GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 10:11

15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi geliyor: TÜRGEV’in "Zorbalığı Engelle" projesi öne çıktı

A
A
A
15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi geliyor: TÜRGEV’in "Zorbalığı Engelle" projesi öne çıktı

TÜRGEV’in 2019’dan bu yana sahada ve dijital alanda yürüttüğü "Zorbalığı Engelle" Projesi 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesi Meclis gündemindeyken; çocukların dijital güvenliği, aile yapısının korunması ve zorbalıkla mücadelede öne çıkan çalışmalar arasında dikkat çekiyor.


Ailenin korunması ve çocukların sağlıklı gelişiminin toplumsal bir sorumluluk olarak öne çıktığı günümüzde, çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumaya yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin hazırlıklar sürüyor. Bu çerçevede, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından 2019 yılından bu yana sahada ve dijital alanda yürütülen "Zorbalığı Engelle" Projesi yeniden gündeme geldi.



Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya kullanımını da kapsayan torba yasa teklifinin ay sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilgili komisyona sevk edileceğini açıklaması, çocukların dijital güvenliğinin toplumun ortak meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların dijital güvenliği Meclis gündeminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından değerlendirmelerde bulunan Bakan Göktaş, yapılacak düzenlemenin temel amacının çocukları ve gençleri dijital mecralarda karşı karşıya kaldıkları zararlı içeriklerden korumak ve sosyal medya platformlarına bu konuda daha güçlü sorumluluklar yüklemek olduğunu vurguladı.



Göktaş, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarında hesap açmasının engellenmesini, zararlı içeriklere karşı etkili denetim ve filtreleme mekanizmalarının zorunlu hale getirilmesini hedeflediklerini belirterek, bu adımın çocukların ruhsal, ahlaki ve zihinsel gelişimini korumaya yönelik bir güvenlik kalkanı niteliği taşıdığını ifade etti. Sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının çocuklarda kaygı, içe kapanma, davranış bozuklukları ve değer erozyonuna yol açabildiğine dikkat çeken Göktaş, bazı suç ve istismar ağlarının da dijital platformlar üzerinden çocuklara ulaşabildiğini dile getirdi.



TÜRGEV’den uzun soluklu zorbalıkla mücadele


Gündeme gelen düzenleme, TÜRGEV tarafından 2019 yılında başlatılan ve uzun süredir kararlılıkla sürdürülen "Zorbalığı Engelle" Projesi’ni de yeniden öne çıkardı. "Akran Zorbalığını Önleme ve Müdahale Programı" kapsamında yürütülen proje, çocuklar ve gençlerin dijital ortamlarda maruz kaldıkları zorbalık, şiddet ve nefret diline karşı bilinç kazanmalarını hedefliyor. TÜRGEV Eğitim Hizmetleri Departmanı bünyesinde, Eğitim Politikaları ve Planlama Müdürlüğü ile Psikolojik Danışmanlık Merkezi (PDM) Koordinatörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında; akran zorbalığı ve siber zorbalık, dijital ortamlarda karşılaşılan riskler ile koruyucu ve önleyici psikososyal yaklaşımlar başlıklarında kapsamlı saha faaliyetleri gerçekleştirildi.



Sahada 2 bin 515 kişiye doğrudan ulaşıldı


Proje kapsamında bugüne kadar bin 813 öğrenciye yönelik yüz yüze psiko-eğitim programları düzenlenirken, 625 kişiye kamuya açık seminerler verildi. Ayrıca 77 eğitimci, yönetici ve uzmana yönelik akran zorbalığını önleme ve müdahale eğitimleri gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla sahada toplam 2 bin 515 kişiye doğrudan ulaşıldı.



Dijital alanda milyonlara ulaşan farkındalık


"Zorbalığı Engelle" Projesi kapsamında hazırlanan "Zorbalık Şimdi Çevrim İçi" tanıtım filmi 2,5 milyon, animasyon tanıtım filmi ise 2,4 milyon kez izlendi. Toplamda 4,9 milyon video görüntülenmesine ulaşan proje, sosyal medya platformlarında 30 bine yakın takipçiyle çocuklara, gençlere ve ailelere yönelik farkındalık çalışmalarını sürdürdü. Proje bünyesinde ayrıca çevrim içi zorbalık rehberi, 5 modüllük e-öğrenme programı, yönlendirici chatbot sistemi ve "Büyüyenlerin Hikâyeleri" adlı 9 bölümlük öğrenci podcast serisi de hayata geçirildi.



