GENEL - 27 Temmuz 2019 Cumartesi 12:20

Hırdavat sektörü, yılın ilk yarısında yüzde 15 büyüdü

A
A
A
Hırdavat sektörü, yılın ilk yarısında yüzde 15 büyüdü

Hırdavat sektörü, 2019’un ilk yarısında yaklaşık yüzde 15 büyüdü.

Hırdavat sektörü, 2019’un ilk yarısında yaklaşık yüzde 15 büyüdü. İhracatın önemli sektörlerinden olan hırdavat ve armatür sektörleri, yerli üretim ve dünyaya ihracat için güçlerini birleştirdi.


Ortak işler yapan iki sektörün önemli kuruluşları, Hırdavat Sanayici ve İş Adamları Derneği (HISİAD) ve Armatür, Valf, Musluk, Tesisat Ekipmanları ve Vana Sanayicileri Derneği (ARMATÜR), iyi niyet protokolü imzaladı. Yapılan protokol kapsamında, iki derneğin etkinlikleri birbirlerine açık olacak. Hedefte ise yerli üretimi artırmak, bu ürünleri tüm dünyaya ihraç etmek var.


HISİAD Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, iki derneğin ortak işler yaptığını ve ortak paydaşlarının olduğunu belirtti. Hırdavat sektörünün Türkiye’de yaklaşık 8 milyar dolar gibi bir hacme sahip olduğunu vurgulayan Çetin Tecdelioğlu, ihracat hakkında şöyle konuştu: "2019 yılı, sektörde ihracatımızı arttırdığımız ve büyüttüğümüz bir yıl. 2019’un ilk yarısı sektörümüzde yaklaşık yüzde 15 büyüme var. El aleti, kilit, bağlantı elemanları, menteşe ve kesici takımlar, zımpara, mobilya aksesuarları çerçevesinde 91 tane GTİP oluşturduk. Bizim ürünümüzün ortalama 5 buçuk dolar civarında bir fiyatı var. Öne çıkan ülkelerde ilk sırada Almanya, ikinci sırada Irak geliyor. Baktığımız zaman ilk 10 ülkeden 5 ya da 6 tanesi Avrupa ülkesi. Fransa, İtalya, Almanya, Belçika var. Avrupa gibi kalite beklentisi yüksek olan ülkelere hırdavat ürünü satabiliyorsam, arkadaşım armatür ve musluğunu satabiliyorsa tüm dünyaya da satabiliriz. Onun için hedefimiz dünya. Örneğin; bir fuara katılırsak iki dernek olarak tek bir standı paylaşabiliriz. Reklama giriyorsak beraber yapabiliriz. Seminer ve toplantı yapabiliriz. Pazar araştırmasını da beraber yapabiliriz. İş birliklerinden kast ettiğimiz de bu."


ARMATÜR Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Turhan ise armatür sektörünün yaklaşık 3 milyar dolar gibi bir ithalatının olduğunu belirterek, buna karşılık, 2 milyar dolara yakın bir ihracatın olduğunu ifade etti. Ürünlerinin 11 ila 15 dolar arasında değiştiğini açıklayan Turhan, çoğu ürünlerin orta veya yüksek teknoloji gerektiren ürünler olması sebebiyle katma değerli ürünler olduğunu söyledi. Dernek adına Güney Amerika pazarının çok önemli bir pazar olduğunun altını çizen Turhan, "Orada belli ülkeler var. Bu ülkelerin bazılarına Türkiye’den hemen hemen hiç ihracat yapılmıyor. Ama hem talep hem de Pazar var. Burada da özellikle Arjantin, Brezilya, Meksika, Kolombiya hedef ülkelerimiz. Asya tarafında Çin bize uzak gibi görünse de Çin de bizim için önemli bir pazar. Onun yanında Hindistan ve Pakistan da var. Şu andan itibaren biz bunları hedefimize aldık. İhracatçılar Birliği’nin de desteğiyle kendi sektörümüze özel bir Ur-Ge yapmak istiyoruz. Bununla alakalı şu ana kadar 15-20 firmamız talebi iletti. Biz de derneğimizin çatısı altında buna vesile olmak istiyoruz" dedi.


