GENEL - 25 Kasım 2017 Cumartesi 12:31

İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’ne hayran kaldı

A
A
A
İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’ne hayran kaldı

Kur’an kursu hocaları, İmam Hatip Lisesi öğretmen ve öğrencileri, gezdikleri Türkiye Deniz Canlıları Balıkçı Kenan Müzesinde deniz kirliliğinin son bulması ve balık bolluğunun artması için el açıp dua etti.

Kur’an kursu hocaları, İmam Hatip Lisesi öğretmen ve öğrencileri, gezdikleri Türkiye Deniz Canlıları Balıkçı Kenan Müzesinde deniz kirliliğinin son bulması ve balık bolluğunun artması için el açıp dua etti. Müzeyi gezen öğrenciler ayrıca beğenilerini dile getirdi.


Aynı tarihlerde kutlanan Balıkçılık Haftası ve Öğretmenler Günü’nde, Kur’an kursu hocaları, imam hatip lisesi öğretmen ve öğrencilerini kendi kurduğu Beylikdüzü’ndeki Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’nde ağırlayan Balıkçı Kenan Balcı, Türkiye’de deniz kirliliğinin ciddi boyutlara ulaşabildiğini, balık bolluğunun olabilmesi için denizlerin daha temiz olması gerektiğine dikkati çekti. Burada vatandaşa da görev düştüğünü söyleyen Balcı, vatandaşa, atık yağlarını lavaboya dökmemeleri çağrısında bulundu. Atık yağın denizde en büyük kirliliğe yol açtığını ifade eden Kenan Balcı, “Bugün her türden balığın denizlerimizde bolca olması gerekiyorken balığın adeta kaçtığını görüyoruz. Benim herkesten isteğim; daha duyarlı olmamızdır. Ablalarımız mutfakta atık yağları lütfen lavabolara dökmesinler. Çünkü yağ arıtılamıyor ve denize gidiyor. Hocalarımız camide cemaate bunu anlatsınlar” dedi.



"Vatandaşa görev düşüyor"


Balığın anne sütünden sonra yıpranan dokuları onarıp yenileyen tek besin kaynağı olduğunu hatırlatan Balıkçı Kenan Balcı, “Üç bir yanı denizlerle çevrili olan ülkemizde balık büyük bir nimet. Ben her zaman söylüyorum; denizler ekmeden biçtiğimiz tarlalarımızdır diye. Elimizdeki nimete sahip çıkmak için gelecek nesillerimizin de bu nimetten yararlanması için lütfen vatandaşımız daha duyarlı olsun” şeklinde konuştu. Balıkçı Kenan Balcı, mumya deniz canlılarıyla dolu müzeyi gezdirdiği cami hocalarıyla birlikte denizlerde kirliliğin son bulması ve balık bolluğu yaşanması için el açıp dua etti.


Türkiye Deniz Canlıları Müzesi’ni gezerek Öğretmenler günü ile aynı haftada kutlanan Balıkçılar Haftası nedeniyle Balıkçı Kenan Balcı nezdinde tüm balıkçıları kutladıklarını söyleyen hocalar ve öğrencileri; öncelikle vatandaşın duyarlılığına ihtiyaç duyulduğunu belirterek dua ettiler. İmam Hatip Lisesi ile camilerden hoca ve öğrencileri; “Allah’ım ülkemizin en güzel nimetlerinden olan denizlerimizi kirlilikten koru, atık yağlarını doğaya salan vatandaşın vicdanına dokunup duyarlılık ver Yarabbi, denizi kasten kirletenleri ıslah et Allah’ım, denizimizin bizlere verdiği en güzel ürün olan balıkların bolluğunu artır, fakir de zengin de bolca balık yesin” şeklinde dua ettiler.



Müzeye hayran kaldılar


Kuran kursu ve imam hatip lisesi öğrencileri, Balıkçı Kenan Balcı’nın kurduğu mumya balıklarla dolu müzeyi çok beğendiklerini belirterek, “Bu müzeye hayran kalmamak mümkün değil. Burada bazı balık türleri var ki nesli tükenmiş. O türler artık denizlerimizde yok. Bugün denizlerimizdeki balıkların da nesli tükenmemesi için dua ettik. Denizlerimizi kasten kirletenleri de Allah’a havale ediyoruz. İnşallah dualarımız kabul olur balık daha bol olur” dediler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.