Toplumsal ve manevi değerlerle örtüşen saha deneyimi


Uzmanlar, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemelerinin yalnızca yasal tedbirlerle sınırlı kalmaması; aileyi, eğitimi, manevi değerleri ve toplumsal sorumluluk bilincini merkeze alan uzun soluklu çalışmalarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu çerçevede, TÜRGEV’in 2019’dan bu yana sürdürdüğü "Zorbalığı Engelle" Projesi, çocukların dijital dünyada karşılaştıkları risklere karşı sahadan elde edilen deneyim ve somut verilerle kamu politikalarına katkı sunan örnek çalışmalar arasında gösteriliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmanı uyardı: "El ve ayaklarda ani mavi-mor renk değişimlerine dikkat" Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, stres ve soğuk havalarda el ve ayak parmaklarında görülen ani mavi-mor renk değişikliklerinin Raynaud Fenomeni’nin habercisi olabileceğini belirterek, özellikle en sık genç kadınlarda ortaya çıktığını söyledi. Bazen stresli günlerde bazen de soğuk havalarda el ve/veya ayak parmak uçlarında oluşan mavi-mor renk değişikliklerin Raynaud Fenomeni (Sendromu) belirtisi olabileceğini söyleyen Liv Hospital Samsun’dan Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, önemli uyarılarda bulundu. Isı değişikliklerine ve strese bağlı olarak ortaya çıkan Raynaud Fenomeni’nin toplumda yüzde 3-5 gibi oranında görüldüğünü belirten Liv Hospital Samsun Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "Raynaud Sendromu’nun (RB) en önemli belirtisi, el ve/veya ayak parmak uçlarında bazen soğuğa maruz kalındığında bazen de stresle birlikte oluşan mavi-mor renk değişikliğidir. Hastalık kan damarlarında daralma sonucu ortaya çıkar. Normalde deriye giden kan damarları, soğuk havalarda ısı kaybını azaltmak için daralır. Ancak Raynaud hastalığında bu süreç uzar. Bir süre sonra kanlanmanın bozulmasına bağlı olarak damarlarda oksijen seviyesi düşer ve deride mavi-mor renk değişikliği olur. Bu mavi-mor renk değişikliğini takiben damarlarda bir genişleme meydana gelir. Ardından parmak uçları yeniden pembe-kırmızı hale döner" diye konuştu. "En sık genç kadınlarda ortaya çıkıyor" Raynaud hastalığının bazen tek başına oluşabileceğini ve beraberinde herhangi bir yandaş hastalık olmayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, buna birincil-primer RB (PRB) adını verildiğini vurguladı. Raynaud hastalığının başka bir hastalığın bir ön belirtisi şeklinde veya hastalığın seyri sırasında da ortaya çıkabildiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, buna da ikincil-sekonder RB (SRB) adını verildiğini belirtti. Raynaud hastalığının en sık genç kadınlarda gördüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "PRB’nin genetik bir yönü de vardır. PRB olanların yakınlarında da benzer belirtiler olabilir. PRB’de tedaviye cevap genellikle iyidir, önemli bir probleme yol açmaz" şeklinde konuştu. "Romaztizmalı hastalıklarla birlikte görülebilir" İkincil Raynaud sendromunun (SRB) sıklıkla sistemik skleroz (skleroderma), SLE, Sjögren sendromu, anti-fosfolipid sendrom, poli-dermatomyozit, romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmalı hastalıkların seyri sırasında da ortaya çıkabileceğini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "SRB, bunun dışında vücut savunma sisteminden kaynaklanan başka sistemlere ait hastalıklara da eşlik edebilir. Bazı hastalarda kulak kepçesi, burun, yüz, diz, meme uçları da etkilenebilir. Nadiren tüm kol ve bacakta da RB görülebilir. Parmaklarda renk değişiminin yanı sıra iğnelenme, uyuşma, ağrı olabilir. Eğer damarların daralma dönemi uzun sürerse dokular için tehlikeli olabilir. Kanlanma bozukluğuna bağlı parmak uçlarında yaralar gelişebilir" ifadelerini kullandı. Raynaud sendromunun tanısının hastanın tipik yakınmaları (parmaklarda soğuk ve stresle gelişen mavi-mor renk değişikliği, soğukluk, ağrı) ve hastanın muayenesi ile konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, şüphelenilen vakalarda değişik görüntüleme yöntemleri kullanılabileceğini ve benzer yakınmalara neden olan diğer sebeplerin dışlanması gerektiğinin altını çizdi.
