ASAYİŞ - 28 Nisan 2026 Salı 14:07

Adem Soytekin: "Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım"

A
A
A

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasının 28. oturumunda, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı.

Soytekin savunmasında "'Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, önüne konulan belgeleri imzalayarak tahliye edildi' sözlerini kendi adıma kesinlikle reddediyorum. Ben neden etkin pişmanlık yaptım? Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım. Yaptığım tüm işlerin, hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı" dedi.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 28. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin savunma yaptı.

İddianamede Adem Soytekin hakkında yapılan değerlendirmede, müteahhit olduğu, belediye içerisinde herhangi bir sıfat ya da sorumluluğu bulunmamasına rağmen örgütte yönetici pozisyonunda yer almasından dolayı İBB'ye bağlı iştiraklerden olan KİPTAŞ A.Ş.'ye ait çıkılan ihalelerin kimlere verileceği, ödemelerin nasıl ve ne zaman yapılacağı, ihaleye davet edilecek firmanın kimler olacağı, daire satışlarının serbest bırakılması gibi önemli süreçleri yürüttüğü belirtilmişti. İddianamede Soytekin'in, iş adamlarının belediye ile olan görüşmelerinde kimi zaman aracılık ettiği kimi zaman da belediye görevlilerince talep edilen rüşvetin Soytekin'e ait olan Sulkar ya da Asoy İnşaat'a devrinin sağlanıp rüşvetin teminine aracılık ettiği de açıklanmıştı. Soytekin'in inşaat sahipleri ile belediye arasındaki rüşvet zincirinde köprü vazifesi gördüğü, örgütün sözde kamu binası yapmak için kişi ve firmalardan çek ya da paraları teslim aldığı, suça konu rüşvet eylemleri sonucu müteahhitlik işi yapıyormuş izlenimi vererek suç gelirlerini perdelemek ve illiyet bağını kesmek amacıyla fatura kestiği de aktarılmıştı. Adem Soytekin'in şirketlerinin bir nevi örgütün kasası işlevini yürüttüğü, bu şekilde kurulan ''sisteme'' para akışı sağlanması gibi önemli süreçleri yürüttüğü de iddianamede belirtilmişti. Soytekin'in genel olarak inşaat sektöründeki iş ve işlemlere dayanan eylemler gerçekleştirdiği, bu eylemlerde örgüt lideri adına rüşvet görüşmeleri yaptığı, örgütün para tahsilat ve çek tahsilatı işlemlerini şirketleri üzerinden akladığı, inşaat işlerinde usulsüzlükler yaparak kendi yararına menfaat temin ettiği, bu menfaatlerden örgütünde faydalanmasını sağladığı, örgüt adına çok sayıda eylemden sorumlu olduğu iddianamede kaydedilmişti.

Adem Soytekin:

"Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım"

Adem Soytekin savunmasında "Ben çocukluğumdan bu yana inşaat işi ile uğraşan bir iş insanıyım. Bugüne kadar ayıplı bir iş yapmadım. Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim. Bugün burada bulunmamın sebebi en iyi bildiğim iş olan inşaat yapmayı sürdürmüş olmamdır. Ortada hayali bir iş yoktur. Yapılar, binalar gerçektir. Kamunun kullanımındadır. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten biri değilim. İş yapan ve karşılığını alan biriyim. Hak edişlerimizi kimi zaman nakit, kimi zaman çek, kimi zaman daire ve dükkan devri şeklinde gerçekleştirdik. İmamoğlu İnşaat ile işler yaptık. Benim bu tesisleri yaptığım sabittir. Bizzat rüşvet alındığını iddia eden müşteki iş insanlarının beyanlarından da sabittir. Ben tek başıma yapmadım bu işi. Bizim belediye ile cari havuzumuz var. Bu havuzda belediyelerden gelen hak edişler birikir. Ben sadece yaptığım işlerin karşılığını alırım. Belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu bilmekteyim. Benim hiç tanımadığım kişilerin soyut beyanları var dosyada. Ben bütün iddiaları açık ve kesin şekilde reddediyorum. Hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. İş almak için nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığı açıktır. Biz ulusal ve uluslararası işler yapan bir şirketiz. Bugün huzurunuzda saklamadan, kaçmadan, çelişmeden anlatıyorum. Ben inşaat işi yaptım. Ne örgütsel iş yaptım ne menfaat temin ettim. 'Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, önüne konulan belgeleri imzalayarak tahliye edildi' sözlerini kendi adıma kesinlikle reddediyorum. Ben neden etkin pişmanlık yaptım? Suç işlemediğimi kanıtlamak için etkin pişmanlık yaptım" dedi.

"Hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı"

Etkin pişmanlık sürecini anlatmak istediğini belirten Adem Soytekin "Dosyada ifade veren müteahhitlerin ifadeleri basında yer almaya başladı. O dönem vekaletli avukatlarımdan birisi olan ve belediye tarafındaki vekillerle de irtibatı olan Onur Büyükhatipoğlu aracılığıyla bu durumun izah edilmesini istedim. Basında haberler çıktığını, bazı müteahhitlerin bana belediyeye yaptığım işlerin hak edişleri olarak verdikleri çek ve taşınmazları rüşvet olarak verdiklerini söylediklerini, bunun ise beni çok rahatsız ettiğini, bunun böyle olmadığını en iyi belediye vekillerinin bildiğini, gerekirse bununla ilgili tüm belgeleri, faturaları tablomu kendilerine gönderebileceğimizi ve bu konuda bir açıklama yapmaları gerektiğini söylemiştim. Böyle bir açıklama beni gerek ailem, gerek medya, gerekse kamuoyunun karşısına doğru şekilde konumlandıracaktı. Ancak Onur Bey belediye tarafıyla görüştüğünde böyle bir açıklamanın yapılmayacağını bana iletti. Ben de ‘neden yapılmayacak' diye sorduğumda yapılmayacağını söyledi. Ben bunun üzerine ‘madem öyle, bunları kendim açıklarım' dedim. İşte benim etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Yaptığım tüm işlerin, hak ediş olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak algılanmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı" ifadelerini kullandı.

Adem Soytekin:

"Daireler, o dönem yapımına devam ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildi"

Soytekin iddianamede suçlandığı eylemlere karşı yaptığı savunmasında "Eylem 5. Deniz İstanbul. Bu eylem kapsamında hakkımda ileri sürülen iddia, Deniz İstanbul projesinden adıma üç bağımsız bölüm üzerinde rüşvet ilişkisi kurulduğu yönündedir. Öncelikle açıkça ifade etmek isterim ki Deniz İstanbul projesinden adıma üç adet bağımsız bölüm devri yapılmıştır. Bu hususu hiçbir aşamada inkar etmedim. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadelerde de açıkça belirttim. Ancak bunun rüşvet olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Zira söz konusu daireler, diğer işlerde olduğu gibi, o dönemde yapımını yaptığım işlere karşılık alınmıştır. Bu daireler, o dönem yapımına devam ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il binasının tadilatı kapsamında verildi. Hakkımdaki iddia, esasen Dursun Keleş'in beyanlarına dayanmaktadır. Ben Dursun Keleş'i tanımıyorum. Kendisiyle hiçbir görüşmem de olmamıştır. Söyledikleri gerçeği yansıtmamaktadır. Bunu ona inanmayın bana inanın mantığıyla da söylememekteyim. Şimdi izah edeceğim üzere kendisi yalan beyanlarda bulunduğunu da ispatlayacağım. İlk olarak şununla başlamak istiyorum. Kendisi ifadesinde aynı gün kendisini aradığımı, akabinde kendisinin Deniz İstanbul projesindeki ofisine gittiğimizi, yanımdan Ekrem Bey'i arayarak telefonu hoparlöre verdiğimi iddia etmektedir. Böyle bir iddia doğruysa hem kendisini aradığım için bir HTS kaydı hem de o ofisine gittiğim için bir sıfır ortak baz kaydı bulunması gerekirdi. Oysa dosyada Dursun Keleş'i aradığıma dair hiçbir HTS kaydı yoktur. Olması da mümkün değildir. Ayrıca 2020 yılında ben Ekrem Bey'i hiç aramamışım. Dursun Keleş'in hakkımdaki ifadesi mesnetsiz söylemlerden ibarettir ve tamamen kurgudur. Bu yalan ifadesi sebebiyle beni, sanki Ekrem Bey adına baskı ve şantajla tahsilat yapan birisiymiş gibi göstererek, iddianamede yönetici yazılmama sebebiyet veren tek ifadedir" dedi.

