GENEL - 30 Haziran 2023 Cuma 17:05

Bayram harçlıklarını toplayan çocuklar soluğu eğlence parkında aldı

A
A
A
Bayram harçlıklarını toplayan çocuklar soluğu eğlence parkında aldı

Kurban Bayramı’nı İstanbul’da geçiren aileler çocuklarıyla birlikte, Eyüpsultan’daki eğlence parkına akın etti.

Kurban Bayramı’nı İstanbul’da geçiren aileler çocuklarıyla birlikte, Eyüpsultan’daki eğlence parkına akın etti. Parktaki etkinliklere katılan çocuklar; dans gösterileri, oyunlar, sevilen kostüm karakterlerin yürüyüşü ve macera parkurlarıyla eğlenceli saatler geçirdi.


Kurban Bayramı’nı İstanbul’da geçiren aileler, çocuklarını keyifli vakit geçirmesi için Eyüpsultan’daki eğlence parkına götürdü. Bayram harçlıklarını alarak parka koşan minikler, gün boyu süren etkinlikler ve adrenalin dolu ünitelerle eğlenceli dakikalar geçirdi. Bazı minikler ise dans gösterileri izledi bazılar ise sevilen kostüm karakterlerin yürüyüşüne katıldı. Parkta macera parkurlarını tercih eden çocuklar da vardı. Aileler çocukların eğlendikleri anları cep telefonuyla görüntüledi. Aileler de kendileri için hazırlanan sürprizlerden yararlanarak bayramın tadını çıkardı.



"Tema parka geldik oyun oynuyoruz çok eğlenceli geçiyor"


Bayramda doyasıya eğlenen İnci Beren Gedikli, "Bu bayram benim için çok güzel geçiyor. Akrabalarınızı ziyaret ettik. Tema parka geldik oyun oynuyoruz, çok eğlenceli geçiyor" dedi. Zühre Bahar Gedikli ise "Tema parka geldik . Burada çok eğleniyorum. Adalet kulesine bindik. Her şeye bindik burada" ifadelerini kullandı.



"Bu bayramım çok güzel geçiyor"


Kurban Bayramı’nın çok güzel geçtiğini ifade eden Nil Deren Üregen, "Bu bayramım çok güzel geçiyor. Tema parkta çok güzel eğleniyoruz. Bir sürü aletlere bindik. Hepsi çok eğlenceli, benim için çok güzel geçiyor" şeklinde konuştu.



"İyi bayramlar herkese"


Gaziantep’ten İstanbul’a bayram tatili için gelen Defne Abacığlu, "Gaziantep’ten İstanbul’a eğlenmek için geldim. Çok güzel geçiyor, çok eğleniyoruz. Çok güzel geçiyor vakit. Hem öğreniyoruz, hem geziyoruz" ifadelerini kullandı.


Ece Abacıoğlu ise "İstanbul’a bayram için geldik. Biz kuzeniz. Evde oturmak istemediğimiz için buraya eğlenmeye geldik. Çok güzel, hızlı trene bineceğiz birazdan çok heyecanlıyım. İyi bayramlar herkese" dedi.



"Bayramda büyüklerimi ziyaret ettim ve harçlıklar topladım"


Bayramda yaptıklarını anlatan Zehra Eslem Emir ise, "Bayramda büyüklerimi ziyaret ettim, harçlıklar topladım. Bugün de eğlenmek için buraya geldim. Çok güzel bir yer. Burada geziyoruz, gördüğüm aletlere biniyorum. Çok eğlenceli, herkese tavsiye ederim" şeklinde konuştu.



