GENEL - 01 Haziran 2017 Perşembe 23:12

Sultangazi’de Sivaslılar iftarı havadan görüntülendi

A
A
A
Sultangazi’de Sivaslılar iftarı havadan görüntülendi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın katıldığı Sultangazi’de düzenlenen Sivaslı hemşehriler iftarı drone ile havadan görüntülendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın katıldığı Sultangazi’de düzenlenen Sivaslı hemşehriler iftarı drone ile havadan görüntülendi.


Sultangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca Sultangazi Belediyesi’nin yanındaki etkinlik alanında bir iftar verecek. On bir ayın Sultanı Ramazan ayının altıncı gününde Sivaslı hemşerilere iftar yemeği düzenledi. İftara İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, Sultangazi Belediye Cahit Altunay, Sivil toplum örgütleri temsilcileri, Sivaslı dernek ve federasyonlar ve çok sayıda Sivaslı hemşeri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program akşam ezanının okuması ile birlikte iftarların açılması ile devam etti. İftarın yapıldığı çadırın içerisinden ve dışından drone ile çekilen görüntülerde, Belediye Binasının renkli ışıklandırması ve dolan iftar çadırı gözüküyor. Protokol konuşmalarının yapılmasıyla devam eden program sonunda protokol mensupları ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirildi.


Programda kürsüde bir konuşma yapan Başkan Topbaş, Şırnak’ta helikopter kazasında şehit düşen askerleri hatırlatarak, "Bugün yüzbaşımızın cenazesindeydik. Bu vatan için buna değer. Bulunduğumuz coğrafya zor şartları içeren bir coğrafya. Bu coğrafyada yaşamak kolay değil. Bir irade duruş istiyor. Bu duruşu sergilediğimiz müddetçe inanıyorum ki birlikteliğimiz ile Türkiye’yi geleceğe taşıyacağız" dedi.



"Sultangazi’de Ramazan çok güzel yaşanıyor"


Etkinlik öncesi TGRT canlı yayınında konuşan Başkan Altunay ise, her akşam bir başka grubu iftarda ağırladıklarını ifade ederek, "Sultangazi Ramazan’ın gelişi ile bir başka güzelliğe büründü. İnsanlar birbirine daha sevecen daha yakın daha birliktelik içerisinde bir Ramazan ayı idrak ediyorlar. Bu da bizi mutlu ediyor ve daha fazla hizmet yapmaya sevk ediyor. Özellikle bu akşam Sivaslı kardeşlerimiz oluşturduğumuz bir Selçuklu köyü gibi çadırlara geçecekler ve oyunları izleyecekler. Ramazan gelince Türkiye bir başka, Ramazan gelince daha bir güzel oluyor. Sultangazi’de de Ramazan çok güzel yaşanıyor. Bütün herkesi davet ediyorum gerek piknik alanlarına gerek kent ormanlarına gerek ise bu mekanlarımıza. Bizden iftar talep eden kardeş ilçelerimizde var. Onlarla aynı irtibatı kuruyoruz. Diğer taraftan balkanlara da konuk oluyoruz. Bu sene yine 17, 18, 19 Haziran tarihlerinde de yine Balkanlarımız da iftarlar verilecek. Öbür tarafından yakın komşu ilçelerimizle de bu iftarlarımızı talep ettikleri takdir gönderiyoruz. O kardeşliği orada da sağlamanın gayretleri içerindeyiz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın’dan, gençlere milli futbolcuyla sürpriz ziyaret AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın Ramazan Ayı boyunca iftar sonrası yapacağı ateş başındaki etkinliklere bu kez AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın konuk oldu. Ayaydın, Galatasaraylı Milli Futbolcu Ahmed Kutucu ile birlikte gençlere sürpriz yaptı. Sürpriz ziyaret, gençler tarafından coşkuyla karşıladı. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın bahçesinde ramazan ayı boyunca ve AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde bu kez İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın konuk oldu. Ayaydın, Galatasaraylı Milli Futbolcu Ahmed Kutucu’yu da beraberinde getirerek gençlere sürpriz yaptı. Ayaydın ve Kutucu, ateş başında sohbet ederek keyifli vakit geçirirken, gençlerin tezahüratları ile karşılandı. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın sürpriz ziyarette bulunduğu etkinlikte Ayaydın ve Uraloğlu da biraraya geldi. Ahmed Kutucu ve Derya Ayaydın gençlerle fotoğraf çekilirken, Milli Futbolcu futbol toplarını imzalayarak kendisini coşkuyla karşılayan gençlere dağıttı. "Ramazan akşamlarımızı kadınlarımız ve gençlerimiz ile burada coşkuyla kutluyoruz" Etkinlik sonrası memnuniyetlerini dile getiren AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın, "Bu akşam yine AK Parti İl Başkanlığımızdayız. Ramazan akşamlarımızı kadınlarımız ve gençlerimiz ile burada coşkuyla kutluyoruz. Ayrıca misafirlerimizi de burada ağırlıyoruz. Bugün de Galatasaraylı futbolcu arkadaşımız, kardeşimiz Ahmed Kutucu bizlerle beraber oldu. Gençlerimizin sorularına cevap verdi. Gençlerimizle beraber güzel bir sohbet geçirdik. Teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Benim için bu çok büyük bir onur" Ayaydın’ın davetiyle gençlerle vakit geçiren Ahmed Kutucu ise, "Öncelikle Derya Hanım’a daveti için çok teşekkür ederim. Benim için bu çok büyük bir onur. Akşamımız çok güzel geçti. İnsanlarla böyle yan yana olmak, bazı konuları konuşmak, bazı soruları cevaplamak çok güzel. Güzel bir akşamdı. Çok teşekkür ederim" dedi.
Trabzon Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor Trabzon’da bir çocuk annesi Güzin Emral Yazıcı, kanser olduğunu öğrendiği andan bugüne geçen hastalık sürecini bir ’savaş’ değil bir ’misafir’ olarak kabul ederek tedavi sürecini herkese örnek olacak bir olgunlukla yaşıyor. Erzurum’da uzun yıllar yaşayan sağlık çalışanı Güzin Emral Yazıcı, memleketi Trabzon’a tayin olduktan sadece iki hafta sonra mide ağrısı şikayetiyle doktoruna başvurdu. İlk etapta mide kanseri teşhisi konulan Yazıcı’nın detaylı tetkikler sonucu iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. "Kanserle savaşmıyorum" diyerek hastalığı geçici bir misafir olarak gördüğünü belirten Yazıcı, sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer durumdaki kadınlarla iletişim kurarak dayanışma ve moral desteğinin önemini vurguluyor. Ameliyata hazırlanırken... Trabzonlu 41 yaşındaki Güzin Emral Yazıcı, üniversite eğitimini Erzurum’da tamamladıktan sonra çalışma hayatına da aynı şehirde başladı. Uzun yıllar Erzurum’da görev yapan sağlık çalışanı Yazıcı, bir süre önce memleketine tayin talebinde bulundu. Atamasının gerçekleşmesiyle birlikte Trabzon’da görevine başlayan Yazıcı’nın hayatı ise göreve başladıktan iki hafta sonra yaşadığı sağlık sorunu ile bambaşka bir yön aldı. Mide ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Yazıcı’ya ilk etapta mide kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için Ankara’ya giden Yazıcı, Hacettepe Üniversitesi’nde ameliyata hazırlanırken yapılan ileri tetkiklerde kan değerlerindeki anormallik dikkat çekti. Mide kanserinin bu tabloyu açıklamaması üzerine ameliyat iptal edildi ve tanı süreci yeniden başlatıldı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından Yazıcı’nın aslında iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamıyor Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamayan Yazıcı için akıllı ilaç tedavisi planlandı. Ankara’da bir onkolog eşliğinde başlatılan tedavinin ilk üç aylık kontrolünde gerileme tespit edildi. Altıncı ayını doldurmak üzere olan Yazıcı’nın tedavi sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği, Nisan ayında yeniden kontrole gideceği öğrenildi. 