Samsun İlkadım’da kar mesaisi: "Toplu taşıma tercih edilmeli" Samsun’un İlkadım Belediyesi, ilçede etkili olan kar yağışı nedeniyle gece-gündüz demeden karla mücadele çalışmalarını sürdürürken, vatandaşlara zorunlu olmadıkça özel araç yerine toplu taşıma araçlarını kullanmaları çağrısında bulundu. Samsun genelinde etkisini gösteren yoğun kar yağışı, İlkadım ilçesinin özellikle kırsal mahalleleri ile ilçe merkezindeki yüksek kesimlerde etkili oldu. İlkadım Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ulaşımın aksamaması ve olumsuzlukların yaşanmaması için kar yağışının etkili olduğu gece boyunca sahada görev yaptı. Kırsal mahallelerde iş makineleriyle yollar açılırken, ilçe merkezinde ise ara sokaklar ulaşıma uygun hale getirildi. "Toplu taşıma tercih edilmeli" Ekiplerin her duruma karşı hazır beklediğini belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Samsun’da beklenen kuvvetli kar yağışı ilçemizde de etkili oldu. Yağış başlamadan önce ekiplerimizi hazırladık. Karla birlikte ulaşımda sorun yaşanmaması ve günlük hayatın olumsuz etkilenmemesi için hızlı bir şekilde çalışmalara başladık. Gece boyunca yapılan çalışmalarla kırsal mahallelerimizin yollarını açtık, merkez mahallelerde ise ara sokakları ulaşıma açtık. İlkadım için her koşulda sahadayız. Kar yağışının sürdüğü ve sonrasında buzlanma ile don riskinin bulunduğu günlerde vatandaşlarımızdan can ve mal güvenlikleri için toplu taşıma araçlarını tercih etmelerini rica ediyoruz" dedi.
İzmir İzmir’de güvenlikleri darp edip banka aracını soydular İzmir’in Karabağlar ilçesinde bir bankaya ait para nakil aracının önünü kesen silahlı 2 soyguncu, araçtaki güvenlik görevlileriyle yaşanan uzun süreli arbedenin ardından yüklü miktarda parayı çalarak kayıplara karıştı. Görgü tanıklarını dinleyen ve kamera kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Olay, dün saat 23.00 sıralarında Karabağlar ilçesi Uzundere Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir bankaya ait para nakil aracı, kimliği henüz belirlenemeyen silahlı 2 şüpheli tarafından hedef alındı. Araçta bulunan 2 güvenlik görevlisi ile soyguncular arasında arbede çıktı. İddiaya göre, silahlı saldırganlar ile güvenlik görevlileri arasında yaklaşık 1 saat süren bir boğuşma yaşandı. Uzun süren arbedenin ardından güvenlik görevlilerinin darp edilerek baygınlık geçirdiği öne sürüldü. Güvenliklerin etkisiz hale gelmesini fırsat bilen şüpheliler, nakil aracında bulunan yüklü miktarda parayı alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan ve baygınlık geçiren güvenlik görevlilerine ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı. Olay yerini güvenlik şeridi ile kapatan polis ekipleri, araçta ve çevrede parmak izi incelemesi gerçekleştirdi. Soruşturmayı derinleştiren Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı bölgedeki görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu. Çevredeki güvenlik kameraları ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarını saniye saniye inceleyen ekipler, vurgunu yapıp kaçan 2 şüphelinin kimliklerinin tespiti ve yakalanması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Antalya Evlerinin yanışını gözyaşları içinde izledi Antalya’da bir gecekonduda çıkan yangında ev kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında evde kimse bulunmazken, olayı haber alarak gelen kız çocuğu daha önce ailesinin oturduğu evin yanışını gözyaşları içinde izledi. Yangın, saat 12.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi 1171 sokak üzerinde bulunan müstakil bir gecekonduda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cezaevinde tutuklu bulunan Hasan ismindeki bir şahsın evinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Evden dumanlar çıktığını gören komşular 112 Acil Çağrı Merkezini ararken, yangına kendi imkanları ile müdahale etti. İhbarla olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler sevk edildi. Verilen adrese kısa sürede gelen itfaiye ekipleri alevlerle kaplanan müstakil ikametteki yangını söndürmek için çalışma başlattı. Gözyaşları içinde izledi İtfaiye ekipleri yangının birbirine bitişik nizamda bulunan diğer müstakil evlere sıçramaması için büyük çaba harcarken yaklaşık 45 dakikalık müdahalenin ardından yangın kontrol altına alınarak soğutma çalışması yapıldı. Yangın sırasında evde kimsenin bulunmadığı öğrenilirken gecekondu kullanılamaz hale geldi. Olay anında babaannesi ile birlikte kaldığı öğrenilen ev sahibinin kızı yangını haber alarak adrese geldi. Evlerinin yanışını ve ekiplerin söndürme çalışmasını gözyaşları içinde izleyen küçük kızı komşuları sakinleştirdi.