SAĞLIK - 04 Ağustos 2025 Pazartesi 09:50

Alzheimer tanısında çığır açan gelişme

A
A
A
Alzheimer tanısında çığır açan gelişme

Alzheimer hastalığında erken tanının kapısını aralayan yeni bir gelişme yaşandı. Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, FDA onayı alan kan testiyle artık hastalığın biyolojik olarak çok daha kolay ve hızlı saptanabileceğini belirtti.


Alzheimer ile mücadelede artık tanı için bir kan testi yeterli. Özellikle ileri yaştaki bireyler için büyük bir endişe kaynağı olan Alzheimer hastalığının teşhisinde çığır açan bir gelişme yaşandı. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) onayladığı yeni kan testi, milyonlarca insana umut ışığı oldu. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bu tarihi adımı şu sözlerle değerlendirdi: "Artık hastalığın biyolojik tanısını kan yoluyla koymak mümkün. Bu da erken teşhis ve etkili tedaviler için çok büyük bir avantaj sağlıyor."


Biyolojik tanı sürecinde devrim


Prof. Dr. Hanoğlu, Alzheimer’ın bugüne kadar daha çok klinik semptomlara göre tanılandığını, ancak son yıllarda biyolojik belirteçlerle tanının desteklenmeye başlandığını hatırlattı. "Daha önce belden sıvı alma yöntemiyle yapılan biyobelirteç testleri artık yerini çok daha pratik bir yöntem olan kan testine bırakıyor. Kan yoluyla yapılan bu testler sayesinde hastalığın erken döneminde tanı koymak mümkün hale geliyor" ifadelerini kullandı.


Yeni tedavilerle hastalığın seyri değişebilir


Son iki yılda Alzheimer tedavisinde önemli bir dönemece girildiğini belirten Prof. Dr. Hanoğlu, monoklonalantikorlar yoluyla yapılan aşı benzeri tedavilerin artık devreye girdiğini söyledi. "Bu tedaviler, beyinde biriken amiloid plaklarını temizlemeye odaklı. Özellikle hastalığın başlangıç aşamasında ve prodromal dönemde kullanıldığında süreci yavaşlatabildiği gösterildi" dedi.


Alzheimer’ı önlemede yaşam tarzı büyük etken


Alzheimer’a karşı sadece biyolojik değil, yaşam tarzı temelli önlemlerin de etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hanoğlu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hastalığın ortaya çıkışını geciktirdiğini ya da yavaşlattığını ifade etti. Hanoğlu, "Tansiyon ve şeker kontrolü, fiziksel aktivite, uyku düzeni, dengeli beslenme ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak bu süreçte oldukça önemli" şeklinde konuştu.


"Umut var, yeter ki erken tanı kuralım"


Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Alzheimer tanısı artık çok daha erken konulabilecek. Bu, hem hastaların yaşam kalitesini yükseltmek hem de tedavi şansını artırmak adına büyük bir umut kaynağı. Umutsuz olmaya gerek yok; yeter ki geç kalınmasın."



Alzheimer tanısında çığır açan gelişme

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.