Çevre, doğa ve sıfır atık bilincini öğrencilerimizle buluşturmak amacıyla düzenlenen bu festival, gençlerimizin çevre dostu uygulamaları deneyimlemesine imkan sağlıyor. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen başta Türkiye Çevre Ajansı olmak üzere tüm kurumlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gazeteci-yazar Özcan Yemiş ise festivalin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Türkiye Çevre Ajansı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirtti. Festivalin 2024 yılında Sakarya’da pilot uygulama olarak başlatıldığını ifade eden Yemiş, geçen yıl 46 ilde 50 üniversitede yaklaşık 100 programla gerçekleştirildiğini, bu yıl ise 64 ilde düzenlenmesinin planlandığını söyledi. Malatya’nın festivalin 24’üncü durağı olduğunu kaydeden Yemiş, etkinliğin gençlerde çevre bilinci oluşturmayı amaçladığını vurgulayarak katkı sunan kurumlara ve öğrencilere teşekkür etti.
İstanbul Kartal’da kaybolan balıkçı 15 gündür aranıyor: Aile ve arkadaşları denize açıldı Kartal’da 28 Mart’ta denize açıldıktan sonra kaybolan 50 yaşındaki Tekin Taşkulu’nu arama çalışmalarıyla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Daha önce teknesi Sedef Adası açıklarında boş halde bulunan Taşkulu’na ulaşılamazken, resmi ekiplerin arama çalışmalarını sonlandırdığı öğrenildi. Aile ve yakınları ise kendi imkanlarıyla arama faaliyetlerini sürdürüyor. Edinilen bilgilere göre, 28 Mart’ta Kartal Atalar sahilinden balık tutmak amacıyla teknesiyle denize açılan Tekin Taşkulu’nun bir süre sonra teknesi Sedef Adası açıklarında boş şekilde bulunmuş; şahsa ait eşyaların teknede olduğu ancak kendisinin teknede bulunmadığı tespit edilmişti. Olayın ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı ve AFAD ekipleri bölgede günlerce arama çalışması yürütürken, aradan geçen 15 günün ardından resmi arama çalışmalarının durdurulduğu belirtildi. Kayıp balıkçının ailesi ve arkadaşları ise umutlarını kaybetmeden arama çalışmalarına devam ediyor. Atalar sahilinde bir araya gelen yakınları, denizden ve karadan arama faaliyetlerini sürdürüyor. "Buradan tüm büyüklerimize sesleniyorum, lütfen bize yardımcı olun" Kayıp balıkçının ağabeyi Özkan Taşkulu, kardeşinden 15 gündür haber alamadıklarını belirterek, arama çalışmalarını kendi imkanlarıyla sürdürdüklerini söyledi. Taşkulu, şu ifadeleri kullandı: "Kardeşim Tekin Taşkulu, 28 Mart’ta Atalar’dan denize açıldı. Yaklaşık dokuz yıllık teknesi vardı. On beş gündür kendisinden haber alamıyoruz. Devletimizin tüm imkanlarına rağmen, Sahil Güvenlik ekiplerinden AFAD ekiplerine, helikopterlerden arama kurtarma ekiplerine kadar herkesin yaptığı çalışmalara çok teşekkür ediyoruz. Ancak şu an arama çalışmaları durmuş durumda. Bugün Atalar sahilinde eş, dost, akraba olarak 15-20 tekneyle denize açıldık. Her tarafı arıyoruz. Çocuklarımız, eşimiz, dostlarımız ve tüm çevremiz sahilleri karadan yürüyerek tarıyor. Devletimizin başka imkanları varsa daha gelişmiş su altı drone’ları, yüksek teknolojili tarama cihazları veya gemilerden yapılan detaylı aramalar gibi, buradan tüm büyüklerimize sesleniyorum, lütfen bize yardımcı olun. Mağduriyetimizin giderilmesi için ellerindeki tüm imkanları bizden esirgemesinler." Tekin Taşkulu’nun akıbeti henüz bilinmezken, aile ve yakınlarının umutlu bekleyişi sürüyor.
Bursa ’Vosvoslar’ otizm farkındalığı için yollarda Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Bursa Otizm Derneği ve ’Vos Garage 16’ grubu tarafından düzenlenen etkinlikte, farkındalık konvoyu ile otizme dikkat çekildi. Otizmli çocuklar ve aileleri, süslenen vosvoslarla şehir turu attı. Toplumsal duyarlılığın artması ve otizme dikkat çekmek isteyen Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Bursa Otizm Derneği ve Vos Garage 16 grubu vosvoslarla düzenlediği şehir turu renkli görüntülere sahne oldu. Yılların eskitemediği araçlarıyla Bursa, Balıkesir, İstanbul ve çevre illerden gelen vosvos tutkunları ve klasik minibüsler Beşevler Meydanı’nda otizmli çocuklar ve aileleriyle buluştu. Araçlarını süsleyen vosvos tutkunları, daha sonra araçlarına aldıkları otizmli çocuklar ve aileleriyle şehir turu attı. Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal’ın da yer aldığın etkinlikte konuşan Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Güney, "Otizmli insanların farkında olmalıyız. Otizmli insanlar, eğitimde, sosyal hayatın içinde, ekonomide, sporda her yer de olsun. Yapılan araştırmaya göre, 36 kişiden 1’i otizmli olarak dünyaya geliyor. Biz farkına varırsak, bu kişilerin yapamayacağı şey yok. İyi bir eğitim aldıkları sürece hayatın içerisinde yer alacaklarına inanıyorum" dedi. Bursa Otizm Derneği Başkanı Emel Kanberoğlu, "Vos Garage 16 ailesi ve Bursa Aile ve Sosyal İl Müdürlüğü ile birlikte otizm farkındalığı şehir turumuzu yapıyoruz. Evinden çıkamayan yüzlerce aile var. Toplumun huzuru kaçmasın diye evde hapisler. Toplum ne kadar kabullenirse biz de aileler olarak o kadar rahat ederiz" diye konuştu.