GENEL - 10 Haziran 2023 Cumartesi 21:40

Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin 24’üncüsü başladı

A
A
A
Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin 24’üncüsü başladı

Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği 24.

Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği 24. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali açılış töreniyle başladı. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, "Bu sadece eğlence amaçlı bir festival değil. Geleneksel tıbbın bütün ürünleri burada” dedi.


Zeytinburnu Belediyesi tarafından 24 yıldır düzenlenen Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin açılışı bugün yapıldı. Açılışa AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda sanatçı Soner Sarıkabadayı sevilen şarkıları ile vatandaşlara unutulmaz bir gün yaşattı.


Açılış programında konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, "Çeyrek asırlık bir gelenek 2003 yılında başlamış ve her yıl düzenli olarak yapılıyor. Bugün 24’üncüsü gerçekleştiriliyor. Daha nice yıllar inşallah bu festival daha da büyüyerek devam edecek. Bu sadece eğlence amaçlı bir festival değil. Geleneksel tıbbın bütün ürünleri burada” dedi.


Ankara’da meydana gelen patlamaya da değinen Yıldırım, “Ne yazık ki bir askeri fabrikamızda patlama oldu ve 5 kardeşimizi kaybettik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim ülkemizi, milletimizi buna benzer kazalardan belalardan muhafaza eylesin” ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında konuşan Yıldırım, "14 Mayıs’ta seçim yaptık. Yetmedi 28 Mayıs’ta da eksiğimiz vardı onu tamamladık. Böylece önümüzdeki 5 yılı belirgin hale getirdik. 5 yıl boyunca artık seçim değil memleket meselelerini konuşacağız. İnsanlarımızın hayallerini gerçeğe dönüştürecek projeleri yapmaya odaklanacağız. İnşallah huzur içinde beraber bu yaz mevsimini de geçirmiş olacağız” şeklinde konuştu.


Programda konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ise, “24 yıl önce bu mekanın sorumluğunu yüklendiğimizde, kabri İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerinden olan Merkezefendi’yi hak ettiği şekilde anmak istedik. Onun ilhamıyla, yine mesir macunu saçılan, geleneksel şifa kaynaklarımıza vurgu yapılan, bu konudaki bilimsel gelişmelerin halkımıza aktarılacağı, aynı zamanda vatandaşlarımızın bir hafta boyunca kendilerini tazeleme fırsatı bulacağı bir festival başlatmaya karar verdik. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali böyle başladı. Diğer yandan Merkezefendiyi, kendisine ad olarak almış bu mahalleyi orijinal haline yakın biçimde ihya etmek üzere kollarımızı sıvadık. Bu mekanın da içinde olduğu ve ‘Kültür Vadisi’ olarak andığımız bölge, 20 yıl içinde büyük bir değişim yaşadı. Diyebiliriz ki küllerinden yeniden doğdu. Festivalimizin de itici gücüyle, 2003 yılında Türkiye’de ilk defa bir tıbbi bitkiler bahçesi kurma projesini hayata geçirdik. 2005 yılında hizmete açtığımız Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, bitkilerin tıbbi amaçla kullanılması konusunda Türkiye’de bu yüzyılda yapılan çalışmaların öncüsü oldu. Öte yandan Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nin bakanlıklara, üniversitelere, enstitülere, belediyelere, müzelere, birçok kurum ve kişiye karşılıksız ve sessiz sağladığı danışmanlık, tohum, fide ve drog desteği inanıyoruz ki ileride değeri daha iyi anlaşılacak bir hizmettir. Geleneksel Tıp Festivali boyunca Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde gerçekleşen seminerler, atölye çalışmaları ve çocuk programları eğitici olduğu kadar yönlendirici rol oynuyor. Yine festivalin ayrılmaz parçası haline gelen yöresel yemek yarışmamız, bize geleneksel mutfağımızın önemini hatırlatıyor ve ümit ediyoruz ki, yeni kuşakların bu mirası devralması ve fast-food’un cazibesine karşı koyması için teşvik edici oluyor” şeklinde konuştu.


Öte yandan festivalin çeşitli etkinliklerle 18 Haziran’a kadar devam edeceği öğrenildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Kıyı erozyonunun tahrip ettiği Karasu sahilinde önlemler alınıyor Sakarya’nın Karasu ilçesinde deniz dalgalarının yol açtığı kıyı erozyonunu önlemek amacıyla sahil koruma duvarı projesi hayata geçirildi. Erozyon nedeniyle yapıların zarar gördüğü bölgede başlatılan çalışma ile sahilin koruma altına alınması hedefleniyor. Karasu Mahallesi sahilinde etkili olan dalgalar, bölgedeki bir tatil köyünün bir kısmını tahrip etmiş, bir villa ile havuz tesisi kısmen yıkılmıştı. Yaşanan tahribatın ardından Sakarya sahilini korumak ve erozyonun önüne geçmek için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından sahil koruma duvarı inşasına başlandı. "Sahillerimiz için bir koruma kalkanı" Projenin hayata geçirilmesinden dolayı memnuniyetini dile getiren Karasu Mahallesi Muhtarı Şefik Kır, "Bu projenin hayata geçirilmesinin mimarı Zonguldak Milletvekili rahmetli Necmettin Aydın’dı. Kardeşi Ramazan Aydın ile birlikte bir çalışma yaptılar ve biz de bu projeyi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ilettik. Bakanlık da sahillerimiz için bir koruma kalkanı olan projeyi hayata geçirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. 840 metre uzunluğunda, 5 metre yüksekliğinde Çalışmanın teknik detayları hakkında bilgi veren Kır, projenin bölgedeki yerleşim yerlerini güvence altına alacağını belirterek, "Çalışma yer altına 2,5 metre inecek ve yer üstünde 2,5 metre yükselecek. Toplamda 5 metre olacak. Duvarın önü ve arkası taş dolgu ve kum ile doldurularak plaj haline getirilecek. Belli yerlerden vatandaş için giriş çıkış merdiveni verilecek. İki tatil köyünü koruyacak olan toplam 840 metre uzunluğundaki proje bittiğinde bir daha sahillerimizde erozyon olmayacak. Bu proje sayesinde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan iki site kurtulacak" diye konuştu.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Resim Bölümü ve Özbekistan Sanat Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Açık Hava Resim Çalıştayı" Anadolu Üniversitesi Japon Bahçesinde gerçekleştirildi. Çalıştaya merkezlerini tanıtmak üzere sanatçılarla birlikte gelen heyet üyeleri Özbekistan Güzel Sanatlar Akademisi Merkezi Müdürü Davronbek Shukurov, Uluslararası İlişkiler Personeli Shahnozakhon Askarova ve Bilimsel Dergi Editörü Nodira Khasanova’nın yanı sıra Özbek sanatçılar Akramov Rixsitilla, Qosimov Shohruh, Quchqarov Azamat, Nurmatova Muazzam, Nomozov Otabek başta olmak üzere GSF öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Doç. Karaca: "Çalıştay’ın ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor" Uluslararası sanat iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan çalıştay hakkında bilgi veren GSF Resim Bölümü öğretim üyesi Doç. Gülçin Karaca: "Özbekistan Sanat Akademisi’nden bir grup sanatçı, akademinin merkez müdürü ve uluslararası ilişkiler koordinatörü ile birlikte üniversitemizi ziyaret etti. Gerçekleştirilen bu etkinliklerin, iki kurum arasında ilerleyen süreçte yapılacak ortak çalışmalara bir başlangıç oluşturması hedefleniyor. Üç ayaktan oluşan programın ilk etabı Japon Bahçesi’nde düzenlenecek workshop çalışması. Resim Bölümü öğretim elemanları, öğrenciler ve Özbek sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek etkinlik, doğaya dayalı gözlem yöntemiyle yürütülecek. Bu çalışmada, hem Japon Bahçesi’nin estetik değerinin ve güzelliğinin öğrencilere aktarılması hem de doğanın sunduğu unsurların sanata yansıtılması amaçlanmakta. Programın ikinci ayağında, Özbek sanatı üzerine bir seminer düzenlenecek. Üçüncü ve son aşamada ise workshop sürecinde ortaya çıkan eserler GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda 30 Nisan Perşembe günü izleyicilerle buluşacaktır." şeklinde konuştu. "Açık Hava Resim Çalıştayı" kapsamında üretilen eserler, 8 Mayıs tarihine kadar GSF Faruk Atalayer Sergi Salonunda sergilemeye devam edecek.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek, hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Yılmaz, "Küresel düzeyde belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemde istikrarını koruyan güvenli bir ülke olarak Türkiye, tüm dünyada yatırımları ve nitelikli insan gücünü, karar alma merkezlerini cezbetmeye dönük inisiyatif aldı. Yeni bir paket açıkladık. Bu paketle ilgili çalışmaları hızla hayata geçireceğiz. Türkiye’ye küresel finanstan daha fazla pay almak, İstanbul Finans Merkezi’ni daha etkili hale getirmek, bir taraftan hem içerideki yatırımcılar hem tüm dünyadan yatırımcılar için doğrudan yatırımı (FDI) yükseltmek. Bu anlamda radikal bir tedbirimiz var. Kurumlar Vergisi’ni imalatçılar, ihracatçılar için yüzde 9’a düşürüyoruz. Çok önemli adım. Hem sanayicimizi, ihracatçımızı destekleyecek hem de ülkeyi yatırımlar açısından özellikle imalat sanayi için çok cazip hale getirecek bir program. Türkiye’ye çok şey kazandıracağına inanıyorum" dedi.
Erzurum Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümü kutlu olsun Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Hacımüftüoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: Milletimizin tarih sahnesinde ortaya koyduğu eşsiz dirayet, inanç ve fedakârlığın en çarpıcı tezahürlerinden biri olan Kût’ül-Amâre Zaferinin 110. yıl dönümünü idrak etmenin gururunu yaşıyoruz. Kût’ül-Amâre Zaferi, I. Dünya Savaşı sırasında, yokluk ve imkânsızlıklar içerisinde dahi azim ve inancını kaybetmeyen kahraman ecdadımızın, vatan uğruna neleri göze alabileceğini tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Irak Cephesinde elde edilen bu büyük başarı, sadece askeri bir zafer olmanın ötesinde; milletimizin bağımsızlık iradesinin, stratejik dehasının ve sarsılmaz kararlılığının da en somut göstergelerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Başta Halil Paşa olmak üzere, kahraman ordumuzun sergilediği üstün mücadele; düşmanın sayısal ve lojistik üstünlüğüne rağmen, iman gücüyle yazılmış bir destan niteliğindedir. Kût’ül-Amâre’de elde edilen bu zafer, milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla neleri başarabileceğinin açık bir göstergesi olmuş; aynı zamanda tarihimize altın harflerle yazılmış büyük bir onur vesikası olarak yerini almıştır. Bu anlamlı zafer, bizlere yalnızca geçmişin ihtişamını hatırlatmakla kalmamakta; aynı zamanda geleceğe dair sorumluluklarımızı da hatırlatan güçlü bir miras sunmaktadır. Bugün bizlere düşen görev; ecdadımızdan devraldığımız bu kutsal emaneti, bilimle, irfanla ve kararlılıkla daha ileriye taşımak; ülkemizi her alanda daha güçlü bir geleceğe hazırlamaktır. Özellikle genç nesillerimizin, tarih bilinciyle yetişmesi ve bu şanlı mirası idrak ederek sahiplenmesi, milletimizin yarınları adına büyük önem arz etmektedir. Bu vesileyle, Kût’ül-Amâre Zaferinin yıl dönümünde; başta bu destanı yazan kahraman askerlerimiz olmak üzere, vatanı, milleti ve bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Aziz milletimizin bu anlamlı zaferini en kalbi duygularımla kutluyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.