KÜLTÜR SANAT - 07 Ocak 2026 Çarşamba 10:52

Akbank Sanat "Sınır Durumlar" söyleşi serisi başlıyor

A
A
A
Akbank Sanat "Sınır Durumlar" söyleşi serisi başlıyor

Akbank Sanat tarafından düzenlenen "Sınır Durumlar" söyleşi serisi, psikiyatri ve felsefe ekseninde modern insanın temel deneyimlerine odaklanıyor. "Akbank Sanat Her Yerde" çatısı altında "Psikoloji ve Felsefenin Sınırında Sanat" alt başlığıyla gerçekleştirilecek söyleşi serisi; haz, delilik, sanat ve aşk temaları etrafında şekilleniyor.


Akbank Sanat’ın modern çağın kuşatması altında ikiye bölünen insanın hikayesini; psikiyatri ve felsefenin kesişim noktasından çağdaş sanatın görsel hafızasını da yanına alarak yeniden okumaya davet eden söyleşi serisi "Sınır Durumlar", Ocak - Mayıs döneminde "Psikoloji ve Felsefenin Sınırında Sanat" alt başlığıyla gerçekleştiriliyor. Psikiyatrist Dr. Cengiz Arca ve yazar Ezgi Emel’in hazırlayıp sunduğu söyleşi serisi, ölçülen ve denetlenen beden ile sürekli kaygı üreten zihin arasındaki yarılmayı çağdaş yaşam bağlamında tartışmaya açıyor.


Yapılan açıklamaya göre; söyleşilerde modern öznenin arzuları, korkuları ve anlam arayışıyla kurduğu ilişki, farklı temalar etrafında ele alınıyor. Dopaminin oluşturduğu yapay haz anlayışından deliliğin politik sınırlarına, sinemanın temsil gücünden aşkın özgürlükle kurduğu gerilimli ilişkiye uzanan söyleşilerde, konular Thomas Szasz, Michel Foucault, Gilles Deleuze ve Zygmunt Bauman gibi düşünürlerin yaklaşımıyla tartışılıyor. Soyut kavramlar estetik düzlemde de sorgulanarak ele alınan sınır durumlar, çağdaş sanatın sunduğu çarpıcı örneklerle destekleniyor. Bireysel deneyimlerin toplumsal ve felsefi arka planları ele alındığı söyleşilerde, kırık dökük kalmanın, belirsizliğin ve her şeyi hissetmeyi göze almanın sunduğu varoluş alanları düşünsel bir çerçevede değerlendiriliyor.


Serinin ilk söyleşisi olan "Haz ve Acının Sınırında: Dopamin", modern yaşamın haz odaklı yapısı ve bunun birey üzerindeki etkilerini ele alıyor. Söyleşide, Anna Lembke’nin Dopamine Nation adlı kitabındaki paradokstan hareketle, anlık tatmin döngülerinin neden sonunda tükenmişliğe dönüştüğü tartışılıyor. Dopaminin haz ve acı ile kurduğu ilişki, Gilles Deleuze’ün düşünsel çerçevesiyle birlikte, beden ve zihin arasındaki bağlam içinde ele alınıyor.


Delilik kavramının biyolojik bir durum mu, yoksa toplumsal bir inşa mı olduğu sorusunun ele alındığı "Normal ve Anormalin Sınırında: Delilik" başlıklı söyleşide, Thomas Szasz’ın "Akıl hastalığı bir metafordur" yaklaşımı ile Michel Foucault’nun iktidar ve kapatılma analizleri üzerinden, modern toplumun normal tanımını nasıl oluşturduğu değerlendiriliyor.


"Temsil ve Belirsizliğin Sınırında: Eleştiri" başlıklı söyleşide sinemanın kendi gerçekliğini kurma biçimlerini, izleyiciyi içine çektiği illüzyonları ve bu illüzyonları sorgulamanın entelektüel hazzını tartışılıyor. Söyleşide, filmlerin sadece hikayeler anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal normlara, psikolojik derinliklere ve varoluşsal sorgulamalara ayna tuttuğu anlar ele alınıyor.


"Düzen ve Kaosun Sınırında: Sanat" başlıklı söyleşide, psikedelik deneyimlerin bilinci çözüşünden Michael Pollan’ın varoluşsal keşiflerine kadar sanatın ve genişlemiş bilincin "ben" sınırlarını nasıl bulanıklaştırdığını inceleniyor.


Söyleşi serisinin son bölümü olan "Teslimiyet ve Özgürlüğün Sınırında: Aşk"ta ise Zygmunt Bauman’ın Akışkan Aşk kavramı üzerinden modern ilişkilerin kırılganlığını masaya yatırılıyor. Bağlanma, teslimiyet ve özgürlük arasındaki ilişki bağımlılık ve özerklik kavramları çerçevesinde ele alınıyor.


