EKONOMİ - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:45

Bakan Ersoy: "13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi"

A
A
A
Bakan Ersoy: "13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi"

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2002-2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı" dedi.



Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Ersoy, müzeden sahneye, kütüphaneden kazı alanlarına kadar kültür ve sanatın birçok alanında Türkiye’nin 2025 yılında Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştığını söyledi.



"Türkiye Kültür Yolu Festivali uluslararası bir kültür markasına dönüştü"


Bakan Ersoy, "2021 yılında 80 mekanda ve 2 binin üzerinde sanatçıyla başlattığımız kültür-sanat yolculuğunu ’Dünyanın En Büyük Festivali’ haline dönüştürdük. Her geçen yıl artan ivmesi ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, ‘ölçeği’, ‘yaygınlığı’ ve ‘etkisiyle’ uluslararası bir kültür markasına dönüştü. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yılından itibaren Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalimiz; geçtiğimiz yıl 8 ay boyunca 20 şehirde binden fazla etkinlik noktasında 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’den fazla etkinliğe sahne oldu" dedi.



2026 yılında Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya illerinin de festivale dâhil edilerek 26 ilde düzenleneceğini kaydeden Ersoy, "Şehirlerimiz merakla bekliyor biliyorum; festival takvimimizi de belirledik. Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin sosyal medya hesaplarından tarihlerimizi açıklıyoruz. 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ illerimiz de doyasıya festival coşkusunu yaşayacak" ifadelerini kullandı.



Ersoy, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine 32 unsurun kaydedilmesiyle Türkiye’nin dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke olduğunu hatırlattı. Ersoy, "102 usta ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ olarak tescillendi. Bu başarı kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıyor’’ şeklinde konuştu.



"Devlet tiyatrolarında seyirci sayısında hedefimiz 2,5 milyona ulaşmayı hedefliyoruz"


Devlet Tiyatrolarının 2002’de 28, 2017’de ise 41 sahneyle faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ersoy, "Bugün 59 sahneye ulaştık. 2025-2026 sezonunda bu sayıyı 64’e çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Ersoy, seyirci sayısının da 2,5 milyondan yukarılara ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.



Her geçen gün yeni oyun sayısını artırdıklarını ve geçen sezon sahnelenen yerli oyun sayısının 99 olduğunu söyleyen Ersoy, "Bu oyunlarımızı, seyircilerimizin yoğun ilgisini çeken yabancı eserlerle birleştirerek başarıyı yakalıyoruz. Geçtiğimiz sezon Kerbela, Rembetiko Efsanesi, Dracula Bir Dehşet Anatomisi, Anna Karanina gibi eserler büyük ilgi görmüştü. Bu yıl da Faust, Büyük Romulus, Ölü Çınarlar ve Gümüş Patenler gibi prestijli eserlerimizi sanatseverlerin beğenisine sunuyoruz" ifadelerini kullandı.



Devlet Opera ve Balesinin 2024-2025 sezonunda bin 228 temsil ile tarihi bir başarıya imza attığını belirten Bakan Ersoy, bu yıl için hedeflerinin bin 350 temsil ve seyirci sayısının da 775 bin olduğunu ifade etti.



"Biletleri 45 saniyede tükenen oyun: Fındıkkıran"


Birçok oyunun beğeniyle takip edildiğini ve kapalı gişe sahnelendiğinin altını çizen Ersoy, "Bir gerçek var ki o da Fındıkkıran. Bu eser tüm dünyada yeni yıl eseri olarak sahneleniyor. Bu yıl tüm bölge müdürlüklerimizin de katılımıyla genel müdürlüğümüzün tüm salonlarında sahnelendi, hatta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de oynandı. Bu temsillerin her birinde biletler sadece 45 saniye içinde tükendi. Biletini gişeden almak isteyenler gece 3-4 gibi sıraya girdi. Benzer bir ilgiyi düzenlediğimiz festivallerde de yaşadık. Bu yıl ikincisi düzenlenen Anadolu Opera ve Bale Festivali yine büyük yankı uyandırdı. Geçtiğimiz yıl Şırnak’tan başlamıştık bu yolculuğa bu yıl ilk durak Bartın oldu. Bu tablo, kültür ve sanatı erişilebilir kılma vizyonumuzun, nitelikli üretimi yaygınlaştırma hedefimizin ve sanat kurumlarımıza duyduğumuz güvenin somut sonucudur" dedi.



Ersoy, sinema alanındaki destekleri stratejik yatırım olarak nitelendirerek; 2017 yılında 305 projeye yaklaşık 56 milyon lira destek sağlandığını, 2025 itibarıyla proje sayısının 390’a, destek tutarının ise 491,6 milyon liraya ulaştığı bilgisini paylaştı.



Sinemayı turizm tanıtımında etkili kullanmaya başladıklarının önemine dikkat çeken Ersoy, "Mini dizi stratejimiz ile ülkemizin tarihi ve turistik yerlerini Türk dizilerinin büyük üne sahip isimleri ile tanıtıyoruz. Ülkemizi bir hikâye üzerinden tanıtarak turistleri davet ediyor, bu yaklaşımı da proaktif bir stratejiye dönüştürüyoruz. Biliyorsunuz Türk dizileri tüm dünyada 1 milyardan fazla kişiye doğrudan ulaşıyor. Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, üç kıtada ve yaklaşık 170 ülkede Türk dizilerini izlemek mümkün. Biz de bu başarıyı tanıtım stratejimizin bir parçası haline getirme kararı aldık. Detayları kısa süre sonra kamuoyu ile paylaşacağız ancak şu bilgiyi sizlerle paylaşabilirim. Bu yıldan itibaren en az 3 kıtada, 10 ülkede yayınlanan dizilerimizde ülkemizin tanıtım stratejileriyle uyumlu içerik sunan bölümleri destekleyeceğiz. Böylelikle hem doğrudan milyonlarca insana ulaşacağız hem de ülkemizi, kültürümüzü dünyaya tanıtan dizi sektörümüze destekte bulunacağız" açıklamasında bulundu.



Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 2017-2018 döneminde 585 etkinlik düzenlediğini, bu rakamın 2024-2025’te bin 6’ya çıktığını belirten Ersoy, bu sezon ise bin 500 etkinlik hedeflendiğini söyledi.



"Rami Kütüphanesi’nde 3,6 milyon ziyaretçi"


Kütüphaneler alanındaki gelişmeleri de paylaşan Ersoy, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla ilerlediğimiz ’Türkiye Yüzyılı Vizyonu’ çerçevesinde kütüphanelerimiz bizim için büyük önem taşımaktadır. 2002’den 2025’e uzanan bu yolculukta kütüphanelerimiz; yaşayan, üreten ve buluşturan mekânlara dönüştü. Bugün sayısı bin 300’ü aşan kütüphanelerimiz; öğrencinin, araştırmacının, çocuğun ve gencin ortak yuvasıdır" diye konuştu.



Ersoy, "Attığımız kararlı adımlar neticesinde 2017’de 93 bin olan oturma kapasitemizi yüzde 60 büyüme ile 150 bine çıkarttık. Kullanım alanımız ise 2017 yılında 313 bin metrekareydi, bugün 789 bin metrekareye çıktı. Bu da yüzde 152 büyüme demek. İnşallah 2026 yılı sonunda 1 milyon metrekareye ulaşacağız. Kütüphanelerimizi de sanatsal ve kültürel etkinliklerle de buluşturduk. Geçtiğimiz yıl Rami Kütüphanesi’nde 3 milyon 600 binden fazla ziyaretçi ağırlandı. Burada düzenlediğimiz 2 bin 944 etkinliğe de 819 bine yakın kişi katıldı. Türkiye, bilgiye yatırım yapan; kültürü geleceğe taşıyan güçlü bir vizyona sahiptir. Kütüphanelerimizin aydınlığında büyüyen bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam edeceğimizi söylemekten de büyük onur duyuyorum" şeklinde konuştu.



Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun faaliyetlerine ilişkin de bilgi paylaştı. Ersoy, "Kurumun envanterinde 2017 yılında 541 bin eser bulunuyor. Bu sayının 2025 itibarıyla 776 bin 700’e ulaştı" dedi.



"13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi"


Ersoy, 2020 yılında kurdukları Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığı ile kültür varlıklarının iadesinde yeni bir dönemin başladığını belirterek, yürütülen sistemli çalışmaların bu alanda tarihi bir ivme sağladığını söyledi. Ersoy, "2002-2026 yılları arasında toplam 13 bin 449 eser ait olduğu topraklara getirildi. Bu eserlerin büyük bölümünü oluşturan 9 bin 134’ü son 8 yılda ülkemize kazandırıldı" dedi.



Arkeoloji alanında dönüşüm başlatıldığını da vurgulayan Ersoy, "Geleceğe Miras vizyonu doğrultusunda arkeoloji alanında başlatılan dönüşümle birlikte Türkiye’de artık 12 ay süren kazı dönemi kalıcı hale geldi. 2018 yılında başlatılan bu uygulamayla yalnızca kazı süreleri değil, ayrılan kaynaklar da rekor seviyelere çıkarıldı. 2025 itibarıyla 255 kazı alanı proje kapsamına alındı" diye konuştu



Ersoy, mevsim koşullarına uygun biçimde tüm yıla yayılan arkeolojik faaliyetlerle birlikte akademik üretimin de desteklendiğini; 2025 yılında bin 200’ün üzerinde uzman ve 3 binin üzerinde çalışanın istihdam edildiğini kaydetti.



"Gece müzeciliği 600 bin ziyaretçiye ulaştı"


Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının, kültürel mirasın korunmasının ötesine geçerek onu çağdaş yöntemlerle buluşturduğunu ve bu sayede turizmin yıl geneline yayıldığını vurguladı. Ersoy, "2025 yılında ise Gece Müzeciliğini 27 müze ve ören yerine yayarak bu vizyonu daha da büyüttük. Anadolu’nun dört bir yanına uzanan bu uygulama kapsamında yaklaşık 600 bin ziyaretçiye ulaştık" dedi.



"AKM, CSO ADA ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası ilgi odağı oldu"


AKM’de 3 bin 102 etkinlik gerçekleştirildiğini, toplamda 3,5 milyon kişinin etkinliklere katıldığını dile getiren Ersoy, "Yapamazlar, edemezler diyenlere karşı Cumhuriyetimizin 98. yıl dönümünde yani 2021 yılında halkımıza armağan ettiğimiz Atatürk Kültür Merkezi İstanbul’daki kültür ve sanat aktivitelerinin odak noktası oldu. ‘Ankara’nın kangreni’ olarak anılan CSO Ada Ankara’yı da 11,5 yıl gibi kısa bir sürede bitirdik ve 2020 yılında sanatseverlerle buluşturmuştuk. Başkentin kültür sanat adasında 900 etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 554 bin sanatseveri ağırladık. Cumhuriyetimizin 100. yılında hizmete açtığımız İzmir Kültür Sanat Fabrikası da Ege’nin incisi İzmir’e çok yakıştı. İzmir tarihinde önemli yere sahip olan bu mekanı tarihi bir dönüşüm ile bugünkü haline getirdik. Halkımızın da yoğun ilgi gösterdiği bu kültürel merkezde geçtiğimiz yıl 540 etkinlik gerçekleştirilirken 600 bin sanatseveri misafir ettik. AKM, CSO ADA ve İzmir Kültür Sanat Fabrikası ilgi odağı oldu" açıklamalarında bulundu.



Haydarpaşa ve Sirkeci garları sanat adasına dönüşüyor


Haydarpaşa ve Sirkeci garları ile ilgili projelerden de bahseden Ersoy, "Haydarpaşa ve Sirkeci garları sanat adasına dönüşüyor. Bakanlığımız ile Devlet Demiryolları arasında Ağustos 2024’te imzalanan protokol kapsamında, İstanbul’un iki ikonik tren garı olan Haydarpaşa ve Sirkeci Gar Sahalarını da kültürel ve toplumsal miras olarak da bütüncül bir yaklaşımla koruyarak şehre kazandıracağız. Sultan II. Abdülhamid’in bizlere mirası olan bu iki muazzam eseri, İstanbul’un yeni kültür sanat adası haline dönüştürüyoruz" ifadelerini kullandı.



Bakan Ersoy: "13 binden fazla eser ait olduğu topraklara geri getirildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi’nin 2. etabına 60 milyon euroluk hibe desteği Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi 2. Etap Bilgilendirme Toplantısı’nda, 2050 vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen yatırımları anlattı. İLBANK, Dünya Bankası ve İslam Kalkınma Bankası iş birliğiyle sağlanan 60 milyon euroluk yüzde 100 hibe destekle Kayseri, çevre ve sürdürülebilirlikte yeni bir eşiğe taşınıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi 2. Etap Bilgilendirme Toplantısı kapsamında kentte görev yapan yaygın ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. Mahall Balo ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıda basın mensuplarına kapsamlı bir sunum yapan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin altyapı, çevre ve enerji alanlarında Türkiye’ye örnek yatırımlara imza attığını vurguladı. KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan, programın başında yaptığı konuşmada KASKİ’nin 2050 vizyonunu sunarken, 2025-2026 yılında yaptıkları faaliyetler ile çalışmaların ikinci etap çalışmalarını anlattıklarını dile getirdi. Programda konuşan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ankara’daki temaslarından bahsederek, bakanlar ve kurum, kuruluşlar ile görüşme sağladıklarına işaret etti. Kayseri için Ankara’da görüşmeler yaparak katkı sağlamaya gayret ettiklerini dile getiren Büyükkılıç, "Ankara’da gecenin bir ileri saatine kadar değişik görüşmeler yaptık ve geldik. Sizler gibi şehrine sevdalı, şehrimizi olumlu olarak paylaşmaya özen gösteren, bu şehrin her zaman hak ettiği şekliyle en güzel şekliyle tanınmasının gerektiğine inanan siz dostlarımızla buluşmak suretiyle, sizler marifetiyle KASKİ’mizin yapmış olduğu yatırımları kamuoyuna paylaşmak, bilgilendirmek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Yatırımdan Yatırıma, Hizmetten Hizmete Koşan Bir Belediyeyiz" Konuşmasında bütçesinden yatırımlara en büyük payı ayıran Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet ve faaliyetlerinden bahseden Büyükkılıç, "Cenab-ı Allah’a şükürler olsun. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan bir belediyeyiz. Hatırlanacağı üzere, yatırımlara en çok pay ayıran 30 büyükşehir içerisindeki belediye olarak ilk sıradaki yerimizi almaya devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak şehri geleceğe hazırlamak, altyapı ve diğer güzellikleri ile bir buçuk milyon insanına daha onurlu, sağlıklı, yaşanabilir ve dirençli şehir oluşturma anlamındaki çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. Başkan Büyükkılıç, "Bizlerden desteğini esirgemeyen, her zaman ‘Kayseri’ denilince adeta içini sıcaklık kaplayan, bizleri görünce her zaman bağrına basan bir anlayış içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Kayseri’mizden sevgi ve saygılar sunuyorum" diye konuştu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ile bakanların kente vermiş olduğu destekler dolayısıyla teşekkürlerini sundu. Büyükkılıç’tan, 60 Milyon euroluk Hibe Müjdesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un, Kayseri’deki yatırımları ile ilgili desteğini esirgemediğini sözlerine ekleyen Büyükkılıç, tek kalemde 60 milyon euro hibenin sağlandığını ve bu çerçevede Kayseri’ye, KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi 2. Etabı kapsamında yatırım yapılacağı müjdesini verdi. Büyükkılıç, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Kayseri’deki yatırımlarımızla ilgili bizlere desteğini esirgemeyen bir yaklaşım içerisinde çalışmalarını sürdürüyor. 60 milyon euro adeta bugünün olmazsa olmazı. 