Tecdelioğlu, sektörün yapısı ile ilgili şu bilgileri verdi: "Tesisat, vana ve benzeri, tamamen inşaat malzemelerinden oluşuyor. Endüstri ve makine ile de buluşan çok noktası var ama yüzdesel olarak baktığımızda yüzde 60’dan fazlası inşaat malzemesinden oluşuyor. İnşaatta, makinede, tesisatta, ısıtma-soğutma- havalandırmada olsun dünyada bunların olması gereken markalarını veren karar vericiler var. Yurt içinde bununla ilgili teknik odalar ve birlikler var. Buralarda bugün bizim kendi temsiliyet gücümüz olmadığı ve böyle bir dernek olmadığı için kodu yazdığınızda örneğin direk Avrupa’yı ya da Amerika’yı işaret ediyor deyip kimseyi uyarmamışız. Hırdavatta da keza öyle. Yani el aletlerinde de, kesici takımlarında da öyle. Biz bu algıyla Türkiye’nin hırdavat ihtiyacını karşılarız. Milli olarak karşılarız. İthalatçılara karşı kurulmuş bir dernek değiliz biz. Bizim içimizde sektörde temsiliyet gücü olan, yıllardır ithalat yaparak Türkiye’ye hizmet eden ithalatçı firmalarımız da var. Biz onları da aldık. O firmanın global merkezine biz nasıl mal satabiliriz, onun derdindeyiz. O firma belki Türkiye’ye mal satamıyor olabilir ama onun globalde bir merkezi var. Dünyada başka ülkelerde şirketleri var. Madem o bizim ülkemizde mal satıyor, biz neden ona Türk malı satmayalım? İki sektör birleşince aşağı yukarı 10 milyar dolar ihracat olur."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Fındık ihracatında miktar azalsa da döviz girdisi arttı, kilogram başına döviz yükseldi Türkiye’nin bu yılın ilk 4 ayında gerçekleştirdiği fındık ihracatında, miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen birim değerdeki artış sayesinde döviz girdisinde yükselme kaydedildi. Kilogram başına ihracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre 8,19 dolardan 13,9 dolara yükseldi. Edinilen bilgiye göre, bu yılın ocak-nisan döneminde 71 bin ton fındık ihracatı gerçekleştirilerek 990 milyon 967 bin dolar tutarında döviz girdisi elde edildi. Geçen yılın ilk 4 ayında 103 bin 397 ton olan ihracat 2026’nın aynı döneminde yüzde 31 düşerek 71 bin 315 tona geriledi. Miktarda düşüşe rağmen ihracat değerinde geçen yıla göre yüzde 17 artış sağlanarak 847 milyon dolardan 991 milyon dolara ulaştı. Geçen yıl 4 ayda, tüm ürünlerde fındık ihracatında ortalama kilogram başına 8,19 dolarlık bir değere yakalanırken, bu yıl kilogram başına ihracat 13,9 dolara çıktı. Polonya’da 15,94 dolara ulaşıldı En fazla fındık gönderilen ülkelerin başında gelen Almanya’ya 4 ayda 274 milyon 104 bin dolarlık ürün ihraç edilirken, kilogram başına değer 14,38 dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ihracat değerinde en iyi rakam Polonya’da yakalandı. Türkiye’nin fındık ihracatında 4’üncü sırada bulunan Polonya’ya kilogram başına ihracat 15,94 dolar olarak gerçekleşti. Bu ülkeyi 15,47 dolarla Brezilya izlerken, söz konusu değer İtalya’da 14,64 dolar, Fransa 14,7 dolar, İspanya’da 11,4 dolar oldu. Mısır’a fındık ihracatında patlama Yılın ilk dört ayında Türkiye’den 104 ülkeye ihracat yapıldı, en çok ihracat yapılan ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Brezilya oldu. Almanya’da ihracat miktar olarak yüzde 14 gerileyerek 19 bin 62 tona düşse de değer açısından yüzde 54’lük bir artış yakalanarak 274 milyon 104 bin dolarlık bir rakama ulaşıldı. İtalya’ya ihracat yüzde 51 ile hem miktarda, yüzde 15 ile hem de değerde düşüş görüldü. Mısır’a fındık ihracatında ise adeta patlama yaşandı. Geçen yılın ocak-nisan döneminde 391 ton ürün gönderilen Mısır’a ihracat bu yılın aynı döneminde 4,37 katına ulaşarak bin 711 tona çıktı. Mısır’a ihracat değer açısından ise 7,44 katına çıkarak 19 milyon 293 bin 416 dolar oldu. Bu ülkeye kilogram başına ihracat değeri 11,27 dolar olarak gerçekleşti. Mısır’ın ardından ihracat artışında Güney Kore öne çıktı. Bu ülkeye yapılan ihracat, miktar bazında yüzde 60 artışla 427 tona, değer bazında ise yüzde 207 yükselerek 8 milyon 224 bin dolara çıktı.
Kütahya Emet Yeniceköy’de geleneksel hıdrellez coşkusu Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı Yeniceköy Muhtarlığı tarafından Tahtalı Göleti Mesire Alanı’nda düzenlenen geleneksel Hıdrellez Şenlikleri, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Vatandaşların sabahın erken saatlerinden itibaren şenliğin düzenlendiği mesire alanına akın etmesi nedeniyle girişlerde uzun araç kuyrukları oluştu. Gün boyu bölgeye 7 binden fazla araç ve 25 binin üzerinde vatandaş katılım gösterdi. Yeniceköy Muhtarlığı tarafından organize edilen, Emet Kaymakamlığı ile Emet Belediyesinin destek verdiği programa; Kütahya Valisi Musa Işın’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Mehmet Demir ve Ahmet Erbaş, Emet Kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca, Yenice Köyü Muhtarı Akın Gürkan ve çok sayıda vatandaş iştirak etti. Baharın gelişi ile birlik ve beraberlik kültürünün simgesi olan Hıdrellez kapsamında düzenlenen şenliklerde vatandaşlarla bir araya gelen Vali Musa Işın, etkinlik alanını dolaşarak esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Program kapsamında gerçekleştirilen geleneksel etkinlikler, ikramlar ve kültürel buluşmalar yoğun ilgi gördü. Şenlik alanında renkli görüntüler oluşurken vatandaşlar Hıdrellez coşkusunu hep birlikte yaşadı. Vali Musa Işın, bu tür kültürel organizasyonların toplumsal kaynaşmayı güçlendirdiğini belirterek, geleneklerin yaşatılmasına katkı sunan Yeniceköy Muhtarlığına, destek veren kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Antalya Alanya’nın mavisi için el ele verildi Alanya’da düzenlenen "Dip Deniz Tertemiz" etkinliği, bu yıl 11. kez gerçekleştirildi. Deniz ekosistemini korumak ve çevre bilincini artırmak amacını taşıyan organizasyonda, Alanya’nın kıyıları karadan ve su altından titizlikle temizlendi. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle yola çıkan etkinlik; çevre gönüllülerini, dalgıçları, sporcuları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Tarihi Alanya Tersanesi ve Galip Dere Plajı merkezli yürütülen çalışmalarda, deniz kirliliğine karşı farkındalık mesajı verildi. Etkinliğin Galip Dere Plajı ayağında yapılan temizlik çalışmasının yanı sıra, bilimsel veri toplama süreci de yürütüldü. Avrupa Çevre Ajansı tarafından deniz çöpleriyle mücadele kapsamında hayata geçirilen Deniz Çöpleri İzleme Programı (Marine Litter Watch - MLW) uygulandı. Kıyıdan toplanan atıklar türlerine göre ayrıştırılarak kayıt altına alındı. Türkiye’de TÜRÇEV’in pilot uygulayıcı olduğu programda elde edilen veriler, deniz kirliliğinin boyutlarını belirlemek üzere uluslararası sisteme aktarıldı. İnsan kaynaklı atıkların rüzgar, nehirler ve doğrudan bırakma yoluyla deniz ekosistemine verdiği zararlara dikkat çekildi. Deniz altına "bokashi" dokunuşu Tarihi Kızılkule ve Tersane bölgesinde ise eş zamanlı olarak dip tarama çalışmaları gerçekleştirildi. Bu yılki etkinliğin en dikkat çeken adımlarından biri, deniz ekosistemini biyolojik olarak desteklemek amacıyla denize bırakılan "Bokashi Topları" oldu. Faydalı mikroorganizmalardan oluşan söz konusu toplar sayesinde; denizdeki zararlı bakterilerin azaltılması, su kalitesinin artırılması ve ekosistemin iyileştirilmesi hedefleniyor.
Gaziantep GKV’liler sürdürülebilir gelecek için doğayla buluştu Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu 2. sınıf öğrencileri, IB PYP "Gezegeni Paylaşmak" teması ve "Sürdürülebilir yaşamın gelecek için etkileri" sorgulama hattı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte doğa ve tarımı yerinde inceleyerek keşfetme fırsatı bulurken yürüttükleri projeyle geleceğe yönelik tarımsal alanlarda uygulanabilir ve sürdürülebilir tarımla ilgili gözlemler gerçekleştirdi. Kuruluşunun 62.yıl dönümünü çeşitli etkinliklerle kutlayan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları akademik çalışmaları ve yürüttükleri projeleriyle de sık sık gündem olmaya devam ediyor. Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu 2. sınıf öğrencileri, IB PYP "Gezegeni Paylaşmak" teması ve "Sürdürülebilir yaşamın gelecek için etkileri" sorgulama hattı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte doğa ve tarımı yerinde inceleyerek keşfetme fırsatı buldu. Yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren GKV Özel İlkokulu Müdürü Ali Dirgen öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrendiğini ve doğayı yakından tanımak, tarımsal ürünlerin nasıl ve hangi ortamlarda yetiştirildiğini gözlemlemek için bu tür projeler yürüttüklerini ifade ederek, "GKV Özel İlkokulu ikinci sınıf öğrencilerimiz öğretmenlerinin rehberliğinde, seralarda ve açık alanlarda bitkilerin hangi şartlarda yetiştiğini gözlemleyerek tarımın yaşamımızdaki önemini yakından deneyimledi. Gezi süresince geçmişten günümüze kullanılan tarım araçlarını inceleyen öğrenciler, meyve ve sebzelerin üretimden sofraya uzanan sürecini öğrenirken yerel ürünleri ve farklı iklimlerde yetişen bitkileri de tanıma imkânı elde etti. Gerçek yaşam deneyimleriyle desteklenen bu öğrenme süreci sayesinde öğrenciler; doğa sevgisi, sorumluluk ve sürdürülebilir yaşam bilinci geliştirirken su tasarrufu ve çevre korumanın önemine yönelik farkındalık kazandı. Merak ettikleri soruları yetkililere yönelterek aktif şekilde bilgi edinen öğrenciler, süreç boyunca araştıran-sorgulayan, düşünen ve iletişim kuran IB öğrenen profili özelliklerini etkili biçimde sergiledi. Bu tür projelerimiz önümüzdeki süreçte de devam edecek" dedi.