SAĞLIK - 27 Mart 2026 Cuma 08:52

Baharla birlikte polen alerjisi alarmı

A
A
A
Baharla birlikte polen alerjisi alarmı

Bahar aylarının gelmesiyle doğa canlanırken, milyonlarca kişi için "polen kabusu" da başlıyor. Sabah uyanır uyanmaz peş peşe gelen hapşırıklar, gözlerdeki kaşıntı ve bitmek bilmeyen burun akıntısı hayat kalitesini düşürüyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu polen alerjisinin hafife alınmaması gerektiğini, özellikle çocuklarda tedavi edilmeyen alerjinin astımı tetikleyebileceğini vurguladı.


Sabah uyanır uyanmaz peş peşe hapşırıklar, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı bahar aylarında sıkça görülen bu şikâyetlerin nedeni çoğu zaman polen alerjisi oluyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, polenlerin özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini belirterek, doğru tanı ve korunma yöntemlerinin büyük önem taşıdığını söyledi.



Polenler astım ataklarını tetikleyebilir


Polenlerin çıplak gözle görülmeyen ancak alerjik reaksiyonlara neden olabilen antijenler olduğunu belirten Prof. Dr. Nacaroğlu, "Polenler solunum yoluyla vücuda girdiğinde burunda kaşıntı, peş peşe hapşırık, burun akıntısı, öksürük, gözlerde kızarıklık ve kaşıntı gibi şikâyetlere yol açabilir. Astım hastalarında ise bu durum astım ataklarını tetikleyebilir. Polen yoğunluğu özellikle sabah saatlerinde daha fazla oluyor. Evlerin havalandırılması konusunda dikkatli olunması gerekir. Polen mevsiminde evleri sabah erken saatlerde havalandırmamak önemli. Açık havada zaman geçirdikten sonra eve gelince kıyafetleri değiştirmek ve duş almak da polen temasını azaltmaya yardımcı olur" diye konuştu.



Dışarıda kurutulan kıyafetler polen taşıyabilir


Bahar aylarında çamaşırların dışarıda kurutulmasının polen maruziyetini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nacaroğlu, "Kıyafetler dışarıda kurutulduğunda üzerlerine polenler yapışabilir ve bu da alerji şikâyetlerini artırabilir. Ayrıca dışarı çıkarken gözlük ve şapka kullanmak da polenlerden korunmaya yardımcı olabilir. Alerji belirtileri yaşayan kişilerde öncelikle bunun gerçekten polen alerjisi olup olmadığının belirlenmesi gerekiyor. Bunu anlamak için deri üzerinden yapılan testler veya kanda yapılan alerji testleriyle polenlere karşı duyarlılığı tespit edebiliyoruz" dedi.



İmmonoterapi tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor


Tanı konulduktan sonra ilk aşamada korunma önlemleri ve ilaç tedavisi uygulandığını belirten Prof. Dr. Nacaroğlu, şikâyetlerin kontrol altına alınamadığı durumlarda alerjen immünoterapisinin devreye girdiğini kaydederek, şunları ekledi:


"İmmünoterapi tedavisinde alerjen özütleri hastaya giderek artan dozlarda verilerek vücudun bu maddeye karşı duyarsızlaşması sağlanır. Bu uzun soluklu bir tedavi olsa da hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar ve alerjinin astıma ilerlemesini önleyebilen tek tedavi yöntemidir."