Söyleşi Takvimi:


14 Ocak, Çarşamba 18.30 - 20.00


Haz ve Acının Sınırında: Dopamin


25 Şubat, Çarşamba 18.30 - 20.00


Normal ve Anormalin Sınırında: Delilik


11 Mart, Çarşamba 18.30 - 20.00


Temsil ve Belirsizliğin Sınırında: Eleştiri


8 Nisan, Çarşamba 18.30 - 20.00


Düzen ve Kaosun Sınırında: Sanat


6 Mayıs, Çarşamba 18.30 - 20.00


Teslimiyet ve Özgürlüğün Sınırında: Aşk


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Arama kurtarmada yeni dönem: Enkaz altında kalanları kahraman fareler kurtaracak Türkiye’de ilk kez Muratpaşa Belediyesi ile GEA Arama Kurtarma Derneği işbirliğiyle Antalya’da hayata geçirilen "Kahraman Fareler Projesi", arama kurtarma çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitimle insan kokusunu ayırt edebilen Afrika keseli sıçanlarının sırtlarına takılan GPS ve kamera sistemiyle ulaşılması zor noktalardaki arama kurtarma çalışmalarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Kahraman Fareler Projesi, Muratpaşa’daki GEA Arama Kurtarma Gönüllülük Merkezi’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Program, enkaz uygulamalarında kullanılan farelere ilişkin tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı. Ardından GEA Arama Kurtarma Takım Lideri Erkan Atarer, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Engin Yence, projeyi tasarlayıp yürüten Dr. Danielle Glangrasso ve Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal açıklamalarda bulundu. Farelerin üstündeki GPS ve kamera sistemi enkazda "göz" oluyor Farelerin sırtına takılan özel GPS ve kamera sistemi sayesinde ekipler, farelerin izlediği güzergâhı anlık olarak takip edebiliyor. Farelerin sırtlarındaki kamera, enkazın derinliği ve erişilmesi zor noktaları hakkında ekiplerin detaylı bilgi edinmesini sağlıyor. Yaklaşık 3 yıl süren eğitimle insan kokusunu ayırt edebilen ve çevresel faktörlere karşı duyarlılığı artırılan bu özel farelerin enkaz altında canlılara ulaşarak, arama kurtarma çalışmalarına önemli katkı sunduğu ifade ediliyor. "Birleşmiş Milletler Tavsiye Grubu’na bağlı bir ekibiz" Toplantıda konuşan GEA Arama Kurtarma Takım Lideri Erkan Atarer, "GEA ekibi, ulusal ve uluslararası ölçekte yaşamı tehdit eden felaketlerde arama-kurtarma çalışmaları yürütür; afet bölgelerine insani ve tıbbi destek sağlamak amacıyla gider. GEA, Birleşmiş Milletler Tavsiye Grubu’na bağlı bir ekiptir. Uzun yıllardır operasyonlara 15–20 kişilik ekiplerle giderek etkili çalışmalar yapılabileceğini düşünüyorduk. 2021 Aralık ayından beri AFAD tarafından akredite bir ekip olarak görev yapıyoruz. Afet bölgelerinde dron ve klasik arama yöntemlerinin yetersiz kaldığı anlarda neden alternatif bir yöntem olmasın düşüncesiyle bu projeyi hayata geçirmek istedik. Muratpaşa Belediyesi de bu süreçte bizlere büyük destek verdi" ifadelerini kullandı. En dar enkaz boşluklarında "kahraman fareler" devreye girecek Belçika merkezli APOPO iş birliğiyle Türkiye’ye getirilen Jo, Caruso, Wagner, Billy, Kira ve Daniel isimli altı Afrika keseli sıçanı, Muratpaşa’da oluşturulan özel alanda enkaz senaryolarına dayalı eğitimlerden geçiriliyor. Projenin yürütücülerinden Dr. Danielle Glangrasso, deprem gibi zamanla yarışılan afetlerde özellikle dron, köpek ve insan gücünün yetersiz kaldığı dar enkaz boşluklarında bu hayvanların tamamlayıcı ve hayati bir rol üstleneceğini vurguladı. Glangrasso, güçlü koku alma yetenekleri ve hafif yapıları sayesinde ikincil çökme riski oluşturmayan farelerin enkaz altındaki yaşam belirtilerini kısa sürede tespit ederek ekipleri yönlendirdiğini belirtti. "Türkiye’de ilk kez Antalya’da uygulanan bir afet hazırlık modeli" Programda konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise, afet öncesi hazırlık vizyonu doğrultusunda Türkiye’de ilk kez böyle bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Uysal, Muratpaşa Belediyesi’nin afet yönetiminde önleyici ve hazırlık odaklı bir yaklaşım benimsediğini belirterek, "Bu proje ile hem belediyemizin müdahale kapasitesini artırıyoruz hem de toplumun afet bilincini güçlendiriyoruz" dedi. Kahraman fareler için 3 bin 200 metrekarelik yeni eğitim alanı tahsis edildi Muratpaşa Belediyesi ile GEA Arama Kurtarma Derneği arasında 19 Temmuz 2017’de imzalanan iş birliği protokolünün ardından belediye tarafından 967 metrekarelik bir alan derneğe tahsis edildi. GEA ekipleri bu süreçte Muratpaşalılara kentsel arama kurtarma eğitimleri verdi, belediye personeline yönelik programlar düzenledi ve afet bölgelerinde Muratpaşa’yı temsilen görev aldı. Bu iş birliğinin sahadaki en önemli karşılığı, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında görüldü. GEA ekipleri ve Muratpaşa Belediyesi personeli deprem bölgesinde aktif görev alırken, sonrasında mahalle afet gönüllülüğü eğitimleri genişletildi ve 21 belediye personeli "Kentsel Arama Kurtarma Eğitmen Eğitimi" programına dahil edildi. Bu birikimler doğrultusunda Muratpaşa Belediyesi, Türkiye’de ilk kez uygulanacak Kahraman Fareler Projesi için mevcut alanın yanında bulunan 3 bin 200 metrekarelik yeni bir alanın tahsis edildiğini ve bunun 4 Ekim 2024 tarihli belediye meclisi kararıyla resmileştiğini açıkladı. Eğitimleri devam eden altı Afrika keseli sıçanı, arama kurtarma operasyonlarında kullanılmak üzere hazırlanıyor.