Soytekin savunmasının devamında "Mehmet Pehlivan benim söylediklerime ‘yalan ve hayal ürünü toplantı' diyor. O toplantı yalan değil, bal gibi de yapılmış. Bunu ben değil kendi tarafları da söylüyor. Kendi vekilleri de çıkıp bu toplantının yapıldığını ve ayrıca benim yaptırdığımı söylüyorlar. Hem böyle toplantı yok diyeceksin hem de siz toplantı yapıldığını kabul edeceksiniz. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorsunuz. Ali Nuhoğlu ifadesinde, Pehlivan ile 4-5 kez görüştüğünü ve Pehlivan'ın mal varlığına tedbir olup olmadığı sorduğunu söyledi. Benim söylediğim şeyler doğrulanıyor. Buna rağmen çıkıp dediklerime yalan diyorsunuz. Ortaya yalan değil, sizin görmediğiniz bir gerçek var. Ali Nuhoğlu'na tedbir geldiğini söyleyen de Pehlivan'ın kendisi" şeklinde konuştu. Duruşmaya Adem Soytekin'in savunmasının ardından ara verildi.

Melike İnal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehirspor’un kritik karşılaşmasına dede-torun geldiler Eskişehirspor’un Balıkesirspor ile oynayacağı kritik rövanş maçı öncesi, siyah-kırmızılı taraftarlar stadyuma akın etti. Tribünlerin sevilen simalarından 63 yaşındaki emekli Mehmet Özmen, 6 yaşındaki torunuyla birlikte takıma destek olmaya gelerek, "Biz dededen toruna Es-Es’liyiz" dedi. Eskişehirspor, TFF 3. Lig yükselme play-off 1. Tur ilk maçında deplasmanda 2-1 mağlup olduğu Balıkesirspor’u ağırlıyor. Turu geçmek ve şampiyonluk yolunda ilerlemek için mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıkan siyah-kırmızılı ekipte, taraftarın desteği ise tam. Maç öncesi stadyum çevresinde oluşan heyecana, 50 yıllık Eskişehirspor taraftarı Mehmet Özmen ve minik torunu Mehmet Tuna Özmen de ortak oldu. Siyah-kırmızı renklerle maça hazırlanan dede ve torun, kulübe olan bağlılıklarını dile getirdi. "Bu büyük camianın yeri buralar değil" Yarım asırdır Eskişehirspor’un peşinde olduğunu belirten 63 yaşındaki Mehmet Özmen, takımın hak ettiği yere döneceğine olan inancını vurguladı. Özmen, "Vallahi biz dededen toruna Es-Es’liyiz. 50 yıldır bu kulübün peşindeyiz. Benim torunum her maça benimle gelir. Geçen hafta biraz üzüldük ama inşallah en az iki farklı kazanıp turu geçeceğiz. Bizim ümidimiz; play-off’larda şampiyon olarak Eskişehirspor’umuza layık olduğu yerleri getireceğiz. Çünkü bu 35 bin taraftarın, bu kadar büyük bir camianın buralarda pek yeri olmadığını düşünüyorum. Zor günleri atlatıp 1. Lig’de Fenerbahçe’yi, Galatasaray’ı, Trabzonspor’u 4-0, 3-0 yendiğimiz günlere geri döneceğiz inşallah" şeklinde konuştu. 6 yaşındaki Mehmet Tuna’dan 5-0’lık skor tahmini Dedesinin izinden giden ve Eskişehirspor sevgisiyle büyüyen 6 yaşındaki Mehmet Tuna Özmen ise maçı kazanacaklarından emin olduğunu söyledi. Kaleci Bora’ya olan güvenini dile getiren minik Mehmet Tuna, "Maç için geldim ve bu maçı inşallah 5-0 yeneriz. Maç için burada olduğum için çok mutluyum. İnşallah bugünkü maçta Bora abim bütün topları tutacak" ifadelerini kullandı. Dede ve torun, açıklamalarının ardından büyük bir heyecanla tribündeki yerlerini almak üzere stadyuma giriş yaptı.