Baharla birlikte polen alerjisi alarmı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de yol çalışması tamamlandı, ulaşım kolaylaştı Mersin’de ulaşım altyapısını güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, Toroslar’daki 208. Caddede yürüttüğü asfalt ve kaldırım çalışmalarını tamamlayarak hem sürüş güvenliğini artırdı hem de vatandaşlara daha konforlu ve engelsiz bir ulaşım imkanı sundu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler, kent genelinde vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve ulaşımı daha konforlu hale getirmek amacıyla, bozulma tespit edilen yollarda asfaltlama ve yol iyileştirme çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Ekiplerin Toroslar ilçesine bağlı 208. Caddede yürüttüğü asfalt çalışmasıyla yolun dayanıklılığını artırıldı. Kentin dört bir noktasında yürütülen çalışmaları özenle sürdüren ekipler, Osmaniye ve Zeki Ayan mahallelerinin sınırında H. Okan Merzeci Bulvarı, Akbelen Bulvarı ve Kuvay-ı Milliye Caddesi arasında kalan bölümlerde yol konforunu sağladı. Sürüş güvenliği ve vatandaşların refahı birinci sırada Modern ve konforlu bir ulaşım ağı hedefini sürdüren Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 800 metre uzunluğundaki yolda sıcak asfalt serim ve yol hazırlık çalışmasını süratle tamamladı. Altyapı çalışmaları sebebiyle bozulmalar meydana gelen ve ulaşımda sıkıntıların yaşandığı yolda başlatılan çalışmalar kapsamında yolun dayanıklılığını artırmak amacıyla zemin iyileştirme, trimer ve reglaj işlemleri titizlikle yürütüldü. Yüksek dayanıklılığa sahip sıcak asfalt seriminin gerçekleştirildiği yol bir yandan estetik bir görünüme kavuşturulurken bir yandan da sürüş güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Engelsiz ulaşıma bir katkı daha Güzergah üzerinde yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde de çalışmalar yürüten ekipler, yurttaşların refahını sağlamak amacıyla kaldırım çalışmalarını da eksiksiz tamamladı. Özel bireyler için engelsiz ulaşımı sağlamayı amaç edinen ekipler, hissedilebilir yüzey ve standartlara uygun eğime sahip rampalar yaptı. Çalışmalar kapsamında 2 bin 500 metrekare kaldırım imalatı tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu.
Eskişehir İş başa düşünce başka çare kalmadı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (ESKİ) ilgilenmediği iddia edilen ve sürekli tıkanan kanalizasyonu kendisi açan vatandaş, yaşadıkları mağduriyete çözüm üretilmesini istiyor. Emek Mahallesi Kemal Sunal Sokak’taki kanalizasyon, henüz bilinmeyen sebeple zaman zaman tıkanıyor. Kanalizasyonun tıkanması sonucunda çevreye ağır bir koku yayılırken, apartman garajlarını ve bodrumları bazen su basıyor. ESKİ’nin bu sorunla ilgilenmediğini iddia eden mahalleli, kanalizasyonu sürekli kendisi açıyor. Yaklaşık 4 senedir bu sorunu yaşadıklarını söyleyen vatandaşlar, ilgili kurumlardan çözüm bekliyor. "Burada sorun olmasa ben seni çağırmam" Defalarca ilgili kurumlara telefon ettiklerini belirten 61 yaşındaki Salim Dönertaş, "Biz burayı aylardan beri söylüyoruz. Sokağımızın hali bu, muhtarımıza da söyledik. Sular benim bodruma taşıyor. Alt katımda kiracım var, ’Koku yapıyor’ diyor. Ben defalarca söyledim. Tatlı dille, güzellikle söylemek istiyoruz ama olmuyor. Nereye şikayet edeceğiz? Aslında şikayet de değil. Ben de kamudan emekliyim, ben de biliyorum neyin ne olacağını ama geliyorlar, ’Bir şey yok’ çekip gidiyor. Ya kardeşim, burada sorun olmasa ben seni çağırmam. Bu tıkandığı zaman benim garajım veya bodrum katı şişiyor ve sokakların hepsi pislik içinde kalıyor. İllaki Kazım Başkan’a mı, ESKİ Genel Müdürü’ne mi, Ayşe Hanım’a mı gitmek lazım?" dedi. "Gelip açıyorlar, boşaltıp gidiyorlar ama yine doluyor" Garaj ve bodrumları su bastığını dile getiren 69 yaşındaki Süleyman Ünver ise, şunları söyledi: "Bu 3-4 senedir böyle. Her sene biz bunu yaşıyoruz yani. Gelip açıyorlar, boşaltıp gidiyorlar ama yine doluyor, tıkanıyor. Herhalde hatlar iyi döşenmemiş. Ya çöktü ya da bozuldu, bir şey olmuş, ondan tıkanıyor herhalde. Yağmurdan dolayı olmuyor, herhalde rögarlar düzgün değil. Kim ilgilenecekse ilgilensin, gereğini yapsınlar."
