ASAYİŞ - 20 Eylül 2024 Cuma 21:31

Bahar Candan hakkında tahliye kararı

A
A
A

Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davada ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında tutuklu sanık Bahar Candan’ın tahliyesine hükmetti.

Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan da katıldı.

Duruşmada savunma yapan Nihal Candan, "Bu kadar zaman sonra masum olduğumuz anlaşılmıştır diye düşünüyorum. En gerçekçisinden ‘Pardon’ filmini çektik. Ben beraatımı talep etmekle beraber kız kardeşimin tahliyesini talep ediyorum. Telefonumun da iadesini istiyorum. Teşekkür ederim" dedi.

Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti değerlendirme yapmak için duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verdi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Bahar Candan’ın da arasında bulunduğu 6 sanığın mevcut delil durumu, savunmaların alınmış olması, tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak yurt dışına çıkmama yasağı şeklindeki adli kontrol şartı ile tahliyesine hükmetti.

Tahliye kararını duyan Nihal Candan yakınlarını aradı. Kardeşinin tahliye olmasına ilişkin konuşan Nihal Candan, “İlahi adalete çok güveniyorum. Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum” dedi.

"Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz?” diye sorulması üzerine Nihal Candan, “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim. Konu yargıda. Ben kardeşime sarılmak istiyorum” dedi. "Bahar’a en büyük nasihatiniz ne olacak" diye sorulması üzerine ise Nihal Candan, “Ya göründüğümüz gibi olalım ya da olduğumuz gibi görünelim artık” cevabını verdi.

Nihal Candan ardından babasına sarıldı. Candan kardeşlerin babası Hakan Candan ise, “Zor acı bir süreçti. Böyle bir şey yaşansın istemezdik ama oldu. Bundan sonra bu yaşananlardan dersler çıkararak hep doğru şeyler yapmanın peşinde olacağız. İnşallah adalet yerini bulacaktır. Biz buna inanıyoruz” dedi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.

Melike İnal - Mehmet Kaan Kurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İnönü Üniversitesi öğrencileri kampüs iftarında buluştu Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 81 ilde düzenlediği "Kampüs İftarları 2026" programı Malatya’da İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu kampüs ortamında yaşatmayı amaçlayan programa üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Hakan Tunç, Kültürel Hizmetler Şube Müdürü Hilal Aksoy, Malatya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mükremin Yağbasan, Gençlik ve Spor İl Müdür Yardımcısı Suat Arıkan, idari ve akademik personelin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Kur’an’ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Gençlik ve Spor İl Müdür Yardımcısı Suat Arıkan, öğrencilerin Ramazan ayını tebrik ederek katılımlarından dolayı teşekkür etti. Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çeken Arıkan, "Bakanlığımızın 81 ilde gerçekleştirdiği kampüs iftarlarının bir ayağı da burada gerçekleştiriliyor. İnşallah Rabbim bizleri hayırlı etkinliklerde tekrar bir araya getirmeyi nasip eder. Ramazan deyince akla değerlerin hakim olduğu bir zaman dilimi geliyor. Sabrı, merhameti, inceliği ve estetiği bu ayda yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçlarla birlikte bizleri bir arınma sürecine eriştirsin. Oruçlarımızı kabul eylesin inşallah" diye konuştu. Program, yapılan duanın ardından öğrencilerin birlikte iftar açmasıyla sona erdi.
Gaziantep Ressam Cemil Candaş, "Sessizliğin renk dili" temalı sergi açtı Ressam Cemil Candaş, SANKO Sanat Galerisinde, "Sessizliğin Renk Dili" temalı resim sergisi açtı. Cemil Candaş, sergi açılışında yaptığı konuşmada, resmin, insanlığın ortak dili olan sanatın, duyguları bir anlamda görünür kılabilme çabasının en önemli alanlarından birisi olduğunu söyledi. Bu görünürlüğün alfabesini oluşturan renklere ve formlara yüklenen anlamların duygusunu hissedebilmenin, bakış açısıyla doğru orantılı olduğuna dikkat çeken Candaş, "Bakış açımızı zengin kılan, anlamlandırabilme çabamıza sınırsız katkılar sunan, yaşadığımız coğrafyanın her bir köşesinde izleri olan geçmiş medeniyetlerin bizlere sunduğu kültürel mirasların payı çok büyüktür. İlk defa geldiğim Gaziantep, kültürel zenginlikleri ile ülkemizin ve dünyanın göz bebeklerindendir. SANKO Holding bünyesinde sanata ve sanatçıya verilen değer taktire şayandır. Alışveriş merkezi bünyesinde sanat galerisinde sergi açmak farkındalık sağlar. Farkında mısınız bilmem, Türkiye’de sanat etkinlikleri anlamında sıralama İstanbul, Ankara ve SANKO Sanat Galerisi dolayısıyla Gaziantep’tir" dedi. "Resim ‘Bir an’dan çok, ‘Bir hal’ anlatmaktadır" Doğa çalışmalarında konulardan önce atmosfere öncelik tanıdığını anlatan Candaş, "Yaşadıkları ortam varlıkları hissedilir kılar. Bulutların rüzgarla savrulduğu ortam, anlık olsa da sunduğu görsel şölen hiçbir zaman birbirine benzemez. Konular ve resimlerim, genellikle sisin, ışığın, rengin içinden usulca ortaya çıkar" dedi. Bilinçli olarak ele aldığı etki uyandırıcı belirsizliklerin, sonsuz bir yalnızlık hissini harekete geçirdiğine vurgu yapan Candaş, "İnsan yoktur, fakat hissi çok güçlüdür. Resimlerim ‘bir an’dan çok ‘bir hal’ anlatmaktadır. Bilinçli duran bir sessizliği izleyiciye aktarmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Resimlerinde 2001 yılından beri konu edindiği penguenler serisinde doğanın sertliğini, sevgi ve dayanışma kavramlarıyla dengelemeye çalıştığının altını çizen Candaş, "Soğuk coğrafyaları sıcak renklerle yumuşatır, figürleri biyolojik varlıkların ötesine geçirmeye çalışarak, duygusal bir anlatının taşıyıcısına dönüştürmeye çabalarım. Aile, koruma ve birlikte var olma temaları, bu seride sessizliğin renk dilini kurar. Sessizliğin Renk Dili, görünmeyeni hissettiren, bağırmadan konuşan ve izleyiciyi kendi iç sessizliğiyle yüzleştiren bir anlatı sunar. Bu sergi ile izleyiciye bazen en güçlü halinin durmak, susmak ve hissettirmek olduğunu hatırlatmaya çalıştım. Sergi açmayı çok istediğim SANKO Sanat Galerisine beni davet eden küratör, değerli hocam Aslı Özen’e ve galeriyi Gaziantep’in ötesinde ülkemiz sanatçılarına açan SANKO Holding yönetimine teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi. Ressamlar Gül Öztürkmen Demir ve Aysel Sayın, konuşmalarında