POLİTİKA - 03 Mart 2012 Cumartesi 15:31

GÜRSEL TEKİN: "TÜRKİYE`DE DEVLET KRİZİ YAŞANMAKTADIR"

A
A
A
GÜRSEL TEKİN: "TÜRKİYE`DE DEVLET KRİZİ YAŞANMAKTADIR"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Türkiye’de çeşitli dönemlerde iktidar krizleri yaşandığına dikkat çekerek, "İktidar krizlerinin önemi yoktur. Biri gelir, bir başkası gider. Türkiye’de ilk kez devlet krizinin yaşandığını hepimizin bilmesi gerekiyor" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, partisinin Çekmeköy ilçe başkanlığını ziyaret ederek partililerle sohbet etti. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Tekin, 10-15 yıl önce merkez sağ ve solda çok farklı siyasi partilerin, toplumun çeşitli kesimlerinin yer aldığı sivil toplum örgütlerinin bir konuda birleşerek hak aradıklarını, ancak bugün bunların bittiğini ve toplumun sindirildiğini ifade etti.
"Bu kadar sorunların, sıkıntıların olduğu ve Türkiye’de ilk kez devlet krizinin yaşandığını hepimizin bilmesi gerekiyor" diyen Tekin, "Çeşitli dönemlerde iktidar krizleri yaşanmıştır. İktidar krizlerinin hiç bir önemi yoktur. Biri gelir, bir başkası gider ama bu ülkede devlet krizi varsa, devlet dediğiniz, asker, polis, istihbarat ve yargı. Bu dört kavram varsa devlet vardır. Bu dört kavram yoksa kabile devleti olursunuz. Devletin bu en önemli kurumlarında ciddi bir kavga varsa, burada kriz varsa işte
burada CHP’ye ihtiyaç var" şeklinde konuştu.
İktidarı eleştiren Tekin, "İktidarın son 10 yılına baktığımızda ne yazık ki kinle, nefretle siyaseti yönetmeye çalışıyorlar. Elbette ki eğitimde değişik tartışmalar olabilir. Değiştirilebilir, bunlar değişmez kurallar değillerdir. Ama özellikle 28 Şubat tarihine getirmeleri tamamen bir kindir, bir nefrettir, bir öfkedir" dedi.
Tekin, bir gazetecinin Adıyaman’da Alevi vatandaşların evlerinin işaretlenmesi iddialarına ilişkin sorusunu, "Tabi bu bize Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı hatırlatıyor. Ne yazık ki bir benzeri. Şimdi bakan bunu ufaltmaya çalışıyor, "Üç tane çocuktu, beş tane çocuktu" diye. Arkadaşlarımız gittiler bir çalışma yapıldı. Parlementoda sonuna kadar takip ediyoruz. Adıyaman’da olan, Adana’da olan çok acı dramlar var. Cumhuriyet Halk Partisi bunların hepsini yakinen takip ediyor. Ben 3 Şubat’ta Adana’da Pozantı
Cezaevi’ndeki bu rezaleti anlattığımda, bana yalanlama gelmişti. Şimdi yaşadığımız manzaralara bakın. Onuda bir bakan söylemişti. Şimdi bakan "Üç tane çocuk yapmıştır" diyor. Onun tüm araştırmaları yapılıyor. Sonuna kadar takipcisi olacağız" diyerek yanıtlandı.
Tekin CHP içerisinde kırgınlıklar yaşadıklarını da belirterek, "Son dönemde kabul etmek gerekir ki iç bünyede birbirimizi çok kırdık. Ben herhalde yirmiye yakın kurultay gördüm. Bütün bunlara geriye dönüp baktığımızda ’Acaba bu mücadelelerde elde ettiğimiz ne var’ diye kendi kendime düşündüğüm de hiç bir şey yok" şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta il güvenlik ve asayiş koordinasyon toplantısı yapıldı Kars’ta güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı "İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı" Vali Ziya Polat’ın başkanlığında gerçekleştirildi. İlgili kurum amirleri ve güvenlik birimlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, il genelinde yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin temini amacıyla emniyet ve jandarma birimlerince sürdürülen genel asayiş uygulamaları ele alındı. Özellikle suçun önlenmesine yönelik denetimler, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar, okul çevreleri ve umuma açık alanlarda yapılan kontroller ile trafik uygulamaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Kent genelinde gerçekleştirilen şok uygulamalar, sabit ve hareketli yol kontrolleri ile kamu düzeninin korunmasına yönelik alınan tedbirlerin etkinliği gözden geçirildi. Toplantının önemli başlıklarından biri de sınır güvenliği oldu. Sınır hattında alınan fiziki ve teknolojik tedbirler, devriye faaliyetleri ve koordinasyon çalışmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, tespit ve geri gönderme süreçleri ile insan kaçakçılığına yönelik operasyonlar ele alındı. İlgili birimler arası iş birliğinin artırılması ve mevcut tedbirlerin daha etkin hale getirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, Kars’ta huzur ve güven ortamının korunmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Vatandaşların güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Polat, kurumlar arası koordinasyonun önemine işaret etti. Toplantı, mevcut güvenlik stratejilerinin değerlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların yapılmasının ardından sona erdi. Kars’ta kamu düzeninin sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceği bildirildi.
Muğla Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki İstanbul Çekmeyeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in aynı okuldaki öğrenci tarafından bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybetmesine tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, eğitimcilere yönelik saldırıların yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek tepki gösterdi. Uçak yaptığı açıklamada, "Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır" dedi.