60 milyon avro hibe. Bu dile kolay. Bugünün rakamı ile yaklaşık 3 milyar TL’lik hibe. Şehrimize arıtma tesislerimizi, yenisini eklemek, kolektör çalışmalarımızı da yapmak suretiyle inşallah daha sonraki süreçte o konuda da gerekli desteklerin devam edeceğine inanıyorum. Şehrimize bu 3 milyar TL’yi tek kalemde çok değerli İLBANK’ımızın genel müdürü ile imzamızı attık ve ayağımızın tozu ile buraya gelmiş olduk" diyerek Bakan Kurum ve İLBANK Genel Müdürü Karahan’a teşekkür etti. Büyükkılıç, "İnşallah şehrimizin, her zaman olduğu gibi geleceğe hazırlayan bir yaklaşım içerisinde, konforunu arttırma anlayışı içerisinde, ‘bu çağda suyu gelmeyen, susuz vatandaş olur mu’ yaklaşımı içerisinde elhamdülillah olmaz, en kaliteli hizmetlerle, gerek atık su konusunda gerek içme suyu konusunda hizmet etmeye gayret ediyoruz" ifadelerini vurguladı. KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi 2. Etabı 2 Yılda Tamamlanacak KASKİ Atık Su Arıtma Tesisi 2. Etap Yapım İşi projesinin önemine dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, "2. etabını da aynı bölgede yapıyoruz ve 60 milyonluk hibemizi almak suretiyle dün imzayı attık. İnşallah bu yılın ikinci yarısına varmadan ihalemiz tamamlanmış olacak ve maksimum 2 sene içerisinde de Kayseri’mize kazandırılmış olacak. Şehrimizin nüfusunun yüzde 85’ine yani 1 milyon 300 bin civarındaki nüfusa hitap eden İleri Biyolojik Arıtma Tesisi ortaya çıkacak" diye konuştu. Arıtma, Kurutma, Satış ve Enerji Üretimi Yapılacak Büyükkılıç, tesisin sadece arıtma değil aynı zamanda kurutma işlemi yapacağına da işaret ederek, "Atıkları kurutacağız. Hem gübre olarak hem de çimento fabrikalarına satarak değerlendireceğiz. Aynı zamanda enerji de üreteceğiz. Kazan kazan politikasıyla inşallah şehrimizde bu kalıcı tesisimizi hayata geçirmiş olacağız" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin tüm ilçelerinde arıtma tesisinin mevcut olduğunu kaydeden Başkan Büyükkılıç, "Toplam 82 arıtma tesisi olan bir şehirden söz ediyoruz. Sözde değil, uygulamada çevreci bir şehirden söz ediyoruz. Yeşili önemseyen bir şehirden söz ediyoruz" dedi. "KASKİ’miz Gurur Kaynağımız" Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KASKİ’nin Enerji yatırımları ile ilgili de önemli bilgiler verdi. Başkan Büyükkılıç, KASKİ bütçesinin en önemli giderlerinden birinin enerji gideri olduğunu belirterek, "Yaklaşık bütçesinin dörtte birini enerjiye harcıyor. Dolayısıyla kendi kendine yeten şehir, kendi kendine yeten belediye ve kurum, kendi kendine yeten ülke olmak hepimiz için olmazsa olmaz. KASKİ’mizin her kademesindeki kardeşimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KASKİ’miz gurur kaynağımız, yapmış olduğu yatırımlarla. Bu kuruluşumuzun enerji giderlerini karşılamak amacıyla yatırımdan yatırıma koşuyoruz" ifadelerinde bulundu. İçme Suyu Master Planı KASKi’nin İçme Suyu Master Planı ilgili de konuşan Başkan Büyükkılıç, "Kayseri’mizin havzası içerisinde içme suyuyla ilgili neler yapılması gerektiği konusunda master planımızı yapıyoruz. Dirençli şehirler düşüncesinde nasıl kentsel dönüşümle ilgili master plan yapıyorsak, mikrobölgeleme sistemiyle şehrimizin adeta röntgenini çekiyorsak aynı şekilde burada da bir master plan yapmak suretiyle suyla ilgili sorunlarımızı ya da kaynaklarımızı tespit etmek adına bir çalışma yapıyoruz" şeklinde konuştu. Büyükkılıç, programda KASKİ’nin altyapı faaliyetleri ve projelerine de değinerek, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle bizleri talimatlandıran Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduğu ülkede bir kişi de olsa hizmetle buluşması gerekir diye buradan hatırlatıyoruz" dedi. Başkan Büyükkılıç, KASKİ’nin tarımsal sulama, yağmur suyu hattı yatırımlarına da ayrı bir parantez açarak DSİ Genel Müdürlüğü’ne iş birliklerinden dolayı teşekkür etti. Büyükkılıç, içme suyu ücret tarifesi konusunda ise Kayseri’nin Türkiye’de en uygun içme suyu fiyatı ile hizmet veren ikinci şehir olduğunu da kaydetti ve içme suyu fiyat tarifesinde herhangi bir zam uygulaması yapılmayacağını vurguladı. KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan ise projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, önemli projenin KASKİ için çok anlamlı olduğunu ve büyük bir heyecan duyduklarını söyledi. Çağan, projenin 2050 yılına kadar Kayseri’nin atık su ile ilgili tüm çevresel problemlerini çözecek bir yatırım olduğunu kaydederek, "Tek kalemde 60 milyon euroluk bir hibeyi almanın heyecanını yaşıyoruz. İnşallah başkanımın da ifade ettiği gibi 2026 yılının ikinci yarısına varmadan ihalemizi yapıp iki yıl içerisinde de yapım işini tamamlamayı hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı. Çağan, KASKİ’nin 2025 yılında içme suyu, atık su ve yağmursuyu ile üst yapı projelerine yaklaşık 2 milyar 600 bin TL yatırım yaptığını ifade ederken Başkan Büyükkılıç, bu