POLİTİKA - 03 Kasım 2025 Pazartesi 18:33

Bakan Fidan: "Süreci baltalamak için temelsiz gerekçeler üretmeye, bahanelere sığınmaya gerek yoktur"

A
A
A
Bakan Fidan: "Süreci baltalamak için temelsiz gerekçeler üretmeye, bahanelere sığınmaya gerek yoktur"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da katılımcı ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımı ile düzenlenen "Gazze" konulu toplantıda, "Bugün 7 ülke ortak sorumluluk bilinciyle bir araya geldik. Bugün buradan hep birlikte açık bir mesaj veriyoruz. ‘Süreci baltalamak için temelsiz gerekçeler üretmeye, bahanelere sığınmaya gerek yoktur.’ Ateşkesi sabote eden, barışı baltalayan hiçbir eyleme izin verilmemelidir. Filistinlilerin gösterdiği irade karşılık bulmalıdır. Barışa giden süreç tamamlanmalıdır" dedi.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde Gazze’deki ateşkes ile ilgili son gelişmeler ve insani durumun ele alındığı toplantı, İstanbul Beşiktaş’taki bir otelde yapıldı. Toplantıya Dışişleri Bakanı Fidan’ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları katıldı. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Bakan Fidan, "Bugün İstanbul’da bölgesel barış ve istikrar açısından son derece önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Gazze’deki ateşkes sürecini değerlendirdik ve insani yardımlar konusunu ele aldık. Toplantımıza Endonezya, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin kıymetli temsilcileri katıldı. Mısırlı mevkidaşımız da bizimle burada olacaktı fakat ülkesindeki çok önemli bir uluslararası toplantıdan dolayı bizimle bir arada olamadı. Sayın Cumhurbaşkanımız ve 7 kardeş ülkenin liderlerinin ABD Başkanı Trump ile New York’ta yaptıkları toplantı, bildiğiniz gibi yeni bir süreci başlatmıştı. Akabinde Şam El-Şeyh’te gerçekleştirilen zirvede ortaya çıkan barış umudu, bütün dünyanın desteğini kazandı. Varılan anlaşma kapsamında rehine ve mahkumların takasıyla insani yardımların girişi başlamış, İsrail güçleri ilk etapta belirlenen hatta geri çekilmiş ve Gazze’nin kuzeyine geri dönüşler gerçekleşmiştir. Ancak mutabakatın harfiyen uygulanması konusunda bildiğiniz gibi bazı sorunlar da yaşanmaktadır. İsrail ateşkesi düzenli biçimde ihlal ediyor ve insani yardımın ihtiyaç duyulan düzeyde olmasına engel oluyor. Artık son derece kritik bir aşamaya ulaşmış durumdayız. Bugünkü toplantıya katılan ülkelerin ortak bir görüşü var. Gazze’deki soykırımın yeniden başlamasını istemiyoruz. Ateşkesin sürmesini ve iki devletli kalıcı barışın tesisi yönünde adımlar atılmasını da sonuna kadar destekliyoruz. Bu konuda üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazır olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Uluslararası toplumun da İsrail üzerindeki baskısını devam ettirmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.



"Filistin halkının umutlarının ve geleceğe dair inançlarının yeniden yeşermesi gerekmektedir"


İsrail’in ateşkes anlaşmasından bu yana 250’ye yakın Gazzeliyi öldürdüğünü belirten Bakan Fidan, "Filistinlileri provoke etmeye çalışan bu saldırılara bir an önce son verilmelidir. İsrail insani yardımların ulaştırılması konusunda da üzerine düşen görevi yerine getirmemektedir. Mutabakata göre günlük 600 insani yardım kamyonunun ve 50 akaryakıt tankerinin girişine izin verilmesi gerekmektedir. Biz bu miktarın içeriye girdiğini açıkçası görmüyoruz. İsrail’in bu politikası nedeniyle insani yardımlar depolarda ya da kamyonlarda beklemektedirler. Toplantımıza ayrıca Gazze’nin yönetimi ve güvenliğine ilişkin düzenlemelerle ilgili konuları da ele aldık. Hamas, Gazze’nin iradesini Filistinlilerden oluşacak komiteye devretmeye hazırdır. Söz konusu düzenlemeler, Filistin halkının haklarını koruduğu ölçüde zamana ve tahriklere dayanıklı hale gelecektir. Önümüzdeki günler de kurulması öngörülen Uluslararası İstikrar Gücü’nün görev tanımı ve oluşumuna ilişkin müzakereleri de bugün kendi aramızda görüştük. Bu sürecin anlaşmanın arabulucuları ve Filistin tarafıyla uzlaşı halinde yürütülmesi gerektiği konusunda hemfikiriz. Bugün Gazze’de yeniden toparlanma ve yeniden imar faaliyetleri hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Bu konuda uluslararası koordinasyonu açıkçası çok önemsiyoruz. Özellikle kış aylarının yaklaştığını dikkate alarak bu alanda somut adımların hızla atılması gerekmektedir. Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, aynı zamanda Filistin halkının umutlarının ve geleceğe dair inançlarının yeniden yeşermesi gerekmektedir. Toplantıya katılan ülkeler olarak bu konuyu da yakından takip edeceğiz. Filistinliler arasında sağlanacak birlik Filistin’in uluslararası toplum nezdindeki temsili güçlendirecektir" diye konuştu.



"Bugün 7 ülke ortak sorumluluk bilinciyle bir araya geldik"


Ortadoğu’nun barış ve istikrar üretebilen bir coğrafya olduğunu vurgulayan Bakan Fidan, "Ortadoğu geçmişte de krizlerle karşı karşıya kalmış ancak her defasında barış ve istikrar üretebilmiş bir coğrafyadır. Bugün 7 ülke ortak sorumluluk bilinciyle bir araya geldik. Bugün buradan hep birlikte açık bir mesaj veriyoruz. ‘Süreci baltalamak için temelsiz gerekçeler üretmeye, bahanelere sığınmaya gerek yoktur.’ Ateşkesi sabote eden, barışı baltalayan hiçbir eyleme izin verilmemelidir. Filistinlilerin gösterdiği irade karşılık bulmalıdır. Barışa giden süreç tamamlanmalıdır. Bu yol sabır ve kararlılık gerektiriyor. Biz bu erdemlere sahip ülkeler olarak bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Toplantıya katılan tüm mevkidaşlarımıza ve heyetlerine bir kez daha bu vesileyle en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ortak çabalarımızın Gazze’de, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.



Bakan Fidan: "Süreci baltalamak için temelsiz gerekçeler üretmeye, bahanelere sığınmaya gerek yoktur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uşak’ta yürütülen soruşturmada yeni detaylar Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen 52 dijital materyal üzerinde yapılan adli bilişim incelemesinde çeşitli bulgulara ulaşıldı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın işletmelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından adli bilişim incelemeleri tamamlandı. Uşak’ta yürütülen soruşturma kapsamında, belediye başkanına ait işletmelerden elde edilen dijital materyallere ilişkin adli bilişim incelemesinde bulgulara ulaşıldı. Edinilen bilgilere göre, soruşturma dosyasına giren ön inceleme raporunda hem dijital içeriklere hem de personel kayıtlarına ilişkin detaylar yer aldı. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, farklı adreslerde gerçekleştirilen işlemler sonucunda toplam 52 adet dijital materyale el konuldu. Adli bilişim uzmanlarınca ‘Magnet Axiom Examine’ programı kullanılarak yapılan incelemelerde, cihazlardaki aktif ve silinmiş veriler analiz edildi. İşletmede kullanılan dizüstü bilgisayarda yapılan incelemede, silinmiş alanlar dahil olmak üzere toplam 254 adet müstehcen görsel tespit edildi. Söz konusu içeriklerin bir kısmının internet kaynaklı olduğu, bir kısmının ise detaylı incelemeye alındığı belirtildi. Öte yandan, bir otele ait muhasebe bilgisayarında yapılan incelemede ise, başında havlu bulunan bir kadına ait olduğu değerlendirilen ve otel odasında çekildiği düşünülen görüntünün, internetten indirilen içeriklerden farklı özellikler taşıdığı ifade edildi. Görüntünün kaynağına ilişkin teknik incelemenin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında SGK ve personel kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde de dikkat çeken tespitlere ulaşıldı. Yalım’a ait 4 işletmede çalışan 13 personelin, aslında Uşak Belediyesi kadrosunda göründüğü belirlendi. Bu kapsamda, söz konusu kişilerin maaş ödemeleri ile fiili çalışma yerlerine ilişkin kayıtların karşılaştırıldığı, bazı dönemlerde aynı kişilerin hem belediye hem de farklı işletmeler üzerinden sigortalı gösterildiklerine yönelik bulguların incelendiği ifade edildi. Soruşturma kapsamında el konulan dijital materyaller arasında yer alan 3 adet hard diskin arızalı olduğu tespit edildi. Bu cihazların veri kurtarma işlemleri için kriminal incelemeye gönderildiği öğrenildi. Ayrıca, yüksek kapasiteli 3 ayrı güvenlik kamerası kayıt cihazına ait verilerin de imaj alma ve çözümleme işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dijital materyaller, teknik raporlar, tanık beyanları ve mali kayıtlar birlikte değerlendiriliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği ve ilerleyen süreçte yeni gelişmelerin yaşanabileceği bekleniyor.
Ankara Gülistan Doku soruşturmasında Sonel’in ifadesi ortaya çıktı Kayıp Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in ifadesindeki çelişkili beyanlar ve teknik veriler arasındaki farklar dikkat çekti. Kendisinden 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma dosyasında, şüpheli sıfatıyla ifade veren dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesi ortaya çıktı. İfadede yer alan çelişkiler, teknik veriler ve tanık beyanlarıyla birlikte yeniden gündeme geldi. Daraltılmış baz kayıtlarının Sonel’i iddiaların merkezindeki Gençlik Merkezi’nde gösterdiği belirtilirken, Sonel ifadesinde şu sözleri kullandı: "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" İfade tutanaklarında Sonel’in yakın çevresine yönelik beyanları da yer aldı. İstanbul’da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşları Umut Altaş ve Ekincan Kılıç’ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu aparatlarını attıkları yerleri bilecek kadar çevreye hakim olan Sonel, aynı kişilerle yakın ilişki içinde olduğunu belirtmesine rağmen kendisini bu tablonun dışında konumlandırması, dosyada dikkat çeken bir diğer unsur olarak yer aldı. Sonel, Gülistan Doku’nun ailesine ilişkin olarak, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" ifadelerini kullanan Sonel’in, kendi durumuna ilişkin ise, "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü. Soruşturma dosyasında yer alan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarına göre, 06 SNL 10 plakalı araçla ilgili hareketlilik tespit edildi. Kayıtlara ilişkin sorulara Sonel’in, "Hiçbir fikrim yok" şeklinde yanıt verdiği ifade tutanaklarına yansıdı. Dosyada, aracın Tunceli’den çıkış kaydı olmadan Elazığ istikametinden yeniden giriş yaptığına yönelik bulguların yer aldığı, bu durumun da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, teknik veriler ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Sevk yazısında, daraltılmış baz kayıtlarının şüphelinin olay saatinde ilgili bölgede bulunduğunu gösterdiği, bu durumun diğer şüphelilerle birlikte aynı noktada bulunma ihtimaliyle desteklendiği aktarıldı. Ayrıca dosyada, dijital materyaller ve bazı delillerle ilgili incelemelerin sürdüğü, sim kart ve veri hareketlerine ilişkin bulguların da değerlendirildiği kaydedildi. İfade tutanaklarında Sonel’in birçok soruya "hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdiği görüldü. Özellikle olay günü, görüşmeler ve araç hareketlerine ilişkin sorularda bu ifadenin tekrarlandığı, bunun da soruşturma kapsamında dikkate alındığı belirtildi. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasında, teknik veriler, tanık ifadeleri ve şüpheli beyanlarının birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.