sanatçının eserlerini yorumlayıp, sanatçıyı kutladı. SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Üyeleri Cengiz Halil Çiçek ve Murat Köylüoğlu ise 2004 yılında açılan galeride şimdiye kadar 724 sanatçı tarafından 359 sergi açılarak Gaziantep’te kültür ve sanat alanında öncü rol oynadığını vurguladı. SANKO Park AVM Genel Müdürü Sait Gizir, AVM bünyesinde açılan sanat galerilerinin, sanatın her yaş, eğitim ve kültür düzeyindeki insana sunulmasını sağladığını, özellikle çocuklarda sanata ilgi ve merak oluşturduğunu bildirdi. Konuşmaların ardından ressamlar Gül Öztürkmen Demir ve Aysel Sayın, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Cemil Candaş’a takdim etti. Cemil Candaş’ın 36 eserinin yer aldığı "Sessizliğin Renk Dili" temalı resim sergisi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 16 Mart tarihine kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında gezilebilecek. Cemil Candaş Sanatçı, 1975 yılında Trabzon da doğdu. Resim sanatına olan ilgisi öğretmen ressam babası Turgut Candaş’ın atölyesinde başladı. İlk, orta ve lise eğitimi sürecinde bir arada oldular. Cemil Candaş, 1993 yılını ressam olan ağabeyleri Selçuk Sinan Candaş’ın İstanbul’da, Mümin Candaş’ın Trabzon’da bulunan atölyelerinde çalışarak değerlendirdi. 1994 yılında KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Resim-iş Öğretmenliği programını kazandı. 1998 yılında atandığı Trabzon Lisesinde yetenekli gençler için Görsel Sanatlar (Resim) alan sınıflarını kurdu ve bu alandan birçok öğrenci yetiştirdi. 2006-2015 dönemleri arasında Orta Öğretim Genel Müdürlüğü bünyesine bağlı olarak "Üç Boyutlu Sanat Atölye Dersi" kitapları müfredat programı alan uzmanlığı ve ders kitapların alan yazarı olarak görev yaptı. Biri kişisel olmak üzere birçok ulusal ve yerel sergiye katıldı. Yurt dışında Almanya başta olmak üzere Hollanda ve ABD’de özel koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçı çalışmalarını Trabzon’daki atölyesinde sürdürmektedir. Sanatçı aynı zaman da Karadeniz Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesidir.
Kayseri Başkan Metin: "Bütün hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, gündeme dair yaptığı açıklamada, en büyük hedefinin Bünyan’ı merkez ilçe yapmak olduğunu söyledi. Bünyan’a karma OSB kuracaklarını ifade eden Metin, "Bünyan’ı göç alan bir ilçe haline getireceğiz" dedi. Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, Bünyan’da yaptıkları ve yapacakları çalışmalar hakkında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bünyan’a Kayseri Şehitler Müzesi açacaklarını söyleyen Selahattin Metin, müzenin sadece müze olarak kalmayacağını aynı zamanda okul gibi olacağını belirten Metin, "Bünyan’daki Bünyan Şehitler Müzemizi, Kayseri Şehitler Müzesi haline getiriyoruz. Projemizi çizdik. İlave olarak 15-20 milyon TL bandında bir masrafımız olacak. Hayırseverimiz Nevzat Çakır Bey kendisi onu üstlendi. ‘Ben yapacağım’ dedi. Valimizle konuşarak, ‘olur’ aldık. Allah izin verirse Bünyan’daki şehitler müzesini Kayseri Şehitler Müzesi yapıyoruz. Müzemizi Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’müzle koordineli bir şekilde yapıyoruz. Tam profesyonel bir müze yapacağız. Şehitlerimizle ilgili bir program olduğu zaman Bünyan merkez olacak. Programları Bünyan’da yapacağız. Mükemmel de bir müze olacak. Burası sadece bir müze değil aynı zamanda okul gibi olacak. Valimiz odanın birine girince ‘Çanakkale ruhunu yaşatalım’ diyor. Müzemizi ziyaret eden 7’den 70’e herkes gözyaşlarıyla dışarı çıkacak. Bu müze çok büyük anlam ifade edecek" dedi. "Yapacağımız kütüphanenin adını Dr. Memduh Büyükkılıç Kütüphanesi koyacağız" Bünyan’a 2 katlı büyük bir kütüphane yapacaklarını söyleyen Metin, kütüphanenin adının da Dr. Memduh Büyükkılıç Kütüphanesi olacağını ifade ederek, "Bir kütüphane projemiz var. Cumhurbaşkanlığı Strateji Dairesi’nde bekliyor. Bu yıl temelini atacağız. Önümüzdeki yılda açılışını yapacağız. Özel ve mükemmel bir proje. Her yaş grubuna hitap eden 2 katlı ve bin 200 metrekare kapalı alanı olan bir kütüphane olacak. Bünyan kütüphanesi olmayan bir ilçe. Geçmişte ufak tefek yerlerde kütüphaneler olmuş. Şu anda da küçük bir oda var. Ancak kütüphane değil. Yani kütüphanemiz yok. Yapacağımız kütüphanenin adını Dr. Memduh Büyükkılıç Kütüphanesi koyacağız. Memduh Büyükkılıç, 