yatırımlarda emeği geçenlere teşekkür etti. Toplantı, KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan’ın KASKİ Genel Müdürlüğü tarafından alınan Yapay Zekâ Destekli Akıllı Vatandaş İletişim Platformu Ödülü’nü Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a takdim etmesi ile sona erdi. Kayseri, KASKİ yatırımlarıyla çevre dostu, güçlü altyapıya sahip ve geleceğe güvenle bakan bir şehir olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Malatya Başkan Sadıkoğlu, Türkiye-Mısır İş Forumu’na katıldı Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kahire’de gerçekleştirilen Türkiye-Mısır İş Forumu’na katılım sağladı. Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen forumla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Sadıkoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kahire’de gerçekleştirilen Türkiye-Mısır İş Forumu oldukça verimli geçti. Forum kapsamında iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi hedefleri ele alındı. Yapılan görüşmelerin iş dünyamız açısından uzun soluklu iş birliklerine vesile olmasını ve ülkelerimizin ortak kalkınmasına katkı sunmasını temenni ediyorum" dedi. "Mısır’a ihracatımızı artıracağız" Başkan Sadıkoğlu, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ile de bir araya geldi. Malatya’dan Mısır’a yapılan ihracatın artırılması için ortak çalışma yürütecekleri mesajı veren Başkan Sadıkoğlu, "Uluslararası düzeyde geliştirilen iş birlikleri, üyelerimizin yeni pazarlara erişiminin kolaylaşması ve ihracat kapasitelerinin güçlenmesi açısından stratejik bir önem taşıyor. Mısır, ilimizin önemli bir pazarı. 2025 yılında Mısır’a önceki yıla göre yüzde 30 arttırarak 4 milyon 115 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Deprem ve zirai don nedeniyle düşmüş olsa da Mısır’a yıllık ihracatımız yaklaşık 10 milyon dolar seviyelerinde. Mısır’a ihracatımızı arttırmak için önümüzdeki süreçte Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile ortak çalışmalar yürüteceğiz" diye konuştu.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi kaliteyi akreditasyon sertifikasıyla tescilledi Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi’ne bağlı Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı, TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardı kapsamında akredite edilerek hizmet kalitesini uluslararası düzeyde tescilledi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı’nın sürdürdüğü hizmetlerdeki kalite, ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Gereklilikler Standardı’ kapsamında almaya hak kazandığı ‘Akreditasyon Sertifikası’ ile uluslararası alanda tescillendi. İmalatlarda kaliteyi güvence altına almak amacıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü, 2022 yılında faaliyete aldığı asfalt, toprak ve beton laboratuvarları ile bilimsel esaslarla ilerlemeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, TÜRKAK denetimlerini başarıyla tamamladı Uzman personel ve modern cihazlarla çalışmalarını sürdüren laboratuvarlar, kentte yapılan yol ve altyapı imalatlarında denetimlerini titizlikle yürütüyor. Mersin’de altyapıdan üstyapıya, sanat yapılarından kaldırımlara kadar tüm imalatların uygunluğunun, Büyükşehir Belediyesinin asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarında test edilebilecek kapasiteye sahip durumda olduğu, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından da tescillendi. TÜRKAK denetimlerini başarıyla tamamlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı, ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Gereklilikler Standardı’ kapsamında, 29 Ocak 2026 tarihi itibariyle akredite olmaya hak kazandı. Bu sertifikayla Büyükşehir laboratuvar sonuçları, ulusal ve uluslararası geçerlilik kazandı Türkiye genelinde birçok yerel yönetim bu hizmeti dış kaynaklardan temin ederken, Mersin Büyükşehir Belediyesi, gerekli teknik altyapıyı ve uzman kadroyu kendi bünyesinde oluşturarak, hizmeti kendi imkanlarıyla sunuyor. Bilim ve kaliteyi, hayata geçirdiği her hizmette esas alan Büyükşehir Belediyesinin bu başarısını özel kılan unsurlardan bir tanesi de Türkiye genelinde yerel yönetimler arasında, bünyesinde asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarına sahip ve aynı zamanda akreditasyon sertifikası bulunan 2 belediyeden biri olması. 2026 yılı itibarıyla Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü’ne bağlı laboratuvar, TÜRKAK tarafından ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017’ standardına göre akredite edildi. Bu sertifikayla Büyükşehir Belediyesinin laboratuvar sonuçları ulusal ve uluslararası geçerlilik kazanmış olup, aynı zamanda kurum ve kuruluşlara, yerli ve yabancı firmalarla vatandaşlara da hizmet verebilecek yetkinliğe ulaştı. "Üretimden uygulamaya kadar tüm aşamaları titizlikle denetliyoruz" Yol yapım hizmetlerinde kalitenin bir standart haline geldiğini belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Kalite ve Kontrol Şube Müdürü Gamze Bayır, ‘Akreditasyon Sertifikası’ süreci hakkında bilgi verdi. 2025 yılında TÜRKAK denetim sürecinin başladığını ifade eden Bayır, "Uzman personelimiz ve modern cihazlarımızla, üretimden uygulamaya kadar tüm aşamaları titizlikle denetliyoruz. Yaptığımız tüm imalatların fen ve sanat kurallarına uygunluğunu sistematik olarak kontrol ediyoruz. Başkanımız Vahap Seçer’in kaliteyi merkeze alan vizyonu doğrultusunda da bu çalışmalarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Kalite Kontrol Şube Müdürlüğü laboratuvarlarımız, TSN-ISO 17025 standardının gerekliliklerini yerine getirerek, 2026 itibarıyla TÜRKAK tarafından akredite edilmiştir" dedi. "Hedefimiz, Büyükşehir Belediyesinin laboratuvar hizmetlerini en üst seviyelere taşımak" Akreditasyon Sertifikası’nın, laboratuvarların uluslararası standartlara uygun şekilde çalıştığının, hizmetlerin tarafsız, güvenilir ve bilimsel esaslara dayalı olarak sunulduğunun da somut bir göstergesi olduğunu dile getiren Bayır, belgenin Türkiye’de yalnızca 2 belediyede olduğunu vurguladı. Birçok belediyenin, kalite kontrol süreçlerini denetlemek amacıyla laboratuvar hizmetlerini dış kaynaklardan aldığını sözlerine ekleyen Bayır, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, yıllardır gerek güçlü teknik altyapımızla gerekse de uzman personelimizle bu hizmeti bünyemizde başarıyla yürütüyoruz. Aynı zamanda bu belgeyle, talep edildiği halde vatandaşlarımıza, kamu kurumlarına, yerli ve yabancı firmalara hizmet verebilecek yeterliliğe ve yetkinliğe de ulaşmış bulunuyoruz. Bu sonucu bir başlangıç olarak görüyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede akreditasyon kapsamını genişleterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi laboratuvar hizmetlerini en üst seviyelere taşımak. Bu doğrultuda attığımız her adımda kaliteyi, bilimi, sürdürülebilirliği esas alarak, yolumuza özveriyle ve memnuniyetle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Tokat Tokat Teknopark’tan bölge ekonomisine büyük katkı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Tokat Teknopark, ortaya koyduğu ekonomik ve teknolojik performansla dikkat çekiyor. Açıklanan güncel veriler, teknoparkın bölgesel kalkınmaya ve ulusal ekonomiye sağladığı katkının her geçen gün arttığını gösteriyor. Tokat Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalar tarafından bugüne kadar 270 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Aynı zamanda teknopark firmalarının toplam satış hacmi 1 milyar 208 milyon 285 bin 711 TL’ye ulaştı. Bu veriler, teknoparkın ekonomik sürdürülebilirlik ve ticarileşme açısından önemli bir başarı yakaladığını ortaya koyuyor. Teknopark çatısı altında 63 firma aktif olarak faaliyet gösterirken, bu firmalarda 300 nitelikli personel istihdam ediliyor. Tokat Teknopark, sunduğu altyapı ve destek mekanizmalarıyla girişimciler ve Ar-Ge odaklı şirketler için güçlü bir çalışma ortamı sağlıyor. Tokat Teknopark’ta hâlihazırda 90 proje devam ederken, yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda 127 ürünün ticarileştirildiği bildirildi. Bu durum, üniversite-sanayi iş birliğinin somut ve ekonomik değere dönüşen çıktılar ürettiğini gösteriyor. Bölgesel kalkınmada stratejik bir merkez Akademik bilgi ile sanayi deneyimini bir araya getiren Tokat Teknopark, yenilikçi ve katma değerli üretimi destekleyerek Tokat’ın teknoloji ve girişimcilik alanındaki konumunu güçlendiriyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının ve ticarileşen ürün sayısının daha da artmasının hedeflendiğini ifade ediyor.