GENEL - 14 Haziran 2023 Çarşamba 19:30

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında İmamoğlu’na eleştiri

A
A
A
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında İmamoğlu’na eleştiri

AK Parti İstanbul Meclis Üyesi ve Çevre, Yenilenebilir Enerji ve İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı Sadullah Hasanoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu’nu eleştirerek ”İstanbul’da sel olur başkan Bodrum’da, deprem olur başkan kayakta, kar yağar başkan balıkçı da, yangın olur 70 saat Başakşehir’de söndürülemez başkan Haliç’te.

AK Parti İstanbul Meclis Üyesi ve Çevre, Yenilenebilir Enerji ve İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı Sadullah Hasanoğlu, İBB Başkanı İmamoğlu’nu eleştirerek ”İstanbul’da sel olur başkan Bodrum’da, deprem olur başkan kayakta, kar yağar başkan balıkçı da, yangın olur 70 saat Başakşehir’de söndürülemez başkan Haliç’te.” dedi.



İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Haziran ayı toplantısının üçüncü oturumu İBB Saraçhane Başkanlık binasında gerçekleştirildi. Toplantı, geçen birleşime ait tutanakların okunmasıyla başladı. Toplantıda, AK Parti’li Meclis Üyesi ve Çevre, Yenilenebilir Enerji ve İklim Değişikliği Komisyonu Başkanı Sadullah Hasanoğlu kürsüye gelerek bir konuşma gerçekleştirdi. Hasanoğlu, konuşmasında Başakşehir’de çıkan yangına günler sonra incelemede bulunmaya giden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na eleştirilerde bulundu.



“Ekrem Bey yaklaşık 25 yıl geriden geliyor”


Haliç’in eskiden çok kötü bir halde olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı zamanında Haliç’i temizlediğini dile getiren Hasanoğlu, İmamoğlu’nun Haliç ile ilgili yeni bir algı oyunu yaptığını belirterek, "İmamoğlu Haliç’te bir tören düzenliyor ve orada ’Haliç cazibe merkezi haline geliyor’ diyor. Ne zaman söylüyor, 2 gün önce. Kim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı. Diyor ki, ‘Haliç’te burası su sporları ile, kano yarışları ile cazibe merkezi oluyor.’ Haliç’te yelken yarışları, Haliç’te kano yarışları, su sporları ilk kez ne zaman yapıldı? 2000, 2001 yılında. Ekrem Bey, yaklaşık 25 yıl geriden geliyor. İstanbul’da sel olur, başkan Bodrum’da, deprem olur başkan kayakta, kar yağar, başkan balıkçı da, yangın olur 70 saat Başakşehir’de söndürülemez, başkan Haliç’te. Ah, ah, ah... Sayın Cumhurbaşkanımız geldi. İstanbul kahramanını buldu. Müthiş bir meydan okumayla ben bu Haliç’i temizleyeceğim, dedi. 5 milyon metreküp çamur, 100 binlerce kamyonla alındı. Hem de İstanbul görmeden, özel bir sistemle taş ocaklarına taşındı" ifadelerini kullandı.



