SPOR - 21 Ocak 2026 Çarşamba 12:01

25. Kış Olimpiyat Oyunları’nda 8 Türk sporcu yer alacak

A
A
A
25. Kış Olimpiyat Oyunları’nda 8 Türk sporcu yer alacak

İtalya’nın Milano ve Cortina şehirlerinde 6-22 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek 25. Kış Olimpiyat Oyunları’na Team Türkiye, 8 sporcuyla katılacak.


Milano Cortina 2026’ya 16 gün kala Oyunlarda Türkiye’yi temsil edecek sporcular belli oldu. Alp disiplini kadınlarda Ada Hasırcı ve erkeklerde Thomas Kaan Önol Lang, kayakla atlama erkeklerde Fatih Arda İpcioğlu ile Muhammed Ali Bedir, kayaklı koşu kadınlarda İrem Dursun ve erkeklerde Abdullah Yılmaz, kısa kulvar sürat pateni erkeklerde ise Denis Örs ve Furkan Akar temsil edecek.



Kış Olimpiyat Oyunları’nda Team Türkiye


Türkiye, Kış Olimpiyat Oyunları’na ilk kez Garmisch-Partenkirchen 1936’da alp disiplininde Nazım Aslangil ve Ülker Pamir; kayaklı koşuda Cemal Tigin ve Sadri Erkılıç; hem alp disiplini hem kayaklı koşudda ise Mehmet Şevki Karman ve Reşat Erceş ile katıldı. Oyunlara katılma başarısı gösteren ilk kadın milli sporcu ise Salt Lake 2002’de kayaklı koşuda yarışan Kelime Aydın Çetinkaya oldu. Kelime Aydın Çetinkaya, Torino 2006, Vancouver 2010 ve Sochi 2014’te de yarışarak dört kez olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etti ve Kış Oyunları’nda en çok kez yarışan kadın milli sporcu olmayı başardı.


Tuğba Karademir, Torino 2006’da artistik buz pateninde mücadele ederek, bu dalda Türkiye’yi Olimpiyat Oyunları’nda temsil eden ilk sporcu ünvanını aldı. Aynı organizasyonda Duygu Ulusoy da alp disiplinindeki ilk kadın milli kayakçı olarak kayıtlara geçti. Sochi 2014’te artistik buz patenciler Alper Uçar ve Alisa Agafonova, buz dansında yarışan ilk milli sporcular oldu.


Fatih Arda İpcioğlu PyeongChang 2018 Kış Olimpiyatları’nda kayakla atlama spor dalında mücadele ederek bu alanda olimpiyatlara katılan ilk Türk sporcu ünvanını aldı. Türkiye ayrıca aynı yıl ilk kez Kış Olimpiyatları’nda dört farklı spor dalında mücadele etti.


Kış Olimpiyat Oyunları tarihinde, ilk 8’e giren ilk isim olan Furkan Akar, kısa kulvar sürat pateni 1.000 metrede 6. sırayı alarak bir ilke imza attı. Böylelikle Türkiye’nin Kış Olimpiyatları tarihindeki en başarılı sonucu Beijing 2022 Kış Olimpiyat Oyunları’nda elde edildi.



İtalya, 3. kez düzenleyecek


Daha önce Cortina d’Ampezzo 1956 ve Torino 2006 ile Kış Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapan İtalya, Milano-Cortina 2026 ile Kış Oyunları’nı 3. kez düzenleyecek. Kış Oyuncuları’nda; alp disiplini, artistik buz pateni, biatlon, buz hokeyi, curling, dağ kayağı, kayakla atlama, kayaklı koşu, kısa kulvar sürat pateni, kızak (luge), kuzey kombine, serbest stil kayak, skeleton, snowboard, sürat pateni ve yarış kızağı (bobsleigh) olmak üzere 16 olimpik spor dalında düzenlenecek ve 116 madalya yarışması yapılacak. Oyunlarda ilk kez spor dallarına göre dağılmış şekilde 6 farklı Olimpiyat Köyü kullanılacak.



Açılış töreni 6 Şubat’ta yapılacak


Olimpiyat tarihinde bir ilk olarak açılış ve kapanış törenleri farklı şehirlerde düzenlenecek. Açılış töreni, 6 Şubat Cuma günü TSİ 22.00’de San Siro Stadyumu, Cortina City Centre (Piazza Di Bona), Predazzo Ski Jumping Stadium ve Livigno Snow Park olmak üzere ilk kez 4 farklı bölgede; kapanış töreni ise 22 Şubat Pazar günü TSİ 22.30’da Verona Arenası’nda organize edilecek. Milano Cortina 2026, Kış Olimpiyat Oyunları tarihinde cinsiyet eşitliğini en çok gözeten oyunlar olacak. Organizasyonda, katılımcıların yüzde 47’si kadınlardan oluşacak. Programa eklenen 4 spor dalındaki (serbest stil kayak mogul çiftler, kızak çiftler, kayakla atlama büyük tepe ve dağ kayağı sprint) kadınlar yarışmalarıyla toplam 50 kadınlar madalya yarışması yapılacak ve bu alanda bir rekor kırılacak. Paris 2024’teki gibi cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla kayaklı koşu toplu çıkış yarışı ilk kez, erkeklerle aynı olarak 50 km mesafede düzenlenecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Atletico Madrid ile zor karşılaşma oynadıklarını belirterek, beraberliğin stratejik anlamda önemli olduğunu vurguladı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı İspanyol ekibi Atletico Madrid ile 1-1 berabere kaldı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Önemli bir karşılaşma oynadıklarını belirten Buruk, "Seyircimizin bu tür maçları beklediğini, bu atmosferi yapmak için çok büyük çaba sarf ettiklerini her zaman biliyoruz. Çok güzel bir atmosfer vardı. Takımla birlikte hareket ettiler. Karşımızda çok dinamik, çok atletik, top onlardayken çok hızlı oynayan, savunma arkası koşuları yapan, çok hızlı oynayan bir takım vardı. Her zaman size tehlike yapabilecek bir takımdı. Erken gol yememiz ilk başta bizi düşürdü ama devamında golü bulduk hem topa çok sahip olduk. İkinci yarı biraz daha dengeli başladık. Daha az pozisyon verdik. Maçın son bölümünde kendi kalemize çekildiğimiz yerler vardı. Bu da 1 puanın bizim için de önemli olmasıydı. İlk 24’ü garantileyip, 16’nın içerisine girebilmek için 1 puan da önemliydi. Maçın son dakikasında çok önemli bir pozisyon geldi, değerlendiremedik. Oyucularımın performansından, mücadelesinden memnunum. Oyuncularıma teşekkür ederim. Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi. Bundan sonra haftaya Manchester City deplasmanı var. Son 16’ya girmek için 1 maç daha oynayacağız" diye konuştu. "Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak" Maç içerisinde kaçan kritik pozisyonların hatırlatılması üzerine sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Futbolun içerisinde bu pozisyonlar çok fazla kaçar. Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak. O andaki fiziksel durumunuz, yorgunluğunuz, topa gelişiniz, öz güveniniz önemli. Bunu sadece bir iki şeyle söyleyemezsiniz. Dünyanın en iyi oyuncuları da bu pozisyonları kaçırır. Son dakika Sara’nın vuruşunda, kalecinin kurtardığı pozisyon oldu. Genel olarak oyuncularımın performansından memnunum. Ellerinden geleni yaptılar" şeklinde konuştu. "Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor" Bu tür maçlarda Mario Lemina gibi oyuncuların önemine dikkat çeken Okan Buruk, "Sörloth’a çok fazla uzun top vardı. Lemina’nın orada olmasını istedik. Oyun içerisinde topa sahip olmak önemliydi. Torreira ile birlikte bunu iyi yaptılar. Konsantrasyon çok önemli. Dün basın toplantısında da söyledim; bazen oyuncularınızı bu tür maçlara hazırlamanıza gerek kalmaz, onlar zaten kendiliğinden maçlara hazırlanırlar. Atletico Madrid, Liverpool maçları, oyuncuların iki katı performansını yükselten maçlar olabiliyor. Bunu bütün maçlarda aynı şekilde göstermeleri gerekiyor. Oynadıkları oyundan, mücadeleden zevk aldıklarını düşünüyorum. Bu taraftarın önünde oynamak da çok önemli. Bu tür maçlarda inanılmaz bir atmosfer oluyor. Rakipleri de çok etkiliyor. Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor" ifadelerini kullandı. "90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici" Teknik direktör olarak maç performanslarının bu kadar değişmesinden mutlu olmadığını aktaran Buruk, sözlerine şöyle devam etti: "Buna maç seçmek demeyelim. O güzel bir kelime değil. Maçı önemsemek, konsantre olmak daha farklı oluyor. Bugün maçtan önce de şunu söyledim; hem sahadaki 11, hem kulübeye baktığımda güçlü oyuncular olması beni mental anlamda da güçlendiriyor. Osimhen’in dönmesi çok önemli. Önemli bir oyuncu bizim için. Osimhen’li, Osimhen’siz oyun farklı oluyor. Gol atmak anlamında demiyorum, baskılar, uzun toplar, ikinci toplar daha farklı profil. Icardi ile de önde baskıları yapıyoruz, çok gol atıyor. Osimhen’in istekli gelişi maç içerisinde takıma olumlu yansıdı. Bu gücümüz olduğunu gösterdik. Atletik anlamda Türkiye Ligi’nde oynadığımız maçların sertliği, topun oyunda kalma süresi, İspanya Ligi ile aynı değil. Onlar bize göre daha avantajlı. Bizim de bu tür takımlara karşı oyunu iyi yönetmemiz gerekiyor. İlk yarı 5-10 dakika yönetemedik, yorulduğumuz yerler oldu. İkinci yarı daha ilk yarı kadar yorulmadık. Bu da devamında daha oyun içerisinde güçlü olmamamızı sağladı. Sara girince hem topla hem baskılarda iyi olduk. 90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici. Liverpool ile de oynadık ama Atletico Madrid daha güçlü ve fiziksel olarak daha atletik bir takım." Macar futbolcu Roland Sallai’nin performansıyla ilgili soruya 52 yaşındaki teknik adam, "Hücum oyuncusu. Hücum oyuncusunu bazen oyun içerisinde konumlandırırız, bazen içeride de konumlandırıyoruz. İçeriden yaptığı koşular bizim için önemli oluyor. Çok önemli performans sergiliyor. Ben de çok mutluyum. Çok iyi niyetli, takımı için her şeyini veriyor. Bu da çok önemli ve değerli" dedi. 3 gün sonra maçları olduğunu ifade eden Okan Buruk, "Rotasyon yapmamız gerekecek. Seyahat yapmayacağız, avantajımız o. Lig maçı da bizim için önemli. Bundan sonra ligde oynayacağımız her maç final" şeklinde konuştu. "Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken" Alınan bu sonucun transfer politikasını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Okan Buruk, "Önümüzü görmek önemliydi. Önümüzü görmeyi beklemedik. Oyuncu izliyoruz. Oyuncu tabii ki buluyorsunuz ama ocak transferinde zor oluyor. Genç oyuncular buluyoruz ama oyuncularının birinci hedefleri Premier Lig’de oynamak oluyor. Türkiye Ligi’ni yaş sınırı düşük olan ve iyi olan oyuncular, Türkiye’yi başlangıç olarak görebiliyorlar. Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken. Bunun bize yardımcı fazla olacağını düşünüyorum. Buna göre transferimizi yapacağız" diye cevap verdi. "Çok otomatikleşmiş bir takım" Atletico Madrid’in, önemli bir teknik direktör takımı olduğunu vurgulayan Buruk, "Çok otomatikleşmiş bir takım. Çok formda olan bir takımdı. İkinci yarı değişiklikler oldu. Sörloth, rakipleri çok korkutan bir oyuncu. Sörloth’un çıkmasına sevindik. Onlar da üst üste maç oynuyorlar. Bu yorgunlukları düşünerek bence oyuncu değişikliklerini yaptı. Oyuncu değişikliklerine doğru bir şekilde cevap verdik, Jakobs, Sara ve İlkay’ı aldık. Bu oyuncu değişiklikleri oyunu dengelememize yol açtı. Bu tür bir takıma karşı güzel bir tecrübeydi. Avrupa maçları çok önemli oluyor. Bu kadar hızlı ve fiziksel gücüyle oynayan bir takıma karşı Galatasaray takımı ve oyuncularım için önemli tecrübe oldu. Bu turdan sonra kimle eşleşeceğiniz belli değil. Bu tür rakiplerle de oynayabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.
Siirt Siirt’te ’İki Kitap Bir Gönül Projesi’ tanıtıldı Siirt’te Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından finanse edilen, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünce yürütülen "İki Kitap Bir Gönül Projesi" tanıtıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki çalışmaları kapsayan ve yeni hizmete giren Spor Müzesi’nin tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı. Programda konuşan Vali Kemal Kızılkaya, bilginin gönülle, okumanın sorumlulukla, sporun dayanışmayla buluştuğu son derece anlamlı bir proje vesilesiyle bir araya gelmiş bulunmakta olduklarını söyledi. "İki Kitap Bir Gönül" Projesi’nin, gençlerin yalnızca akademik değil; insani, ahlaki ve sosyal yönleriyle de gelişimini hedefleyen çok kıymetli bir yolculuk olduğunu belirten Kızılkaya, "Valiliğimizin himayelerinde hayata geçirilecek bu çalışma; yurtlarımızda kalan üniversite öğrencilerimizin okumayla düşünce dünyalarını geliştirmelerini, gönüllülük faaliyetleriyle toplumsal duyarlılık kazanmalarını ve spor aracılığıyla aktif bir yaşam alışkanlığı edinmelerini amaçlayan önemli bir gençlik projesidir. Proje kapsamında gençlerimizin kitaplar aracılığıyla düşünce dünyalarını zenginleştirirken; çevre çalışmalarından sevgi evlerine, kan bağışından ağaç dikimine kadar birçok gönüllülük faaliyetinde aktif rol almaları bizler için son derece kıymetlidir. Spor faaliyetleriyle de desteklenen bu proje, gençlerimizin millî ve manevi değerler doğrultusunda yetişmelerine önemli katkılar sağlamaktadır" dedi. Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Çalgan da, birlikte durmak ve aynı duyguda buluşmak için bir arada olduklarını ifade ederek, "Bu proje bir sloganın değil, insanı insan yapan derin bir ihtiyacın ürünüdür" dedi. Program, sanatçı Sedat Anar’ın konseriyle sona erdi. Etkinliğe, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sporcu ve öğrenciler katıldı.