GENEL - 24 Nisan 2021 Cumartesi 10:07

(ÖZEL) Karagöz - Hacivat çekişmesi, bu Ramazan pandemi nedeniyle sosyal medyaya taşındı

A
A
A
(ÖZEL) Karagöz - Hacivat çekişmesi, bu Ramazan pandemi nedeniyle sosyal medyaya taşındı

Türk kültüründe önemli yeri bulunan, özellikle Ramazan aylarından çocukların merakla beklediği Karagöz ve Hacivat oyunu, pandemi nedeniyle sosyal medya üzerinden tüm evlere konuk oluyor.

Türk kültüründe önemli yeri bulunan, özellikle Ramazan aylarından çocukların merakla beklediği Karagöz ve Hacivat oyunu, pandemi nedeniyle sosyal medya üzerinden tüm evlere konuk oluyor. Bu sanatın önemli ustalarından Suat Veral ile Türkiye’nin ilk kadın Karagöz sanatçısı yeğeni Merve İlken, salgınının gölgesinde geçen Ramazan ayında gösterilerini sanal olarak da devam ettiriyor.


700 yıllık gölge oyunu olan Karagöz ve Hacivat arasındaki ebedi çekişme korona virüs tedbirleri nedeniyle, kalabalık salonlardan sosyal medyaya taşındı. Ramazan gecelerinin eğlencesini sanal olarak da devam ettiren 41 yıllık gölge oyunu sanatçısı Suat Veral ile Türkiye’nin ilk kadın Karagöz sanatçısı yeğeni Merve İlken, Ramazan ayının maneviyatını çocukları eğlendirerek Karagöz ve Hacivat’ın bakış açısıyla anlatmaya çalışıyor. Gaziosmanpaşa Belediyesi sosyal medya hesapları üzerinden yayınlanan program ise aileler ve çocuklar tarafından yoğun ilgi gördü. Öte yandan geleneksel Türk gölge oyununu gelecek kuşaklara aktarmak adına büyük çaba sarf eden Veral, hem Karagöz ve Hacivat figürlerinin yapım aşamasını gösterdi, hem de bu sanatın inceliklerini anlattı.



“Online olarak Türkiye’nin her tarafındaki çocuklarımıza, gençlerimize ulaşıyoruz”


Karagöz ve Hacivat’ın bu süreçte izleyicilere moral olmaya devam ettiğini belirten gölge oyunu sanatçısı Suat Veral, “Geleneksel Türk gölge oyununda 41 yıldır çalışıyorum. Bu konudaki yaptığım çalışmalar içerisinde tabii ki halk kültürü olan sanatın içerisinde yer almak beni onurlandırıyor. Ama tabii ki bu işin bazı aşamaları var, hayali olmak bunun gibi örnek olduğumuz çalışmalarda ne yaptığımızı anlatmak gerekir. Deriden tasvirler yapıyoruz geçmişteki ustaların yaptığı gibi, yani deriden tasviri işliyoruz, boyuyoruz aynı zamanda eklemlerini yaptıktan sonra onları oynatıyoruz. Kendi oyunlarımı ben kendim hazırlıyorum. Daha sonra perdemizde icra ediyoruz. Dünyayı saran bir pandemi durumu var. Bizim ülkemizde de kurallara dikkat edilmesi anlamında baktığınızda da bizde geleneksel sanatları yaşatabilmek ve nefes aldırabilmek için, toplumumuza da heyecan ve moral olmak için online olarak Karagözümüzü oynatıyoruz. Karagözümüz tekrar evlere misafir olmuş oluyor. Online olarak okullara, Türkiye’nin her tarafındaki çocuklarımıza, gençlerimize ulaşıyoruz. Gaziosmanpaşa Belediyesi sosyal medya hesaplarından da oyunlarımız devam edecek. Sanatımız usta çırak ilişkisi ile ilerlemiş. Bu sanatın daha hızlı ilerlemesi için ben daha çok el verme noktasına daha yakınım. Gittiğim yerlerde atölye çalışmaları yaparak gençlerimizin ve çocuklarımızın daha çok öğrenmesini sağlıyorum. Bende ilk kadın Karagöz sanatçısını hayali olarak Türkiye’mize yansıttım” şeklinde konuştu.



“Karagöz ve Hacivat tüm izleyicisine sosyal medyadan kendisini izletmeye devam ediyor”


Geleneksel Türk gölge oyununda da kadın hayalinin de yer alması gerektiğini söyleyen Karagöz sanatçısı Merve İlken, “Geleneksel Türk gölge oyunuz ile çok küçük yaşlarda tanıştım ustamın yeğeni olmam sebebiyle. Çocukken onlarla birlikte büyüdüm. İşin mutfak kısmında görmüş ve izlemiş oldum. Daha sonra eğitim sürecim tamamlandıktan sonra ustam beni Türkiye’nin ilk kadın sanatçısı olarak yetiştirmeye ve 14 yıl öncede profesyonel olarak eğitim vermeye başladı. Bir hayali hem tasvirlerini yapan, hem de oyununu oynatan bir sanatçıdır. Ben de hem tasvirleri yapıyor, hem de icra ediyorum. Yıllardır merak edilen bir soruydu teknolojik bir çağa Karagöz nasıl ayak uyduracak? Karagöz yüzyıllardır günümüze gelen bir sanat ve önüne çıkan ne varsa onları aşarak günümüze geldi. Bu pandemi döneminde de herkes evinde internetten her şeyi izliyor. Dolayısıyla Karagöz’de online olarak evlere, okullara ve tüm izleyicisine sosyal medyadan kendisini izletmeye devam ediyor. Geçmişten bugüne gelen tüm sanatçılar erkeklerden oluşmakta ama artık bu yüzyılda kadıların her alanda yer aldığı gibi geleneksel Türk gölge oyununda da yer alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Gazze’ye yardım götüren Sakaryalı aktivistin kızından İsrail’e tepki Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırmak üzere teknelerle yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu’ndaki Sakaryalı Özkan Özer’in kızı, İsrail’i kınayarak babasını özlemle beklediğini söyledi. Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmak için teknelerle 44 ülkeden yola çıkan aktivistler, İsrail ordusu tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulmuştu. İçinde Sakarya’nın Hendek ilçesinde ikamet eden Özkan Özer’inde olduğu 78 Türk katılımcı bulunan aktivistleri taşıyan uçak, Ramon Havalimanı’ndan yola çıkarak, saat 17.30 sıralarında İstanbul Havalimanı’na indi. İsrail’in saldırısı sonrasında alıkonulan babasından haber alamayan Özer’in kızı Zeynep Özer, Adapazarı ilçesi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda Filistin destekçileriyle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Özer, babasının yaşadığı zorluklardan bahsederek İsrail’i kınadı. "Silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" İsrail güçleri tarafından alıkonulan Özkan Özer’in kızı Zeynep Özer, "Bugün burada Gazze için denizlere açılan Sumud filosunun yalnız olmadığını göstermek için toplandık. ‘İnsanlığın vicdanı kurudu mu’ dediğimiz bir zamanda 44 ülkeden 428 cesur insan Gazze’ye doğru yelken açtı. Türkiye’den 78 kişinin bulunduğu bu güzel insanlar sivil bir inisiyatif aldılar. Devletlerin İsrail’e karşı adım atmadığı bir dünyada, küçücük tekneler denizlere açıldı. Savaş gemilerine karşı 50 yelkenli İsrail’e meydan okudular. Ben, acımasız bir soykırıma tabi tutulan Gazze halkı ile dayanışmak için Sumud filosu ile yola çıkan işgalci İsrail’in uluslararası sularda hukuksuz bir şekilde alıkoyduğu ve arkadan elleri kelepçelenen bir babanın kızıyım. Ben, herkesin sustuğu bir zamanda mazlumlar için Gazze’ye doğru denize açılan Özkan Özer’in kızıyım. Babamla gurur duyuyorum. Her türlü riski bilerek evden onu büyük bir gururla gönderdik. Her gün onun Gazze’ye yaklaşmasını heyecanla takip ettik. Hep Gazze sahillerine ayak basıp oradan onları bekleyenlerle kucaklaşmasını hayal ettik ama olmadı. Soykırımcı, hukuk tanımaz katil İsrail babamın da bulunduğu tekneye müdahale etti. İnsani gayelerle yola çıkan, silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" dedi.
İstanbul İsrail’in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki 422 aktivist İstanbul’a geldi İsrail’in Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesi sonrası alıkonulan 422 aktivist, özel uçaklarla İstanbul’a getirildi. Aktivistlerden yaralı olanlar ambulanslara alınarak hastaneye sevk edildi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında Yunan kara sularına birkaç mil mesafede İsrail ordusunun müdahalesine uğramıştı. Uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahalede çok sayıda aktivist alıkonulmuş ve kötü muamele sonrası bazıları yaralanmıştı. İsrail’in serbest bıraktığı 422 aktivist için Türkiye’den 3 tane uçak gönderildi. İsrail’in Ramon Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan uçaklar, saat 17.30 sıralarında İstanbul Havalimanı’na ulaştı. Aktivistler, havalimanı VIP salonunda sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın yoğun katılımıyla karşılandı. Bazı aktivistlerin yürümekte güçlük çektiği görülürken, sedye ve tekerlekli sandalye yardımıyla ambulanslara alınan aktivistler, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. "70 ülkeden aktivist bu misyona katıldı" HAK-İŞ Genel Başkanı ve filo katılımcısı Mahmut Arslan yaptığı açıklamada, "70 ülkeden yaklaşık 500 aktivist Sumud misyonuna katıldı. Bu organizasyonun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Dünyanın birçok ülkesinden insanların Filistin için bir araya gelmesi çok kıymetli" dedi. "Plastik mermilerle yaralanan arkadaşlarımız oldu" Yaralanan aktivistlerden Mecit Bağcivan ise, "Birçok arkadaşım plastik mermilerle yaralandı. Burada bulunan her aktivist İsrail’in zulmüne maruz kaldı. Ama Gazze’de yaşananların yanında bizim yaşadıklarımız çok küçük kalıyor" ifadelerini kullandı. "Gerçek kahramanlar direnişçilerdir" Aktivistlerden Emrullah Demir, "Çok sert müdahalelerle karşı karşıya kaldık. Ancak Gazze’de insanların yaşadıklarıyla kıyasladığımızda bizim yaşadıklarımız bir fragman gibi kalıyor. Gerçek kahramanlar direnişçilerdir" diye konuştu. "Biz vicdan taşıyorduk" Aktivistlerden Ömer Arslan ise açıklamasında, "Biz vicdan taşıyorduk, insani yardım taşıyorduk. Bizim silahımız merhametimizdi" dedi. Müdahale sırasında kadınlara yönelik şiddet uygulandığını belirten aktivistlerden Fatma Zengin, "Biz Filistin’e gittik, İsrail’e değil. Bunun sadece Filistin’in değil tüm insanlığın meselesi olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.