SAĞLIK - 28 Ocak 2025 Salı 09:45

“Antrenmandan sonra soğuma, ısınma kadar önemli”

A
A
A
“Antrenmandan sonra soğuma, ısınma kadar önemli”

Bu yıl yedincisi düzenlenen Spor Yaralanmaları Kongresi’nde, spor yaralanmalarının önlenmesinde ısınma ve soğuma süreçlerinin kritik rolüne vurgu yapıldı. Prof. Dr. Mehmet Ünal, antrenman sonrası soğuma sürecinin yaralanma riskini azaltmada büyük önem taşıdığını belirtti.


Kongrede, spor dünyasında sıkça karşılaşılan yaralanmaların önlenmesine yönelik yeni yaklaşımlar ve teknoloji kullanımı da detaylı bir şekilde ele alındı. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Bölümünden Prof. Dr. Mehmet Ünal, “Yaralanmaların önlenmesinde iç ve dış faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. İç faktörler, vücudumuzdan kaynaklanan nedenleri (örneğin; genu varum, genu valgum, pes kavus, pes planus gibi anatomik deformiteler, kondisyon düzeyi, fiziksel yapı) ifade ederken; dış faktörler ise antrenman şartları, kullanılan malzemeler, hava şartları (sıcak-soğuk) ve teknik gibi unsurları içerir. Bu faktörlerin düzenlenmesi, sporcuların yaralanmalarını önemli ölçüde engelleyebilir” dedi.



Teknolojinin rolü


Prof. Dr. Ünal, teknolojinin spor yaralanmalarının önlenmesindeki katkılarına da dikkat çekti. “Teknoloji, spor yaralanmalarının iyileştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Sakıncalı durumların önceden tespit edilmesine yardımcı olan sistemler, kas gruplarının dayanıklılığını, kuvvetini ve hızını ölçerek, sporcunun ne zaman dinlenmesi gerektiğini belirlememize imkan tanıyor. Bu sayede, yaralanmaları proaktif bir şekilde önleyebiliyoruz” diye konuştu.



Soğuma Süreci: Isınma kadar önemli


Spor öncesi ısınma ve sonrası soğuma süreçlerinin birbirinden farklı ancak eşit derecede önemli olduğuna vurgu yapıldı. Prof. Dr. Ünal, “Isınma, kasları ve kardiyovasküler sistemi aktiviteye hazırlamak için kritik bir adımdır. Isınmadan yapılan bir aktivite, kas yırtılmaları veya tendon zedelenmeleri gibi ciddi sakatlıklara yol açabilir. Ancak soğuma süreci de en az ısınma kadar önemlidir. Antrenman sonrasında yapılan soğuma, vücudun normale dönmesini sağlar, metabolik atıkların hızla vücuttan atılmasına yardımcı olur ve sakatlık riskini azaltır” şeklinde konuştu.



PRİCE Protokolü: Erken müdahale yöntemi


Bir yaralanma durumunda yapılması gereken temel adımların, "PRİCE" protokolü ile özetlendiğini söyleyen Prof. Dr. Ünal, bu protokolde yer alan adımlara dikkat çekti. Prof. Dr. Ünal, “Öncelikle yaralanan bölgenin korunması (Protection), ardından dinlendirilmesi (Rest), buz uygulanması (Ice), elastik bandaj ile sıkıştırılması (Compression) ve son olarak yaralı bölgenin yukarı kaldırılması (Elevation) gerektiğini belirtmiştir. Bu temel önlemler, yaralanmanın daha da kötüleşmesini engellemeye yardımcı olurken, iyileşme sürecini de hızlandırmaktadır.”



Koruyucu ekipman ve sezon başındaki testler


Prof. Dr. Ünal, profesyonel sporcuların oyun sırasında gerekli koruyucu ekipmanları kullanmaktan bazen kaçındığını belirtti. Örneğin, futbolculardan tekme koruyucu kullanmamaları veya boksörlerin dişlik takmamaları gibi hataların ciddi sakatlıklara yol açabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, sezon başı yapılan performans testlerinin, sporcuların mevcut kapasitesini belirlemede ve eksik noktaların düzeltilmesi için gerekli programların oluşturulmasında büyük önemi olduğunun altını çizdi. “Sezon başı sağlık muayeneleri, sporcuların vücut durumlarının izlenmesi açısından da oldukça önemlidir” dedi.



“Antrenmandan sonra soğuma, ısınma kadar önemli”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Hitit Öğrenci Kongresi’nde 215 bildiri sunuldu Hitit Üniversitesi tarafından bu yıl 12.’si gerçekleştirilen ve 53 farklı üniversiteden 315 genç yazarın katıldığı Hitit Öğrenci Kongresi’nde 215 bildiri sunuldu. Hitit Üniversitesi tarafından bu yıl 12.’si gerçekleştirilen Hitit Öğrenci Kongresi, tamamlandı. Kongreye özellikle TÜBİTAK- 2209 öğrenci projelerinin çıktılarını bilim dünyasıyla paylaşmak isteyen lisans öğrencileri ile tez aşaması öncesinde akademik yayın tecrübesi kazanmayı hedefleyen lisansüstü öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda düzenlenen kongre açılış töreninde konuşan Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eşref Savaş Başcı, Hitit Üniversitesinin sadece bilgiyi öğreten değil, bilgiyi insanlık yararına dönüştüren bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini belirterek, kongrenin farklı disiplinleri bir araya getiren "ortak akıl platformu" olduğunun altını çizdi. Başcı, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen başta Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. İsmail Yıldırım ve düzenleme kuruluna teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabiha Kılıç da bu yıl kongrenin ana temasını "Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik" olarak belirlediklerini ifade ederek, "Çünkü bugün dünya, sadece teknolojik bir devrimden değil, aynı zamanda varoluşsal bir dönüşümden de geçmektedir" dedi. Dijital dönüşümü sadece iş süreçlerinin bilgisayara aktarılması değil aynı zamanda bilginin üretiminden tüketimine, karar alma mekanizmalarından sosyal ilişkilere kadar her şeyi yeniden kurgulama olduğunu belirten Kılıç, "Ancak dijital dönüşümün bu hızını ve gücünü, eğer sürdürülebilirlik ile kontrol altına almaz ve yönlendirmezsek gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma borcumuzu ödeyemeyiz" diye konuştu. Kongre açılışında konuşan Migros İç Anadolu Bölge Müdürü Fatih İlhan da, "Perakendecilik Sektöründe Dijitalleşme ve Kariyer" başlıklı sunum yaptı. İlhan, dijitalleşen dünyada perakende sektörünün geçirdiği dönüşümü ve gençlerin bu yeni ekosistemde nasıl bir kariyer yolu çizebileceklerini paylaştı. Yüz yüze yapılan kongre açılışının ardından sunumlar çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Dört gün süren kongreye 53 farklı üniversiteden 315 genç yazar katılırken toplam 215 bildiri sunuldu.
Muğla Muğlalı öğrenci İtalya’daki bilim zirvesinde Türkiye’yi temsil etti Menteşe Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Eylül Ünal, İtalya’da düzenlenen Inspyre 2026 uluslararası bilim programına Türkiye’den seçilen tek öğrenci olma başarısını gösterdi. 11 ülkeden 39 gencin buluştuğu organizasyonda Ünal, modern fizik alanında eğitimler alarak kendi ekibiyle mini sonar cihazı geliştirdi. Menteşe Anadolu Lisesi öğrencisi Eylül Ünal, geçtiğimiz hafta İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen uluslararası bilim programı Inspyre 2026’ya katılarak tarihi bir başarıya imza attı. Programa Türkiye’den kabul edilen tek öğrenci olan Ünal, ülkesini tek başına temsil etme gururunu yaşadı. 11 ülke, 39 öğrenci, sınırsız bilim Türkiye, İtalya, Brezilya, Slovakya, Slovenya, Rusya, Almanya, Singapur, Arnavutluk, Fransa ve Romanya olmak üzere 11 farklı ülkeden toplam 39 öğrencinin bir araya geldiği program, gençleri modern fiziğin zirvesinde buluşturdu. Katılımcılar; parçacık fiziğinden kara deliklere, sonar sistemlerinden kuantum kriptografiye kadar geniş bir bilimsel yelpazede yoğun bir eğitim sürecinden geçti. İtalya Ulusal Nükleer Fizik Enstitüsü (INFN) başta olmak üzere çeşitli kurumların katkılarıyla düzenlenen programda, alanında uzman akademisyenler tarafından verilen dersler, güncel bilimsel araştırmalar ve gerçek yaşam uygulamalarıyla zenginleştirildi. Teoriden pratiğe: Kendi sonar cihazlarını ürettiler Program süresince yalnızca teorik eğitimle sınırlı kalmayan gençler, uygulamalı laboratuvar çalışmalarında yeteneklerini sergiledi. Eylül Ünal’ın yer aldığı uluslararası çalışma ekibi, Arduino tabanlı sistemler kullanarak başarıyla mini bir sonar cihazı geliştirdi. Bu proje sayesinde hem programlama hem de elektronik alanında önemli kazanımlar elde eden Ünal’ın yanı sıra, diğer katılımcılar da kozmik ışın dedektörleri gibi ileri düzey bilimsel ekipmanlarla çalışma fırsatı yakaladı. Devasa bilim tesislerine inceleme INSPYRE 2026 kapsamındaki en heyecan verici etkinliklerden biri de büyük laboratuvarlara yapılan saha ziyaretleri oldu. Genç katılımcılar; DAPHNE parçacık hızlandırıcısı ve ADA parçacık dedektörü gibi dünya çapındaki devasa bilimsel cihazları yerinde inceleme imkânı bularak bilim dünyasının mutfağına tanıklık etti. Organizasyon aynı zamanda farklı ülkelerden gelen öğrenciler arasında kültürel bir köprü kurarak uluslararası iş birliğinin önemini pekiştirdi. "Ülkemi temsil etmekten onur duyuyorum" Elde ettiği deneyimle ilgili duygularını paylaşan Eylül Ünal, Türkiye’yi böylesine prestijli bir uluslararası platformda tek başına temsil etmenin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Başarılı öğrenci, bu tür programların gençlerin bilimsel vizyonunu genişletmede ve geleceğe yön vermelerinde kritik bir rol oynadığının altını çizdi.