GENEL - 14 Haziran 2023 Çarşamba 16:45

Esenlerli öğrenciler sanatı mesleğe dönüştürdüler

A
A
A
Esenlerli öğrenciler sanatı mesleğe dönüştürdüler

Esenler Belediyesi Sanat Evi (ESEV)’nde 60 farklı branşta eğitimler verilmeye devam ediyor.

Esenler Belediyesi Sanat Evi (ESEV)’nde 60 farklı branşta eğitimler verilmeye devam ediyor. Bu branşlardan biri olan seramik atölyesi ise üç yıldır eğitimlerini aralıksız sürdürüyor. Atölyeye gelen öğrencilerin bu işi mesleğe dönüştürdüklerini kaydeden eğitmen Kader Peker, “Hobi olarak başladıkları seramik sanatından kazanç sağlamaya başlayacaklar” dedi.


Esenler Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Esenler Sanat Evi (ESEV), farklı branşlarda verdiği eğitimlerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Türkiye’de belediye bünyesinde kurulmuş nadir atölyelerden biri olan seramik atölyesi de ESEV’in en çok ilgi gören branşlardan birini oluşturuyor. Atölyede eğitim alan öğrenciler, her hafta uzman bir eğitmen eşliğinde seramiğe dair tüm teorik ve teknik detayları öğrenme fırsatı yakalıyor. Eğitimin tamamen ücretsiz olduğuna vurgu yapan seramik eğitmeni Kader Peker, “Buraya gelen öğrencilerimize tüm teknik ve uygulama yöntemlerini gösterip öğretmeye gayret ediyoruz. 3 yıldır atölyeye devam eden öğrenciler, kendi kişisel atölyelerini açabilecek yetkinliğe sahip olabilirler. ESEV bünyesinde ayrıca çocuklarımıza da eğitim verdiğimiz seramik atölyemiz bulunuyor” şeklinde konuştu.



"Fabrika tekniklerini öğreniyorlar"


Birçok farklı alanda meslek sahibi öğrencileri olduğunu dile getiren seramik eğitmeni Peker, “Bazıları kendi mesleğini tamamen bırakıp bu alana yönelmeyi düşünüyor. Bazıları ise kendilerine atölye açmak istiyor hatta bu konuda adımlar da atmış durumdalar. Aslında temel düşünceleri, eğlenerek severek yaptıkları işten kazanç elde etmek. Burada sadece hobi olarak bu işi öğrenmiyorlar. Ben öğrencilerime fabrikada kullanılabilecek teknikleri de öğretiyorum. Mesela atölyede eğitim alan 5-6 kursiyerimizin bir araya gelerek ortak bir atölye açma fikirleri var. Şu anda da kendi evlerinin bir bölümünü yeni denemeler için ayırmış durumdalar” dedi.



"En çok ücretsiz olmasına şaşırıyorlar"


Her ay düzenledikleri workshoplara Esenler dışından da pek çok vatandaşın katılım sağladığını belirten Peker, “En çok ücretsiz olmasına şaşırıyorlar. Çünkü böyle bir workshop için yüksek meblağlar isteniyor. Seramik atölyelerinin kurulumu gerçekten çok zor çünkü çok maliyetli bir iş. Esenler Belediyesi’nin böyle bir atölye kurması Türkiye’de nadir olarak görebileceğimiz bir uygulama. Atölyemizin kurulması 3’üncü senesine yaklaşıyor. Biz de bu süreçte mümkün olduğunca ücretsiz eğitim vermeye gayret ettik” sözlerini kaydetti.



"Seramik sanatını terapide kullanmak istiyorum"


Atölyenin kursiyerlerinden olan 18 yaşındaki Recep Demirli, “1.5 senedir bu kursta eğitim alıyorum. Burada aldığımız dersler teorik bilgi ve uygulamalı olarak gerçekleşiyor. Buradaki atölyede sırlama kabininden fırına kadar her türlü alet edevat eksiksiz bir şekilde bulunuyor. Şu an üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyim. Benim seramiği artık hayatıma dahil etmek gibi planlarım var. Üniversitede psikoloji bölümünün yanı sıra sanatla terapi alanında yüksek lisans yapmak istiyorum. Seramiği de bu sanat terapisinde etkin olarak kullanmak istiyorum” ifadelerini kullandı.



"Güzel sanatlar öğrencisi gibi ders alıyoruz"


“Bir belediye ya da halk eğitim bünyesinde böyle bir kursun örneğine denk gelemedim” diyen atölye kursiyerlerinden Cansu Kızılırmak, atölyeye hobi olarak başladığını ve daha sonra bu alanda üretici olmaya karar verdiğini söyleyerek, “Hocamızın da desteğiyle biz burada adeta bir güzel sanatlar öğrencisi gibi dersler alıyoruz. Bütün teknikleri en ince teferruatına kadar öğreniyoruz. Sadece buraya gelip 2 bardak 1 tabak yapıp geçmiyoruz. Bir güzel sanatlar öğrencisi seramik bölümünü okurken hangi teknikleri, hangi şekilleri öğreniyorsa biz de burada aynı şekilde öğreniyoruz. Bu da hocamızın gerçekten bu alanda uzman biri olmasından kaynaklanıyor. O yüzden benim için hobiden ziyade artık ikinci bir işe de dönüşmeye başladı. Sıfırdan başlayıp aşama aşama ilerleyince ‘Ben bunu yaparım’ hissiyatı uyandırdı” dedi.



"Evimin odasını atölyeye çevirdim"


Evinin bir odasını küçük bir atölyeye çevirdiğini belirten Kızılırmak, “Kendi mesleğim çok yoğun ve stresli bir iş. Burası bana yavaşlamayı ve uğraştığım bir şeyi net olarak görme hissini tattırdı. Bendeki bu eksikliği tamamladığı için çok mutluyum. Hayallerimden biri de hocamızın da destekleriyle üretim yapıp tüketiciyle buluşmak. Atölye açmak tabi uzun vadede olacak bir iş ama şimdiden evimin bir odasını küçük bir atölyeye çevirip üretmeye başladım diyebilirim” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adalet Bakanının faili meçhullerin üzerine gitmesi 9 yıldır çözülemeyen cinayet için umut oldu Adana’da 2017 yılında mezarlıkta öldürülen 3 kişinin failinin bir türlü bulunamamasına hayatını kaybeden Eser Binen’in annesi tepki gösterirken, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların üzerine gitmesinin kendilerine umut verdiğini söyledi. Edinilen bilgiye göre, 26 Ocak 2017 tarihinde sabah saatlerinde merkez Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi’nde mezarlık görevlisi, kaza yapmış 01 ERG 36 plakalı otomobilin şoför koltuğunda bir kişi ile araç çevresinde 2 kişinin hareketsiz yattığını fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, yaptığı incelemede cesetlerin bir gün önce evlerine gitmeyen ve sabah saatlerinde kayıp başvurusu yapılan oto tamircisi Ufuk Altun (38), Eser Binen (36) ve üniversite öğrencisi Refik Bingül’e (18) ait olduğunu belirledi. Olay yerini güvenlik şeridi ile çeviren ekipler, uzun namlulu silah ve tabancadan çıktığı değerlendirilen yaklaşık 30 adet kovanı tek tek toplayarak inceleme başlattı. Ancak aradan geçen 9 yıla rağmen olayın failleri tespit edilemedi. Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyaları yeniden incelemeye alması ve kamuoyunda yankı uyandıran bazı olaylarda ilerleme sağlanması, hayatını kaybeden Eser Binen’in ailesini de umutlandırdı. Acılı anne Zöhre Binen (67), yaşadıkları acının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, gözyaşları içinde şu ifadeleri kullandı: "Katiller bulunmadı, ben ona yanıyorum. Sanki yer yarıldı, içine girdiler. Olay mezarlıkta oldu. Benim oğlum hayatta bir yere gitmezdi. Nasıl olduysa Ufuk götürmüş. Her gün ölüp ölüp diriliyorum.Hastalandım, ne hallere geldim. Önce Rabbime, sonra Adalet Bakanı’na güveniyorum. İnşallah failler yakalanacak. Bazı olaylar çözüldü, failler yakalandığı için seviniyorum. İnşallah bizim failler de yakalanır. Televizyonda çıkan haberi gördük, ’inşallah bizim de katiller bulunur’ dedik. Rabbim oğlumun kanını yerde bırakmasın." Anne her gün mezara gittiğini belirterek, "Yaz kış demeden gidiyordum ama artık hastalandım, aşağıya bile inemiyorum. Hayalleri vardı; bir evi olsun, evlenip çocuk sahibi olmak istiyordu. Evini yaptırmıştı ama hiç oturamadı" dedi.