GÜNDEM - 26 Ocak 2026 Pazartesi 19:53

Ataşehir’de Ramazan öncesi gıda denetimi gerçekleştirildi

A
A
A
Ataşehir’de Ramazan öncesi gıda denetimi gerçekleştirildi

İstanbul’da Ramazan ayı öncesi vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla Ataşehir’de kasaplara yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde işletmelerin hijyen şartlarından gıdaların doğru saklanma şartlarına, personelin temizliğinden ruhsat uygunluğuna kadar pek çok kriter detaylı incelendi.


Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından Ataşehir’de Ramazan öncesi gerçekleştirilen denetimlerde, et ve et ürünleri satan kuruluşlar mercek altına alındı. İlçe genelinde yapılan denetimlerde özellikle ürünlerin hijyen ve saklama şartları ile soğuk zincire uygunluğu başta olmak üzere birçok kriter titizlikle incelendi. İşletmelerin bulundurması zorunlu olan ruhsat ve belgeler detaylı olarak kontrol edilirken, kıyma makineleri ile hazırlık alanlarının temizliği de titizlikle denetlendi. Ayrıca beyaz et ve diğer ürünlerin son tüketim tarihleri tek tek incelenerek, personelin bone, maske ve eldiven kullanımına uyup uymadığı kontrol edildi. Bunun yanı sıra müşterilerin işletmenin denetleme bilgilerine ulaşabildiği QR kod uygulaması da güncel olarak incelendi.



"Amacımız tüketicilerimize güvenilir gıda anlamında hizmet sunmak"


İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, denetimle ilgili şu açıklamada bulundu:


"İstanbul’da hem gıda güvenliği hem de ürün fiyatları açısından Ticaret İl Müdürlüğümüzle beraber ortak bir denetim gerçekleştirdik. Yıl boyunca da bu denetimlerimiz devam edecek. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bizler tohumdan çatala kadar, çiftlikten sofraya kadar izlenebilirlik ve gıda güvenliğiyle alakalı çalışmalar yürütüyoruz. Bizim amacımız tüketicilerimize güvenilir gıda anlamında hizmet sunmak. Çünkü Bakanlığımızın da takdirleriyle bu alanda toleransımız sıfır. 7 gün 24 saat esasıyla görevimizi yerine getiriyoruz ve tüketicilerin güvenilir gıdaya erişmesi için yoğun bir gayret gösteriyoruz. Bizim sloganımız ’En iyi denetçi, bilinçli tüketicinin kendisidir.’ Dolayısıyla bütün tüketicilerimiz özellikle alışveriş yapmış oldukları yerlerde, almış oldukları ürünün etiket bilgilerine, son tüketim tarihine ve tavsiye edilen tüketim tarihlerine dikkatlice bakmalılar. Bu konuda hassas davranmalarını rica ediyoruz. Yine soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken ürünlerin zincirinin bozulmamış olmasına, ambalajlı ürünlerde de ambalajın bozulmamasına dikkat göstermelerini istiyoruz."



"Bilinçli tüketicilerimizden istirhamımız bu karekod uygulamasını kullanmaları"


Parıldar, gıda güvenliği için QR karekod uygulamasının önemini hatırlatarak, "Bildiğiniz gibi kafelerde, restoranlarda, tüketim yerlerinde ve satış yerlerinde karekod uygulaması mecburi hale geldi. Biraz önce bu işletmeyi de karekod uygulamasından kontrol ettik. Aynı şekilde tüketicilerimizin de Tarım Cebimde uygulamasından işletmenin en son hangi tarihte denetlendiğini kontrol edebilmeleri mümkün. Bilinçli tüketicilerimizden istirhamımız da bu karekod uygulamasını kullanmaları ve bizim işletmeyi en son ne zaman denetlediğimizi buradan takip etmeleri. Bilinçli ve iyi bir denetçi oldukları için bütün tüketicilerimize teşekkür ediyorum" dedi.



"Amacımız tüketicilerimizin ekonomik menfaatini korumak ve mağduriyetlerini önlemek"


İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe ise, "Bugün burada et reyonlarına yönelik denetimler yaptık. Ticaret Bakanlığı olarak amacımız tüketicilerimizin ekonomik menfaatini korumak ve mağduriyetlerini önlemek. Biz de bulunduğumuz ilçeye yönelik yaptığımız denetimlerde ürünlerin taban fiyatlarını kontrol ettik. Bazı ürünlerde özellikle tüketiciyi aldatıcı ya da yanıltıcı durumlar tespit ediyoruz; bunlara da idari işlem uyguluyoruz. Buradaki esas nokta fiyatlamanın tarihi, bunun belirtilmesi mutlaka gerekli. Bu açıdan İstanbul’da 39 ilçemizde denetimler yapıyoruz. Yaklaşan Ramazan ayı öncesi az da olsa vatandaşımızın gönlünü kötüye kullanmak isteyen işletmelere karşı denetimlerimize artırarak devam ediyoruz. Bence bizim birinci yardımcımız tüketicilerimiz" ifadelerini kullandı.