Eskişehir Eskişehirspor taraftarı Balıkesirspor maçı için heyecanlı Eskişehirspor’un şampiyonluk yolundaki kritik Balıkesirspor mücadelesi öncesinde taraftarlar stadyum çevresinde takımlarına destek oldu. TFF 3. Lig yükselme play-off 1. Tur’unda Balıkesirspor ile oynanacak rövanş mücadelesi öncesinde Eskişehirspor taraftarları galibiyete kilitlendi. Deplasmandaki ilk maçın ardından kendi sahasında tur atlamak isteyen kırmızı-siyahlılarda, 7’den 70’e her yaştan taraftar stadyuma akın etti. Oğluyla birlikte maça gelen ve 31 yıl önce giyilen orijinal futbolcu formasıyla dikkat çeken Türk Öğün Acet ile şampiyonluk inancını dile getiren Yılmaz Uzun, maç öncesi duygularını paylaştı. "Bu üzerimdeki forma 31 senelik orijinal forma" Oğlu Yunus Acet ile birlikte tribündeki yerini alan 51 yaşındaki Türk Öğün Acet, yıllar öncesinden kalan hatırasıyla takıma destek verdi. Eskişehirspor sevgisinin çok eskilere dayandığını belirten Acet, "Biz bundan 31 sene evvel Konya’ya gittik, 20 bin taraftar. Bu üzerimde gördüğünüz forma 5 numaralı Eskişehirsporlu futbolcumuz Erkal’ın forması, orijinal forma. Bugün de yine Eskişehirspor’umuzu 2. Lig’e çıkarmak için geldik. Yaşımız 51, inşallah iki tane atacağız" ifadelerini kullandı. "Balıkesir oradaki gibi olmayacak, buradan çıkış yok" Takımın gol yollarındaki etkisine güvendiğini ve Balıkesirspor’un Eskişehir deplasmanında zorlanacağını ifade eden Yılmaz Uzun ise şu şekilde konuştu: "Gollerimizi Akın Akman, Jacob, Batuhan; bu üç isimden gol bekliyoruz. Şampiyon biz olacağız. Balıkesir orada kendi evinde oynadığı maç gibi olmayacak. Burası Eskişehir, buradan çıkış yok. Onları eli boş göndereceğiz ve bu turu biz geçeceğiz." Stadyum önünde tezahüratlar eşinde bekleyişlerini sürdüren taraftarlar, maçın başlamasıyla birlikte tribünlerdeki yerlerini alarak takımlarına tam destek verdi.
Eskişehir Eskişehirspor’a kumbarasını bağışlayan minik Buğra takımını yalnız bırakmıyor Eskişehirspor’a kumbarasını bağışlayan minik Hüseyin Buğra Er, Eskişehirspor-Balıkesirspor maçında da stada gelerek takımını yalnız bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde minik Hüseyin Buğra Er, yaz aylarında su tabancası almak için biriktirdiği parayı Eskişehirspor’a bağışlamasıyla gündem olmuştu. Bugün ise minik Hüseyin Buğra, tuttuğu takım olan Eskişehirspor’un maçına gelerek takımını yalnız bırakmadı. "Skor tahminim 3-0" Maç öncesinde skor tahmini yapan minik Hüseyin Buğra Er, "Eskişehirspor’u desteklemek için buraya geldim. Çok mutluyum. Skor tahminim 3-0. Şampiyon EsEs" diye konuştu. "Miniğimiz tesiste takımla fotoğraf çektirmek istiyor" Minik Buğra’nın babası Osman Er ise, "Her hafta maçlardayız, müsait oldukça desteklemeye çalışıyoruz. Bugün de inşallah 3-0 Balıkesir’i yenip yolumuza bakacağız, yolun sonu şampiyonluk. Tribün liderlerinin de söylediği gibi üçlümüzü çektirecek bugün, başlangıcımızı miniğimiz yapacak. İnşallah maç sonu gülen taraf biz olacağız. Aynen miniğimizin bir isteği var; miniğimiz tesislere gitmek istiyor, takımla beraber fotoğraf çektirip takımın imzalı formasını istiyor. Geçen öyle bir isteği oldu, yapamadık ama inşallah bu maçtan sonra kazanıp tesislere gidip miniğimizin isteğini gerçekleştirmek istiyoruz. Geceden beri bayrakla yatıp kalkıyor, formayla yatıp kalkıyor, bugünü bekliyordu. Heyecandan uyuyamadı maçı beklemekten. Ama bugün dediğimiz gibi inşallah kazanacağız, yolumuza bakacağız" dedi.