Samsun Başkan Sandıkçı: "Gençlerimizin her daim yanındayız" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin talepleri ve önerileri doğrultusunda eğitime yönelik yeni projeleri ve destek programlarını hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ‘Başkan Okulumda’ programıyla Canik Karşıyaka Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluştu. Eğitime yönelik devam eden çalışmaları hakkında bilgiler verdiği programda, öğrencilerin taleplerini ve önerilerini dinleyen Sandıkçı, üniversite öğrencilerine burs desteğinden ücretsiz eğitim programlarına kadar eğitim alanına yönelik örnek projelerle öğrencilerin yanında olduklarını vurgulayarak, "Eğitimde farkındalık oluşturan projelerimizle gençlerimiz için seferberiz" dedi. "Öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz" Sınav Ücret Desteği programıyla öğrencilerin YKS, LGS ve KPSS ücretlerinin tamamını karşıladıklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Eğitim yolculuğunda gençlerimizin her daim yanındayız. Öğrencilerimizi birçok alanda ücretsiz eğitim programıyla buluşturuyor, öğrencilerimizin sınav ücretlerini karşılıyoruz. Canik’imizdeki öğrencilerimizin YKS, LGS ve KPSS ücretlerini karşılıyoruz. Burs, sınav ücret, çanta ve kırtasiye seti destek programlarımız başta olmak üzere sürdürdüğümüz destek programlarıyla hem öğrencilerimizin hem de ailelerimizin eğitim harcamalarına katkılarda bulunmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimize yönelik desteklerimize yenilerini eklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek Çocukları ve gençleri yapay zekâ, siber güvenlik ve yazılım alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşturduklarına değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağladıklarını belirterek, "Öğrencilerimizin hazırladığı TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine destek sağlıyoruz. Proje hazırlık sürecinde gençlerimize teknik ve teorik eğitim desteğinde bulunuyor, projeleri için gerekli tüm materyalleri onlar için hazır hale getiriyoruz. Canik’te teknolojiyi üreten nesilleri yetiştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Akademiye hazırlık kursları devam ediyor Ücretsiz akademiye hazırlık kurslarıyla gençleri BESYO, POMEM, MSÜ ve bekçilik sınavlarına hazırladıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Uzman antrenörler ve özel parkurlar eşliğinde gençlerimizi akademi sınavlarına hazırlıyoruz. Eğitim sürecinde antrenörlerimizle birlikte gençlerimizin performans takibini gerçekleştiriyor, gençlerimiz için ayrıca bireysel çalışma programları hazırlıyoruz. Hayallerine ve hedeflerine giden yolda gençlerimize destek olmayı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Sandıkçı, programın ardından öğrencilere hediye takdiminde bulundu. Programa Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu da katıldı.
Kocaeli Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, depreme dayanıklı olmadığı için mühürlendi Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle mühürlendi ve binanın boşaltılmasına yönelik süreç başlatıldı. Fakülte binasının fiziki durumu ve deprem güvenliğine ilişkin endişeler, öğrenciler tarafından sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntü ve açıklamalarla kamuoyunun dikkatine sunuldu. Paylaşımlar üzerine yetkili birimler harekete geçti ve yapılan incelemeler sonucunda yapının risk taşıdığına karar verildi. Bu kapsamda fakülte binası mühürlenirken, öğrenciler ve akademik personel için tahliye işlemleri başlatıldı. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin geçici olarak Körfez ilçesinde bulunan Yabancı Diller Fakültesi yerleşkesine taşınacağı, taşınma sürecinin bahar dönemi başlamadan tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Öğrenciler, fakültenin geçici olarak Körfez’e taşınması kararına tepki göstererek, "Taleplerimiz nettir. Şehirlerden koparılmadığımız ve depreme dayanıklı bir kampüs istiyoruz" dedi. Öte yandan, Anıtpark Yerleşkesi’nde bulunan Mimarlık Fakültesi’nin de benzer gerekçelerle taşınmasının planlandığı kaydedildi. Üniversite yönetiminin, eğitim-öğretim faaliyetlerinde aksama yaşanmaması adına alternatif yerleşke ve bina planlamaları üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.