GENEL - 05 Mart 2019 Salı 15:16

2. Nükleer Santraller Fuarı ve 6. Nükleer Santraller Zirvesi gerçekleşti

A
A
A
2. Nükleer Santraller Fuarı ve 6. Nükleer Santraller Zirvesi gerçekleşti

Nükleer Enerji sektöründeki en son gelişmeler, 6.

Nükleer Enerji sektöründeki en son gelişmeler, 6. düzenlenen Nükleer Santraller Zirvesi’nde ele alındı. Zirvede açıklamalarda bulunan Akkuyu Nükleer AŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko, “Enerji Nükleer Santralinin projesinin gerçekleştirilmesinde hali hazırda 500 kişi istihdam edilmektedir. Personel sayısı 2019 yılının sonunda Bin 900 yüz kişiyi 2023’te de 9 bini geçmiş olacaktır” dedi.


İkinci Nükleer Santraller Fuarı ve 6. Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul Pullman Airport Otel’de gerçekleşti. Zirvede Rosatom Energy International A.Ş. Proje Yönetiminden Sorumlu Birinci Genel Müdür Yardımcısı ve Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko ile Rosatom Yakın Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Temsilciliği Genel Müdür Yardımcısı Aleksandr Voronkov basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.


“2019 yılının sonuna kadar işe alımlarımız devam edecek”


Enerji Nükleer Santralinin projesinin gerçekleştirilmesinde halen hazırda 500 kişinin istihdam edildiğini açıklayan Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Anton Dedusenko, “İlaveten 800 kişi inşaatın yapıldığı sahada istihdam edilmektedir. 2019 yılının sonuna kadar işe alımlarımız devam edecek. Personel sayısı 2019 yılının sonunda bin 900 yüz kişiye çıkacaktır. Zirve dönemine denk gelen 2023’ü konuşmak gerekirse o dönemde çalışanlarımızın sayısı 9 bini geçmiş olacaktır” dedi.


“Yüzde 90’ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır”


Personel sayısının büyük çoğunluğunun Türkiye’den olduğunu vurgulayan Dedusenko, “İnşaat sahasında istihdam edilen personelimizin yüzde 90’ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Elektrik üretiminde maliyetler artmakta olduğu için elektrik maliyetlerinde artış gerekmektedir. İlk başladığımız maliyetten şu an da maliyette ne olur diye soracak olursanız; malzemelere ve gereken ekipmanlar da fiyat artışı olduğu için bir miktar enflasyonla oranında hareketle bir değişiklik olacaktır. İmzalanan hükumetler arası anlaşmaya göre ilk elektrik üretimi lisans alındıktan 7 sene sonra başlaması gerekir. Fakat Türk ve Rus tarafının ortaklığı, birbirileriyle anlaşması içerisinde biz geçen sene ilkbahar aylarında ilk ünitemizin standını almış bulunmaktayız. Bu 7 seneyi beklemeden daha erken sürede ilk üniteyi devralmayı işletmeye almayı planlamaktayız” diye konuştu.


“Gelirin Yüzde 20’sini Türkiye’ye ödeyeceğiz”


Türkiye’nin Akkuyu NGS’ye kilovatsaat başı 12,35 dolar/cent alım garantisi ödeyeceğini, ilk ünitenin devreye alınmasının planlandığı 2023’te Türkiye’deki elektrik fiyatları daha yüksek olsa da bu fiyatın artmayacağını ifade eden Dedusenko, “Türkiye’deki elektrik fiyatlarına ileriye dönük baktığımızda artışları dikkate almak gerekirse Özellikle yenilenebilir enerjide belirtilen tarife belli olduğu sürece, o tarifenin altına düşmesi söz konusu olmuyor. Bu bizim proje için de geçerli. Proje şirketimiz elektrik üretiminin gelirinden yüzde 20’sini Türkiye tarafına ödeyeceği için tarife ne kadar yüksek olursa, Türkiye’nin bizden alacağı gelir de o kadar yüksek olacak" ifadelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.