ÇEVRE - 25 Mart 2026 Çarşamba 09:41

"2070’te musluklar ‘antik’ olacak": Geleceğin Su Müzesi İstanbul’da açıldı

A
A
A

Gökkuşağı Koleji, su krizine dikkat çekmek ve genç nesillerde farkındalık oluşturmak amacıyla hazırladığı ‘Geleceğin Su Müzesi 2070’ projesini İstanbul Gelişim Üniversitesi akademik desteğiyle hayata geçirdi. Dünya Su Günü kapsamında kapılarını açan proje, ziyaretçileri 2070 yılına götürerek suyun geleceğine dair bir tablo ortaya koydu.

‘Geç Kalmış Bir Gelecekten Davet’ temasıyla hazırlanan müzede, su kıtlığının artık yalnızca geleceğin değil bugünün en acil sorunlarından biri olduğu vurgulandı. Cambridge Assessment International Education eğitim vizyonu doğrultusunda geliştirilen proje, öğrencilerin küresel sorunlara karşı bilinç kazanmasını hedefliyor. Gökkuşağı Koleji Beylikdüzü Kampüsü’nde açılan ve 27 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek olan müzenin açılışına; United Nations, Beylikdüzü Sanayi ve İşadamları Derneği (BEYSİAD), TEMA Vakfı ve belediyeden temsilciler katıldı.

Karşılaşılabilecek senaryoları deneyimleme imkânı

‘Antik Musluk Arşivi’, ‘Sanal Su Maliyeti Vitrinleri’ ve ‘Su Ayak İzi Ölçümleme İstasyonları’ gibi tematik alanların yer aldığı müze, ziyaretçilere suyun bilinçsiz tüketimi halinde gelecekte karşılaşılabilecek senaryoları deneyimleme imkânı sundu. Projenin, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu yapısı da dikkat çekti.

"2070’te bugün kullandığımız su, bir müze objesi olabilir"

Gökkuşağı Koleji Beylikdüzü Kampüsü İlkokul Müdürü Pınar Çalış, projenin amacının öğrencileri geleceğe hazırlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Bugün Dünya Su Günü kapsamında ziyaretçilerimizi 2070 yılına götürdük. Çünkü biz öğrencilerimizi sadece bugüne değil, sürdürülebilir bir geleceğe hazırlıyoruz. Bu süreçte onların sorumluluklarının farkına varmalarını istiyoruz. Birleşmiş Milletler’in kalkınma hedeflerini eğitim programlarımızın bir parçası haline getiriyoruz."

Müzede yer alan çalışmalarla suyun değerine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Çalış, "Bugün sıradan bir şekilde kullandığımız musluklar, 2070 yılında ‘antik’ bir eser haline gelebilir. Aynı şekilde, tüketip yarım bıraktığımız pet şişeler bile gelecekte sergilenen objeler olabilir. Bu örneklerle suyun kıymetini anlatmayı amaçlıyoruz" dedi.

"Su yoksa hayat yok"

Beylikdüzü TEMA Vakfı Temsilcisi Ümran Can Karter ise projenin etkileyici bir farkındalık oluşturduğunu belirtti.

"Biz ‘Su yoksa hayat yok’ diyoruz. Müze, bugünden yarına nasıl gidileceğini çok etkileyici şekilde anlatıyor. Çocukların ortaya koyduğu çalışma gerçekten çok başarılı" ifadelerini kullanan Karter, sürdürülebilir yaşam için tüketimin azaltılması gerektiğine dikkat çekti.

Su, hava ve toprağın korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Karter, "Günümüzde ciddi bir tüketim çılgınlığı var. Sürekli yeni ürünler almak yerine daha bilinçli tüketmeliyiz. Enerji kullanımında tasarruf etmeli, toplu taşıma ve bisiklet kullanımını artırmalıyız. Çünkü sağlıklı bir gelecek için doğayı korumak zorundayız" diye konuştu. Proje, hem öğrencilerin hazırladığı çalışmalar hem de verdiği güçlü mesajlarla, su krizine karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başkanı Köymen, spor yapan kadınlarla buluştu Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, belediyeye bağlı Yalçın Kızılay Kapalı Spor Merkezi’ndeki spor derslerine katılan kadınlarla bir araya geldi. Kadınlarla tek tek ilgilenen Başkan Köymen, "Maltepe’de Yaşam Var derken özellikle kadınlar, gençler ve çocuklar için yola çıktığımızı söylemiştik. İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde, zor şartlarda yanınızda olmamız, buralarda nefes almanız ve her şeyden önce sağlıklı, zinde ve mutlu hissetmeniz bizler için oldukça önemli" dedi. Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, Maltepe Belediyesi’ne bağlı Yalçın Kızılay Kapalı Spor Merkezi’nde kadınlara yönelik ücretsiz verilen spor derslerine konuk oldu. Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğü’nce fonksiyonel antrenman, pilates, yoga ve crunch dallarında hafta içi her gün düzenlenen kurslara katılan kadınlarla bir araya gelen Başkan Köymen, onlarla tek tek ilgilendi ve sorunlarını dinledi. "’Maltepe’de Yaşam Var’ dememizin amacı buydu" Sporun birleştirici ve kaynaştırıcı gücüne vurgu yapan Başkan Köymen, "Maltepe’de Yaşam Var derken özellikle kadınlar, gençler ve çocuklar için yola çıktığımızı söylemiştik. Burada çalışan, çalışmayan birçok kadın spor için bir araya geliyor. Bu anlamda spor kaynaşmamız, birlik olmamız için önemli bir alan ve biz de bu alanda çalışma yapmaya devam ediyoruz. İmkanlarımız dahilinde sizlere birçok spor hizmetini sunmak için çalışıyoruz. Burada dayanışmayı yükseltmeniz, sizlerin güçlü duruşunu görmemiz bizlere umut vaat ediyor çünkü spor güçlendirir" diye konuştu. Mutlu bir Maltepe için sporun önemine de değinen Başkan Köymen, "İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde, zor şartlarda yanınızda olmamız, buralarda nefes almanız ve her şeyden önce sağlıklı, zinde ve mutlu hissetmeniz bizler için oldukça önemli. Bu anlamda burada olan herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Merkezde incelemelerde de bulanan Başkan Köymen, yenilenecek alanlarla ilgili bilgi aldı.
Manisa Manisa CBÜ’ye "Beslenme Dostu İş Yeri" belgesi Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü program kapsamında kriterleri karşılayarak "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri" belgesi almaya hak kazandı. Manisa CBÜ Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Programı" kapsamında Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kriterleri başarıyla karşılayarak belge almaya hak kazandı. Belge, Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren ve beraberindeki heyet tarafından, Rektör Prof. Dr. Rana Kibar’a takdim edildi. Rektörlük makamında gerçekleştirilen törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Çetin, Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer ile Genel Sekreter Erhan Doğan da katıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından, çalışanların sağlıklı yaşam davranışlarını destekleyen bir iş ortamı oluşturmak amacıyla hazırlanan "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Uygulama Rehberi" doğrultusunda yürütülen program; iş yerlerinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, fiziksel aktivitenin artırılması ve sağlıklı yaşam kültürünün geliştirilmesini amaçlıyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, kampüs genelinde düzenlenen spor etkinlikleri, hareketli yaşamı destekleyen alan düzenlemeleri, bilinçlendirme faaliyetleri ve sağlıklı beslenmeye yönelik uygulamalarıyla, çalışan sağlığını önceliklendiren örnek bir kurum konumunda. Sağlıklı beslenme ve aktif yaşam kültürünü kurumsal bir politika olarak benimseyen Manisa Celal Bayar Üniversitesi bu anlayışı sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda geliştirmeye devam ediyor. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, üniversitenin "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri" belgesi almaya hak kazanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Üniversitemizin, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen bu program kapsamında belge almaya layık görülmesi, çalışanlarımızın sağlığını önceleyen yaklaşımımızın önemli bir göstergesidir. Kampüslerimizde hayata geçirdiğimiz uygulamalarla sağlıklı yaşam kültürünü güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte katkı sunan başta Manisa İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, üniversite olarak bu alandaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Kocaeli’de çiftçinin yüzünü güldüren destekler rakamlara yansıdı Kocaeli’de tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla 2019-2026 yılları arasında hayata geçirilen 95 proje kapsamında üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon lira destek verildiği bildirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticilerin girdi maliyetlerini düşürerek üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla yürütülen tarımsal destek programlarının verileri paylaşıldı. Açıklamaya göre, 2019 yılından 2026 Şubat ayına kadar geçen 7 yıllık süreçte tarım ve hayvancılık alanında 95 ayrı proje hayata geçirildi. En büyük pay gübre, mazot ve yem bitkisine Tarımsal destek programında üreticilerin en temel maliyet kalemleri olan gübre ve mazot destekleri öne çıktı. Bu kapsamda 7 yılda 10 bin 250 çiftçiye 203 milyon lira değerinde gübre, 16 bin 500 çiftçiye ise 208 milyon lira değerinde toplam 7,6 milyon litre mazot desteği sağlandı. Hayvancılığın sürdürülebilirliği için uygulanan yem bitkisi tohumu desteği kapsamında ise 7 bin 500 çiftçiye 295 milyon lira maliyetle 9 bin 950 ton tohum dağıtıldı. Bu yıl uygulanan yüzde 50 hibeli "Zirai Gübre Destek Projesi" ile 10 ilçe ve 277 mahalledeki 5 bin çiftçiye yaklaşık 48 milyon lira maliyetle 1850 ton gübre temin edilerek, 74 bin dekar meyve, sebze ve fındık bahçesi destek kapsamına alındı. Sadece Kartepe ilçesinde yürütülen projelerden ise 2 bin 500 çiftçi 53 milyon liralık destekten faydalandı. Tıbbi aromatik bitkiler ve seracılık Açıklamada, katma değeri yüksek üretimi artırmak amacıyla uygulanan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Projesi (TABİP) kapsamında 700 dekar alana 5,5 milyon fide dikildiği ve 80,5 milyon lira destek sağlanan projeden geçen yıl 176 ton ürün elde edildiği aktarıldı. Seracılığın geliştirilmesi çalışmaları kapsamında ise 68,5 milyon liralık kaynakla 207 sera kurulurken, 1400 üreticiye sera naylonu desteği verildi. Hayvancılık alanında da 310 üreticiye 76 bin tavuk, 343 çiftçiye damızlık koç, 18 işletmeye damızlık manda, arıcılara da ekipman ve şeker desteği sunuldu. Tarımsal sulama altyapısına yönelik üç etap halinde gerçekleştirilen iletim hattı, hidrant yapıları, terfi merkezleri ve su depoları inşası için de 525 milyon liralık yatırım yapıldığı belirtildi.