EKONOMİ - 19 Ocak 2026 Pazartesi 10:39

Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı

A
A
A
Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı

Aksa Enerji’nin Gana’da inşa ettiği Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW’lık ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. İki fazdan oluşan santral toplamda 350 MW kurulu güce sahip olacak ve Gana’da enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak.



7 ülkede 11 santral operasyonu yürüten ve 3.000 MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Gana’daki Kumasi Santrali yatırımında önemli bir eşiği daha geride bıraktı. İlk faz çalışmaları kapsamında Aralık 2025’te kısmi ticari üretime başlayan santral, basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı.



Toplam 350 MW kurulu güce sahip olarak tasarlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin, 2026 yılının ilk çeyreğinde 179 MW kapasiteyle kombine çevrim modunda devreye alınması hedefleniyor. Santral, Gana’nın artan elektrik talebine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunmayı hedefliyor.



Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Gana Kumasi santralimizde kısmi ticari üretimin ardından 130 MW kurulu güce ulaşmamız, bu stratejik yatırımın planlanan şekilde ve yüksek bir operasyonel disiplinle ilerlediğini gösteriyor. Aksa Enerji olarak bulunduğumuz ülkelerde enerji arz güvenliğini güçlendiren, uzun vadeli ekonomik değer oluşturan ve şebeke istikrarına katkı sağlayan altyapılar geliştiriyoruz. Gana’da attığımız bu adım, entegre yatırım ve işletme modelimizin sahadaki başarısının güçlü bir göstergesidir."



Uzun vadeli anlaşma, güçlü altyapı, kademeli büyüme


Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 20 yıl süreli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçirilirken; santralin finansmanı, inşası, işletmesi ve bakım süreçleri tamamen Aksa Enerji tarafından üstleniliyor. Bu entegre yapı, yatırımın hem operasyonel sürekliliğini hem de uzun vadeli finansal öngörülebilirliğini destekliyor.



Basit çevrimde 130 MW’a ulaşılmasıyla birlikte Kumasi Santrali, Gana’nın ulusal şebekesindeki arz güvenliğine katkı sunarken; ilerleyen süreçte iki fazda tam kapasiteyle devreye girecek kombine çevrim santrali yüksek verimlilik ve sürdürülebilir üretim sağlayacak. Proje, aynı zamanda yerel istihdama ve bölgesel kalkınmaya sağladığı katkıyla da öne çıkıyor.



