EKONOMİ - 01 Mart 2023 Çarşamba 12:15

Yerli firmaya yurtdışından 40 milyon dolarlık ortaklık teklifi

A
A
A
Yerli firmaya yurtdışından 40 milyon dolarlık ortaklık teklifi

Yerli yangın söndürme sistemleri firması FENİX Yangın yurtdışına açılacağını duyurdu.

Yerli yangın söndürme sistemleri firması FENİX Yangın yurtdışına açılacağını duyurdu. Firmaya ortaklık tekliflerinin 40 milyon dolar civarında olduğunu açıklandı.



Türkiye’nin önde gelen yangın söndürme sistemleri markalarından biri olan FENİX Yangın, Avrupa’nın yanı sıra Dubai ve Katar’dan ortaklık teklifleri aldığını açıkladı. FENİX Yangın Genel Müdürü Gürkan Danacı, büyümenin yabancı ortaklarla daha da artacağını belirtti. Danacı, ortaklık tekliflerinin 40 milyon dolar civarında olduğunu söyledi.



"Kalite ve güvenilirlik ilgiyi artırdı"


Kalite ve güvenirlilik nedeniyle tercih edildiklerini belirten Gürkan Danacı uyarılarda da bulundu. Gürkan Danacı, otomatik yangın söndürme sistemleri kurulumunda orijinal ve kaliteli ürünlerin kullanılması gerektiğini belirterek, hayati öneme haiz parçaların sahteleri veya çok kalitesiz üretimlerinin kullanılmasının, sistemin işleyişine zarar vereceğini ve sistemin iş göremez hale gelebileceğini söyledi. Danacı, “Düşük kalitedeki veya sahte üretim parçalar, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmaktadır" dedi.



“Yangın söndürme sistemlerinde sahte ürünlere dikkat"


Sahte ürünlere dikkat çeken Danacı, “Restoranlar, büfeler, oteller gibi mekânların mutfaklarında kullanılan davlumbaz yangın söndürme sistemlerinin kurulumunda sahte ve yan sanayi ürünlerin kullanıldığı görülebilmektedir. Bu parçalar sistemin işleyişine ciddi manada zarar verebilmekte, sistemin çalışmamasına sebep olabilmektedir. Yine yangın söndürme tüplerinde orijinal yangın söndürme sıvısı kullanılmadığında veya sistemin yanlış kurulması durumunda sistem devreye girmez; girse bile yangını söndüremez" şeklinde konuştu.



“Elektrik panolarınız için de yangın söndürme sistemlerini ihmal etmeyin"


“Hastaneler, oteller, fabrikalar, toplu konutlar, ev ve işyerleri gibi yerlerde bulunan elektrik panolarında da muhakkak yangın söndürme sistemleri bulunmalıdır" diyen Danacı, sadece mal değil, can güvenliğinin de bu sistemler sayesinde sağlanmış olacağını söyledi. Gürkan Danacı, “Bu yangınlar kısa sürede hızlı şekilde büyüyebilir. Bunun önüne geçmek artık çok daha kolay. Çok kısa sürede montajı tamamlanabilen orijinal bir yangın söndürme sistemi ile büyük olayların önüne geçmiş olunabilir. Bu anlamda alanında uzman ekip ve firmalardan bu hizmeti temin etmek gerekmektedir" diye konuştu.



“Yangın söndürme sistemine gaz yerine su ve hava basabiliyorlar"


