GENEL - 04 Mayıs 2023 Perşembe 16:37

İkinci Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı başladı

A
A
A
İkinci Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı başladı

Geçtiğimiz yıl iş hacmini yüzde 43 büyüten kargo, kurye ve lojistik sektörü temsilcileri ve sektör paydaşları İkinci Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı’nda (PPSE) buluştu.

Geçtiğimiz yıl iş hacmini yüzde 43 büyüten kargo, kurye ve lojistik sektörü temsilcileri ve sektör paydaşları İkinci Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı’nda (PPSE) buluştu. PPSE’nin açış konuşmalarını; Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye Kargo, Kurye, Lojistik İşletmecileri Derneği Başkanı ve Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Fatih Önyol gerçekleştirdi.



Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği’nin (KARİD) öncülüğünde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) destekleriyle hayata geçirilen PPSE, 4 - 5 Mayıs 2023 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşiyor. İki gün boyunca alanında uzman konuşmacılar; posta sektörünün geleceği, e-ticaret sektörünün bugünü ve yarını, doğal afetlerde lojistiğin önemi, yeşil lojistik ve çağrı merkezi altyapıları hakkındaki en güncel gelişmeleri paylaşacak. Stant alanlarında da sektörün gelecek vizyonuna katkı sağlayacak yenilikler ve teknolojiler tanıtılacak. PPSE, ikili ticari iş birliklerine de ev sahipliği yapmayı amaçlıyor.



"Bizim önümüz açık kargo sektörü olarak başarıya ulaştık"


Zirve açılışına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, kargo sektörünün ulaştığı başarıya değinerek, "Hem kargo hem de posta hizmet sağlayıcılarımız 40’ı aşan BTK’nın yetkilendirdiği posta hizmet sağlayıcımız var hem de bunların tedarikçileri ve tüm sektörü bir araya getirdi. Ben bu fuarı düzenlemelerinden dolayı KARİD’e teşekkür etmek istiyorum. Biliyorsunuz kargo sektörü özellikle pandemiyle birlikte geçtiğimiz beş yıl içinde beş kat büyüdü ve yaklaşık toplam hacim 5 milyona ulaştı. Bu giderek artıyor. İnsanlar pandemi döneminde kazanmış olduğu alışkanlıkları pandemi sonrasında da devam ettiriyor ve e-ticaret ile birlikte artık düşündüğümüzü yanımızda hissediyoruz. Türkiye’de kargoların ortalama yüzde 80’inden fazlası 2 gün içerisinde müşteriye ulaştırılıyor. Tüm kargoların yüzde 100’ü 3 gün içerisinde Türkiye’nin her noktasına sadece İstanbul, Ankara, İzmir değil en doğusundan en batısına 3 gün içinde kargo ortalamamız bulunmaktadır. Bu da ticaretin e-ticarete doğru dönmesini sağlıyor. Kargo sektörüne bu anlamda çok teşekkür ediyorum. Özellikle biliyorsunuz 6 Şubat depremini birlikte yaşadık. Kargo sektörü orada da özellikle yardımların vatandaşlara ulaşması noktasında çok ciddi çalışmalar yaptı. Bizim önümüz açık kargo sektörü olarak başarıya ulaştık ve çok daha başarılı hamlelerimiz geliyor" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’yi yardım toplama merkezi haline getirdik"


Sektörün gelişimi hakkında bilgi veren Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Fatih Önyol, "Bu yıl ikincisi olan fuarımıza hoş geldiniz. Türkiye’nin önde gelen kargo posta işletmelerinin yer aldığı KARİD çatısı altında toplanan sektörümüz ticaretin gelişmesinde, ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. İnsanların değişen alışkanlıklarıyla beraber insan hayatında da artık olmazsa olmaz bir yere gelmiştir. Malumunuz olduğu üzere son üç yıldır değişen dünya olarak ve ülke olarak bazı talihsizlikler yaşıyoruz. İlkini pandemi de yaşadık, dünyada kapanmaların olduğu dönemde biz konuya geçen yılda değinmiştik, basın açıklamaları yapmıştık. Sektör olarak direkt sağlıkçılar gibi direkt sahada olduğumuz bir dönemde dünyada diğer örnekleri de gördük ki burada Bilgi Teknoloji Kurumu’ndaki regülasyonlar, bizlere olan talepler yönümüzü çok açtı. Sektörün pandemi sürecinde yaptığı hizmetler, dünyada haftada belli günler hizmet verilirken aralıksız hizmet verdik. Cumartesi, pazar dahil çalıştık. Güzel bir sınav verdik ve bu sınavdan başarıyla, güçlenerek çıktık. Pandemi sürecinde özellikle üç yıl sonra, beş yıl sonra hayata geçirilecek projeleri birkaç ay içerisinde hayata geçirdik. Bundan güçlenerek çıkan sektörümüz yoluna devam ederken malumunuz olduğu üzere Şubat ayında hala yaralarını sarmaya çalıştığımız acı depremle karşılaştık. Tabii 10 ilde çok büyük bir deprem oldu. Bizlerin burada neler yaptığımıza kısaca değineceğim ama aynı zamanda sektör burada depremzede durumuna düştü. Binlerce personelimiz, yüzlerce şubemiz, yüzlerce aracımız bir anda etkilendi. Bu alana depremzede olmamıza rağmen saat 09.00 gibi depremzede olarak sektörle hemen çevrimiçi toplantıyla BTK ile iletişime geçerek ihtiyaç listesi belirleyerek aynı valilikler gibi aynı kaymakamlıklar gibi tüm Türkiye’yi yardım toplama merkezi haline getirdik" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir 10 yıllık çifte cinayet JASAT tarafından aydınlatıldı Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 10 yıl önce yaşlı bir çiftin öldürüldüğü olay, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JASAT dedektiflerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucu aydınlatıldı. Olayla ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 6 Ocak 2016 tarihinde Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İ.T. (74) ile eşi F.T. (79), tek katlı bahçeli evlerinde av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulundu. Yapılan incelemede cinayetin aslında 5 Ocak 2016 günü saat 20.00 sıralarında işlendiği, ancak o gece bölgede etkili olan şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları nedeniyle silah seslerinin çevrede duyulmadığı değerlendirildi. Cinayetin ardından jandarma ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme yaptı. Bölgedeki güvenlik kameraları incelendi, aile bireyleri ve olayla bağlantılı olabilecek kişilerin ifadeleri alındı, çok sayıda adreste arama gerçekleştirildi. Olay yerine ilk ulaşan isimlerden biri olan maktullerin torunu E.T.’nin kıyafetlerinde yapılan kriminal incelemede mont kolunda barut izi tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak E.T., 14 ay tutuklu kaldıktan sonra delil yetersizliği nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti. Böylece dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan ve televizyon programlarına da konu olan dosya, faili meçhul olayların yeniden ele alınması kapsamında tekrar açıldı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT dedektifleri tarafından dosyanın tüm detayları yeniden incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda aile içindeki çelişkili ifadeler dikkat çekti. Öldürülen yaşlı çiftin bir başka torunları olan Ö.T.’nin olay sonrası psikolojik çöküntü yaşadığı, kabuslar gördüğü ve çevresine tedirgin tavırlar sergilediği belirlendi. Derinleştirilen soruşturmada Ö.T.’nin bağlantıları ve görüşmeleri takibe alındı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonla Ö.T., F.T., N.T., R.