Aksa Enerji, Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda küresel büyüme stratejisini sürdürüyor. Kumasi Santrali’nin, şirketin bu yaklaşımının Afrika’daki önemli yapı taşlarından biri olarak konumlandığı aktarıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir" Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Bu süreç doğru yönetilmezse can kaybına kadar gidebilir" dedi. Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu zamanla normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve kalıcı psikolojik etkilere yol açabiliyor. Zorbalık yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olarak değerlendiriliyor. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların, çoğu zaman kendilerini ifade etmekte zorlandıkları ve sağlıklı iletişim kuramadıkları belirtiliyor. Bu durum, zorbalığın yalnızca mağduru değil zorbalığı yapan kişiyi de olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Akran zorbalığının çocuklarda özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu süreçte yalnızca zorbalığa uğrayan çocukların değil, zorbalık yapan bireylerin de doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, zorba kişinin duygularını ifade etmeyi bilmediğini söyleyerek, "Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan ve öldürülen çocuklar görüyoruz" dedi. "Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor" Zorba kişi ile davranışlarının normal olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Nurdan Kayahan, "Akran zorbalığı, günümüzde gençler ve çocuklar arasında çok ciddi sorunlara neden olabilecek bir durumdur. Akran zorbalığı; bir çocuğun ya da gencin başka bir çocuk ya da gence fiziksel, psikolojik ya da sosyal medya aracılığı ile yaptığı baskılara denebilir. Burada iki kişi bulunuyor. Biri zorba, diğeri de zorbalığa uğrayan kişi. Zorbalığa uğrayan kişilerle ilgili pek çok çalışma yapılıyor. Bu kişiler kendini içine kapatabiliyor, özgüven düşüklüğü yaşıyorlar ve yaşadıklarının normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar. Ama zorba kişiye geldiğimizde, aslında ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler duygularını ifade edememe, empati yoksunluğu gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Kendilerini karşı tarafa bu şekilde yansıtıyorlar. Zorbayla bu davranışların normal olmadığını konuşmamız gerekiyor. Ona yaptıklarının yanlış olduğunu açıklamamız gerekiyor" dedi. "Ciddi zararlar veriyor" Bu durumdan pek çok insanın etkilendiğini söyleyen Kayahan, "Zorba kişi duygularını ifade etmeyi bilmiyor, kendini karşıdaki kişiyi ezerek cesur hissediyor. Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan, öldürülen çocuklar görüyoruz. Zorba kişi güç gösterisi yapıyor ve ‘Toplumda ben de varım’ diyor. Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor, hatta doğru olduğunu savunuyor. Ama bu kişi hem kendine hem de zorbalığa uğrattığı kişiye ciddi zararlar veriyor. Bu zarar öyle bir hale geliyor ki cana kast seviyesine kadar uzanıyor. Zorba kişi kendisini var etmeye çalışırken hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yok ediyor. Buna önlem almak için hem zorbayla hem de zorbalığa uğrayan kişiyle çalışmak gerekiyor. Biz zorbayla çalışmadığımız sürece, zorbayı sadece cezalandırdığımız sürece hiçbir şey yapamayız. Zorbayı karşımıza alacağız, ona empatiyi öğreteceğiz, yaptığının yanlış olduğunu ve başkasına zarar verdiğini anlatacağız" diye konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da zorlu kış şartlarında sağlık seferberliği: Kapalı yollarda UMKE ve 112’den zamanla yarış Diyarbakır’da 112 Acil Sağlık ve UMKE ekipleri, zorlu şartlara rağmen art arda gelen ihbarlara yetişerek hastaları sağlık tesislerine ulaştırdı. Diyarbakır genelinde etkili olan yoğun kar yağışı, buzlanma ve kapalı yollar, kırsal mahallelerde ulaşımı durma noktasına getirdi. 112 Acil Sağlık ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), zorlu şartlara rağmen hastaları sağlık tesislerine ulaştırdı. 17 Ocak günü saat 16.40’ta Lice ilçesi Kılıçlı Mahallesi’nde 65 yaşındaki bir hasta için gelen ihbar üzerine bölgeye ambulans sevk edildi. Yoğun çamur ve kar nedeniyle ambulansın ilerleyememesi üzerine Hani’de tedbir amaçlı bekleyen UMKE ekibi sevk edildi. Ekipler hastaya ulaşarak tıbbi değerlendirmeyi yaptı ve hastayı ambulans ekibine teslim etti. Hasta Lice Halis Toprak Vakfı Devlet Hastanesi’ne nakledildi. Aynı gün saat 16.58’de Çüngüş ilçesi Avut Mahallesi’nde 62 yaşında hipertansiyon hastası için ambulans talep edildi. Yoğun kar ve kapalı yollar nedeniyle ekipler ilerleyemedi. Elektrik ve GSM şebekesinin kesik olduğu mahallede hasta yakınlarına Sağlık Komuta Kontrol Merkezi üzerinden nöbetçi hekim tarafından tıbbi danışmanlık verildi, AFAD, jandarma ve belediye bilgilendirildi. Yol açma çalışmalarının tamamlanmasının ardından 18 Ocak akşamı ambulans ekibi hastaya ulaştı. Yapılan değerlendirmede panik atağa bağlı tansiyon yüksekliği tespit edilen hasta, Çüngüş Devlet Hastanesine nakledildi. Yine 17 Ocak akşam 21.45’te Hani ilçesi Çukur Mahallesi’nde 19 yaşındaki bir hasta için nefes darlığı ihbarı alındı. Yolun kapalı olması nedeniyle UMKE timi yönlendirildi. UMKE ekibi gece saatlerinde hastaya ulaşarak ilk muayeneyi yaptı ve hastayı ambulans ekibine teslim etti. Hasta Lice’deki hastaneye sevk edildi. 18 Ocak’ta da Lice Akçabudak Mahallesi Koçmaran mezrasında 71 yaşındaki bir hasta için 112’ye ihbar geldi. Yoğun kar yağışı nedeniyle kapanan yollarda zincir takarak ilerleyen UMKE ekibi, saatler süren mücadelenin ardından hastaya ulaştı. İlk müdahalesi yapılan hasta, ambulansla yine Lice’deki hastaneye sevk edildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, kış aylarında sağlık hizmetlerinin sürekliliğine ayrı bir önem verdiklerini belirterek, ’’Kar yağışı, buzlanma, kapalı yollar ve coğrafi zorluklar, vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi konusunda bizim için hiçbir zaman engel değildir. Özellikle kırsal ve ulaşımı güç bölgelerde UMKE ve 112 Acil Sağlık ekiplerimiz, zamanla yarışarak büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Gece ve gündüz demeden sürdürülen bu çalışmalar, sağlık çalışanlarımızın mesleki sorumluluk bilincini ve insan hayatına verdikleri önemi açıkça ortaya koymaktadır. Zorlu şartlar altında görevini fedakârca sürdüren tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Samsun Samsun’da konut satışında tarihi zirve Samsun’da konut piyasası 2025 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Kentte yıl boyunca gerçekleştirilen 33 bin 665 konut satışıyla, son 13 yılın rekoru kırıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun’da konut satışları 2013 yılında 18 bin 538 seviyesindeyken, yıllar içinde istikrarlı bir artış gösterdi. 2016’da 22 bin bandını aşan satışlar, 2018’de 25 bin seviyesine yaklaşmış, 2020 ve 2022 yıllarında ise 25 binin üzerinde gerçekleşmişti. 2024’te 27 bin 608 konutun el değiştirdiği kentte asıl sıçrama 2025 yılında yaşandı ve satışlar 33 bin 665’e yükseldi. 2025 yılı içerisinde en yüksek konut satışı aralık ayında gerçekleşti. Aralık ayında 4 bin 873 konut satılarak yılın zirvesi görüldü. Yılın ilk aylarında 2 binli seviyelerde seyreden satışlar, yaz aylarından itibaren kademeli olarak artış gösterdi. Son çeyrekte ivme kazanan konut piyasası, özellikle ekim ve kasım aylarının ardından aralık ayında tarihi bir seviyeye ulaştı. Samsun’daki bu yükseliş, kentte konut talebinin güçlü seyrini sürdürdüğünü ve gayrimenkul piyasasının 2025 yılında önemli bir ivme kazandığını ortaya koydu. Türkiye genelinde ise konut piyasasında artış dikkat çekti. Ülke genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olarak kayıtlara geçti.
Manisa Manisa’da zabıta krizi Manisa’nın Gördes Belediyesine bağlı zabıta memuruna ağır kış şartlarında açık alanda araç sayma görevi verildiği iddiasıyla Bağımsız Yerel Hak-Sen tarafından hukuki süreç başlatıldı. İddiaları yalanlayan Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke, söz konusu görevin Gördes Belediye Meclisi tarafından alındığını ve görevin asıl amacının ilçeye kamyon girişinin engellenmesine yönelik olduğunu belirtti. Gördes Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığına bağlı zabıta memuru Kamil Karaarslan’a ağır kış şartlarında açık alanda ‘araç sayma görevi’ verildiği iddiaları üzerine Bağımsız Yerel Hak-Sen harekete geçti. CHP’li Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke hakkında hukuki süreç başlattıklarını belirten sendika yönetimi, alınan karardan bir an önce dönülmesi gerektiğini söyledi. Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, Gördes Belediyesi bünyesinde görevli Zabıta Müdürü ve bir zabıta memurunun "araç sayma" görevi kapsamında açık alanda görevlendirildiği ve bu görev sırasında personellerin ısınma, barınma, elektrik, su ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını öne sürdü. Açıklamanın devamında söz konusu uygulamanın personellerin sağlık ve can güvenliğini riske attığı savunuldu. Bağımsız Yerel Hak-Sen Genel Başkanı Yavuz Toptaş imzasıyla yapılan açıklamada, belediye hakkında idari yargı sürecinin başlatıldığı, ayrıca sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi. Bağımsız Yerel Hak-Sen 3 Nolu Şube Başkanı Cemal Atamer de zabıta memurunun görevlendirildiği yere giderek incelemelerde bulundu. Zabıta memuru Kamil Karaarslan zor şartlar altına görevlendirildiğini söyleyen Başkan Atamer, "Keyfi uygulamalara her zaman dur diyeceğiz. Burada arkadaşımıza yapılan çok büyük bir hukuksuzluk var. Burada tek başına uygun olmayan yerde keyfi bir uygulamayla görevlendirilmiş. Arkadaşımızın kadrosu da zabıta müdürü. Bununla ilgili hukuki süreci başlatıyoruz. Belediyeler kimsenin babasının malı değil. Bizler devlet memuruyuz. Siyasiler gelip geçidir" dedi. Başkan Büke iddialara cevap verdi Sendikanın iddialarının ardından Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke, iddialara cevap vererek söz konusu görevin Gördes Belediye Meclisi tarafından alındığını ve görevin asıl amacının ilçeye kamyon girişinin engellenmesine yönelik olduğunu belirtti. Büke, ilgili personelin haftada iki gün, pazartesi ve cuma günleri, Gördes girişinde görev yaptığını belirtti. Uygulamanın yaklaşık dört aydır devam ettiğini kaydeden Büke, bu süre içerisinde görevli personelden şikayet ya da görev değişikliği talebi gelmediğini belirtti. Görev noktalarının millet bahçesi önü ile Akçeşme Kavşağı olduğunu aktaran Büke, bu alanların ilçe merkezine uzak olmadığını vurguladı. Başkan Büke ayrıca, sendikanın açıklamasında adı geçen personel hakkında, hasta olmadığı halde sahte rapor aldığı ve bu rapor sayesinde görevini yerine getiremeyerek kendi tarlasına gübre attığı gerekçesiyle yaklaşık iki hafta önce Gördes Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.