Ankara Türkiye-Etiyopya ilişkilerini kapsayan ’Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ başlıklı rapor yayımlandı Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan ’Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ raporu yayımlandı. Milli İstihbarat Akademisi, Türkiye ve Etiyopya ilişkilerini kapsayan ’Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda, Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan coğrafyanın enerji arz güvenliği, ticaret hatları, terörle mücadele, göç ve deniz güvenliği gibi konuların küresel meselelerin kesiştiği bir jeopolitik düğüm noktası olduğu vurgulandı. Etiyopya’nın, bölgenin merkezinde yer alan konumu ve sahip olduğu demografik, diplomatik ve jeostratejik kapasiteyle Türkiye’nin Afrika politikasında öne çıkan ülkelerden biri olduğu belirtildi. Afrika Boynuzu’nun küresel rekabetin merkezi olduğu belirtilen raporda, Afrika Boynuzu’nun küresel ticaret yolları, enerji arz güvenliği ve askeri rekabetin kesiştiği bir bölge olarak uluslararası sistemde giderek daha merkezi bir konum kazandığı ifade edildi. Bölgenin jeopolitik konumunun küresel aktörler açısından stratejik bir önem taşıdığı da ayrıca aktarıldı. Etiyopya’nın Afrika Birliği’ne ev sahipliği yapması, nüfus büyüklüğü ve diplomatik etkinliğiyle öne çıktığı açıklanırken, bu özelliklerin Etiyopya’yı Türkiye açısından stratejik bir odak ülke haline getirdiği not düşüldü. Etiyopya’nın demografik ve ekonomik potansiyeli olduğu vurgulandı Yayımlanan raporda, Etiyopya’nın sahip olduğu demografik ve ekonomik potansiyelin bölgesel dinamikler üzerinde belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Aynı zamanda bölgenin kırılgan güvenlik yapısı ve çok boyutlu risk alanlarıyla dikkat çektiği vurgulandı. Afrika Boynuzu’nun küresel rekabetin yoğunlaştığı alanlardan biri haline geldiğinin altı çizilirken, Türkiye’nin bu coğrafyada artan görünürlüğünün stratejik bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca yayımlanan raporda; tarım, inşaat ve altyapı sektörlerine dayalı büyüme modelinin, ülkenin ekonomik yapısında belirleyici olduğu belirtildi. Bunu yanı sıra etnik-federal yapının hem toplumsal zenginlik hem de kırılganlık ürettiği kaydedildi. Amhara, Oromo ve Tigray gibi etnik temelli eyalet yapısının zaman zaman merkezi otoriteye yönelik sınamalar ortaya çıkardığı da dile getirilirken; ülkenin kronik döviz darboğazı, yüksek dış borç yükü ve dış ticaretteki yapısal sorunlarının ekonomik istikrar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin, Osmanlı dönemine kadar uzandığı aktarıldı Raporda, Etiyopya’nın 1993 sonrasında denize çıkışını kaybetmesinin güvenlik doktrini ve dış politika tercihleri üzerinde belirleyici bir unsur haline geldiği not düşüldü. Ayrıca bu durumun, ülkenin stratejik yönelimlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Raporda, Etiyopya’nın çok boyutlu güvenlik yaklaşımı benimsediği ve iç güvenlik ile dış tehditler arasında denge kurmaya çalıştığı vurgulanırken, Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin tarihî temellerinin, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzandığı ifade edildi. 1896 yılında Sultan II. Abdülhamid ile Etiyopya İmparatoru II. Menelik arasında kurulan temasın ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğu kaydedildi. 1912 yılında Harar’da açılan Osmanlı konsolosluğunun Sahraaltı Afrika’daki ilk resmi temsilcilik olduğu aktarılırken, modern dönemde ise 2005 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Etiyopya’ya gerçekleştirdiği ziyaretin ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Bu ziyaretin Türkiye’nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde değerlendirildiği not düşüldü. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkiler, son yıllarda önemli ölçüde gelişti Yayımlanan raporda ekonomik, savunma ve diplomatik iş birliğinin derinleşmesiyle birlikte, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiği ifade edildi. Türk tekstil sektörü yatırımlarının Addis Ababa’da yoğunlaştığı açıklanırken, Türk müteahhitlerinin kara yolu, demir yolu, fabrika ve konut projelerinde aktif rol üstlendiğinin altı çizildi. Ayrıca bu gelişmelerin, ekonomik ortaklığın stratejik bir boyut kazandığını gösterdiği işaret edildi. 2021 yılında iki ülke genelkurmay heyetlerinin Ankara’da bir araya gelerek ortak çalışma alanları belirlemesi, ortak tatbikat, subay eğitimi ve sınır güvenliği teknolojileri gibi alanlarda iş birliği kararı alınması, iki ülke arasındaki ilişkilerin günden güne geliştiğini gösterdi. İki ülke arasında imzalanan Ankara Bildirisi, diplomatik ilişkiyi güçlendirdi Açıklanan raporda, 11 Aralık 2024 tarihinde imzalanan Ankara Bildirisi’nin bu çabaların somut bir sonucu olduğu vurgulandı. Bu gelişmenin bölgesel istikrar açısından önemli bir başarı olarak değerlendirildiği ifade edilirken, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda güvenilir ve dengeleyici bir aktör olarak konumunu güçlendirdiği kaydedildi. Tarihî örnekler üzerinden bölgedeki krizlerin yönetiminde yaşanan zorluklara dikkat çekilirken, bu bağlamda Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşımın farklılaştığı işaret edildi. Ayrıca Türkiye’nin Etiyopya-Somali-Cibuti hattında çok taraflı bir mekanizmanın şekillenmesinde kolaylaştırıcı rol üstlendiği ifade edildi. Liman erişimi, deniz güvenliği, lojistik altyapı ve gümrük koordinasyonu gibi alanlarda iş birliği imkanlarının bulunduğu belirtilerek, bu yapının bölgesel düzenin oluşumuna katkı sağlayabileceği aktarıldı. Türkiye’nin bu süreçte stratejik bir paydaş konumuna geldiği de ayrıca ifade edildi. Raporun tamamı, https://mia.edu.tr/uploads/f/topic_8.pdf adresinde yayımlandı.
Diyarbakır Samsun’dan Diyarbakır’a uzanan gönül köprüsü oyun parkıyla taçlandı Samsun Atakum Atatepe Ortaokulu ile Diyarbakır Çermik Bahçeköy İmam Hatip Ortaokulu arasında başlatılan "Kardeş Okul Protokolü", sınırları aşan bir dostluk hikayesine dönüştü. "Samsun’dan Diyarbakır’a Ömür Boyu Dostluk Köprüsü Projesi" kapsamında Samsun’dan Çermik ilçesine gelen heyet, beraberlerinde getirdikleri sevgi ve hediyelerle çocukların yüzünü güldürdü. Projenin en somut ve heyecan verici adımı olarak, Bahçeköy İmam Hatip Ortaokulu bahçesine Samsunlu kardeş okulun ve yardımsever iş insanlarının destekleriyle modern bir oyun parkı kuruldu. Bugün tamamlanan kurulumun ardından çocuklar, yeni parklarının tadını doyasıya çıkarmaya başladı. Misafir ekip, sadece bir park değil, aynı zamanda öğrencilere dağıttıkları çeşitli hediyelerle de kardeşlik bağlarını pekiştirdi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Baran, iş adamı Olgun Aydoğan, okul yöneticileri, ve proje koordinatörleri, bu anlamlı iş birliğinin sadece maddi bir yardımdan ibaret olmadığını, iki şehir arasında kültürel bir bağ kurduğunu belirtti. Kurulan oyun parkının, çocukların hafızasında "Samsunlu kardeşlerinden bir hatıra" olarak ömür boyu kalacağı vurgulandı. Dostluk köprüsünün ilk ayağı Çermik’te tamamlanırken, projenin ikinci aşaması için geri sayım başladı. Bahçeköy İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, kendilerini ziyaret eden kardeşlerini yalnız bırakmayacak. 20 Nisan tarihinde düzenlenecek iade-i ziyaret kapsamında Çermikli öğrenciler Samsun’a giderek hem Karadeniz kültürünü tanıma fırsatı bulacak hem de kurulan bu gönül köprüsünü perçinleyecekler.