30 yılı aşkın bir süredir Kayseri’mize hizmet ediyor. Şehrimizin de büyüğü ve şehirde bir yerde de ismi mevcut değil. Bunu meclis üyelerimin tamamıyla konuştum. Kütüphanemizin ismi Dr. Memduh Büyükkılıç olacak" diye konuştu. "Bünyan’a karma OSB’mizi kuruyoruz" Bünyan’da karma bir OSB kurarak, sanayide sınıf atlayacaklarını aktaran Metin, "Bizim OSB’miz Develi’nin önünde olacak. Bünyan’da OSB için arsa problemi yok. Arsamız hazır. Kayseri-Malatya Karayolu üzerinde yola sıfır 844 bin metrekare arazimiz var. Burası vasfını kaybetmiş mera alanı. Oraya Bünyan OSB’yi kuracağız. Burası yeterli olmazsa ilave yerlerimiz var. Ancak başlangıç olarak burada OSB’mize başlıyoruz. Yetkili arkadaşlar tek bir parsel üzerinden gitmenin faydalı olacağını söylediler. OSB’mizi karma olarak düşünüyoruz. Organize Sanayi Bölge’mizin adı Bünyan Hulusi Akar Organize Sanayi Bölgesi olacak. Oranın adını da bu şekilde kararlaştırdık. Allah’ın izin verirse OSB’mizi kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Bünyan’da müthiş imar çalışmalarımız var" Bünyan’daki imar çalışmalarından da bahseden Başkan Metin, "Bünyan OSB’nin kurulacağı yer Tomarza Merkeze 24 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Pınarbaşı merkeze 49 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Kayseri merkeze 35 kilometre, Mimarsinan OSB’ye de 21 kilometre uzaklıkta. OSB’yi kuracağımız bölgede Pınarbaşı’nın 15-20 adet köyü var. O köylerle OSB’nin arasındaki mesafe ortalama 8-11 kilometre. OSB’miz bölgeyi kapsıyor. Ben Bünyan’a bir çağrıda bulundum. ‘Herkes tarlalarını getirsin. İmara uygun olan yerlerin tamamını imara açıyorum’ dedim. Bünyan’da şu anda müthiş imar çalışmalarımız var" dedi. "Bütün hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" Yapılan yatırımlarla Bünyan’ın nüfusunun artacağını bu sayede Bünyan’ı merkez ilçe yapmak istediklerini ifade eden Metin, "Erciyes OSB’de bin 600 firma dosya almış, yatırım yapıyorlar. Bu bin 650 firmanın büyük bir kısmı savunma sanayiinde boy gösterecek, büyük firmalar. Burada 50 bin kişi istihdam edecek. Bu 50 bin kişinin 5 bini Bünyan’a gelir. Bünyan’da hiçbir alt yapı problemi yok. Trafik yok. Ben 5 bin kişiyi Bünyan’a getirdiğim zaman Bünyan merkez ilçe oluyor. 5 bini her aileyi 4 ile çarptığımızda 20 bin kişi yapıyor. Bünyan’ın nüfusu da otomatik olarak 51 bin oluyor. Bu sayede de Bünyan merkez ilçe oluyor. Bütün hedefim Bünyan’ı merkez ilçe yapmak" ifadelerini kullandı. "Bünyan göç veren değil, göç alan ilçe olacak" Bünyan’ı göç alan ilçe haline getireceklerinin altını çizen Metin, "Bünyan’dan göçü engelleyeceğiz. Bünyan’ı göç alan bir ilçe haline getireceğiz. Bölge ekonomisine müthiş bir katkı sağlanacak. Bir de dediğim gibi Bünyan’ı merkez ilçe yapma hedefindeyim. Bunların hiçbiri hayal değil, gerçekleştirilebilecek şeyler. Sadece emek istiyor. Nüfusumuz şu anda 31 bin, 50 bini bulduğumuzda merkez ilçe oluyoruz. 19 bin kişiye ihtiyacımız var. Nüfus hariç bütün şartlar merkez ilçe olma şartına uygun. Bünyan cıvıl cıvıl bir ilçe olacak. Bünyan’da sanayi tekrar gelişecek. Bünyan’da Sümer Bank Fabrikası varken, 6-7 tane banka şubesi vardı. Bünyan’da 3 tane sinema vardı ve cıvıl cıvıldı. Sosyal hayat müthişti. Bünyan şimdi kör bir nokta haline geldi. Bünyan’ı tekrardan eski haline getireceğiz. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey’in bize talimatı üretken ve sosyal olmamız. Vatandaşın gönlüne gireceğiz" şeklinde konuştu. "Bünyan Hükümet Konağımız 2026’da yatırım programına alındı" Bünyan’da yapılacak yeni Hükümet Konağı’nın 2026 yatırım programına alındığını söyleyen Metin, "Şu anda hâlihazırda hizmet veren Bünyan Hükümet Konağı’mızın çürük raporu var. Milletvekilimiz Baki Ersoy ve İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya döneminde yaşandı bu durum ve konağımızın durumunu kendilerine arz ettik. Bünyan Hükümet Konağımız 2026’da yatırım programına alındı. Allah izin verirse, şu anda raporu hazırlayacaklar ve ihale çalışmalarımız devam ediyor, diyorlar. 2026 yılı içerisinde Bünyan Hükümet Konağımızın ihalesi yapılacak, temeli atılacak. 2027 yılında da bitirilmesi planlanıyor" dedi. "Minibüslerimizi biraz daha büyük minibüslerle yeniliyoruz" Ulaşımda küçük minibüsler yerine daha büyük minibüsleri geleceğini aktaran Selahattin Metin, "Kayseri ve Bünyan arası ulaşım açısından minibüslerimizi biraz daha büyük minibüslerle yeniliyoruz. Küçük minibüslerin tamamını 2026’da hatlardan kaldıracağız. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseri Ulaşım A.Ş. ile birlikte bir yazılım gerçekleştirdik. Gece, oturduğunuz yerden bile biletinizi alabiliyorsunuz. Şu tarz sıkıntılar yaşanıyor; vatandaş, ‘3 veya 4 tane minibüs geçti, bizi almadı’ diyor. İnternet ortamında biletini aldığı zaman böyle bir durum yaşanmıyor. Bu uygulama başladı ve 2026’da düzene oturacağına inanıyorum. İlk uygulamayı Bünyan’da başlattık. Hinterland yasası yüzünden taşra mağdur; Bünyan, Sarıoğlan, Özvatan, Develi, Tomarza merkeze yakın olduğu için mağdur durumda. Vatandaşlarımız, Hinterland yasası nedeniyle elimizin kolumuzun bağlandığını bilmiyor. Kayseri ve Bünyan arası ulaşım açısından minibüslerimizi biraz daha büyük minibüslerle yeniliyoruz. Küçük minibüslerin tamamını 2026’da hatlardan kaldıracağız. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseri Ulaşım A.Ş. ile birlikte bir yazılım gerçekleştirdik. Gece, oturduğunuz yerden bile biletinizi alabiliyorsunuz. Şu tarz sıkıntılar yaşanıyor; vatandaş, ‘3 veya 4 tane minibüs geçti, bizi almadı’ diyor. İnternet ortamında biletini aldığı zaman böyle bir durum yaşanmıyor. Bu uygulama başladı ve 2026’da düzene oturacağına inanıyorum. İlk uygulamayı Bünyan’da başlattık. Hinterland yasası yüzünden taşra mağdur; Bünyan, Sarıoğlan, Özvatan, Develi, Tomarza merkeze yakın olduğu için mağdur durumda" diye konuştu. "Hiçbir personelime zulüm etmedim" Metin sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Hiçbir personelimin görevine son vermedim. Kendiliğinden istifa ederek ayrılan 3-5 arkadaşımız oldu. Hiçbir personelime zulüm etmedim. Herkesin kadrosu ne ise gitsin yerinde çalışsın. 7 tane arkadaşımızın emekliliği geldi, onlarda bir problem yok. 3-5 arkadaşımız da kendi isteğiyle istifa etti. Yeni aldığım toplam eleman sayısı 10 kişiyi geçmez. Bu aldığım kişiler zaten kalifiye elemanlar; mühendis, mimar gibi ihtiyaç olduğu için aldığım kişiler. Herkesin şoförü kendi akrabası olur, yakını olur. ‘Şu benim yakınım, akrabam’ gibi kesinlikle kişilere özel bir alım yapmadım. Aldığım eleman sayısı 10 kişiyi geçmemiştir. Toplamda 150 personelimiz bulunmaktadır."
Düzce Hayvan sağlığı güvence altına alınıyor Düzce’de hayvan sağlığının korunması, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve hayvansal üretimde verim kayıplarının azaltılması amacıyla ilkbahar şap aşılama kampanyası başlatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen program kapsamında il genelinde büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama çalışmaları gerçekleştirilecek. Düzce Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, "Bakanlığımız tarafından ülke genelinde uygulamaya konulan Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Programı doğrultusunda Düzce Merkez ve 7 ilçemizde 16 Şubat – 30 Nisan 2026 tarihleri arasında büyükbaş hayvanlara yönelik gerçekleştirilecek İlkbahar Şap Aşılama Kampanyası başlamıştır. 2 aylık yaşın üzerindeki tüm sığır ve manda cinsi hayvanlar aşılanacak olup, Kurban Bayramı öncesi hayvan sağlığının güvence altına alınması hedeflenmektedir" dedi. Şap hastalığı; tüm çift tırnaklı hayvanlarda görülebilen, hızlı yayılma özelliğine sahip bulaşıcı ve viral bir hastalık olup, hayvanlarda verim kayıplarına neden olarak yetiştiricileri ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle büyükbaş hayvanların yıl içerisinde iki dönem halinde aşılanması büyük önem taşımaktadır. Hayvancılıktan beklenen verimin sürdürülebilir şekilde sağlanabilmesi için bulaşıcı hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilmesi gerekmektedir. Yetiştiricilerin, Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılacak duyuruları takip ederek aşılama çalışmalarına destek vermesi gerektiği vurgulanırken, şap aşısı yapılmayan büyükbaş hayvanlara nakil izni verilmeyeceği, buzağı desteklemelerinden yararlanabilmek için aşılama şartının aranacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen yetiştiricilere ilgili mevzuat kapsamında idari işlem uygulanacağı bildirildi. 2026 yılı programı kapsamında Düzce genelinde toplam 52 bin 170 adet büyükbaş hayvanın aşılanması ve yaklaşık 18 bin buzağının küpelenerek kayıt altına alınması planlanıyor.