POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 18:23

Bakan Göktaş, İBB kreşinde istismara uğradığı iddia edilen çocuğun ailesini ziyaret etti

A
A
A
Bakan Göktaş, İBB kreşinde istismara uğradığı iddia edilen çocuğun ailesini ziyaret etti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eyüpsultan’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı ‘Yuvamız İstanbul’ kreşinde şiddet ve istismara uğradığı iddia edilen çocuğun ailesini ziyaret etti. Kreş olarak hizmet veren yerin legal olmadığını, İBB’nin aileyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini söyleyen Bakanı Göktaş, "Bizler de sürecin takipçisiyiz, müfettiş görevlendirdik" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Eyüpsultan ilçesi Güzeltepe Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait ‘Yuvamız İstanbul’ kreşinden şiddet ve istismara uğrayan çocuğun ailesini ziyaret etti. Ziyarette Bakan Göktaş’ın yanı sıra, AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de eşlik etti.



"Ailenin 3 Aralık itibarinden bu yana bir adalet arayışında"


Ziyaretin ardından ailenin adalet arayışı içinde olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Öncelikle biz olayın basına intikal etmeden öncesinde özellikle aralık ayı sonunda bir danışmanlık tedbiri uyguladık aileye. Ailenin 3 Aralık’tan bu yana bir adalet arayışında olduğunu da az önce yanlarına uğrayarak öğrendim. Şimdi ben bir anne, bir bakan olarak ailemize ziyaret ettim. Ancak duyduklarım gerçekten akıl dışıydı. Zira, aile bir kreş adı altında kreşe, bıraktığını düşünüyor çocuğun. Fakat buranın aslında ne Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetiminde olmayan çocuk etkinlik merkezi adı altında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla bakanlıklarımızın denetim mekanizmasının dışında tutulduğunu gördük. Fakat ilginç tarafı da şu kendi içlerinde herhangi bir denetim mekanizmasının işlemediğini ailenin ifadelerinden de görüyoruz" dedi.



"Ailemizin, çocuklarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz"


Ailenin hukuki süreçte yanlarında olacaklarını söyleyen Bakan Göktaş, "Dolayısıyla buradan bizler tabii ki çocuğun üstün yararını gözeterek, ailenin de hukukunu gözeterek bu sürece hem danışmanlık hem psikososyal destek hem de aynı zamanda hukuki olarak sürece dâhil olacağımızı söyledik. İfade ettik bizim 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında da böyle yetkimiz var. Valiliğimiz müfettiş görevlendirdi. Bizde bakanlık olarak kendi teftişimizi bu süreçle ilgili başlattık. Ailemizin, çocuklarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Çocuklarımız bizim geleceğimiz, çocuklarımıza her daim sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın iyilik haline korumaya yönelik her türlü çalışmayı da sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



"Hem belediyeye gidiyor, hem okula gidiyor fakat hiçbir şekilde sesini duyamıyor"


Çocuklarının şiddet ve istismara maruz kalan ailenin İBB’ye ulaşamadığını söyleyen Bakan Göktaş, "Bununda gerçekten etraflıca ele alınmasını süreci bütün detaylarıyla incelikle takip edileceğini ben yürekten inanıyorum. Bizler de ailemizin yanında çocuğumuzun iyilik halini sürdürmeyi, çocuğumuzun hakkını, ailemizin de yanında olmaya devam edeceğiz. Ailenin az önce anlattığına göre, biz yani basın açıklamasını ilk aşamada gördük. Ama şunu görüyoruz ki hiçbir şekilde aileye bir kere temas edilmemiş, aile olayı kendi tespit ediyor ve kendi tespit ettikten sonra aslında gidiyor ilgili mercilere, mecralara gidiyor. Hem belediyeye gidiyor, hem okula gidiyor fakat hiçbir şekilde sesini duyamıyor. Ve kamera kayıtlarına sadece 20 gün sonra ulaşabiliyor. Fakat olayda tabi onlar kreş adı altında açıldığı için normalde mevzuat gereği eğitim görülen yerlerde milli eğitim mevzuatına göre belirli yerlerde kamera olması gerekiyor. Bunlar o şekilde davranmış fakat maalesef bu olaylar ailenin de anlattığına göre kameranın olmadığı yerlerde cereyan atmış. Ya sınıfta yağı işte lavabolarda ya da veya kameranın kör noktalarda. Dolayısıyla biz de ailenin bu iddiasını çok ciddiye aldık. Ailenin de bu süreçte aslında çok yalnız kaldığı için artık sitem edip konuyu daha üst basına bu şekilde yansıtmak durumunda kaldığını yazık ki gördüm" diye konuştu.



"Denetim süreçlerinin ne minvalde ilerlediğine dair bize intikal eden herhangi bir bilgi olmadı"


İBB’nin gerekli adımları atmasını beklediklerini belirten Bakan Göktaş, "Biz şöyle beklerdik: Öncelikle personelin açığa alınmasını beklerdik. Herhangi bir iddia bizim için çok önemli. Bize intikal eden herhangi bir bilgi yok. Fakat denetim süreçlerinin ne minvalde ilerlediğine dair de bize intikal eden herhangi bir bilgide olmadı. Normalde bu tür süreçlerde personel açığa alınır, soruşturma yürütülür aileye gerekli destek sağlanır. Fakat, aileyi dinlediğimizde böyle bir sürecin yürütülmediğini, ne yazık ki görmüş olduk. Ailemizi yalnız bırakmayacağız, bu süreçte de hukuki süreçte olayın etraflıca ele alınması için ve bütün detaylarıyla etraflıca ortaya çıkarılması için ailemizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Tabii ki bu tür kurumların da denetimsiz kalmaması gerekiyor. Dolayısıyla farklı kurum adı altında faaliyet göstermesinin aslında legal değil aslında çocuk eğitim merkezleri uyguladıklarını görüyoruz. Ancak ailelere de bunun bir kreş olduğunu ifade ediyorlar" ifadelerini kullandı.



"Bizler de sürecin takipçisiyiz, müfettiş görevlendirdik"


Sürecin takipçisi olacaklarını söyleyen Bakan Göktaş, "Aileler, çocuklarını buraya buranın bir kreş olduklarını düşünerek teslim ediyorlar. Bizde aslında denetim mekanizmalarının bu kadar işlemesinden üzüntü duyduk. Biraz biz olayın etraflıca ele alınmasını, olayın bütün ayrıntılarıyla açığa çıkarılmasını ve başka çocuklarımızı korumak adına bu sürecin yakın takipçisi olacağımızı özellikle ifade etmek istiyorum. Öncesinde farklı iddialarda bulunuyordu ancak bu doğrultuda, şu aşamada tabii ki olay yargıya intikal etti. Savcılık dava süreci yakından takip ediyor, bizler de bu süreçte ailelerimizin, çocuklarımızın üstün yararı doğrultusunda etraflıca sürecin yakın takipçisi olacağımızı özellikle vurgulamak isterim. Şu anda valiliğimiz zaten talimatlandırdı. Valilik dün bu konuyla ilgili bir açıklama gerçekleştirdi. Bizler de sürecin takipçisiyiz, müfettiş görevlendirdik" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Bakan Tekin’den CHP ve İBB’ye kreş tepkisi: "CHP mensupları ’erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı kreşte bir çocuğa yönelik darp ve istismar iddialarına ilişkin, "CHP mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular. Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı" dedi. Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, başörtüsü yasağı dönemine, kadınların kamusal alandan dışlandığı yıllara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı kreşlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Geçmişte yaşanan başörtüsü uygulamalarına değinen Bakan Tekin, 1990’lı yılların sonunda kamusal alanda yaşanan örnekleri hatırlatarak, "Üniversitenin tıp fakültesinde başörtülü hastalarla ilgili olarak ’burası kamusal alan’ diyen hekimler vardı. Daha trajik bir örnek ise; elektrik faturası ödemek için gelen bir kadına bile başörtülü girdiği için ’Burası kamusal alan bu şekilde içeriye giremezsin’ denilen bir Türkiye yaşadık. Bunlar milattan önce falan bahsetmiyorum ben. 1990’lı yılların sonundan bahsediyorum. İnsanların kılığından, kıyafetinden, inancından dolayı özellikle kadınların kamusal hayatı tamamen dışına atıldığı, dışına itildiği bir Türkiye yaşıyorduk" dedi. "Kadınlar kamusal hayatta özgürce yer almaya başladı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların kamusal hayattaki yerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Tekin, kadın teşkilatlarına teşekkür ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette kendisine bu kadar yoğun destek veren kadınların ülkenin toplumsal yapısında ülkenin kamusal hizmetleri yürütüldüğü sektörlerin tamamında kadınların kendi kimlikleriyle, kılıklarıyla, kıyafetleriyle, özgür bir biçimde çalışabilmelerini önüne açtık. Bunlarla uzun uzun anlatmak konuşmak mümkün. Fakat ben bir şey söylüyorum teşkilat toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bizler bakan olarak çalışıyoruz. Biz eğer iyi şeyler yapıyorsak sizin sayenizde yapıyoruz. Eğer siz AK Kadınlar, AK Parti Teşkilatları, Cumhur İttifakı’na mensup siyasi partilerin tabanını teşkil eden kişiler bize destek olmasaydınız, bizi desteklemezseniz biz bunları yapamayız. Bizi seçmezseniz biz bugün koltuklarda olamayız. Bize destek vermezseniz eğer bu kadar büyük ses çıkartan muhalefete rağmen bu işleri yapamayız. O yüzden ben hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum" dedi. "Muhafazakar demokrat kimliğimiz toplumsal değerlere sahip çıkmaktır" Muhafazakar demokrat anlayışın temelinde adalet ve hukuk olduğunu belirten Bakan Tekin, "Biz toplumun değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak istiyoruz. Muhafazakar, demokrat dediğimiz kimlik bizim açımızdan bu anlama geliyor. Muhafazakarlığımız yani toplumsal değerlerimizi korumak konusunda kararlı bir iktidarız. bütün bu adımları atarken Müslüman olma hassasiyetine sahip bir biçimde kul hakkı yemeden adil bir biçimde adalet bizim için çok kritik. bütün bu adımlarımızı atarken hukuka uygun davranıyoruz’’ şeklinde konuştu. "Seyyar satıcı bile ruhsat alıyor" İBB ile geçmişte yaşanan kreş tartışmasına değinen Bakan Tekin, ruhsat ve standart vurgusu yaparak, "Bundan 2 yıl önce yaşadığımız bir tartışma vardı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla bir tartışmaya girdik. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ’ben kreş açıyorum, anaokulu açıyorum’ diyor. Ben de bakan olarak diyorum ki ’nerede açıyorsunuz bunları, ben görmüyorum’. ’Yok, açıyorum’ diyor. Hukuk devletinde bir kurum açmak için, şurada seyyar satıcılar bile gidiyor belediyeden ruhsat alıyor. Kriterler var, standartlar var, o standartları yerine getiriyor. Ondan sonra kamu hizmet yapıyor. Peki siz vatandaşın çocuğunu emanet alıyorsunuz. O çocuğa güvenli bir ortam sunduğunuzu, o çocuğun can güvenliğini teminat altına aldığınızı bana garanti edebilir misiniz? O zaman buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız diye, tartışmaya girmiştim dönemin İBB başkanıyla" dedi. "Standartları sağlayın, ruhsatı verelim, denetleyelim" Bakan Tekin, bu süreçte resmi yazı yazdığını belirterek, "Bir resmi yazı yazdım. Resmi yazıda ona dedim ki; bunu yapmak istiyorsanız gelin bize deyin ki biz bunu yapmak istiyoruz. Bizim standartlarımızı sağlayın bizde size hak verelim. Gerektiğinde de sizi denetleyelim istiyoruz bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size ruhsat verelim. Gerektiğinde sizi denetleyelim" dedid "Bu sözler hukuk devletiyle bağdaşmaz" CHP cephesinden gelen tepkilere de değinen Bakan Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular televizyon ekranlarında. Hatırlıyorsunuz değil mi?" dedi. Üç yaşındaki çocuğa yönelik taciz iddiası İBB’ye ait olduğu iddia edilen bir kreşte yaşanan olaylara dikkat çeken Bakan Tekin, "Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı. Üç yaşındaki bir çocuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığını iddia ettiği kreşlerde uygulanan taciz. Arkadaşlar biz yaptığımız her işi dediğim gibi hukuk devleti ilkesine uygun olarak yapmakla mükellefiz ve bu şekilde de davranıyoruz. Bunu niye yapıyoruz bunları? Çünkü biz vatandaştan oy isterken dedik ki biz muhafazakarız. Biz kul hakkı yemeyeceğiz, adil davranacağız. Biz hukuki davranacağız. Siz de bizim adımıza sokakta, esnafla, hanelerde ziyaretlerde bizim adımıza bunu taahhüt ettiniz" dedi.