POLİTİKA - 16 Şubat 2026 Pazartesi 18:16

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "CHP İstanbul’daki yolsuzluğu aklama makinesine dönüştü"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Davaları açanlar Cumhuriyet Halk Partililer, mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edenler yine Cumhuriyet Halk Partililer" dedi.


AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından parti çalışmaları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’yi İstanbul’daki yolsuzluk soruşturmaları üzerinden sert sözlerle eleştirerek, "Bütün bir siyasi partinin, bütün bir siyasi hareketin, Cumhuriyet Halk Partisi açısından söylüyorum, İstanbul’daki yolsuzluk çetesini aklamak için bir makineye dönüştüğünü gözlemliyoruz. Mahkemelere bilgileri, belgeleri ulaştıran Cumhuriyet Halk Partililer, itirafçı olup mahkemeye müracaat edip ben üzülerek bu yolsuzluk sürecinin parçası oldum diyenler yine Cumhuriyet Halk Partililer. Bakıyorsunuz yargılananlar da Cumhuriyet Halk Partililer. Ama özellikle CHP Genel Merkezi başta olmak üzere çıkıp ’Ya bu iş soruşturulmasın, bu iş araştırılmasın’ gibi akla ziyan bir tutum içerisinde olduklarını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu.



"Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk"


Üyelik çalışmalarıyla ilgili de konuşan Büyükgümüş, "Yıl başından itibaren bizim açımızdan en önemli husus üyelikle ilgili yürüttüğümüz çalışmalardı. Üye sayımızı Türkiye genelinde 600 binden fazla bir rakamla arttırmış olduk. Tüm Türkiye’de teşkilatlarımız çok büyük bir özenle, gayretle çalışmalarını sürdürüyorlar. Partimize yeni katılmış üyelerimiz olabileceği gibi kuruluştan ilk günden itibaren bizimle beraber yol yürüyen, parti tabanımızı teşkil eden isimlerle de buluşma imkanımız olacak. Ve buradan elde ettiğimiz aslında insan kaynağıyla, güçle özellikle mahalle teşkilatlanmamızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.



"Terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik"


Terörsüz Türkiye ile ilgili çalışmaları kararlılıkla sürdüklerini dile getiren Büyükgümüş, "Terörsüz Türkiye’ye dair yürüttüğümüz çalışmaların burada önemli bir bize fırsat penceresi açtığını gözlemliyoruz. Başından itibaren her buluşmamızda teşkilatlarımızla ve aziz milletimizle şu çerçeveyi paylaştık. Biz son 10 yılda Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’de üç büyük stratejik kazanım elde ettiğimizi düşünüyoruz. Bunlardan ilki Malazgirt ruhu olarak tarif ettiğimiz Türk, Kürt, Arap bu coğrafyada barışı, huzuru, adaleti birlikte savunduğunda ne gibi büyük işler başarıldığının tarihte çok fazla örneği vardır. Ve bununla beraber ikinci önemli olarak değerlendirdiğimiz stratejik kazanımımız ise; Türkiye’nin savunma sanayiinde özellikle son 10 yılda geldiği aşamadır. Özellikle İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz aşama burada bizim çok önemli bir stratejik kazanımımız haline geldi. Bununla beraber üçüncü bizim kazanım olarak değerlendirdiğimiz stratejik başarımız da terörü kaynağında yok etme stratejimizdi. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından Cumhurbaşkanımız dünyaya bir mesaj verdi; ’Biz artık terör tehdidinin sınırlarımıza yaklaşmasını beklemeyeceğiz. Ve kimden gelirse gelsin terörle kaynağında mücadele edeceğiz.’ Ve düzenlediğimiz sınır ötesi harekatlarla, Barış Pınarı’yla, Fırat Kalkanı’yla buradaki etkin çalışmalarımızla terörü kaynağında yok etmeye dönükte çok önemli merhaleler katettik. Ve burada bütün bu başarılarımızın sonucunda terör örgütü artık varlığını sürdüremeyeceğini ve kendini feshedeceğini ilan etti" dedi.



AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den seçim mesajı


360 derece bir iletişim hedefi ile yola çıktıklarını ifade eden İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise, 2025’te çok yönlü bir medya ve saha iletişimi yürüttüklerini, 2026’da ise bunu büyüteceklerini ifade etti. Özdemir, "’Senin Hayatından Gidiyor’ başlığıyla İstanbullunun hayatından nelerin gittiğini bizzat fotoğrafladık. Muhatabımız vatandaşımızdı ama hedef tabii ki İstanbul’u yönetemeyenlerdi. 2028 seçimlerinde İstanbul’umuz Cumhurbaşkanımızı 1’inci olarak, 2029’da ise hem Büyükşehir Belediyemizi, aynı zamanda ilçe belediyelerimizin büyük bir çoğunluğunu AK Parti hanelerine kavuşturmuş olacağız" dedi.


Teşkilat çalışmalarında üyelik hedeflerine de değinen Özdemir, "İstanbul’da 150 bin yeni üyeyle 2025 yılımızı kapattık. 2026’da hedefimizi 250 bin olarak belirleyerek AK Partimize yeni taze kanları kavuşturacağız" dedi.


Özdemir, İstanbul’da 4 milyon 750 bin hane bulunduğunu belirterek, "Ramazan ayı sonrasında İstanbul’daki tüm hanelere hem partimizin İstanbul’a dair yaptıklarını hem de 2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi nezdinde İstanbul’un kaybettiklerini anlatacağız" dedi.



"Daha dinamik, pres yapan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içinde olduk"


Özdemir, teşkilat çalışmalarına dair mahalle teşkilatlarının önemini vurgulayarak, "Mahalle teşkilatlarının ne kadar doğru kurgulanır, doğru bir yapılanması olursa bizzat vatandaşa değen temsil boyutu olarak katkısı da çok yüksek olur. Daha dinamik ve daha çok koşan, sahanın her yerinde olan, futbol tabiriyle pres yapan ve devamlı atağa kalkan bir yapıyı İstanbul’da oluşturma gayreti içerisinde olduk" ifadelerini kullandı.



İSKİ’ye ‘su’ eleştirisi


İstanbul’daki su yatırımlarına ilişkin de konuşan Özdemir, "2019’dan bugüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir damla dahi topluma fayda sağlayacak bir su kazanım çalışması olmadı. Baraj 2026 yılında DSİ tarafından tahkim edilecek. Ondan sonra İstanbul’un tüm su ihtiyacını Melen Barajı’ndan İstanbul’a taşımış olacağız" diye konuştu.


Toplantı, değerlendirmelerin ve soru cevap bölümünün ardından sona erdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.