Gündem dışı konuşmalar esnasında tartışma çıktı. Söz hakkı konusuyla ilgili Meclis 1’inci Başkanvekili Zeynel Abidin Okul ile tartışma yaşayan CHP’li meclis üyeleri salonu terk etti. Ardından ise AK Parti’li meclis üyeleri salonu terk etti. Gündem dışı konuşmaların devam etmesiyle meclisteki tansiyonda düştü ve iki grupta salondaki yerlerini tekrardan aldı. Gündem dışı konuşmaların tamamlanmasının ardından 3. oturum için belirlenen gündem maddeleri salonda hazır bulunan meclis üyelerinin oyuna Meclis 1’inci Başkanvekili Zeynel Abidin Okul tarafından sunuldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Göç İdaresi Başkanlığı uluslararası öğrencilerle iftar yemeğinde bir araya geldi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için iftar programı düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrenciler için Ankara Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen iftar programı düzenlendi. Birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı buluşmada, Göç İdaresi yönetimi öğrencilerle iftar sofrasında bir araya gelerek misafirleriyle yakından ilgilendi. Samimi bir ortamda geçen görüşmelerde Türkiye’nin misafirperverliğine dikkat çekilirken öğrencilerin deneyimleri ve talepleri de doğrudan dinleme fırsatı bulundu. "Gönül bağınızı koparmayın" İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, yaptığı konuşmada uluslararası öğrencilere yönelik geleceklerini inşa ederken üzerinde yükselecekleri yapının iki sağlam ayağının olması gerektiğini belirtti. Bakan Yardımcısı Cangir, "Bu köprünün ilk ayağı, şu an üniversite veya yüksek lisans eğitimi aldığınız ülkemiz Türkiye’dir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sağlanan kolaylıklardan faydalanarak burada kalmanızdan ve kariyerinize Türkiye’de devam etmenizden büyük memnuniyet duyarız. Ancak rotanız neresi olursa olsun, sizlerden istirhamımız bu ayağı her zaman sağlam tutmanızdır. Mezuniyet sonrası kendi ülkenize dönseniz veya üçüncü bir ülkeye gitseniz dahi burayı unutmayın; kendi aranızdaki iletişimi ve Türkiye ile olan hem gönül hem de fiziki bağınızı koparmayın. Bu sürekliliğin hem sizler hem de bizler için son derece kıymetli olacağına inanıyorum" diye konuştu. Köprünün ikinci ayağının öğrencilerin anavatanları olduğunu vurgulayan Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burayı ikinci vatanınız olarak görseniz de kendi topraklarınıza dönme arzusunda olmanız, oraya hizmet etme gayesi taşımanız son derece doğal ve ulvi bir amaçtır. Ancak kendi ülkenize yerleşseniz bile Türkiye ile olan ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilerinizi devam ettirmenizi özellikle rica ediyorum. Nerede olursanız olun, kurduğunuz bu bağları korumanız, ülkelerimiz arasındaki dostluk köprüsünü her zaman diri tutacaktır." "415 bin öğrenciye hızlı hizmet" Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök ise konuşmasında öğrencilere hitap ederek, "Evinizden, ailenizden, sevdiklerinizden ve ülkenizden kilometrelerce uzakta olsanız bile, Göç İdaresi Başkanlığı olarak sizlerin yanında bulunmaktan ve sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz" dedi. Kök, Ankara’daki üniversitelerde eğitim gören öğrencilerle iftar sofrasını paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugün burada sizlerle bir iftar sofrasını paylaşıyor, dostluğumuzu geliştiriyor ve aynı zamanda ortak geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl ile kurum yöneticileri ve uluslararası öğrenciler katıldı.
Elazığ FHGC’den yapay zekanın kötü kullanımına tepki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC), özellikle yapay zeka teknolojilerinin son zamanlarda kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığını ve yeni bir tehdit alanı oluşturduğunu aktardı. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) yapay zeka kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu. FHGC’den yapılan açıklamada, "Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya mecralarında sahte hesaplar üzerinden yapılan belaltı yazışmalar, iftiralar, hakaretler, montaj içerikler ve itibar suikastları ne yazık ki artış göstermiştir. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılarak ses, görüntü ve metin üzerinden kurgu içerikler üretilmesi; kamuoyunu yanıltmaya ve hedef gösterilen kişileri itibarsızlaştırmaya yönelik yeni bir tehdit alanı oluşturmuştur. Kimliği belirsiz hesaplardan yürütülen bu kirli faaliyetler; yalnızca hedef alınan kişi ve kurumları değil, toplumun huzurunu ve kamu vicdanını da derinden yaralamaktadır. FHGC olarak; özellikle son günlerde Elazığ’da bürokratlara, siyasilere ve iş dünyasının temsilcilerine yönelik sahte hesaplar üzerinden yürütülen şantaj, montaj, yapay zeka destekli kurgu içerikler ve karalama girişimlerini şiddetle kınıyoruz. Bu tür girişimler, Elazığ kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara sebep olmakta ve telafisi güç sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır.Daha önce de benzer olayların yaşandığı, birçok kişinin fake hesaplar üzerinden hakaret ve iftiralara maruz kaldığı bilinmektedir" denildi. Açıklamanın devamımda, "Bugün gelinen noktada ise yapay zeka araçları kullanılarak gerçekle ilgisi olmayan içeriklerin üretilmesi, meselenin boyutunu daha da tehlikeli bir aşamaya taşımıştır. Bu durum, sadece bireysel hak ihlali değil; aynı zamanda toplumsal güven ortamına yönelik organize bir saldırı niteliği taşımaktadır. Basın meslek ilkeleri; doğruluk, sorumluluk ve kamu yararı esasına dayanır. Sahte hesaplar ve yapay zeka ile kurgulanan algı operasyonları ise basın özgürlüğüyle değil; açıkça suç ve ahlaki sorumluluk eksikliğiyle ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca bireylerin değil, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda açık ve net bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda FHGC olarak: Sahte hesaplar üzerinden yürütülen her türlü iftira, hakaret ve itibar suikastını kınıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin kötüye kullanılarak kamuoyunun manipüle edilmesini kabul edilemez buluyoruz. Hukukun ortaya çıkaracağı her türlü gerçeğin takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Güvenlik birimlerimizin süreci hassasiyetle yürüttüğüne ve bu tür organize girişimlerin çökertileceğine olan inancımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Yasal düzenlemelerin varlığını biliyoruz; ancak hukuki süreçlerin tamamlanmasını beklemeden, toplum vicdanının bu tür karanlık faaliyetleri asla kabul etmeyeceğini açıkça ifade ediyoruz. Elazığ’ın sağduyulu insanlarının bu kirli yöntemlere prim vermeyeceğine inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki; anonimlik arkasına saklanarak yapılan saldırılar ne cesaret ne de özgürlüktür. Gerçek cesaret, kimliğini gizlemeden doğruları savunabilmektir" ifadelerine yer verildi.