15 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Yazıcı, teşhis sürecinin psikolojik olarak yıpratıcı geçtiğini ancak hastalığa teslim olmadığını dile getirdi. "Kanserle savaşmıyorum" diyen Yazıcı, hastalığı bedeninde oluşan ancak geçici olduğuna inandığı bir misafir olarak gördüğünü ifade etti. Süreç boyunca sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer hastalıkla mücadele eden kadınlarla iletişim kurduğunu belirten Yazıcı, dayanışmanın ve moral desteğinin tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını vurguladı. Pozitif kalmanın önemine dikkat çeken Yazıcı, tamamen iyileşeceği güne odaklandığını kaydetti. "Çok şükür gerileme var; tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" Trabzon’da mide kanseri teşhisi konulduğunu tedavi için gittiği Ankara’da ise meme kanseri teşhisi konulduğunu belirten Güzin Emral Yazıcı, "Erzurum’da yaşarken bir anda memleketime tayin isteme kararı aldım. Tayinim çıktı ve Trabzon’a geldim. Ancak görev yerimde yalnızca iki hafta çalışabildim. İkinci haftanın sonunda mide kanseri teşhisi aldım. Bu haberi almak büyük bir şoktu. Kanser kelimesini duyduğunuz an, sanki doktor size doğrudan öleceksin demiş gibi hissediyorsunuz. Tedavi için Ankara’ya gitmeye karar verdim. Apar topar Ankara’ya, Hacettepe Üniversitesi’ne gittik. Mide kanseri olmam imkansızdı. Midemde rahatsızlık hissetmiyordum. Sadece midem ağrıyordu. Orada yapılan tetkiklerde mide kanseri olduğu söylendi ve hemen ameliyatla midemin alınması planlandı. Kendimi psikolojik olarak ameliyata hazırladım. Ameliyat olacak ve iyileşecektim. Ancak ameliyat öncesi alınan kan örneklerinde ilikle ilgili bir bozukluk tespit edildi. Doktorlar, mide kanserinin bu şekilde kan değerlerini bozmayacağını belirterek ameliyatı iptal etti. Yeniden araştırmalar başladı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından aslında mide kanseri değil, meme kanseri olduğum ortaya çıktı. Meme kanseri midede metastaz yapmazmış, dünyada çok az görülen örnekleri varmış. Aslında akciğer, karaciğer ve kemiğe yayılım görüldüğünü ifade ettiler. Bende ise hem midede hem de kemikte metastazlarım oluşmuş. Çok zor teşhis aldım. İki taraflı meme kanseri teşhisi konuldu. Ankara’da bir onkologla tedavi sürecine başladık. Kan değerlerim çok bozuk olduğu için kemoterapi alamadım. Bunun yerine akıllı ilaç tedavisine başlandı. Tedaviye vücudum güzel yanıt veriyor. İlk üç aylık kontrolüm Ankara’da yapıldı. Şu anda altıncı ayın içindeyim ve Nisan ayında yeniden kontrole gideceğim. Çok şükür gerileme var. Tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" dedi. "Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum" "İlk duyduğumda dünyam başıma yıkıldı" Yazıcı, "Çok gencim hiçbir şey yaşamadım diye düşündüm. Teşhisi ilk öğrendiğimde aklıma hemen 15 yaşındaki kızım geldi. Bir kız çocuğu annesiyim. O an, sanki dünyadaki son günümü yaşıyormuşum gibi hissettim. Ama zamanla bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Tedaviye yanıt aldıkça, vücudunuz karşılık verdikçe kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Şimdi sürece alıştım. Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum. İyi olacağıma inanıyorum. Bu süreçte sosyal medyada bir sayfa açtım. Benim gibi olan kadınlarla iletişim kurmak, birbirimize destek olmak istedim. Çok güzel ve pozitif mesajlar alıyorum. İnsanlar kendi hikayelerini paylaşıyor. Bu süreç psikolojik olarak yıpratıcı. İnsanlarla dertleşmek, birbirimize moral vermek bana güç veriyor. Kimseyle kendimi kıyaslamıyorum. Kanser kıyaslanacak bir hastalık değil. Herkesin süreci ve tedavisi kendine özgü. Ancak birlik olmanın, birbirimize moral vermenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kanser kelimesi korkutucu ama değil. Korkmuyorum" şeklinde konuştu. "Kanserle savaşmıyorum" Kanserle savaşmadığını onu kabul ettiğini kaydeden Yazıcı, "Hastalığı ilk öğrendiğimde herkesi kendim aradım. Merhaba, nasılsın cümleleri ile başladım sonrasında ‘biliyor musun, ben kanser oldum’ dedim. Sanki grip oldum der gibi söyledim. Bir kuzenim var, kişisel gelişim uzmanı. Onu aradığımda önce inanmakta zorlandı. Ne yapacağım diye sordum. Bana, ‘Kendini bununla yorma, bununla savaşma’ dedi. Bu cümle bana çok iyi geldi. Çünkü bu hastalık benim bedenimde oluştu. Onunla savaşmıyorum, onu kabul ettim. Ama zamanı geldiğinde geldiği gibi geri püskürteceğim. O benim bir parçam değil, sadece geçici bir misafir. Genç ya da yaşlı, birçok insan bu hastalıkla mücadele ediyor. Zor bir hastalık. Hem psikolojik hem maddi olarak zor bir süreç. Ancak eve kapanıp sürekli ah, vah demenin kimseye faydası yok. Pozitif kalmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ben, bu hastalığın psikolojik etkenlerle de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar gamlı yaşadıysak bugünden sonra kendimizi daha iyi yaşamaya adapte edelim. Dolaşalım, nefes alalım, bugüne şükredelim. İnanıyorum ki yeneceğiz. Herkes yenme umuduyla yaşasın. Ben böyle yaşıyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Onu yeneceğime yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Güzin Emral Yazıcı’nın bu süreçte en büyük destekçisi eşi Fatih Yazıcı olurken, eşinin tedavi süreciyle yakından ilgileniyor.
Manisa Köse: "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada "Kadınların güçlü olduğu toplumlar daha aydınlık yarınlara yürür" diyerek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kadınların hayatın her alanında emekleri, fedakarlıkları ve başarılarıyla topluma yön verdiğini belirten Köse, güçlü ve sağlıklı bir toplumun ancak kadınların hak ettiği değeri görmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Kadınların aileden eğitime, ekonomiden sosyal yaşama kadar her alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Köse, "Kadınlarımız toplumun temel taşı, aile yapısının en güçlü dayanağıdır. Onların emeği, sabrı ve fedakarlığı sayesinde toplumlarımız ayakta durmakta ve geleceğe umutla bakabilmektedir." dedi. Kadınların sadece bir gün değil yılın her günü hatırlanması ve desteklenmesi gerektiğini belirten Köse, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal hayattaki yerini hatırlamak, onların emeklerine saygı göstermek ve karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmek açısından önemli bir gündür. Kadınların eğitimde, çalışma hayatında, sosyal ve kültürel alanlarda daha fazla yer alması, toplumların gelişmişlik seviyesini de doğrudan etkilemektedir." Kadınlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu da dile getiren Köse, kadınların huzur, güven ve eşit fırsatlar içinde yaşayabildiği bir toplumun herkes için daha güçlü bir gelecek anlamına geldiğini ifade etti. Köse, mesajının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, sağlık, huzur ve başarı dolu bir yaşam temennisinde bulundu.