GENEL - 28 Ocak 2013 Pazartesi 13:34

ÜLKÜ ADATEPE`NİN ÇOCUKLARINDAN 1 MİLYAR DOLARLIK İHTARNAME

A
A
A
ÜLKÜ ADATEPE`NİN ÇOCUKLARINDAN 1 MİLYAR DOLARLIK İHTARNAME

Atatürk`ün manevi kızı Ülkü Adatepe`nin çocukları, annelerinin, CHP ve İş Bankası`ndan gereken mirası alamadıkları gerekçesiyle 1 milyar dolarlık ihtarname çekti.
Atatürk`ün manevi kızı Ülkü Adatepe, 1 Ağustos 2012 tarihinde Sakarya`nın Akyazı ilçesi yakınlarında trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Atatürk`ün vasiyetindeki son mirasçısı olduğu ifade edilen Adatepe`nin çocukları Ahmet Kemal Doğançay ve Ali Kemal Doğançay`ın, annelerinin vasiyette belirtilen miras payını alamadığını ileri sürüp, İş Bankası ve CHP`ye ihtarname gönderdikleri öğrenildi. Adatepe`nin çocukları, gönderdikleri ihtarname ile CHP ve İş Bankası`ndan 1 milyar dolarlık alacağın ödenmesini istedi. Ahmet Kemal Doğançay ve Ali Kemal Doğançay`ın, gelecek cevaba göre dava açmaya hazırlandıkları ifade edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Sürücü: “Atıl havuzlara dikkat” Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, yılan, kirpi, oluklu kertenkele gibi canlıların su bulmak amacıyla dibinde su olan atıl durumdaki havuzlara girdiğini ve mahsur kaldığını ifade ederek “Atıl durumda olan havuzlara dikkat edilmeli “ dedi. Hava sıcaklıkların artmasıyla birlikte birçok canlı türü de su kaynaklarına ulaşmak için arayışa girerken, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, atıl durumda bulunan havuzlara dikkat çekti. Özellikle inşaat halindeki yapılarda bulunan havuzların diplerinde su birikintisi olduğunu ve kirpi, yılan, oluklu kertenkele gibi canlıların da su bulmak hedefiyle bu havuzlara girdiğini söyleyen Sürücü, yükseklik dolayısıyla geri çıkamayan canlılara karşı dikkatli olunması gerektiğini ve havuzların diplerinde su birikintisi bırakılmamasına özen gösterilmesi gerektiğini belirtti. Her yaz döneminde çok sayıda benzer vakalarla karşılaştıklarını ve ihbarlar üzerine canlıları havuzlardan kurtararak doğal yaşam alanlarına kavuşturduklarını belirten Sürücü; “40 derecenin üzerine çıkan boğucu hava sıcaklıkları doğadaki su kaynaklarını kuruttuğundan, yaban hayvanlarını su konusunda çaresiz bırakmaktadır. Yaban hayvanları ve sürüngenler su ihtiyaçlarını gidermek için kendilerine en yakın yerleşim yerlerinde çare aramaktadır. Kuşadası’nda inşaat halinde olan ya da oturulmayan villaların önünde atıl vaziyetteki havuzların içinde bir miktar suların olduğu görülmektedir. Su ihtiyacı olan yaban hayvanlarından bazı türler havuza inip susuzluklarını giderdikten sonra, yukarı çıkamadıklarından burada mahsur kalmaktadır. Bugüne kadar sansar, tilki, kirpi, oluklu kertenkele gibi birçok yaban hayvanını atıl vaziyette içinde su birikintisi olan havuzlardan çıkardık. Bugün de yabancıların zeytin yılanı dedikleri, ince yılan veya ok yılanı olarak bilinen bir yılanın su içmek amacıyla havuza girdiğini ancak yukarı çıkamadığı ihbarını aldık. Bir kepçe yardımıyla sudan çıkarılan yılan yerleşim yerlerinden uzak doğal bir alana bırakıldı. Atıl vaziyette olan bu tür havuzların içinde su birikintisi varsa yaban hayvanları içine girer ancak yüksek olduğundan yukarı çıkamaz. Yukarı çıkamayan hayvanları biri görüp ihbar etmezse, beslenemediklerinden yaşamlarını yitirirler. Kullanılmayan havuzların içinde su bırakmamak lazım. Özellikle şehrin kıyı kesimlerinde yaşayanlar sıcak havalarda bu tür canlılar için kendi yaşam alanlarına yakın yerlere bir kap içinde su bırakırlarsa, doğada yaşayan canlıların su ihtiyaçlarını karşılamış olurlar” dedi.
Samsun Türkan Şoray: “Hayatımın dönüm noktası, kızım Yağmur’un doğumu” Türk sinemasının “Sultan”ı Türkan Şoray, Samsun’da katıldığı söyleşide hayatının dönüm noktasını kızı Yağmur’un doğumu olarak nitelendirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin dördündü durağı olan Samsun Kültür Yolu Festivali çok özel bir ismi ağırladı. Festival kapsamında; Türk sinemasının Sultan’ı Türkan Şoray, Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda Samsunlularla buluştu. Samsunlular, Sultan’ı görebilmek için salonu doldurup taşırdı. Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen Türkan Şoray Söyleşisi Samsunlulardan yoğun ilgi gördü. Yeşilçam’ın efsane ismi hayatıyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu. Samsun’da olmaktan dolayı duyduğu heyecan ve mutluluktan bahseden Şoray, “Yine dünyaya gelsem yine Türkan Şoray olmak isterdim, bu bana Allah’ın bir lütfu. Bu hangi kula nasip olur? Allah’ıma binlerce şükür” dedi. “Hayatımın dönüm noktası, kızım Yağmur’un doğumu” “Hayatınızın dönüm noktaları nelerdir?” sorusu üzerine Şoray, “Bir gün önce mektebe giderken bir gün sonra filmde oynamaya başlamak. Okulumu çok seven bir öğrenciydim, beni sinemaya uygun görüp, anneme teklif ediyorlar ve sinemaya başlıyorum, bu bir dönüm noktası. Evlenmem de hayatımın bir dönüm noktası. Hayatımın en dönüm noktası ise Yağmur’un doğumu, anne olmak. O kadar güzel bir şey ki. Yağmur’dan önce, sadece film çevirmek ve seyircilerimin o filmleri sevmesini isterdim. Seyircilerimizle birbirimizi gördüğümüz zaman sarılmamız, sinemadaki o kuyruklar. Bana sorduklarında, ‘Benim sevgilim seyircilerim’ diyordum. Ama sonra Yağmur geldi rakip. Şimdi Yağmur’umu da çok seviyorum sizleri de çok seviyorum. Beni hayata bağlayan sizlerin ve Yağmur’un sevgisi. Bana o kadar güç ve moral veriyor ki, yaşama azmi veriyor. Sizler ve kızım için sağlığıma dikkat ediyorum. ‘İyi kalmam lazım’ diyorum, ‘Türkan kendine dikkat et, yüzüne kremlerini sür’ diyorum. Bunları kızıma ve sizlere borçluyum” diye konuştu.