TEKNOLOJİ - 25 Haziran 2025 Çarşamba 14:04

5G ile 300 kilometre mesafeden gerçek zamanlı tasarım deneyimi

A
A
A
5G ile 300 kilometre mesafeden gerçek zamanlı tasarım deneyimi

Turkcell, Beko ve Ericsson, yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik Avrupa Birliği destekli VERGE projesini hayata geçirdi. İstanbul ve Eskişehir’deki Ar-Ge ekipleri, zenginleştirilmiş gerçeklik (XR) ortamında endüstriyel ürün tasarımını ilk kez 300 kilometre mesafeden, gerçek zamanlı olarak birlikte gerçekleştirdi.



Turkcell ile Avrupa’nın önde gelen ev teknolojileri şirketlerinden Beko ve iletişim teknolojilerinde küresel liderlerden olan Ericsson iş birliğinde gerçekleştirilen VERGE Projesi başarıyla tamamlandı. Türkiye’nin dijital üretim ve Ar-Ge ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen projenin sonuçları, düzenlenen çalıştayda paylaşıldı. Etkinlik kapsamında, Beko’nun Eskişehir’deki Ar-Ge Merkezi ile yaklaşık 300 kilometre mesafede bulunan Turkcell Kartal Plaza arasında kurulan 5G bağlantısıyla test çalışması gerçekleştirildi. Eskişehir ve İstanbul’daki Ar-Ge ekipleri, XR gözlükleri üzerinden eş zamanlı olarak etkileşim kurdu. Böylece tasarım uzmanı ekipler, fiziksel olarak aynı ortamda bulunmaksızın tek bir dijital platformda üç boyutlu tasarım görsellerini eş zamanlı olarak inceledi ve ortak tasarım çalışmaları yaptı. Bu uygulamayla Türkiye’de ilk kez endüstriyel ürün tasarımı, uzaktan ve gerçek zamanlı olarak yürütüldü.


Turkcell ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, Beko Bilişim Teknolojileri Kıdemli Direktörü Yekta Caymaz, Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, VERGE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Oriol Sallent ile AB proje hakemlerinin yanı sıra Turkcell ve Ericsson’un TÜBİTAK destekli öncü Ar-Ge laboratuvarlarının proje hakemleri de katıldı.


"Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefine katkı sağlayacak"


Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, projenin Türkiye’nin yalnızca teknoloji kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren bir ülke olma hedefine katkı sunduğunu vurguladı. Güngör, "Bilindiği üzere, Türkiye’nin 12’nci Ulusal Kalkınma Planı, dijital dönüşüm uygulamalarını da sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedefleri doğrultusunda öncelikli alanlardan biri olarak konumluyor. Avrupa Birliği’nin Ar-Ge desteği ile Turkcell’in liderliğinde bu hedeflere uygun bir vizyon ortaya koyan VERGE Projesi, yeni nesil ağ ve uç bilişim alanlarındaki gelişmiş teknoloji yetkinliklerini artırıyor. Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen bu proje, iş birlikleri aracılığıyla Türkiye’nin uluslararası Ar-Ge ekosistemindeki etkinliğine de katkı sağlıyor" dedi.


"Dünyanın farklı noktalarından eş zamanlı ve yüksek etkileşimle çalışma olanağı"


Çalıştayda konuşan Beko Bilişim Teknolojileri Kıdemli Direktörü Yekta Caymaz da şunları söyledi: "5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve geniş bağlantı kapasitesi, dijital dönüşümün temel taşlarını oluşturuyor. Şirket olarak biz de bu güçlü teknolojik potansiyeli en verimli şekilde değerlendirerek, inovatif uygulamalar geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Bu konuda Turkcell ve Ericsson ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu ekosistemi daha da güçlendiren bir adım oldu. VERGE projesi kapsamında geliştirdiğimiz çözümler sayesinde Ar-Ge ekiplerimiz, farklı illerden veya dünyanın farklı noktalarından eş zamanlı ve yüksek etkileşimle çalışabiliyor. Tasarım süreçlerimizi hızlandıran ve verimliliği artıran bu yaklaşım, XR teknolojileriyle desteklendiğinde sürdürülebilir tasarım ve ürün kalitesinde de önemli kazanımlar sağlıyor. Bu tür projeler, sadece teknolojiye değil aynı zamanda yenilikçiliğe, girişimciliğe ve sürdürülebilirliğe yatırım anlamı taşıyor. Şirket olarak dijital dönüşüm yolculuğumuzda bize yön veren bu vizyonla, geleceği bugünden şekillendirmeye devam ediyoruz."


"Türkiye’nin dijital üretim ekosistemini güçlendirme yolunda önemli bir adım"


Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul ise etkinlikte, 5G teknolojisinin endüstriyel tasarım süreçlerine entegrasyonunun önemine vurgu yaptı. Oğul, "Şirket olarak, Beko ve Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Türkiye’nin dijital üretim ekosistemini güçlendirme yolunda önemli bir adım oldu. 5G’nin sunduğu düşük gecikme ve yüksek hız gibi avantajlar, endüstriyel tasarım süreçlerini daha verimli ve etkileşimli hale getiriyor. Bu projeyi, teknolojinin yanı sıra inovasyon ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir katma değer olarak görüyoruz. Şirket olarak, geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirme vizyonumuzla, Türkiye’deki dijital dönüşüm yolculuğuna katkıda bulunmaya devam ediyoruz" dedi.


5G teknolojisiyle 300 kilometre mesafeden dijital tasarım deneyimi


Yapılan açıklamaya göre, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve geniş bağlantı kapasitesi ile uzak mesafelerdeki farklı lokasyonlar arasında endüstriyel tasarım süreçlerinin daha verimli ve etkileşimli hale gelmesi sağlanıyor. Bu teknolojik gelişme, ürün geliştirme süreçlerini lokasyondan bağımsız olarak hızlandırarak firmaların küresel rekabet gücünü de artırıyor. 5G teknolojisiyle birlikte gelen ağ dilimleme kabiliyetinin; verimli kaynak kullanımı, güvenlik ve esneklik gibi avantajlarıyla birçok sektörde dijital dönüşüme katkı sağlaması bekleniyor. Proje kapsamında İstanbul ile Eskişehir arasında yapılan testte, 5G altyapısıyla çalışan gelişmiş sistem sayesinde büyük boyutlu ürün tasarım modelleri, ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) yazılımlarına anlık olarak kaydedilebiliyor. Böylece tasarım süreçlerinde mesafeler ortadan kaldırılarak maliyet avantajı sağlanıyor.


Proje kapsamında, 5G RAN şebekesi üzerinde ağ dilimleme teknolojisi uygulanıyor. Ağ kaynakları yapay zekâ algoritmalarıyla uçtan uca, otonom ve verimli şekilde yönetiliyor. Bu yenilikçi yaklaşımın, endüstriyel tasarım süreçlerinde ve farklı sektörlerde dijital dönüşümü hızlandırması amaçlanıyor.



5G ile 300 kilometre mesafeden gerçek zamanlı tasarım deneyimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Silahlı Kuvvetlerimiz, 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, "Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor" dedi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile makamında görüştü. Eltayeb, Türkiye’ye düşen balistik mühimmatlarla ilgili olarak, "Biz Türkiye’ye karşı böyle bir şeyin olmasını yanlışlıkla olsa bile reddediyoruz ve kabul etmiyoruz. Bir de Sudan’dan size güzel haberler getirdik. Şu an durumlar daha iyi. Yavaş yavaş insanlar dönmeye başladı. Artık gelişmeye başladı. Yani durum iyiye gidiyor. İnşallah daha iyi olacak" ifadelerini kullandı. Akar ise, iki ülke arasında 396 yıldır beraberlik olduğunu söyleyerek, "Bizim ortak değerlerimiz, kültürümüz, tarihimiz var. Bildiğiniz gibi biz yüzyıllarca beraber yaşamış bir milletiz. Birbirini anlayan iki milletiz biz" şeklinde konuştu. İran’dan yönelen tehdit nedeniyle Malatya’ya Patriot füzeleri yerleştirildiğini hatırlatan Akar, S400 savunma sisteminin kullanmasına ilişkin soru üzerine, "Bu konular dün bildiğiniz gibi Mecliste değerlendirildi. İkincisi bu atılan füzelerin İran’dan atıldığı da konusunda İranlı makamlar ‘Hayır biz atmadık’ diyorlar. Türkiye olarak bizler de bunu inceledik, incelemeye devam ediyoruz. Bununla birlikte diğer alınması gereken ne kadar tedbir varsa petrol dahil bunların hepsi alınıyor. Hudutlarımızdan itibaren yurt dışında Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik 7 gün 24 saat görevinin başında, milletinin emrinde. Çalışmalarımız sürüyor. S400 hava savunma sistemi bu çerçevede değerlendiriliyor, çalışılıyor" dedi.
Samsun Çarşamba’da istiridye mantarı üretimi artıyor Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi her geçen gün artarken, düzenlenen hasat etkinliği üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Samsun’un Çarşamba ilçesinde istiridye mantarı üretimi gelişerek devam ediyor. Çarşamba’da üretim yapan Mürsel Aksar’a ait mantar işletmesinde düzenlenen istiridye mantarı hasat etkinliği, üretimin ve kırsal kalkınmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu işletme, 2021 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından sağlanan 480 bin TL hibe desteği ile kuruldu. Son teknolojiye sahip 7 üretim odası bulunan işletme, yıllık 84 ton üretim kapasitesine ulaştı. Öte yandan işletmede yer alan yıllık 11 bin ton kapasiteli istiridye mantarı kompost üretim tesisi, üreticinin kendi ihtiyacını karşılamanın yanı sıra bölgedeki diğer üreticilerin kompost ihtiyacına da katkı sağlıyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise mantar üretiminin artırılması, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla üreticilere verilen desteklerin devam edeceği belirtildi. Açıklamada, üretim yapan ve bölge ekonomisine katkı sağlayan üreticilere teşekkür edilerek bereketli hasatlar dilendi. Yetkililer, istiridye mantarı üretiminin bölgede önemli bir alternatif gelir kaynağı olmaya devam ettiğini vurguladı.
Samsun Profesörden ’planlı su kullanımı’ uyarısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sorunu beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması halinde yaz aylarında su sıkıntısı yaşanabileceğini söyledi. OMÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Yusuf Demir, Türkiye’de birçok ilde gündeme gelen su sıkıntısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demir, Samsun’da kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklenmediğini ancak suyun planlı kullanılmaması durumunda yaz aylarında sorun yaşanabileceğini belirtti. Türkiye genelinde son yıllarda kuraklık riskinin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Demir, özellikle son 10 yıllık süreçte su kaynakları açısından önemli risklerin ortaya çıktığını ifade etti. Karadeniz Bölgesi’nde de son yıllarda zaman zaman kuraklık ve su krizi riskinin gündeme geldiğini belirten Demir, "Son 5-6 yıllık verilere baktığımızda Samsun başta olmak üzere bölgede zaman zaman su krizi ve kuraklık riski yaşandığını görüyoruz. Ancak son 6 aylık verilere göre uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış aldık. Bu durum su kaynaklarında önemli bir doluluk sağladı" dedi. Doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde Baraj doluluk oranlarının yüksek olduğuna da değinen Demir, kısa vadede ciddi bir su sıkıntısı beklemediklerini belirterek, "Şu anda barajlarımızın doluluk oranları yüzde 95’ler seviyesinde. Eğer su doğru planlanır ve ilkbahar yağışları da yeterli seviyede olursa yaz aylarını daha rahat geçirme ihtimalimiz yüksek" diye konuştu. Su kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Demir, "Suyumuz bol, yağış aldık düşüncesi doğru değil. Mevcut suyumuzu planlı ve tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Çünkü yaz aylarında kuraklık riski bulunuyor. Eğer suyu doğru kullanmazsak Temmuz ayından itibaren su sıkıntısı yaşanabilir" ifadelerini kullandı.