Özellikle kıymetli eşyaların bulunduğu odalar, arşiv odaları, server odaları ve her türlü elektronik donanımın yer aldığı alanlarda kullanılan gazlı yangın söndürme sistemlerinin kurulum, bakım ve dolumlarının da yine uzman kişilerce yapılması gerektiğini vurgulayan Danacı, “Piyasada orijinal ürünler yerine yan sanayi ürünlerin kullanıldığını; bu hizmetleri alan müşterilerin ise en ufak bir yangında dahi büyük zarar gördüğünü biliyoruz. Yine bu sistemlerde kullanılan gazların da yetkilendirilmiş veya güvenilir firmalarda doldurulması gerekiyor. Piyasada gaz yerine su veya hava basıldığına dair birçok örnek gördük. Tüketicinin sisteme su veya hava basıldığını dışarıdan anlamasının ihtimali yok. Ancak dolum aşamasında, müşteri dolum yerinde olursa sisteme ne basıldığını görebilir. Bu da firma veya müşteri için her zaman mümkün olmayacağı için, güvenilir firmaları tercih etmeleri gerekiyor. İnsanlar hizmet aldığı yeri dikkatle seçmelidir. Yine bu sistemlerin kurulumu da uzmanlık gerektiriyor. Doğru ürün, orijinal parçalar ancak uzman kişilerce ve doğru şekilde monte edildiğinde en sağlıklı sonucu verecektir" açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen Aysever’e mahkeme, 10 ay hapis cezasına çarptırarak, tahliyesine hükmetti. Sosyal medya kanalında canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes’tir ilk başta. Menderes’ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine tutuklanan Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Enver Aysever ile avukatı hazır bulundu. "Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir" Duruşmada savunma yapan sanık Aysever, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, sözlerinin sağ ve sol sınıfı kutuplaştırmaya yönelik olmadığını belirterek, "Dünya genelinde sağ ve sol kavramının entelektüel bir tartışma üslubuyla beyan etmeye çalıştım. Videoyu çektiğim dönemde başkaları da benzer şekilde açıklamada bulundu. Benim bu video kaydını çekmemdeki sebep, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada açıklama yapan Hasan İmamoğlu’nun komünizme ilişkin yaptığı göndermelerdir. Ben yapmış olduğum açıklamalarda kesinlik Türkiye’deki sağ ve sol sınıfları ayrıştırmak yada kışkırtmak amacında değilim. Sağdan kastım da emperyalizmi destekleyip onun yanında olanlara karşı bir mücadele edilmesini gerektiğini kastettim. Komünizme karşı derneklerin soğuk savaş dönemlerinde ortaya çıkmış kurumlar olup, Türkiye’deki darbeleri oluşturan, destekleyen mahiyette oluşumlardır. Amerikancı oluşumlardır. Söz konusu videoyu çektiğim saat 11.00 sıralarıydı yakalamam ise gece 02.00 sularıdır. Yaklaşık arada 14 saat var. Şayet video kaydı halkı alenen tahrik etseydi ve somut bir tehlike meydana getirmiş olsaydı söz konusu tehlike 14 saatte olurdu. Ne var ki ben video kaydını yükledikten 14 saat geçmiş olmasına hatta şu an üzerinden 3 ay geçmiş olmasına rağmen herhangi bir tahrik yada somut tehlike vuku bulmamıştır. Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir. Kaldı ki, benim video kaydım toplumda ve sosyal medya haber sitelerinde yalnızca bir haber sayfasında yerini bulmuş olup, söz konusu haber sayfasının taraflı haber yapma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Yapmış olduğum paylaşım sonrasında sunduğum sosyal medya paylaşımlarında toplumun önde gelen isimlerinden sağ ve sol isimlerden yargılanmamın haksız olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bu husus göstermektedir ki benim toplumun sağ ve sol kesimlerini ayrıştırmak bir tarafa tam aksine ortak bir noktada buluşturdum. Şimdiye kadar elime aldığım tek şey kalemimim daha önce daktilo şu an bilgisayardır. 3 ayı bulan tutukluluk sürem hukuksuz bir hal taşımaktadır. Suçsuzluğumda göz önüne alınarak beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum. Her ne kadar muhalif bir gazeteci olsam da ülke birliğinin korunması ve yurdun savunması açısından Cumhurbaşkanımız ve muhalefetin göstermiş olduğu çabayı da takdir ederek ben de üzerime düşen görevi yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Mütalaada suç unsuru değişti İlk duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanık Enver Aysever’in, ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan dava açılmışsa da, suçun ‘halkın bir kesimini alenen aşağılama’ suçu kapsamında kaldığını belirterek, bu suçtan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. 10 ay hapis cezası alarak tahliye edildi Kararını açıklayan mahkeme, sanık Enver Aysever hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan 1 yıl hapis cezasına, bu cezada takdiri indirim uygulayarak 10 aya indirilmesine hükmetti. Mahkeme bu cezanın ertelenmesine hükmederek, Aysever’in tahliyesine karar verdi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Aysever’in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.