"Çocukları bu güzel günde tema parka eğlendirmeye getirdik"


Çocuklarını eğlenmeleri için tema parka getiren anne Gülbahar Özen, "Bayramda İstanbul boşaldı diyorlar ama hala çok kalabalık, keyifli ve güzel. Çocukları bu güzel günde tema parka eğlendirmeye getirdik" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Avanos’ta kayıp şahsın ölümüyle ilgili davada tahliye kararı çıktı Nevşehir’in Avanos ilçesinde kaybolduktan 11 gün sonra cansız bedeni bulunan Azerbaycan uyruklu Hüseyin G.’nin ölümüyle ilgili davada tutuklu yargılanan sanık, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Sanık savunmasında "Alkol aldığım zaman sızıp kalıyorum. Bu nedenle hiç bir şey hatırlamıyorum" dedi. Olay, geçtiğimiz Eylül ayında Avanos ilçesinde meydana geldi. Azerbaycan uyruklu Hüseyin G.’den haber alamayan işvereni M.H., 5 Eylül’de polis merkezine giderek kayıp başvurusunda bulundu. Başvurunun ardından ekipler, cumhuriyet savcısının talimatıyla geniş çaplı arama ve kamera inceleme çalışması başlattı. Yapılan çalışmalarda Hüseyin G.’nin en son Yeni Mahalle’de arkadaşı İ.T.F. ile birlikte alkol aldığı tespit edildi. Saha çalışmalarını sürdüren ekipler, Hüseyin G.’nin cansız bedenini ilçe yakınlarındaki bir vadide buldu. Olayın ardından arkadaşı İ.T.F., "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına tutuklu sanık İ.T.F., avukatları ve yakınları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık İ.T.F., olay günü alkollü olduğunu belirterek, "Hüseyin’i evinden aldım. Birlikte alkol almaya devam ettik. Ben aracımda sızıp kalmışım. Uyandığımda Hüseyin yanımda yoktu. Ne olduğunu hatırlamıyorum. Kayıp olduğunu iki gün sonra öğrendim. Polise giderek birlikte alkol aldığımızı söyledim. Yapılan çalışmalarda, son bulunduğumuz yerin yakınında kayadan düşmüş olarak bulundu. Bu olayda herhangi bir kastım yok. Arama çalışmalarına da katıldım. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Tanık olarak dinlenen kişiler de sanığın sık sık alkol aldığını ve alkol aldıktan sonra bulunduğu yerde sızıp kaldığını ifade etti. Sanık avukatları ise müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak, "Kayıp ile cesedin bulunması arasında 11 gün bulunmaktadır. Müvekkilimiz bu süre içerisinde delilleri yok edebilirdi. Ancak emniyetle sürekli irtibat halinde olmuş ve arama çalışmalarına destek vermiştir. Tahliyesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İ.T.F.’nin adli kontrol şartıyla, günde iki kez imza vermek suretiyle tahliyesine karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı ile Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ortaklığında düzenlenen ‘NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma’ başlıklı panele katıldı. Burada açış konuşmasını yapan Duran, günümüzde uluslararası sistem açısında yeni bir konjonktürle karşı karşıya olunduğunu belirterek "NATO ittifakı tekrar güçlü bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıyadır. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda birbiriyle farklı başlıklarda kesişen çok sayıda krizin aynı anda yaşandığını; uluslararası sistemi ayakta tutan yapılarda ciddi kırılmaların meydana geldiğini görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşamaktadır. Geçici bir kriz döneminden çok kalıcı ve yapısal bir dönüşüm evresi olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç; yeni sorunları beraberinde getirdiği gibi, doğal olarak da yeni çözümlere olan ihtiyacı da perçinlemektedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye, NATO’ya ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir" Duran, Türkiye’nin NATO’ya katkı sunabilecek güçte olduğunu vurgulayarak "NATO’nun yapısal savaş ortamında kendini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO’ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir. Aynı şekilde NATO da Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok önemli bir ittifaktır" değerlendirmesinde bulundu. ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın küresel sistemde bir eskalasyon endişesini doğurduğunu belirten Duran, süren gerilimin, dünyanın farklı noktalarındaki krizleri de etkilediğini ve bu krizlerin çatışmalara evrilme ihtimalini canlı tuttuğunu ifade etti. "BM çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır" Duran, "Birleşmiş Milletler (BM), çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır. Sözünü ettiğimiz bu gelişmeler NATO’nun kendi içindeki dayanıklılığını ve iş birliğini tahkim etmesinin ne denli hayati olduğunu bizlere göstermektedir. NATO güçlü olduğu ölçüde müttefiklerinin güvenliğini temin edebilecek; dayanıklılığını geliştirdiği nispette krizlere yapıcı çözümler sunabilecektir. Türkiye bu anlamda NATO’nun en stratejik paydaşlarından biridir. Türkiye, ittifaka ‘istikrar’ başta olmak üzere farklı bağlamlarda kritik katkılar sağlayan bir ülkedir" diye konuştu. "Türkiye, NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır" Türkiye’nin jeopolitik konumu ve tarihsel bağlamı nedeniyle Ortadoğu’da sözü geçen bir aktör konumunda olduğunu aktaran Duran, "Aynı zamanda Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır. Bu güvenlik perspektifiyle ülkemiz; askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik alandaki tehditlerle iletişim sahasında oluşan riskleri bütüncül biçimde ele almakta, sert güç ve yumuşak gücünü entegre biçimde kullanarak güvenliğini tesis etmektedir" açıklamasında bulundu. "Her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz" Duran, Türkiye’nin, barış ve istikrarı esas alan dış politikasıyla bölgesinde bir bir barış yurdu olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, ABD ile İran arasında 2 haftalık ateşkesin sağlanmasına da ciddi katkılarda bulunmuştur. Aslında Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasinin tüm imkanlarını en baştan itibaren devreye sokmuştu. Liderler arasında diyalog kurma girişimi de dahil olmak üzere farklı inisiyatifleri ortaya koyduk. Tarafları İstanbul’da bir araya getirerek çatışma iklimine meydan vermemenin, barışı sağlamanın mücadelesini gösterdik. Bölge ülkeleriyle temasa geçerek farklılıkları minimum seviyeye düşürmeye çalıştık. Savaş başladıktan sonra ise, ABD ve İran ile doğrudan görüşmeler de dahil geniş bir diplomatik seferberlik ilan ettik. Savaşın bölgeye yayılmaması için bölge ülkeleriyle ikili temaslar gerçekleştirdik. 20’nin üzerinde küresel aktörle ikili temaslar gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz." "Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyoruz" Bölgede sağlanan ateşkese rağmen Netanyahu hükümetinin Lübnan’a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef aldığını anlatan Duran, "Türkiye olarak Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmesi gerektiğinizi hatırlatıyoruz Buraya kadar ele aldığımız tüm süreçler, Türkiye’nin küresel barış ve istikrar açısından ne kadar önemli bir aktör olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda NATO Zirvesi’nin bu yıl Ankara’da gerçekleşecek olması da ayrıca anlamlıdır. Böylesi stratejik önemi haiz bir ülkenin başkentinde liderlerin vereceği mesajlar, NATO’nun geleceği açısından büyük ölçüde belirleyici olacaktır" dedi. "Barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır" Dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurların çatışma ve savaşların bir parçası haline geldiğine dikkati çeken Duran, şu ifadeleri kullandı: "İletişim alanında hibrit tehditler ve bunların karşısında devletler, enformasyon trafiğinin tamamını kapsayacak bütüncül bir stratejik yaklaşımı ortadadır ve bunu benimsemek zorundayız. NATO da üye ülkelerin stratejik iletişim kapasitelerinin arttırılmasını öncelikleri arasına almıştır. Bugün NATO kapsamında dayanıklılığın pekişeceği yeni bir stratejik konumlanmadan söz edeceksek, mevcut küresel krizleri iletişim bağlamında da derinlemesine irdelememiz; bu alanda geliştirilecek iş birliği imkanları üzerine fikir teatilerinde bulunmamız gerekmektedir. Zira modern çağda barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi, mutlaka ama mutlaka hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır." Panel, açış konuşmalarının ardından ‘NATO ve Değişen Güvenlik ortamı’ ve ‘74’üncü yılında Türkiye-NATO Ortaklığı’ oturumlarıyla devam edecek.