Ç., E.P., M.G. ve S.T. isimli toplam 7 şüpheli gözaltına alındı. 16 Mayıs’ta cumhuriyet başsavcısının da katıldığı çapraz sorgulamalarda Ö.T. ile annesi N.T., cinayeti aile içi husumet nedeniyle gerçekleştirdiklerini itiraf etti. Şüpheliler ifadelerinde cinayeti Ö.T.’nin işlediğini, anne N.T.’nin olaya tanıklık ettiğini ve olay sonrası birlikte hareket ederek delil ile izleri yok etmek amacıyla detaylı temizlik yaptıklarını belirtti. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız av tüfeğinin Ö.T. tarafından Kızılırmak Nehri’ne atıldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri nehre atılan silahı bulmak için arama çalışması başlattı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden anne N.T. adli kontrol şartıyla ev hapsine alınırken, oğlu Ö.T. tutuklanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen çifte cinayet, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerinin sabırlı ve çok yönlü çalışmaları sonucu aydınlatılırken, olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangını davasında ara karar: Mahkeme heyeti yeni bilirkişi raporu istedi Beşiktaş’ta 29 kişinin hayatını kaybettiği gece kulübü yangınına ilişkin 22 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve olaya ilişkin yen bir bilirkişi raporu alınmasına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Beşiktaş’ta 2 Nisan günü tadilatta olan gece kulübünde 29 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin 4’ü tutuklu 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada müştekiler, hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep ettiler. Bunun üzerine bazı sanık avukatları ve müştekiler arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle duruşmaya ara verildi. Aranın ardından devam eden duruşmada müştekiler, bilirkişi raporunun eksik ve çelişkili olduğunu, bazı isimlerin ifadelerinin alınmadığını ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun yeterince araştırılmadığını belirterek, olay yerinde keşif yapılmasını ve yangına ilişkin yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını talep ettiler. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar, mahkemeden tahliyelerini talep ettiler. Ayrıca sanık avukatları, olayın ‘bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirilemeyeceğini öne sürerek, müvekkillerinin tahliyelerini talep ettiler. Savunma yapan tutuksuz sanıklar ise, adli kontrol tedbirlerini kaldırılmasını istedi. Yeni bilirkişi raporu hazırlanacak Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, çalışanların sorumluluğunun tespiti ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Bilirkişi raporu ortaya çıktı Öte yandan, son olarak eklenen bilirkişi raporu da ortaya çıktı. Raporda hayatını kaybeden 29 kişi ’müteveffa’ sıfatıyla yer alırken, Beşiktaş Belediyesi ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Bilirkişi evrakında, raporun Beşiktaş Belediyesi’nin kusur durumunun tanzimi için hazırlandığı vurgulandı. Raporda Beşiktaş Belediyesi evrakları yönünden olayın yaşandığı gece kulübünün 26 numaralı bağımsız bölüm ile birleştirildiği, söz konusu mekanın ’iş yeri’ ve ’gece kulübü’ olarak Three Brothers Turizm Organizasyon Menajerlik A.Ş.’ye 1 Ocak 2022 tarihinde 3 yıllığına kiraya verildiği vurgulandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının yangına ilişkin hazırladığı evrak da raporda yer aldı. Evrakta eğlence mekanının mal kabul bölümünde yoğun duman ve alevli yanmanın olduğu, bu alanda bulunan elektrik panosunda ise patlamaların meydana geldiği aktarıldı. Yangının itfaiye tarafından söndürülmesinin ardından yapılan incelemeler de bilirkişi raporunda yer aldı. Raporda, işletmenin mal kabul bölümü girişinde yaklaşık 15 metre mesafede yanmaya dayalı ağır tahribatın ve deformasyonun oluştuğu, bu alanda yapılan detaylı incelemede tadilat amacıyla kullanılan ve prize takılı halde bulunan elektrik kaynak makinesi, elektrikli metal kesme motoru, elektrikli el aletleri ve muhtelif sayıda sanayi tipi oksijen tüplerinin bulunduğu, el aletlerinin işletme dahilinde çeşitli noktalarda olduğu vurgulandı. 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeriyle ilgili hiçbir belge alınmadığı ortaya çıktı Bilirkişi raporunda, yangın öncesi yapılan tadilat için Beşiktaş Belediyesi’nden herhangi bir izin ve belge alınmadığı da aktarıldı. Ayrıca en son 7 Kasım 2006 tarihli itfaiye ruhsatından sonra aynı taşınmazda 7 iş yerinin el değiştirerek, isim değiştirerek, devredilerek faaliyet göstermiş olduğu, 7 yeni iş yerinin ilçe belediyesince iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için eksik olan ve tamamlanması gereken evraklardan bir tanesinin de itfaiye raporu olduğu, itfaiye kayıtlarında 2006 yılı sonrası için yeni açılan 7 iş yeri için hiçbir belge alınmadığı hazırlanan raporda ortaya çıktı. Beşiktaş Belediyesinin söz konusu hususlarda yönlendirmesi gerektiği, iş yerinde yapılan, yapılmak istenen tadilatların iş yeri mimarisine ve taşıyıcı sisteme müdahale yönünden herhangi bir uygulamada bulunmadığı, iş yeri alanı olan yaklaşık 500 metrekare alanda oturum ve masa düzeni olarak yapılan değişikliklerin basit çelik ve ahşap elemanlar kullanılarak tadilat yapıldığı, bu işlemin ’basit tadilat’ yönünde olduğu bilgisi yer aldı. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı vurgulandı Olayın yaşandığı işin niteliğinin tadilat, yenileme, tamir, söküm, yıkım, restorasyon, bakım, boyama ve temizleme işleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen bilirkişi raporunda, ilgili mevzuat kapsamında işlemin ’yapı işi’ sayılması gerektiği ifade edildi. Raporda, ayrıca çeşitli yükümlülüklerin yerine getirilmediği, sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilmediği, aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işveren bulunması halinde bu görevlendirmenin zorunlu olduğu belirtildi. Raporda sağlık ve güvenlik planının hazırlanmadığı da ifade edildi. Mevzuata göre yapı işine başlanmadan önce bir planın hazırlanması veya hazırlatılması gerektiği raporda aktarıldı. Çalışmanın süresi ve çalışan sayısı bakımından mevzuattaki sınırların aşıldığı, işin Ramazan ayı boyunca yaklaşık 30 gün sürmesinin hedeflendiği, yalnızca hayatını kaybeden 29 kişi baz alındığında bile 870 yevmiyelik çalışma hesabına ulaşıldığı raporda vurgulandı. Bilirkişi raporunda, yapı işine başlamadan önce tadilat yapılan iş yerine ilişkin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yapılmadığı, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin kayıt bulunmadığı belirtildi. Raporda, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi hizmeti alınması, risk değerlendirmesi yapılması ve çalışanlara eğitim verilmesine dair bilgiye rastlanmadığı ifade edildi. Olayın mesai sırasında meydana gelmesi nedeniyle ‘iş kazası’ kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bazı yangın kaçış yollarının da kapatıldığı veya daraltıldığı belirtildi Öte yandan raporda, yangın güvenlik sistemlerine ilişkin hususlar da yer aldı. Raporda, yangın esnasında sprinkler sisteminin çalışmadığı, yangın dolaplarının devre dışı olduğu, acil yönlendirme levhalarının bulunmadığı, acil aydınlatma sistemlerinin çalışmadığının tespit edildiği belirtildi. Ayrıca raporda bazı yangın kaçış yollarının kapatıldığı veya daraltıldığı, tadilat malzemeleri nedeniyle tahliyenin zorlaştığı da kaydedildi. İşletmenin geçmişte diskotek ve içkili lokanta ruhsatları aldığı, 2006 tarihli itfaiye raporunda yangın önlemlerinin yeterli görüldüğü ancak sonraki yıllarda mekanda önemli değişiklikler yapıldığı kaydedildi. Raporda, yangından önce yapılan tadilat için belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığı belirtildi. Raporda, gece kulübü işletmecileri, tadilat ve yenileme işlerini yapan, yaptıran kişi ve firmalar, taşeronlar ve işverenler ’asli kusurlu’ olarak görüldü.