EKONOMİ - 03 Şubat 2026 Salı 14:27

Altındaki artış, gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşyayı etkiliyor

A
A
A
Altındaki artış, gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşyayı etkiliyor

Son günlerde altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketleriyle ilgili olarak keskin artışların keskin düşüşler getirebileceğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerli madenler için talep oluşturan şartların devam ettiğini belirtti. Ünalmış, altındaki artışın özellikle gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarına etki yaptığına dair araştırmalar olduğunu dile getirdi.


Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyat dalgalanmaları gündemdeki yerini koruyor. Altının gram fiyatı, 29 Ocak’ta, 8 bin 58 lira ile zirve yaparken 2 Şubat’ta yüzde 14 değer kaybıyla 6 bin 939 liraya kadar geriledi. Gümüşün kilogram fiyatı ise 29 Ocak’ta, 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta, 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya kadar geriledi. Değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve ardından gelen düşüş dikkat çekerken, 3 Şubat itibariyle altın ve değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Altın ve değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve düşüşlerle ilgili Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerlendirmelerde bulundu.


Dolardan kaçan altın ve gümüşe yöneldi


Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, altındaki yükselişin üç temel sebebi olduğunu belirterek, "Donald Trump’ın, ABD’nin daha rekabetçi olabilmesi için doların zayıflamasına yönelik gevşek para politikası ve faizi düşürme girişiminin yatırımcılarda dolardan kaçışı hızlandırdı. Dolardan yatırımlarını azaltan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. Diğer bir sebep ise küresel riskler. Devam eden Ukrayna Savaşı, Venezuela’da yaşananlar, ABD’nin Grönland’ı istemesi, İran’daki savaş ihtimali, ABD - Çin rekabeti küresel riskleri artırıyor. Yatırım yapan sermaye sahipleri ise altın ve değerli madenleri güvenli liman olarak gördüğü için bu alana yöneliyor. Bir diğer faktör ise altın ve değerli madenlerden kar etme amacı güden kişilerin bu alan yönelmesi yani ‘sürü psikolojisi’ diyebiliriz" dedi.


Merkez bankalarının alımları 3 bin 500 dolar aşılınca azaldı


Altının ONS fiyatının 29 Ocak’ta 5 bin 600 dolarla zirve yaptıran süreçte merkez bankaları dışındaki alımların daha etkili olduğunu belirten Ünalmış, merkez bankalarının alım yoğunluğunun, altının ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesini aşmasının ardından azaldığına dikkat çekti. Ülkemizde de Merkez Bankasının 31 Ekim’de aldığı kararla, Türkiye’de çıkarılan altın madenini öncelikli alım hakkını askıya almıştı.


FED başkanı adayı düşüşte etkili oldu


Altının ONS fiyatının, 2 Şubat’ta, 4 bin 506 dolara kadar gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, fiyat düşüşünde Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin etkili olduğunu belirtti. Ünalmış, "ABD’de FED’in başına Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi dolar üzerinde olumlu bir etki yaptı. Warsh’ın doların değerini düşürecek politikalar yerine doları güçlü tutacağı beklentisi altın ve değeri madenlerde düşüş getirdi" diye konuştu.


Bugün gerçekleşen yükseliş trendiyle altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, artışı da değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, sert geri çekilme sonrası fiyatlarda toparlanma hareketi yaşandığını, değerli metallere talep oluşturan şartların hala geçerli olduğunu vurguladı.


Altın fiyatındaki artış ev, arsa, otomobil, beyaz eşya satışlarına yansıyor


Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki yükselişin farklı sektörlere olan etkisini de değerlendiren Ünalmış, "Yapılan araştırmalarda, altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde ev, arsa gibi gayrimenkuller, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak diğer sektörlerde ciddi bir yansıma gözlemlenmiyor" şeklinde konuştu.


Enerji ihtiyacı gümüş ve bakır fiyatlarını etkiliyor


Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında da etkisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Ünalmış, "Özellikle yapay zekanın gelişmesi enerji ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu enerjinin sağlanabilmesi için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin yapılması planlanıyor. Enerji sistemlerine özellikle bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Mesela güneş panellerinin yapılmasında gümüşe ihtiyaç var. Bu gümüş talebini ve fiyatı artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarının artması güneş panellerinin artışına da etki ediyor. Gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişin, güneş enerjisi sistemlerindeki fiyatlara etki ettiğini görebiliyoruz. Yaklaşık 2 metre kare bir güneş panelinde 20 gram kadar gümüş kullanabilirken, enerji naklinde bakır ihtiyacı ön plana çıkıyor" dedi.


Ünalmış, enerji ihtiyacındaki artışın bakır fiyatlarına yansıyacağı düşüncesinin bu madene yatırım yapılmasına sebep olduğunu da dile getirerek, son günlerde talep oluşan "külçe bakır" satışlarının da artış beklentisiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ünalmış, bu durumun olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunduğunu belirterek, "Fiyat hızlı yükselirse o kadar hızlı düşebilir" sözünün ekonomideki genel bir değerlendirme olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ünalmış, keskin artış ve düşüşlerin devam edebileceğini de sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.