GENEL - 17 Haziran 2023 Cumartesi 15:48

Bakan Uraloğlu: "Maalesef İstanbul’da yerel yönetimin proje üretimi ve yatırım konusunda çok yavaş ve eksik kaldığını görüyoruz"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Maalesef İstanbul’da yerel yönetimin proje üretimi ve yatırım konusunda çok yavaş ve eksik kaldığını görüyoruz"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gayrettepe-Kağıthane Metrosu inceleme programına katıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gayrettepe-Kağıthane Metrosu inceleme programına katıldı. İncelemenin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Uraloğlu, "Maalesef İstanbul’da yerel yönetimin proje üretimi ve yatırım konusunda çok yavaş ve eksik kaldığını görüyoruz" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı Gayrettepe-Kağıthane etabını inceleme programına katıldı. Bakan Uraloğlu önce hattın dekorasyonunu inceledi, daha sonra protokol ile birlikte metroya binerek vatman koltuğuna geçti. Gayrettepe durağından Kağıthane durağına kadar metroyu kullanan Bakan Uraloğlu, oradaki incelemelerinin ardından metroyu tekrar Gayrettepe’ye kadar kullandı.



"Türkiye’nin en derin metro istasyonu olma özelliğine sahip Gayrettepe İstasyonu’nda çalışmalarda sona yaklaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz"


Yapılan incelemelerin ardından konuşan Bakan Uraloğlu, "Az önce hep birlikte ilklerin projesi, ülkemizin en hızlı metrosu Gayrettepe - İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe etabındaki saha çalışmalarımızı yerinde gördük ve inceledik. Bugüne kadar açılıştan itibaren 2 milyonun üstünde yolcu taşıdık, 20 dakika sefer sıklığı ile aylık ortalama 450 bin yolcuya hizmet verdik. Şimdi de önümüzdeki aylarda hizmete almak için aralıksız çalıştığımız hattımızın Gayrettepe İstasyonu’nu da içeren 3,5 kilometre uzunluğundaki Kağıthane-Gayrettepe etabındaki çalışmalarda sona yaklaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 72 metre derinliği ile Türkiye’nin en derin metro istasyonu olma özelliğine sahip Gayrettepe İstasyonu’nun hizmete alınmasıyla Havalimanı metro hattımız Metrobüs ve Yenikapı-Taksim-Hacıosman Metro Hattı ile entegre olacak" diye konuştu.



"İlk defa yerli ve milli imkanlarla geliştirilen sinyalizasyon sistemini bu metro hattımızda kullandık’’


Hattın erişilebilirlik fonksiyonunun gelişeceğini, aynı zamanda Şişli ve Beşiktaş’ta Kağıthane ve Eyüp ilçelerine metro ile bağlanmış olunacağını belirten Bakan Uraloğlu, "Proje ile Gayrettepe-İstanbul Havalimanı arası seyahat süresi 30 dakika, Göktürk-Mahmutbey arası 38 dakika, Tekstilkent-İstanbul Havalimanı arası 45 dakika, Taksim-İstanbul Havalimanı arası 41 dakika, Taksim-Göktürk arası 26 dakika ve 4. Levent-İstanbul Havalimanı arası 35 dakika olacak. İlk defa yerli ve milli imkanlarla, Bakanlığımızca desteklenen bir proje ile ASELSAN ve iş birliği içinde bulunduğu TÜBİTAK tarafından geliştirilen sinyalizasyon sistemini bu metro hattımızda kullandık. Artık metro hatlarımızın yapım aşamasından, elektrifikasyon ve sinyalizasyon aşamasına kadar her şeyimiz Türk teknik ve mühendisliğinin ürünü; milli ve yerli olacak. Bundan sonra yine tren sinyalizasyon ve ara yüz çalışmalarının yerli imkanlarla hayata geçireceğiz ve yerli elektrik sistemleri ve bataryalara sahip araçlar kullanacağız. Bunlar çok ama çok kıymetli kazanımlar" şeklinde konuştu.



"Hamaset dolu günübirlik tartışmalara ayıracak vaktimiz yok"


Bakan Uraloğlu, projeleri tamamlandığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İstanbul’un raylı sistem ağının yüzde 50’den fazlasını bitirmiş olacağını ve İstanbullu vatandaşların hizmetine sunacağını söyleyerek, "Biz son 21 yıl içerisinde Bakanlık olarak İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısına 665 milyar liranın üstünde yatırım yaptık. 212 buçuk milyar lira ile bu miktarın yüzde 32’sini İstanbul’un demir yolu ulaşım ağlarına harcadık ama maalesef İstanbul’da yerel yönetimin proje üretimi ve yatırım konusunda çok yavaş ve eksik kaldığını görüyoruz. Bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasetçiler, bürokratlar, hepimiz milletimize ve devletimize hizmet için varız. Hepimiz sorumluluk alanımızda elimizi taşın altına koymalıyız. Hamaset dolu günübirlik tartışmalara ayıracak vaktimiz yok. Bunların bir an evvel aşılması gerektiğini düşünüyorum. Hizmet odaklı olmalıyız. Herkes üzerine düşen görevi yapmalı" diye konuştu.



Erdoğan’a ve Karaismailoğlu’na teşekkür etti


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ettiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bu projenin başlangıcından bugüne kadar görev yapan bakan arkadaşlarımız var, özellikle Adil Karaismailoğlu Bakanımıza ben teşekkür ediyorum. Son olarak bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum, buradaki sinyalizasyon sistemlerini de biz ASELSAN’a çalıştırıyoruz. Gerçekten dünyadaki 5 firmanın bir tanesi olmuş oldu bu vesileyle. Bu da bizim gurur kaynağımızdır. Esasında biz kamu olarak bu projeleri şimdiye kadar hep destekledik. Türkiye’deki akıllı ulaşım sistemlerinin ilk denemesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki ücret toplama sistemleridir. Savunma sanayisinde dünya markası olan ASELSAN bugün de bizim raylı sistemlerimizdeki sinyalizasyonu yapıyor. Ben kendilerine Savunma Sanayii Başkanlığımıza da bu vesileyle teşekkür ediyorum. Tekrardan emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnşallah metronun açılışında sizlerle beraber oluruz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum’da kadınlar için hafta boyu programlar düzenlenecek Samsun’un Atakum Belediyesi öncülüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenecek programda, hafta boyunca kadın haklarına dikkat çeken etkinlikler gerçekleştirilecek. Belediyenin Özgecan Kadın Danışma Merkezi ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenecek etkinlikler, 3 Mart Salı günü farkındalık yürüyüşü ile başlıyor. Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde saat 11.00’de bir araya gelecek kadınlar, adımlarını kadın haklarına dikkat çekmek için atacak. Ata Sahne Sanat Merkezine kadar devam edecek yürüyüşü saat 11.30’da ’Balon Uçurma Etkinliği’, saat 12.00’de de ’Kadın Yolu Sergisi’nin açılışı takip edecek. Kadın emeğini gözler önüne serecek serginin ardından saat 12.30’da akustik konser, vatandaşlarla buluşacak. Kübra, Atakan ve Volkan üçlüsünün sahne alacağı programda, katılımcıları eşsiz bir müzik yolculuğu bekliyor. 4 Mart Çarşamba günü, ‘Kadın Kadına İlk Perde’ başlığı ile Yeşilyurt Sinema Salonunda kadınlara özel sinema gösterimi gerçekleştirilecek. 6 Mart Cuma günü düzenlenecek programda, saat 13.00’te ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışması yer alıyor. Üç ayrı gruptan oluşan yarışmada, bir grup üç kişiden oluşacak. Ödüller, kazanan grupta bulunan her üye için ayrı ayrı verilecek. Son başvuru tarihi 3 Mart Salı olarak açıklanan yarışmada finale kalanlara, çeşitli ödüller verilecek. 1. grup 5 bin TL hediye çeki ile ödüllendirilirken, 2. ve 3. grup yarışmacılarını Çakırlar Korusu Tesisi Restoranında kahvaltı ödülü alacak. "Atakum’da kadınların sesi daha yüksek çıkacak" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel program hakkında yaptığı açıklamada, "Tüm kadınların hak arayışı için sembol tarihlerden biri olan 8 Mart’ı kapsayan hafta, birbirinden anlamlı etkinlikleri halkımızla buluşturacağız. Atakum Belediyesi olarak ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarda kadınlarımızı destekleyen projelere öncelik veriyor, toplumsal hayatın her alanında tam katılımcı yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Özgecan Kadın Danışma Merkezimiz bu anlamda son derece önemli çalışmalara imza atıyor. Atakum Kent Konseyi iş birliğinde 8 Mart Dünya Kadın Emekçiler Gününe özel düzenlenen organizasyonla, kadınların sesini Atakum’da daha yüksek sesle duyurmaya devam edeceğiz. Etkinliklerimize, tüm halkımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bilecik Bilecik’te ’Avantajlı İmar Rantı’ iddiaları devam ediyor Bilecik’te geçtiğimiz Beşiktaş Mahallesi’nde yapılan ’18 Uyulması’ndaki usulsüzlük iddiaları devam ediyor. Bilecik’te 8 yıldır kanayan bir yara olan Ertuğrulgazi ve Beşiktaş Mahallesi’nde ’18 Uyulması’ sırasında bazı siyasi ve belediye çalışanları arsalarına ’Avantajlı İmar Rantı’ yapıldığı iddiaları ortaya atılmıştı. Bu iddialar sonrası Bilecik Belediye Başkanı harekete geçerek hemen soruşturma başlattı. Bilecik Belediyesi çalışanı İç Denetçi Kasım Uyar, ’Muhakkik’ (disiplin soruşturmalarında görevlendirilen ve soruşturmayı yürüten kişi) olarak görevlendirildi. Uyar, ilgili müdürlük ve birimde çalışana 8 personelin ifadesine başvurdu. Vatandaş dilekçe verdi Soruşturma bir vatandaşın belediye verdiği dilekçe sonrasında başladı. İddialara göre, bir vatandaşın arsası bir kalemde yeşil alana çevrilerek parselini almışlar, kendisine en alttan yer gösterilmiş. Bu olay sonrası vatandaş belediyeye dilekçe verirken, "Benim yerim yeşil alan oluyorsa, hemen yanındaki parsel kimin ki bu kadar titizlikle korundu. Diğer parsel neden dokunulmaz oluyor" ifadelerine yer verdi. Arazisi yeşil alana çevrilen şahıs dilekçesinde ayrıca, "Plan değişikliği kimin için yapıldı. Kimin arsası korunurken, kimin arsası gözden çıkarıldı. Hangi kriter, hangi kamu yararına. Bu işler öyle ’plan revizyonu’ deyip geçilecek konular değil. Bir parsel aşağı kaydırılırken, diğer parsel neden dokunulmaz oluyor" ifadelerine yer verdi.
Mersin Anamur’da miniklerden Ramazan dayanışması Mersin’in Anamur ilçesinde 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencileri, Ramazan ayı dolayısıyla ihtiyaç sahipleri için yardım kolisi hazırladı. Anamur İlçe Müftülüğüne bağlı Akdeniz Camii Müberra Mert 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini yaşamak ve yaşatmak amacıyla örnek bir sosyal sorumluluk çalışmasına imza attı. Kur’an Kursu öğreticisi Meryem Sağır rehberliğinde bir araya gelen minikler, ihtiyaç sahibi aileler için ’Ramazan iyilik kolisi’ hazırladı. Eğitim sürecinin bir parçası olarak paylaşma ve yardımlaşma değerlerini uygulamalı şekilde öğrenen öğrenciler, evlerinden getirdikleri temel gıda malzemelerini özenle kolilere yerleştirdi. Hazırlanan yardım paketleri, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Anamur Şubesine teslim edildi. Etkinlik kapsamında çocuklara Ramazan ayının anlamı, infak bilinci ve toplumsal dayanışmanın önemi de anlatıldı. Kolileri teslim alan Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, minik öğrencilerin sergilediği duyarlılığın takdire şayan olduğunu belirtti. Fidan, "Bu yaşta gösterilen yardımlaşma bilinci bizleri ziyadesiyle duygulandırdı. Paylaşmanın küçük yaşlarda öğrenilmesi, geleceğimiz adına umut vericidir. Bu anlamlı çalışmada emeği geçen öğrencilerimizi, ailelerini ve öğreticilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Ramazan’ın bereketini paylaşarak büyüten miniklerin örnek davranışı, ilçede takdir topladı.
Yalova Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 12 yıldan 36 yıla kadar hapsi istenmişti. Ailenin avukatları olayı kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğunu ifade etti. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., "silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" suçundan tutuklandı. İddianame jet hızıyla hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, iddianamenin "kasten yaralama" ve "kasten yaralamanın nitelikli hallerinden oluşturulduğuna dikkati çekerek, "İşin aslına baktığımızda kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfı da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade olursa olsun saygıyla yapılan bir eylemdir ve bu da kastan öldürmeye veya kastan öldürmeye teşebbüse vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar kasten yaralamadan bir işlem söz konusuysa da koşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz" dedi. Taylı, olaya karışan diğer şahıslara ilgili de girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Avukat Berika Kurt ise, adli tıptan gelecek raporlar ile öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını beklediklerini dile getirerek şöyle konuşu: "Abilerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Aylardır devam eden bir husumet, baskı, taşınmaya yönelik itme eylemleri de gerçekleştiği için aile iyi değil ama bu yönden de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek aileyi tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak."