SAĞLIK - 14 Ağustos 2025 Perşembe 11:59

Adem bebek 5 günlükken ameliyat edildi, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

A
A
A
Adem bebek 5 günlükken ameliyat edildi, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

Doğumsal hastalığı nedeniyle 5 günlükken ameliyat edilen, 28 gün yoğun bakımda kalan Adem bebek yaşama tutunmayı başardı. Baba Ahmet Lahmouni "Durumu önceden kötüydü şu an çok iyi" derken tanı ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Sakrokoksigeal teratom 40 bin canlı doğumda bir görülür, bebeğimizdeki tip-4 en nadir formu. İdrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Doğum öncesi bir tanısı yoktu bazen ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Cerrahiyi 5 günlükken yaptık, 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakın oldukça büyük bir tümörü vardı. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek, sağlıklı bir şekilde taburcu oldu" dedi.


Yıllar önce Türkiye’ye göç eden ve İstanbul Sultangazi’de yaşayan Suriyeli çiftin Adem adını verdikleri 3’üncü çocukları 27 Haziran’da dünyaya geldi. Doğum sonrası bebekte dışkı yapamama, ağlamanın durmaması gibi durumlar olunca tedavisine Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nde devam edildi. Burada beyin ve çocuk cerrahisi bölümlerinin yaptığı detaylı incelemelerde minik bebekte yaklaşık 40 bin canlı doğumda bir görülen sakrokoksigeal teratomun en ciddi ve daha nadir görülen türü olarak belirtilen 4’üncü tipinin tespiti üzerine hemen harekete geçildi. Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında üreme hücrelerinin farklılaşarak anormal bir gelişme göstermesiyle oluştuğu ifade edilen hastalık nedeniyle minik bebek doğum sonrası 5’inci gününde acil olarak ameliyata alındı. Leğen kemiği bölgesindeki tümör, ameliyatla alınırken başarılı geçen operasyon hem aileyi hem de sağlık ekibini sevindirdi. Operasyon sonrası bebeğini kontrole getiren 34 yaşındaki Ahmet Lahmouni, sürece ilişkin konuşurken Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çelebi ise hastasının tedavisine ilişkin bilgi verdi. Bu tipte tümörlerin tamamen bebeğin vücudunun içinde yer alması, dışarıdan görüntü vermemesi nedeniyle kimi zaman geç fark edilebildiğini aktaran Prof. Dr. Çelebi, ailelere önemli uyarılarda bulundu.


"Kitleyi çıkardılar, şu an iyi"


Bebeğinin hastalığı hakkında konuşan 34 yaşındaki Ahmet Lahmouni, "Doğum sonrası kontrol yapıldı, kitle çıktı. 3’üncü çocuk, durumu önceden kötüydü sonra kitleyi çıkardılar. 28 gün hastanede yattı, sonra eve aldık, durumu çok iyi. Suriye’den geldik, 14 yıldır buradayız" ifadelerini kullandı.


"Doğum öncesi bir tanısı yoktu, 5 günlükken ameliyat ettik"


Hastasının durumuna ilişkin konuşan Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Doğum öncesi takipli bir hasta ama bu tümör yerleşim alanı olarak bazen doğum öncesi ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Çok detaylı ultrasonlarda çok deneyimli kişiler tarafından görülebilir ama doğum öncesi bir tanısı yok. Doğum sonrası belli sıkıntıların olduğu hissedilince bize gönderiliyor. Beyin ve çocuk cerrahisi ortak değerlendirmede de buradaki tümörün tanısını, adını koyuyoruz. Tümör tamamen çıkartıldıktan sonra da taburcu ediyoruz. Büyümeye devam eden bir tümör. Takipli bir hasta aslında ama tümörün dışarıdan görülmemesi, daha çok idrar kesesi, bacaklara giden, bağırsaklara giden sinirlere yakın olması, karın içinde pelvis (Leğen kemiği) dediğimiz bölgede olması nedeniyle çok fark edilemiyor. Ana planları kötü olan hücrelerden oluşan bir grup tümör, cerrahiyi bebeğimize 5 günlükken yaptık. Tamamen tümörden temizlendi. Ayaklara, bağırsaklara, idrar kesesine giden sinirler korunmuş oldu, ameliyat sonrası da çocuğumuzun ayak hareketleri, işeme, bağırsak fonksiyonları gayet iyiydi" dedi.


"Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek"


Ameliyatın yapılmaması halinde yaşanabileceklere yönelik bilgi veren Prof. Dr. Çelebi sözlerine şöyle devam etti: "Bu operasyon yapılmasa yaşamla mümkün olmayan bir süreç yaşanıyor. Öncelikle tümör büyümeye devam ediyor. Ayak, idrar kesesi ve vücudun genel daha yaşam için gerekli komplekslerini yavaş yavaş bozmaya başlıyor. Zamanla büyüyüp diyafragma dediğimiz akciğer ile karın zarı arasındaki solunum kasını bozabiliyor. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek. Hastanede yaklaşık 28 günlük bir yaşam mücadelesi verdi, ilk birkaç günü önemliydi. 28’inci günün sonunda da sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. 40 bin canlı doğumda bir görülür, en sık görüleni tip-1 dediğimiz tümörün dışa doğru büyümesi, tip-4 olan içeride büyümesi; en nadir formu ve genellikle kızlarda görülür, doğal haliyle çoğu zaman görülmeyebilir. Yenidoğan döneminde idrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Biz de oradan hareketle yola çıkarak tümörü bulup adını koyup ameliyat ediyoruz. Oldukça büyük bir tümör, 5 günlükken ameliyat oldu. 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakında bir tümörü vardı, tümör çıkarıldıktan sonra kilosu oldukça düşmüştü. Bir bebek doğduktan sonra adı konulamamış ağlama nöbetleri, kaka ve çiş yapma problemleri varsa gözden kaçan bir şey olmaması için mutlaka tarama amaçlı bir ultrason yaptırmalarında fayda var"


(HK-SB-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ paydaşlığında düzenlenen KUDAKAF’26 başladı Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Ardahan Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ve Kafkas Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen Kuzeydoğu Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı (KUDAKAF’26) başladı. Erzurum Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen KUDAKAF’26’nın açılış törenine, paydaş üniversitelerin rektörlerinin yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan ile şehrin idari ve mülki erkanı katılırken, "Kariyerine Güç Kat" sloganıyla düzenlenen fuar; öğrencileri, mezunları ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturarak bu yıl da istihdam, kariyer gelişimi ve girişimcilik alanlarında önemli fırsatlar sunmayı hedefliyor. KUDAKAF’26’da yerini alan ETÜ, fuar alanında kurduğu stantlarla katılımcıların yoğun ilgisini çekiyor. Üniversite standında Kristal Girişimcilik Merkezi, Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (YÜTAM) ile Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar ve projeler tanıtılırken, açılış programının ardından ETÜ standı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan ve beraberindeki protokol heyeti tarafından ziyaret edildi. Ziyarette ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, heyete eşlik ederek yürütülen faaliyetlere ilişkin bilgi verdi. Rektör Çakmak: Öğrenciler iş dünyasıyla doğrudan temas kuruyor Stantları ziyaret ederek öğrenciler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen Rektör Çakmak, KUDAKAF’26’nın gençlerin kariyer planlamaları açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, bu tür organizasyonların üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirdiğini ve öğrencilerin iş dünyasıyla doğrudan temas kurmasına imkân sağladığını ifade etti. Prof. Dr. Çakmak ayrıca, bölgesel kariyer fuarlarının yalnızca istihdam odaklı etkinlikler olmadığını, aynı zamanda ülkenin beşerî sermayesini güçlendiren ve gençlerin potansiyelini ortaya çıkaran stratejik organizasyonlar olduğunu vurguladı.
Tekirdağ Tekirdağ’da "Yerel Yönetimlerde Çocuk Hakları Paneli" Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Toplumsal Eşitlik Derneği işbirliğiyle "Yerel Yönetimlerde Çocuk Hakları Paneli" düzenlendi. Alanında uzman çok sayıda ismin katıldığı panelde, çocukların eşit, güvenli ve adil bir yaşam hakkına erişimi için yerel yönetimlerin sorumlulukları, iyi uygulamaları ve çözüm önerileri ele alındı. Panel, Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası Yılmaz İçöz Salonu’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Dört oturum şeklinde gerçekleştirilen etkinliğin ilk oturumunda "Çocuk Haklarında Eşitlik, Farkındalık ve Yerel Yönetimlerin Rolü" konusu işlendi. Moderatörlüğünü Tekirdağ Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Konur Alp Tezer’in üstlendiği oturumda; Avukat Mert Elekçi, Cem Demir Ayak ve Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Sultan Ateşoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Ateşoğlu, Büyükşehir Belediyesi tarafından çocuk haklarının güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmaları paylaştı. İkinci oturumda "Çocuk Güvenliği, Çocuk Koruma Mekanizmaları ve Refah Hakkı" başlıkları ele alındı. Oturumda, çocukların yalnızca korunması gereken bireyler değil, aynı zamanda hak sahibi bireyler olduğuna vurgu yapıldı. Bu bölümde Murat Çelik, Görsev Argın Uz ve Av. Kardelen Ateşci konuşmacı olarak yer aldı. Üçüncü oturumda "Eğitim, Kültür ve Spor Politikalarında Çocuk Hakları ve Yerel Yönetimlerin Rolü" konusu değerlendirildi. Moderatörlüğünü Tekirdağ Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Şerifenur Baksi’nin yaptığı oturumda Av. Zozan Vargün, Prof. Dr. Bengi Semerci ve Nil Delahaye görüşlerini paylaştılar. Panelin son oturumunda ise "Eğitim, Dijital Haklar ve Çocuk Koruma Mekanizmaları" başlığı ele alındı. Sıla Çamur, Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Cankurt ve Esra Ekinci konuşmalarında; eğitimde fırsat eşitliği ve katılım hakkı, dijital haklar, güvenli internet kullanımı ile yerel yönetimlerde çocuk koruma mekanizmaları ve iyi uygulama örneklerine dikkat çektiler. Panel, çocuk haklarının yerel düzeyde güçlendirilmesine yönelik farkındalık oluşturulması ve kurumlar arası işbirliğinin artırılması hedefiyle sona erdi.
Samsun Samsun’da afet hazırlığında iki kritik başlık: Enerji ve veri yönetimi masada Samsun’da afet ve acil durumlara yönelik hazırlık çalışmaları kapsamında, hem enerji altyapısının sürekliliği hem de bilgi akışının etkin yönetimi için yürütülen toplantı ve eğitimler aralıksız sürüyor. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde oluşturulan yerel düzey afet grupları, muhtemel can ve mal kayıplarını en aza indirmek amacıyla koordinasyon çalışmalarını yoğunlaştırdı. Bu kapsamda Afet Enerji Grubu ile Afet Bilgi Yönetimi İzleme ve Değerlendirme Grubu, ayrı ayrı gerçekleştirilen toplantılarla görev ve sorumluluklarını gözden geçirdi. Vali Yardımcısı Bilal Bozdemir’in başkanlığında yapılan toplantılar, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinesinde, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Enerji başlığında yapılan değerlendirmelerde, afet bölgelerinde zarar gören elektrik ve doğalgaz altyapısının hızlı şekilde onarılması, hizmetlerin en kısa sürede yeniden sağlanması ve kritik tesislerin devreye alınması konuları öne çıktı. Ayrıca mobil jeneratör ve seyyar aydınlatma gibi geçici çözümlerle barınma alanlarının enerji ihtiyacının karşılanması ve sahada görev yapan ekipler için yakıt desteğinin sağlanmasına yönelik planlamalar ele alındı. Bilgi yönetimi tarafında ise afet sürecine ilişkin tüm verilerin doğru, hızlı ve koordineli şekilde toplanması, kayıt altına alınması ve raporlanması konuları gündeme geldi. Müdahale sürecinde elde edilen bilgilerin izlenmesi, değerlendirilmesi ve ilgili birimlere aktarılması ile tüm süreçlerin dokümante edilmesi, arşivlenmesi ve yedeklenmesine yönelik sorumluluklar üzerinde duruldu. Toplantılarda ayrıca, diğer afet gruplarıyla yürütülen yazışma ve bilgi paylaşım süreçlerinin düzenli şekilde sürdürülmesi ile kullanılan teknik altyapının kesintisiz çalışmasının sağlanmasına yönelik eğitimler verildi. Yetkililer, afet anında hem enerji altyapısının hızlı şekilde devreye alınmasının hem de doğru bilgi akışının sağlanmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Vatandaşlara da muhtemel bir afet durumunda kapalı alanlarda bulunmaları halinde gaz, elektrik ve su vanalarını kapatmaları ve yanmakta olan ocak ya da sobaları söndürmeleri yönünde uyarıda bulunuldu.
Tokat TOGÜ’de geleceği şekillendiren fikirler yarıştı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından düzenlenen Proje Ligi’26 Ödül Töreni’nde farklı kategorilerde dereceye giren yenilikçi projeler açıklanırken, öğrencilerin bilimsel ve girişimci çalışmaları büyük ilgi gördü. TOGÜ tarafından bilimsel düşünceyi teşvik etmek, yenilikçi projeleri desteklemek ve genç girişimcileri cesaretlendirmek amacıyla düzenlenen "Proje Ligi’26 Değerlendirme ve Ödül Töreni", 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, rektör yardımcıları, rektör danışmanları, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Etkinlik, müziğin birleştirici gücünü yansıtan özel konserle başladı. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz; "Üniversite-sanayi iş birliğine somut bir örnek teşkil eden Proje Ligi organizasyonunda yer almaktan büyük mutluluk duyuyorum. TOGÜ olarak biz, projeyi yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren bir vizyon olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda geliştirilen her proje hem akademik dünyaya hem de toplumsal sorunların çözümüne önemli katkılar sunmaktadır. Üniversitemiz, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve uluslararasılaşma alanlarında her geçen gün daha güçlü bir ivme kazanmaktadır. Öğrencilerimizin artan proje üretme istekleri ve farklı alanlardaki girişimleri bizleri son derece memnun etmektedir. Üniversite yönetimi olarak, ortaya konulan bu değerli projeleri desteklemeye ve öğrencilerimizin yenilikçi fikirlerini teşvik etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Dereceye giren projeler açıklandı Lisansüstü eğitim kategorisinde dereceye giren projeler açıklandı. Birincilik ödülünü Şahabettin Akca’nın "Endüstri 4.0 ve IoT Tabanlı Akıllı KKD Ekosistemi: Yapay Zeka Destekli Gerçek Zamanlı İşçi Sağlığı İzleme ve Proaktif Risk Yönetim Sistemi" adlı projesi kazanırken, ikinci sırada Furkan Çetinkaya’nın "Gök Kubbe Konseptine Entegre: Asimetrik Roket Tehditlerine Karşı Yapay Zeka Tabanlı Yörünge Tahmini ve Düşük Maliyetli Otonom İHA ile Kinetik Önleme Sistemi" adlı çalışması yer aldı. Üçüncülük ödülü ise Nurhayat Doğan’ın "Döngüsel Ekonomi İçin Yapay Zeka Destekli, Konum Tabanlı Otonom Takas ve Bağış Ekosistemi: ‘Sıfır Para’ Modeli" projesine verildi. Aynı kategoride Seray Önder’in "Varikosel Kaynaklı İnfertilitede Ubiquitin Proteazom Sistemi: Yeni Moleküler Biyobelirteç Arayışı" ve yine Nurhayat Doğan’ın "Akıllı Şehirler İçin Otonom Hacimli Atık Yönetimi ve İleri Dönüşüm Sistemi" projeleri de mansiyonla ödüllendirildi. Eğitim ve Sosyal Bilimler kategorisinde Aysun Aslanzade "Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Gençlerinin Oy Verme Davranışı ve Vatandaşlık Bilinci" adlı çalışmasıyla birincilik elde ederken, Deniz Demir dijital mal varlıklarının mirası üzerine yaptığı karşılaştırmalı hukuk çalışmasıyla ikinci oldu. Üçüncülük ödülü Ayşenur Aktepe’nin Türkiye’de babalık izni ve bakım yüküne ilişkin araştırmasına verildi. Çağla Karabacak sürdürülebilir laboratuvarlar üzerine çalışması ve Zeynep Nazlı Gözpınar ise yenilenebilir enerji dünyasını ele alan projesiyle mansiyon aldı. Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde Sude Karaca, biyojenik ZnO nanoparçacıklarıyla temiz su üretimine yönelik çalışmasıyla birinciliğe layık görülürken, Medine İrem Keser patates çeşitlerinin verim karşılaştırması üzerine projesiyle ikinci oldu. Ahmet Zeki Aksoy’un akıllı sağlık çantası projesi üçüncü olurken, Görkem Sert akıllı arı kovanı savunma sistemi çalışmasıyla mansiyon aldı. Şerife Miray Yılmaz ise kanser erken teşhisine yönelik floresan teşhis kiti geliştirme projesiyle mansiyon kategorisinde ödül kazandı. Sağlık ve Biyoteknoloji Bilimleri kategorisinde ise İsa Mert Eşki Alzheimer erken teşhisine yönelik elektrokimyasal biyosensör çalışmasıyla birinci olurken, Buğra Keskin karınca yuvası volatomu üzerine araştırmasıyla ikinci oldu. Gamze Mertyılmaz akıllı bebek bezi projesiyle üçüncülük elde ederken, Kübra Oğuz yapay zeka destekli akıllı ilaç salım sistemi çalışmasıyla mansiyon aldı. Fahriye Bordanacı ise köyde aktif yaşlanma ve fiziksel aktivite konulu projesiyle mansiyon ile ödüllendirildi. Törenin ardından katılımcılar fuaye alanında kurulan proje stantlarını ziyaret ederek öğrencilerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu.