GÜNDEM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 12:57

Bakan Göktaş: "Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "OECD ( Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5’ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi.


Limak Vakfı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programı kapsamında düzenlenen Global Engineer Girls (GEG) 2026 İstanbul Buluşması gerçekleştirildi. Kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarındaki temsiline katkı sunmayı hedefleyen program, 11’inci yılında çalışmalarını sürdürürken, 2022 yılından bu yana "Global Engineer Girls (GEG)" adıyla uluslararası ölçekte faaliyetlerine devam ediyor. İstanbul’da düzenlenen buluşmaya; Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Fildişi Sahili, Mozambik ve İngiltere’den mühendislik eğitimi alan öğrenciler katıldı. Geleneksel hale gelen GEG İstanbul Buluşması kapsamında genç kadın mühendis adayları; akademi, iş dünyası, girişimcilik ve kültür-sanat alanlarından isimlerle bir araya geldi. Gün boyu süren oturumlarda kariyer yolculukları, dönüşen meslekler ve küresel fırsatlar ele alınırken, katılımcılar deneyim paylaşımı ve etkileşim imkanı buldu.



"Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz"


Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir başta olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ederek, "Dünyanın yönü artık sadece yer altı kaynaklarıyla, üretim hacmiyle ya da coğrafi üstünlüklerle belirlenmiyor. Yeni yüzyılın gücünü; bilgiyi teknolojiye, teknolojiyi değere, değeri insanlığın ortak faydasına dönüştürebilen toplumlar inşa ediyor. Bugün yapay zekâdan savunma sanayiine, iklim teknolojilerinden enerji dönüşümüne, şehir planlamasından uzay araştırmalarına kadar her alanda yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu çağda ülkelerin kalkınma kapasitesi, sahip oldukları genç nüfusun niteliğiyle ve o gençlerin önüne açılan imkânlarla ölçülüyor. Özellikle kız çocuklarının bilime ve teknolojiye katılımı, daha adil, üretken ve güçlü bir geleceğin en önemli yapı taşlarından biridir. Fakat uluslararası veriler, bu alanda hala kat edilmesi gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. UNESCO’ya göre dünyada STEM mezunları içinde kadınların oranı yüzde 35 seviyesinde kalıyor. Ve bu tablo son on yılda kayda değer bir değişim göstermiyor. Bu tabloyu doğru okumak için meselenin sadece yükseköğretimde başlamadığını da görmek gerekiyor. OECD verileri, teknik alanlara ilişkin kalıpların çok erken yaşlarda şekillendiğini ortaya koyuyor. OECD ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5’ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Buna karşılık, erkek çocuklarında bu oran yüzde 10’a yaklaşıyor. Üstelik kız ve erkek çocuklarının matematik ve fen başarıları arasında büyük bir fark olmaması, bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi.



"2016’da başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin etkisi ülkemiz sınırlarını da aşmış durumdadır"


Bakanlık olarak LİMAK ile birlikte yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin tam da bu ihtiyaçtan doğduğunu dile getiren Göktaş, "Bu çalışma, fırsat eşitliğini güçlendiren ve genç kızların mühendislik alanındaki varlığını pekiştiren öncü bir girişimdir. Bugün Projeyi, 1.800’ün üzerinde öğrencimizin katılımıyla büyük bir heyecanla sürdürüyoruz. Burs desteğinin yanında staj ve istihdam imkanları sunuluyor. Böylece kız öğrencilerimiz doğrudan iş hayatıyla buluşuyor. İngilizce eğitimleriyle küresel dünyada rekabet edebilecek donanıma sahip olmaları sağlanıyor. Bu anlamda eğitim programlarımız da geniş bir içeriğe sahip. Programda liderlikten finansal okuryazarlığa, veri analitiğinden yapay zekaya, çevresel sürdürülebilirlikten teknoloji okuryazarlığına kadar farklı alanlarda sertifikalı eğitimler yer alıyor. 2016’da başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin etkisi ülkemiz sınırlarını da aşmış durumdadır. Proje, 2017 yılından itibaren "Global Engineer Girls" adıyla uluslararası bir boyut kazandı. Farklı ülkelerde genç kızların mühendislik alanında güçlenmesine katkı sunan örnek bir modele dönüştü. Bugün bu modeli; Kuveyt, Kosova, Kuzey Makedonya, Suudi Arabistan, İspanya, Mozambik, Fil Dişi Sahili Cumhuriyeti ve İngiltere’de uyguluyoruz. Türkiye’den doğan bir iyi uygulamanın küresel ölçekte etki oluşturduğunu görmek izlere ayrıca gurur veriyor. Projenin, UN Global Compact tarafından "People" kategorisinde ödüllendirilmesi de bu etkinin uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteriyor" diye konuştu.



