SPOR - 26 Mart 2026 Perşembe 22:55

Bakan Bak: "İnşallah 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılacağız"

A
A
A

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Takım’ın play-off finalinden de galip ayrılarak 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gideceğine inandığını söyledi.

2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde A Milli Futbol Takımı, Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup etti. Milliler, finali turunda Slovakya - Kosova maçının galibiyle karşı karşıya gelecek.

Romanya mücadelesinin ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"İnşallah 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılacağız"

Milli futbolcuları tebrik ederek sözlerine başlayan Bakan Bak, "Milletimizi sevindirdiler. Bu işler adım adım. Slovakya-Kosova maçının galibini bekleyeceğiz. Genç bir jenerasyonumuz var. Çok formda oyuncularımız var. Bu da milli takıma yansıyor. Bugün Romanya biraz kapandı. Çok tempolu bir maç olmadı belki ama netice önemli. İnşallah salı günkü maçı da geçip 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılacağız. Buna yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Cumhurbaşkanımız hocayı ve futbolcuları tebrik etti"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın futbolu çok yakından takip ettiğini de dile getiren Osman Aşkın Bak, "Biraz önce de aradı, hocayı ve futbolcuları tebrik etti. Duyduğu sevinci ifade etti. Futbol kitleleri hareketlendiren önemli bir olgu. Grupta da iyi işler yaptık, Uluslar Ligi’nde de iyi işler yaptık. Daha çok sevindireceklerine inanıyoruz. Dünya Kupası’na katılıp orada da iyi işler yapacaklarına inanıyoruz. Sporcular ve teknik direktörümüz, Cumhurbaşkanımızı bir sonraki maça davet etti. İnşallah güzel bir neticeyle Dünya Kupası’na gideriz. Buna yürekten inanıyoruz. Başkanımız sporcularla çok yakından ilgileniyor. Ortaya koyduğu tablo bizleri gururlandırıyor. Basketbolda, voleybolda güzel sonuçlar yaşadık, inşallah bu yıl da futbolda başar yakalayıp 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gitmeyi arzuluyoruz" şeklinde konuştu.

"Her şey güzel ve güçlü Türkiye için"

Bakan Bak, mevcut milli takım jenerasyonun daha iyi işler yapacağına inandığını da aktararak, "Ama daha bitmedi. Salı günü kazanarak Dünya Kupası’na gideceğiz. Bu çocuklara bu başarı yakışır, bu millete bu yakışır. Her şey güzel ve güçlü Türkiye için. Bir sonraki turda kim gelirse gelsin fark etmez" diye konuştu.

İbrahim Hacıosmanoğlu: "Tarihin en karakterli kadrosu"

Zor bir müsabaka olduğundan bahseden TFF Başkanı Hacıosmanoğlu da, "Romanya tamamen kapandı ama usta ayaklar kilidi açtı. ABD’ye gideceğimize en başından bu yana inanıyoruz. Orada da güzel işler yapacağız. Ama temkinli olmak lazım. Son maçımızı almak istiyoruz. Tarihin en karakterli kadrosu. Hocaya teşekkür ediyorum aile ortamı kurduğu için. Bir adım sonra hedefimize ulaşacağız. Kongreye 12 gün kala 9 yaşındaki kızım, ’Futbolun başına geç, dünya şampiyonu olalım’ dedi, Son gidişimizde 3. olmuştuk. Bir bakmışsınız kupanın sapından tutup Amerika’dan dönüyoruz. Cenab-ı Allah nasip etsin. Bu çocuklar hak ediyor. Orada da güzel işler yapacaklardır" dedi.

Uygar Aydın - Yunus Emre Öztaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da aşırı yağışların etkisiyle, göle dönen yollarda araçlar mahsur kaldı Hatay’ın İskenderun ve Payas ilçelerinde akşam saatlerinde etkili olan yağış yolları göle çevirdi. Aşırı yağışların etkisiyle göle dönen yollarda, araçlar sular altında kalırken ulaşımda aksamalara neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’ın İskenderun ve Payas ilçelerinde akşam saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Payas ve İskenderun ilçelerinde yağışın şiddetini artmasıyla caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Oluşan sel nedeniyle yolların sular altında kalan araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Yağışın yoğun olduğu ilçelerde trafikte aksamalar yaşanırken bazı araçlar da yolda kaldı. Vatandaşlar ise sel sularına karşı kendi imkanlarıyla önlem almaya çalıştı. Aşırı yağışların etkisiyle vatandaşların yaşadığı zor anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Ekiplerin bölgede çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. "Burası yaklaşık son 2 saattir yağış aldı, bayağı yollar kapandı ve sel oldu" Kentte 2 saatlik yağan yağmurların hayatı olumsuz etkilediğini söyleyen Yücel Er, "Burası yaklaşık son 2 saattir yağış aldı. Bu 2 saatlik süreçte de bayağı yollar kapandı ve sel oldu. Yaya olarak gidip geleceğimiz yollar bayağı bir kısıtlandı. Bizim için de problemli oldu. Hava koşulları burada değişkenlik gösterebiliyor. Burada 2 saatlik bir yağış olmasına rağmen, bayağı kaldırım üzerine taşan sular göründü. Yürüyemeyecek derecede sular çıkmıştı ortaya ve bayağı kirli sular temiz de değil. Geleceğimiz yoldan nereden baksan 2 kilometre yolumuzu uzatarak gelmek zorunda kaldık. Yağmur yağması güzel bir şey memlekete ama bu denli güzel bir şeyin böyle sıkıntılı bir probleme dönüşmesi güzel değil" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.