2025 yılında 422 işletmeye toplam 24 milyon 849 bin 607 TL idari para cezası kesildi


İstanbul genelinde "Tarladan Sofraya Gıda Güvenliği" yaklaşımı doğrultusunda gıda denetimleri aralıksız sürdürülüyor. İstanbul’da faaliyet gösteren 135 bin 862 gıda işletmesi, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 39 ilçe müdürlüğünde görev yapan 808 resmi kontrol görevlisi tarafından 7/24 esasına göre denetleniyor. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 229 bin 512 resmi kontrol gerçekleştirilirken, uygunsuzluk tespit edilen 10 bin 350 işletmeye toplam 621 milyon 326 bin 550 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca 95 işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulurken, 290 işletme faaliyetten men edildi. Bu kapsamda İstanbul genelinde faaliyet gösteren 3 bin 478 kasaba yönelik 2025 yılı başından itibaren 6 bin 890 denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde 483 işletmede uygunsuzluk tespit edilirken, 422 işletmeye toplam 24 milyon 849 bin 607 TL idari para cezası kesildi. Denetimler kapsamında alınan 243 numunenin 13’ünün mevzuata aykırı olduğu belirlendi. Öte yandan kasaplarda ’açıkta tavuk’ ve ’hazır kıyma’ satışının yasak olduğu, bu kurallara aykırı faaliyet gösteren işletmelere 264 bin 309 TL idari para cezası uygulandığı ve ürünlere el konulduğu bildirildi.



Ataşehir’de Ramazan öncesi gıda denetimi gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle ilgi çekiyor Giresun’un Görele ilçesinde yaşayan Temel Karademir, yaptığı sıra dışı ve dekoratif kemençelerle dikkatleri üzerine çekiyor. Karademir’in ürettiği özgün kemençeler, hem yöresel kültürü yaşatıyor hem de sanata farklı bir bakış kazandırıyor. Karademir’in ustalığı, "yapıyor ama çalamıyor" ifadesiyle özetlenen ilginç hikayesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra emekli olan Temel Karademir, emekliliğinin ardından yöneldiği kemençe yapımında kısa sürede kendini geliştirerek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından El Sanatları alanında "Kemençe Yapım Sanatçısı" ünvanı aldı. Karademir, geleneksel Görele kemençesinin yanı sıra kepçeden, bastondan ve tarımda kullanılan bel demirinden yaptığı kemençelerle de ilgi görüyor. Yapıyor ama çalmıyor Yaptığı kemençelerin tınısının sanatçılar tarafından beğenildiğini belirten Karademir, ürünlerinin sadece Türkiye’de değil yurt dışında yaşayan hemşerilerinden de talep gördüğünü söyledi. Kemençe yapımına olan ilgisini anlatan Karademir, "30 yılı aşkın kamu hizmetimin ardından emekli oldum. Emeklilikle birlikte el sanatlarına daha fazla zaman ayırma fırsatı buldum. Yetenek sınavına girerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kemençe yapım sanatçısı belgesi aldım. Yaptığım kemençeler, tınısı nedeniyle sanatçılar tarafından beğenildi" dedi. Dükkânda dekor diye başladı, ilgi odağı oldu Sadece klasik kemençelerle yetinmediğini vurgulayan Karademir, hayal gücünü işine yansıttığını ifade ederek, "Aklıma gelen ne varsa onu kemençeye dönüştürmeye çalıştım. Kepçe kemençe, baston kemençe, bel demirinden yapılan kemençeler gibi pek çok farklı model ürettim. Çoğunu dükkanımda dekor olsun diye yaptım ama beklediğimden fazla ilgi gördü. İlginç olan şu, ben kemençe yapıyorum ama çalmaya hiç merak etmedim. Merak etmeyince de öğrenemedim" diye konuştu.
İzmir İzmir’de taksicilerden Türk bayraklı konvoy İzmir’de Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası üyeleri, Suriye sınırında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya tepki amacıyla araçlarını bayraklarla donatıp konvoy halinde şehir turu attı. Geçtiğimiz günlerde Suriye sınırına yakın bir bölgede Türk bayrağına yapılan saldırı üzerine İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası öncülüğünde bir araya gelen taksici esnafı, araçlarını Türk bayraklarıyla donattı. Sürücüler, şehrin ana arterlerinde konvoy oluşturdu. Kornalar eşliğinde şehir turu atan taksicilere konvoyun geçişi sırasında çevredeki vatandaşlar da destek verdi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, İzmirli taksici esnafı olarak milli birlik ve beraberliği sergilemek adına oda binasına bayrak çektiklerini ve ticari araçlarını bayraklarla donattıklarını söyledi. İzmir’den tüm Türkiye’ye birlik mesajı veren Özkan, "Milli duruşumuzu sergilemek üzere bir araya geldik. Batının en uç noktası İzmir’den Anadolu’nun en ücra köşesine kadar tüm Türkiye’ye şu mesajı vermek istiyoruz: Rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımıza kimse el uzatamaz. Bu topraklarda bayrak gönderden inmeyecek, ezan sesi dinmeyecektir" dedi. Oda yönetiminin ve üyelerinin Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıttığına dikkat çeken Özkan, "Türkiye Cumhuriyeti, milli birlik ve beraberlik ruhuna sahip, bünyesinde her türlü kültürel zenginliği barındıran büyük bir ailedir. Aramızda Türkiye’nin dört bir yanından, güneydoğudan gelen kardeşlerimiz ve yöneticilerimiz bulunmaktadır. Dolayısıyla bayrağımıza yapılan bu menfur eylemler, doğrudan milli birliğimize yapılmış bir saldırıdır. Türk toplumu olarak bu konuda uyanık olmamız gerekmektedir" şeklinde konuştu. Vatandaşları provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağıran Özkan, "Bayrağımıza yapılan her türlü saldırı, milletimizin onuruna yapılmıştır ve birliğimizi hedef almaktadır. Kimse bu provokasyonlara alet olmamalıdır. Bizler İzmir’de göçmeni, Çerkez’i, Kürt’ü ve Türk’ü ile bir mozaiğiz. Birliğimizi bozmaya yönelik bu provokatif oyunlara gelmedik, gelmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.
İstanbul Sergen Yalçın: "Kazanmamız gereken bir maçtı" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, kazanmaları gereken bir maçta Eyüpspor ile berabere kaldıkları için üzgün olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı. Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Beklemediğimiz bir oyun ve skor oldu" Kendi oyun tarzlarının çok dışında bir futbol oynadıklarını belirten Yalçın, "Beklemediğimiz bir oyun ve skor oldu. Oyunun başlangıcında ciddi bir konsantrasyon eksiliği yaşadığımızı düşünüyorum. Oyun formatımızın, anlayışımızın dışında bir oyun oyandık. Erken öne geçmemize rağmen oyunun devamında bize zor anlar yaşattı. Geriye düştük sonra hamleler yaptık oyunu çevirmek için. Bizim adımıza söylenecek en önemli şey, mücadele gücü, ikili oyunlar normal anlayışımızın çok dışındaydı. Bazen kazanamıyorsunuz. Bunlar futbolda olağan şeyler. Kötü bir oyunun ardından beraberliği kurtarmak da bizim için iyi gibi duruyor" ifadelerini kullandı. "Kazanmak için koşmak, mücadele etmek lazım" Eyüpspor karşısında takımda çok fazla negatiflik olduğuna değinen Sergen Yalçın, "Bazen kötü oyunlar, sonuçlar oluyor. Oyunun doğasında olan şeyler. Çok bireysel performans düşüşü vardı. Belki 1-2 oyuncuyu kaldırabiliriz ama 5-6 oyuncuyu kaldırmamız zordu. Kenarda konuşurken de oyunun başında konsantrasyon düşüklüğü olduğunu konuştuk. Kazanmamız gereken bir maçtı. Kağıt üzerinde öyle görünüyordu ama futbol kağıt üzerinde oynanan bir oyu değil. Kazanmak için koşmak, mücadele etmek lazım. 2 puan kaybettiğimiz için üzgünüz" şeklinde konuştu. "Umarım 3-4 oyuncuyla eksik bölgeleri doldurabiliriz" Transfer planlamalarının ve çalışmaların devam ettiğini dile getiren 53 yaşındaki teknik adam, "Sona geldiğimiz oyuncular vardı. Ama oyuncuyu alamıyorsunuz bazen. Herkes çalışıyor, eksik bölgeler doldurmak için. Umarım 3-4 oyuncuyla eksik bölgeleri doldurabiliriz. Çok ayrılık oldu. Bu oyuncuların büyük bölümü planlamamızda yoktu. Çok da önemli kayıplar yaşamadık. Stoper, sol bek, merkez orta saha, kenar ve santrfor için aslında oyuncuları bulmuştuk ama son dakikada işler bozuldu. İşin ekonomik tarafına da bakmak lazım. Sadece Rafa Silva ve Abraham’ın ayrılması kulübe bundan sonrası için 60 milyon Euro avantaj sağladı. Beşiktaş camiası ciddi bir değişim içinde. Ayrılma konusunda doğru şeyler yaptık ama doldurma konusunda geç kaldık. Hangi oyuncuya gitsek 25-30 milyon Euro gibi rakamlar çıkıyor. Bu da zorluyor. Yaz olsa belki daha rahat hareket ederiz" cümlelerine yer verdi.