"Genç kızlarımız iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor"


Geçtiğimiz sene 3. Fazı başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin sahadaki karşılığını görmek için kapsamlı bir sosyal etki çalışmasının gerçekleştiğini aktaran Göktaş, "Bu çalışma bize üç önemli sonucu açıkça gösterdi. Birincisi; Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi, genç kızlarımızın mühendislik alanına yönelik özgüvenini belirgin biçimde artırıyor. Öğrencilerimiz, bu sayede kendi potansiyellerini daha iyi görüyor. Ve mühendislik alanında kalıcı bir kariyer inşa etme konusunda daha güçlü bir irade ortaya koyuyor. İkincisi; proje, eğitim hayatı ile çalışma hayatı arasındaki geçişi kolaylaştırıyor. Burs, staj, mentorluk, eğitim ve istihdam imkânları; öğrencilerimizin sadece akademik başarılarına değil; mesleki deneyim kazanmalarına da katkı sağlıyor. Böylece genç kızlarımız; iş dünyasına daha hazırlıklı, daha donanımlı ve daha güçlü bir başlangıç yapıyor. Üçüncüsü; proje, toplumsal algı üzerinde de dönüştürücü bir etki oluşturuyor. Ailelerin, eğitim kurumlarının ve iş dünyasının kız çocuklarının teknik alanlardaki varlığına bakışı güçleniyor. Bu yönüyle program, bireysel başarı hikayelerinin ötesine geçerek toplum zihniyetinde kalıcı bir değişime katkı sunuyor. Bu etkiyi daha güçlü biçimde izlemek için dijitalleşme süreci daha da geliştiriliyor. Veriye dayalı ve ölçeklenebilir bir dijital altyapıyla, öğrencilerin, mezunların ve tüm paydaşların arasındaki bağ daha güçlü hale getiriliyor. Mobil uygulama, web sitesi ve portal çalışmalarıyla projenin ulaştığı etki alanının daha da genişleyeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Geniş bir alanda kız çocuklarının ve kadınların yanında oluyoruz."


Kız çocuklarının bilim, teknoloji ve iş hayatında daha güçlü yer almaları için farklı alanlarda çalışmalar sürdürdüklerini belirten Göktaş şunları söyledi:


Kız çocuklarının değişen dünyada ihtiyaç duyduğu becerilerle donanmasını sağlamayı hedeflediklerini aktaran Bakan Göktaş, şunları söyledi:


"Bu kapsamda Bakanlık olarak yürüttüğümüz önemli çalışmalardan biri de Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesidir. Bu çalışmayla eğitimde, istihdamda veya herhangi bir mesleki eğitimde yer almayan yaklaşık 10.000 gencimize ulaştık. Projemiz ile gençlerimizi mesleki eğitim, güçlenme eğitimleri ve mentörlük faaliyetlerimiz ile desteklemeye devam ediyoruz. Bunun yanı sıra Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programını başlattık. Bu program ile 2025 yılında 800 genç kadının yapay zekâ ve veri bilimi konusunda yeteneklerini geliştirmelerine destek olduk. Eğitimi tamamlayan kadınların yüzde 56’sı teknoloji alanında istihdam fırsatı buldu. Bu çalışmaların tamamını, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"mızla ortaya koyduğumuz güçlü vizyonun bir parçası olarak görüyoruz. Hedeflerimiz kız çocuklarımızın değişen dünyanın ihtiyaç duyduğu becerilerle donanmasını sağlamak. Yeşil ekonomi, teknoloji, enerji, dijital dönüşüm ve yeni nesil meslekler alanında daha fazla yer almaları için destek olmak. Bu hedefler doğrultusunda kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerle kapsamlı iş birlikleri yapıyoruz. Girişimcilikten istihdama, mesleki becerilerden e-ticarete kadar geniş bir alanda kız çocuklarının ve kadınların yanında oluyoruz."



"Sizler yarının Türkiye’sinde şehirleri planlayacak, enerji sistemlerini kuracak ve savunma teknolojilerini geliştirecek güçlü bir nesilsiniz"


Bakan Göktaş konuşmasının sonunda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da dile getirdiği gibi "Ortaya fikir ve eser koyan, geleceğin Türkiye’sini inşa etmenin gayretinde olan her bir gencimiz, umudumuzu artıran bir istikbal yıldızıdır. "Bugün aramızda bulunan siz gençlerimizi, ülkemizin istikbal yıldızları olarak görüyoruz. Çünkü sizler, yarının Türkiye’sinde şehirleri planlayacak, enerji sistemlerini kuracak ve savunma teknolojilerini geliştirecek güçlü bir nesilsiniz. Yapay zeka uygulamalarını tasarlayacak, çevreye duyarlı üretim modellerini hayata geçirecek ve ülkemizin teknoloji vizyonuna yön vereceksiniz. Gençlerimizin her biri emeğiyle, bilgisiyle, merakıyla ve kararlılığıyla Türkiye’nin geleceğine değer katacak bir potansiyele sahiptir. Bizim görevimiz, bu potansiyelin önünü açmaktır. Kız çocuklarımızın hayallerini güçlendirmek, mesleki yolculuklarını desteklemek ve her alanda daha görünür olmalarını sağlamaktır. Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi, bu hedefi büyüten örnek bir çalışmadır. Sevgili Gençler, sizlerden beklentimiz büyük. Merakınızı koruyun. Öğrenmekten vazgeçmeyin. Karşınıza çıkan zorlukları, yolun sonu olarak değil. Sizi güçlendiren yeni eşikler olarak görün. Attığınız her adım, yarının Türkiye’sinde yeni bir buluşa, yeni bir teknolojiye, yeni bir üretim modeline dönüşebilir. Sizin başarınız, başka kız çocuklarına cesaret verecektir. Unutmayın; geleceği bekleyenler değil, geleceği tasarlayanlar iz bırakır. Sizlerle gurur duyuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü mimarları arasında yer alacağınıza yürekten inanıyoruz. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun" dedi.



"Ailemiz büyüyor, artık dünya çapında bir ailemiz oldu"


Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ise "Bugün Dünya Mühendisi Kızlarımızı Türkiye’de, İstanbul’da topluyoruz. Bu projeye başlayalı 11 sene oldu. Önce sadece Türkiye’de başlamıştık, sonra Kuveyt, Suudi Arabistan, Makedonya, Kosova, İspanya, İngiltere ve sonra da Afrika’ya gittik. Yani şimdi Fildişi Sahili’ndeyiz, Mozambik’teyiz. Burada bu ülkelerden gelen kızlarımız var. Onların arasında bir kız kardeşlik ağı kurmayı hedefliyoruz. Çok değişik sektörlerden önemli rol modellerle tanıştırıyoruz. İşte Türkiye’nin ilk generali geldi, Aile Bakanımız sağ olsun geldi. İşte İspanya Büyükelçimiz, Konsolosumuz geldi. Dolayısıyla heyecanlıyız. Ailemiz büyüyor, artık dünya çapında bir ailemiz oldu. Projeyi 11 senedir devam ettiriyoruz. Bir sürü mezunumuz var, sağ olsunlar onlar da buraya geldi bugün. Mentorlarımız var, onlar da geldi; çok büyük bir aileyiz" diye konuştu.



"Aile Bakanımız ve verdiği destek olmasaydı bu noktalara gelemezdik"


Mühendislikteki kadın sayısının tüm dünyada çok az olduğunu belirten Özdemir, şunları söyledi:


"Bizim amacımız, mühendislikteki kadın sayısını erkeklerle aynı seviyeye gelinceye kadar desteklemek. Biliyorsunuz artık dünya bir teknoloji çağında. İşte yapay zeka çok hızlı gelişiyor. Kadınlar olarak bu gelişen teknoloji dünyasında yerimizi çok sağlam bir şekilde almamız gerekiyor. Afrika’da olsun, Avrupa’da olsun, işte Körfez ülkelerinde olsun bütün bu kadınlarla bir güçlenme sağlayarak aslında iş hayatında lider kadınlar yetiştirmek istiyoruz ve bunu da yaptığımızı görüyoruz. Biz bu projeyi 11 senedir Aile Bakanlığımızla beraber yapıyoruz. Gerçekten destekleri çok önemli. Bu projeyi beraber yaparak beraber büyütüyoruz. Aile Bakanımız ve verdiği destek olmasaydı bu noktalara gelemezdik. Sağ olsun her buluşmamıza da geliyor. Kızlar böyle bir rol modelini, bakan kadın rol modelini görünce de gerçekten cesaretleri artıyor. Çünkü neyi görürsen onu olabileceğini düşünüyorsun. O sebeple kendilerine hem Bakanlığımıza hem Kadın Statüsü Genel Müdürümüze, Bakan Yardımcımıza, tüm destekçilere teşekkür ediyoruz."



Bakan Göktaş: "Kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: "Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider üreticiyiz’’ İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ forumunda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz’’ dedi. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen ve bu yıl 12’nci kez gerçekleşen İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ (Inspiring Best Practices) (IBPF) Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki Albert Long Hall’de gerçekleştirildi. Foruma, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile birlikte bazı girişimciler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Forumun açılışı kısa tanıtım filmiyle yapıldı. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmaları gerçekleşti. Konuşmaların ardından söz alan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünya kamu otoritelerinin stratejik gördükleri sektörleri korumak için sanayi politikası yürüttüklerine dikkat çekti. Bakan Kacır konuşmasında, "Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay, kuantum gibi yenilikçi teknolojilere yön verenler; bu alanlardaki oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti uluslararası ticaretin ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için bir kaldıraç olarak kullanıyor. Türkiye olarak bu büyük dönüşümün işaretlerini erken dönemde okuduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; planlı sanayileşme hamlelerimizle, katma değerli üretimi önceleyerek, Ar-Ge kültürünün özel sektör tarafından benimsenmesini sağlayarak, nitelikli insan kaynağına daha fazla kaynak ayırarak ülkemizi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık. 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 250 milyar dolara yaklaştı. Bugün Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız’’ ifadelerini kullandı. "Türkiye yüzyılında ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyoruz" Türkiye’nin AR-Ge teşvikleriyle 2002 yılından bu yana AR-Ge harcamalarını yükselttiklerini belirten Bakan Kacır,’’ 2002’de 29 bin olan Ar-Ge personeli sayımız 310 bini aştı. Bugün kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldik. Eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe, fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen bize ait olan Togg, küresel sahnede yer almamızı sağladı. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini ülkemiz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürüyoruz. Türkiye yüzyılında, ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyor, yeni programları devreye alıyoruz. Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sunuyoruz. Tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30‘la, stratejik alanlarda büyük ölçekli teknoloji yatırımlarını ülkemize kazandırmak için önemli adımlar attık. Program kapsamında bugüne kadar mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi gibi alanlarda yatırımların önünü açtık. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımızla kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı imkanlar sunuyoruz’’ dedi. "Pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız’’ Üretimde yakalanan yükseliş ivmesini koruyup, üretimi Anadolu’ya yaymanın öncelikleri olduğunu söyleyen Kacır,’’Bu doğrultuda; planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak kapsamlı bir Sanayi Alanları Planı’nı hazırladık. Planın ilk aşamasında Samsun-Mersin hattında; 13 ilimizde toplam 60 bin hektara yakın büyüklükte 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edeceğiz. Çalışanlar için yaşam alanları, sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlara sahip olacak; Demiryolları ile limanlara bağlanacak bu bölgeler, Döngüsel ekonomiyi ve yeşil üretimi esas alacak. Ev sahipliği yapacakları büyük ölçekli veri merkezi yatırımları ile dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu planının sonraki aşamalarında Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları ilan edeceğiz. Biliyoruz ki; Türkiye’nin potansiyeli, bugün bulunduğumuz noktanın çok daha ötesindedir. Önümüzdeki dönemde Nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız. Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımlarımız, yerli ve millî siber güvenlik çözümlerimizle, güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline geleceğiz’’ diye konuştu. ‘’Her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz’’ Yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden oyun teknolojilerine pek çok alanda küresel sahnede büyük başarılara imza atıldığına vurgu yapam Bakan Kacır,’’ Teknoloji girişimlerimize gerçekleştirilen yatırımların ivmesi de ekosistemimizin ulaştığı yüksek olgunluk seviyesini teyit ediyor. Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 515 milyon dolardı. Son beş yılda ise bu tutar 5,6 milyar doları aştı. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin olmasını ve Turcorn’larımızın değerlemesini 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Bu yolculukta her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz. Milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerimizin ihtiyaçlarına yanıt veren "Turcorn 100 Programı"nı hayata geçirdik. Teknoloji alanında profesyoneller ve yenilikçi girişimler için ülkemizi çekim merkezi haline getiren Türkiye Tech Visa Programımızla 97 ülkeden 5 binden fazla teknoloji profesyonelini Türkiye’ye çekmeyi başardık. Atatürk Havalimanı’nın terminal binalarını "Terminal İstanbul" projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Mersin Mersinli öğrenciler robotik yarışmasında Türkiye derecesi yaptı Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCAN 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, robotik ve teknoloji alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. MaestRobot Robotics Competition & Festival kapsamında düzenlenen yarışmada Mercan Junior takımı öğrencileri Türkiye üçüncüsü oldu. LEGO Line kategorisi ilkokul grubunda yarışan öğrenciler Cesur Ali Kaplan ve Süleyman Onur Doğan, bölge şampiyonasında ikincilik elde ettikten sonra Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonasında üçüncülük başarısı gösterdi. Beyaz zemin üzerindeki siyah çizgiyi sensörler aracılığıyla takip ederek parkuru en hızlı ve hatasız şekilde tamamlamaya dayanan yarışmada öğrenciler; robot tasarımı, kodlama ve problem çözme becerileriyle öne çıktı. Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda takımın katıldığı organizasyonda elde edilen derece, öğrencilerin teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerini ortaya koydu. Öte yandan yarışma kapsamında düzenlenen Girişimcilik Robotik Teknolojileri alanında ortaokul Mercan takımı öğrencileri Demirkan Münker, Uras Sıvacı ve Umut Göçer de görme engelliler için geliştirdikleri rehber robot prototipiyle jüri karşısına çıktı. Öğrenciler, sosyal fayda odaklı projeleriyle dikkat çekerek önemli bir deneyim kazandı. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdüren Mercan Bilim Merkezi’nin, çocukların erken yaşta teknoloji üretimi, robotik kodlama ve mühendislik becerileriyle tanışmasına katkı sunduğu belirtildi. Büyükşehir Belediyesinin eğitim odaklı çalışmaları sayesinde öğrencilerin araştıran, üreten ve teknoloji geliştiren bireyler olarak yetiştiği kaydedildi.