POLİTİKA - 25 Eylül 2025 Perşembe 12:14

Adalet Bakanı Tunç: "Yargının teröristten de, yolsuzluk yapandan da hesap sorması hazmedilemiyor"

A
A
A

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargının vesayetçi ruhtan arındırılmış olması, yargının birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkmış olması, milletin yargısı haline gelmiş, teröristten de, yolsuzluk yapandan da, arsızlık hırsızlık yapandan da hesap sorması hazmedilemiyor. Biz milletimiz adına doğru olanı yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" çerçevesinde İstanbul Bağcılar’da vatandaşlarla bir araya geldi. AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana milletle iç içe olduğunu vurgulayan Bakan Tunç, "İstanbul’un çöp çukur ile anıldığı, susuzluktan kırıldığı yıllarını hatırlıyoruz. İstanbul halkı bir karar verdi, ‘İstanbul’un sorunlarını Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dedi. 1994 seçimlerinde İstanbul’a onu büyükşehir belediye başkanı yaptı. İstanbul’da su sorunu, hava kirliliği, hepsi 4 yılda çözüldü. O başarı İstanbul’dan Anadolu’ya yayıldı ve Anadolu’da milletimiz ‘İstanbul’un çözülemeyen sorunlarını Recep Tayyip Erdoğan çözmüşse Türkiye’yi de kronik sorunlarından kurtarır’ dedi. Adeta AK Parti’nin kurulmasını İstanbul ve milletimiz sağladı. AK Parti, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın bir masa etrafında birkaç arkadaşı ile toplanıp ‘hadi bir parti kuralım, gidelim millete oy isteyelim’ düşüncesiyle, siyaset mühendisliğiyle oluşturulmuş bir hareket değil. AK Parti millet hareketi. Milletin kendi elleri ile kurduğu bir parti" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Tunç:

"Cumhurbaşkanımız BM Genel Kurulu’nda insanlığın vicdanı oldu"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’na dün yaptığı konuşmayı hatırlatan Bakan Tunç, "Dün BM Genel Kurulu’nda Sayın Cumhurbaşkanımız bütün dünyaya seslendi, insanlığın vicdanı oldu. ‘Dünyada hakkaniyet lazım’ dedi. ‘Çocuklar katledilirken, soykırım suçu işlenirken bu soykırıma duyarsız kalamayız’ dedi. ‘Uluslararası sistem yetersiz kalıyor’ dedi. Bunu sadece dün BM Genel Kurulu’nda söylemekle kalmadı, bunu yıllar boyunca söylüyor. 100 yıldan bu yana BM’nin hiçbir kararına uymayan, sürekli bir işgal politikası izleyen ve Filistinlileri yerlerinden yurdundan etmek için sürekli topraklarını işgal eden, 7 Ekim 2023’ten itibaren 2 yıl boyunca soykırım suçu işleyen bir devlet var ortada. Ona devlet demek bile zor. Adeta terör suçu işleyen, soykırım suçu işleyen bir yapı söz konusu. İşte sayın cumhurbaşkanımız dün BM Genel Kurulu’nda yine adaleti haykırdı, insanlığın sesi oldu. Onunla gurur duyuyoruz. İnşallah yine dünyada adaleti, mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Kendi aralarında kavga edenler mi yönetecek Türkiye’yi"

Muhalefeti de eleştiren Tunç, "Muhalefetin durumunu görüyorsunuz. Kendi aralarındaki kavgalar. Bunlar mı Türkiye’yi yönetecek. Nasıl kongreler yaptıklarını birlikte görüyoruz. Kendi aralarında anlaşamayanlar, bir önceki cumhurbaşkanı adaylarını karalayanlar, partiden atanlar, bunları bizlere aday diye sundular. Geçmiş cumhurbaşkanı adaylarının hepsini kavgalı hale getirdiler. Kendi içlerinde kavgalı olanlar, iktidara geldiğinde Türkiye’yi yönetebilir mi?" diye konuştu.

"Bu ülkenin darbe anayasası ile yönetilmemesi lazım"

Adalet Bakanı Tunç:

Türkiye’de yapılan hukuk reformlarına değinen Bakan Tunç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Suni tartışmalar vardı Türkiye’de. Hukuksuz uygulamalar vardı. Kılık kıyafet özgürlüğü yoktu. Kadınlarımız memurluk yapamıyorlardı. Kız öğrencilerimiz okullarda birinci oluyordu diploması verilmiyordu başı kapalı diye. İmam hatip öğrencileri katsayıda farklı bir uygulama olurdu tıp fakültesine gidemezdi. Temel hak ve özgürlükleri daha da genişlettik. Hak arama yollarını arttırdık. Anayasamızda yaptığımız değişikler, muhalefetin ‘hayır’ oylarına rağmen gerçekleşti. Hayır dedikleri reformlar nelerdi; anayasamızdaki hak arama yollarını genişletmeye yönelik düzenlemelerdi. Milli Güvenlik Kurulu yapısı, Anayasa Mahkemesi yapısı, Yüksek Askeri Şura yapısı değişti. Askeri yargı kaldırıldı, yargı birliği sağlandı. Özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Anayasamızda sıkı yönetim ilan edilebileceğine yönelik maddeler vardı. Darbecilerin yargılanamayacağına yönelik maddeler vardı. Bunlar kaldırıldı. Anayasamızdaki vesayet ruhunu ortadan kaldırmaya yönelik çok büyük atılımlar gerçekleşti. Bizler diyoruz ki bu ülkenin darbe anayasası ile yönetilmemesi lazım. Artık Türkiye Yüzyılı’na başladık. Darbecilerin yazdığı bir anayasa ile değil milletin temsilcileri tarafından hazırlanan demokratik, sivil, katılımcı bir toplum sözleşmesi ile yolumuza devam edelim diyoruz. İnşallah Mecliste böyle bir uzlaşma sağlanırsa bu ülkemizin hayrına olur. Milletimize olan bu borcumuzu da ödemiş oluruz."

"Terörsüz Türkiye’yi kalıcı hale getirerek şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız"

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Tunç, "41 yıllık terörle mücadele söz konusu. Bu uğurda şehitler verdik. Onların emaneti üzerindeyiz. Onların emanetine sahip çıkacağız. Onlar Terörsüz Türkiye için mücadele ettiler. Biz de inşallah Terörsüz Türkiye’yi kalıcı hale getirerek, şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız. Birlik beraberliğimizi güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Teröre mazeret sunulmaya çalışılan bütün unsurları birer birer ortadan kaldırdık. Yatırımlarla bölgeye hizmet ettik. O eserleri yapmaya çalışırken şantiyeler basıldı. Büyük acılar yaşadık. Artık ülkemiz, çocuklarımız gelecekte huzurlu bir Türkiye’de yaşasın istiyoruz. Milletimiz bunu istiyor. Birkaç hafta önce Hakkari’deydim. Çocukları gördüm, okul hazırlığı yapılıyordu. ‘Ne olacaksın?’ diye sorduğumda ‘mühendis’ diyor, ‘doktor’ diyor, ‘avukat’ diyor ışık ışıl. Hakkımız var mı o çocukların geleceğini karartmaya. Onları kaybetmeyeceğiz. Onların inşallah devlete, millete faydalı birer evlat olarak yetişmelerini sağlayacağız. Hep beraber Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan, ekonomik kayıplar olmadan daha hızlı inşa edeceğiz" açıklamalarında bulundu.

Adalet Bakanı Tunç:

"Yargının teröristten de, yolsuzluk yapandan da hesap sorması hazmedilemiyor"

Türk yargısının geçmişte vesayetçi unsurların etkisi altında kaldığını belirten Tunç, "AK Parti ile beraber 15 Temmuz sonrası FETÖ’den arınma süreci ile yargımız bağımsız, tarafsız, milli iradeye saygı duyan bir yargı haline geldi. Milletimiz birlikte o gece bir kahramanlık gösterdi. Milli iradeye, hukuka sahip çıktı. Bütün badirelerden geçe geçe bugünlere geldik. Bu zorlukları da milletimizin desteği ile aştık. Milletimize şükran borcumuzu ödemek için gecemizi gündüzümüze katmak zorundayız. Dur durak bilmeden çalışmak zorundayız. Gece gündüz çalışan bir cumhurbaşkanımız var. Ona destek olmak zorundayız. İnşallah önümüzde depremlerin etkisiyle, pandeminin, küresel krizlerin, çevremizdeki çatışmaların etkisi ile ekonomideki alım gücündeki azalmayı telafi etme zamanı. Önümüzdeki 2 yılı çok iyi değerlendirerek yine halkımızın alım gücünü artırarak, bu eser siyasetine devam edeceğiz. Muhalefetin karalama siyaseti milletimiz tarafından hiçbir zaman tasvip edilmedi. Kendi içindeki tartışmalar, yargıya başvurmalar ve bu davaları sanki AK Parti ortaya koymuş gibi yansıtmaya çalışmalar, yargıya yönelik haksız eleştiriler, tehditler, hakaretler; bunlar milletimizin gözleri önünde gerçekleşiyor. Bugün adalet sistemine yönelik eleştirilerin arka planında yargının vesayetçi ruhtan arındırılmış olması, yargının birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkmış olması, milletin yargısı haline gelmiş, teröristten de, yolsuzluk yapandan da, arsızlık hırsızlık yapandan da hesap sorması hazmedilemiyor. Biz milletimiz adına doğru olanı yapmaya devam edeceğiz inşallah" dedi. AK Parti Bağcılar İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti MYK üyesi Serpil Kavrak, Milletvekilleri Tahir Akyürek, Turan Bedirhanoğlu, Yusuf Coşkun, Mervan Gül, Faruk Aytek, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Muhammed Yavuz Gültepe ve çok sayıda partili katıldı.

Hacer İnci - Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Her Yaşta Sanat Çalıştayı’nda ’sanatın yaşı yok’ mesajı verildi Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla düzenlenen "Her Yaşta Sanat Çalıştayı"nda sanat aracılığıyla kuşaklar arası etkileşim güçlendirilirken, paylaşım ve üretim odaklı bir ortam oluşturuldu. Yaşlılar Haftası kapsamında hayata geçirilen etkinlik, ileri yaş bireylerin sosyal hayata aktif katılımını destekleyen önemli bir adım olarak dikkat çekti. Etkinliğe Proje Yöneticisi ve Çalıştay Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Ali Eroğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Aydan Ünal, Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gülüşan Özgün Başıbüyük ile fakülte yönetimi ve çok sayıda öğrenci katıldı. 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Çalıştay, üniversite bünyesindeki Kültür Sanat Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Yaşlılık Çalışmaları Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlendi. Bu yönüyle etkinlik, Akdeniz Üniversitesi’nin bilimsel ve sosyal projelerdeki öncü rolünü bir kez daha ortaya koydu. "Sanatın yaşı yok" mesajı verildi Çalıştayın koordinatörlüğünü yürüten Prof. Dr. Mehmet Ali Eroğlu, projenin üniversite bünyesinde geliştirildiğini belirterek, ileri yaş bireylerin üretkenliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Sanatın evrensel bir değer olduğuna vurgu yapan Eroğlu, her yaştan bireyin sanatla buluşmasının önemine dikkat çekti. İleri yaş grubundaki bireylerin aktif ve üretken bir yaşam sürmelerini desteklemeyi amaçladıklarını vurgulayan Eroğlu, "Yaşlılar bizim kıymetli büyüklerimizdir. Onların hayatın içinde aktif şekilde yer almalarını sağlamak amacıyla ’Her Yaşta Sanat’ sloganı ve ’Gelenekselimiz Geleceğimizdir’ ilkesiyle etkinlik düzenliyoruz" dedi. Geleneksel sanatlar uygulamalı tanıtıldı Etkinlikte hat, tezhip, minyatür, ebru ve çini gibi geleneksel Türk sanatları katılımcılara uygulamalı olarak tanıtıldı. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan kültürel mirasın deneyimlendiği çalıştayda, katılımcılar hem öğrenme hem de üretme fırsatı buldu. Keçe ve dokuma çalışmaları ise nostaljik anların yaşanmasına katkı sağladı. Yaklaşık 50 öğrencinin eğitici olarak görev aldığı organizasyona 200’e yakın kişi katıldı. Farklı yaş gruplarını bir araya getiren etkinlikte, sanat aracılığıyla kuşaklar arası etkileşim güçlendirilirken, paylaşım ve üretim odaklı bir ortam oluşturuldu.
Samsun İlkadım Belediyesi’nde en düşük maaş 45 bin TL oldu Samsun’un İlkadım Belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşme ile 2026 yılı için en düşük işçi maaşı 45 bin TL olarak belirlendi. İlkadım Belediyesi ile Hizmet-İş Samsun Şubesi arasında devam eden maaş sözleşmesi görüşmeleri sona erdi. Karşılıklı mutabakata varılan görüşmeler sonucunda İlkadım Belediyesi’nde çalışan işçi personelin maaşı mesailer hariç, ikramiyeler ve ek ödemelerle birlikte en düşük 45 bin TL olarak belirlendi. Sahada çalışan personelin maaşları ise yine mesailer hariç, ikramiyeler ve ek ödemelerle birlikte 49 bin TL olarak belirlendi. İlkadım Belediyesi Başkanlık Makamında gerçekleştirilen imza töreni sonrası konuşan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Çalışanlarımızın yeni ücretleri kendileri ve aileleri için hayırlı olsun" dedi. "İşçilerimize hayırlı olsun" İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Belediyemizde gece gündüz demeden çalışan işçi kardeşlerimizin maaş artışları için Hizmet-İş Sendikası Samsun Şubesi ile görüşmelerimizi tamamladık. Sendika ile yapılan görüşmeler neticesinde işçi kardeşlerimizin maaşlarını 2026 yılı için en düşük 45 bin TL olarak belirledik. Sahada çalışan personellerimizin maaşlarını ise en düşük 49 bin TL olarak belirledik. İşçi kardeşlerimizin maaşları, mesailer hariç görev tanımına göre 55 bin TL’yi bulacak. Yapılan maaş düzenlemesinin belediyemize, tüm personelimize hayırlar getirmesini diliyorum. İşçilerimiz adına görüşmelere katılan Hizmet-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Ziya Uzun’a da teşekkür ediyorum. Yapılan maaş düzenlemelerinin tüm personellerimize ve kıymetli ailelerine ve İlkadım ilçemize hayırlı olsun" diye konuştu.