POLİTİKA - 17 Ekim 2025 Cuma 12:48

Bakan Kacır: "Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi 36 milyar doların üzerine çıktı"

A
A
A
Bakan Kacır: "Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi 36 milyar doların üzerine çıktı"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktı. Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 2003 yılında yalnızca 100 milyon dolar seviyesindeyken, bugün 10 milyar doları aşmış durumdadır. Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız, Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi. Türkiye-Afrika ortaklığını kalıcı refah ve adil kalkınma ekseninde yeni bir seviyeye ulaştırmayı hedefliyoruz. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşırken Afrika ülkeleriyle yol arkadaşlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi.


İstanbul Kongre Merkezi’nde Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu kapsamında "Teknoloji, Dijital Ticaret ve Üretim" paneli düzenlendi. Programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Pan-Afrika Sanayi ve Ticaret Odası (PACCI) Genel Direktörü Dr. Kebour Ghenna, Sagehill Business Solutions İdari Müdürü John Tseriwa, DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı R. Erdem Erkul, German Agency for International Cooperation (GIZ) Politika Danışmanı Husnia Mohamed ve Moritanya İslam Cumhuriyeti Dijital Dönüşüm ve İdari Modernleşme Bakanlığı Strateji ve İşbirliği Daire Direktörü Thierno Baro katıldı.



"Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 10 milyar doları aşmış durumda"


Panelde bir konuşma yapan Bakan Kacır, 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, "Türk Hava Yolları ile Afrika’dan dünyanın dört bir yanına seferler başlattık. TİKA’nın sahada yürüttüğü başarılı projeler neticesinde kıta ile ülkemiz arasında münasebeti ve muhabbeti artırdık. Aynı zamanda karşılıklı güven zemininde ekonomide ve ticarette yeni bir safhaya emin adımlarla geçtik. Bakınız 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi geçtiğimiz yıl itibarıyla 36 milyar doların üzerine çıktı. Afrika’daki Türk girişimcilerin doğrudan yatırımları 2003 yılında sadece 100 milyon dolar seviyesindeyken bugün 10 milyar doları aşmış durumdadır. Ticaret ve yatırım alanlarında yakaladığımız ivme, ilişkilerimizin geçici bir yakınlaşma değil kurumsallaşan, derinleşen ve gelecek kuşaklara miras bırakılacak bir stratejik ortaklık olduğunu teyit ediyor. Bugün kıtanın dört bir yanında Türk müteşebbisler altyapıdan enerjiye, tarımdan imalat sanayiine, dijital hizmetlerden lojistiğe uzanan geniş bir yelpazede yerel ortaklarıyla omuz omuza yatırım yapıyor, istihdam üretiyor. Afrika da kazanıyor, Türkiye de kazanıyor. Müteşebbislerimizin, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin alın ve akıl terinin eseri pek çok nitelikli proje, dost ve kardeş ülkelerin kalkınma yürüyüşünde abide eserler olarak yükseliyor. Şüphesiz bugüne kadar birlikte hayata geçirdiğimiz projeler ve elde ettiğimiz başarılar, iki coğrafyanın sahip olduğu yüksek potansiyel dikkate alındığında yalnızca bir başlangıç, bir mukaddime hükmündedir. Bu doğrultuda yatırımı-üretimi ve ticareti daha da ileri taşıyarak, Türkiye-Afrika ortaklığını kalıcı refah ve adil kalkınma ekseninde yeni bir seviyeye ulaştırmayı hedefliyoruz. Sahip olduğumuz güçlü üretim altyapımızı, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimizi Afrika ülkeleriyle sanayide ve teknolojide birlikte büyük hedeflere yürümek için güçlü bir zemin olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Son 23 yılda ülkemizi küresel üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık"


Türkiye’de yenilikçi teknoloji girişimlerinin filizlenmesi ve küresel ölçekte başarı hikayelerine dönüşmesi için güçlü bir altyapı inşa ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, "Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda ülkemizi küresel üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık. Güneş panelinden ticari araçlara, beyaz eşyadan demir çeliğe pek çok alanda Avrupa değer zincirlerinin en önemli oyuncuları arasındayız. Türkiye bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülkedir. Dünyanın dört bir yanında ’Made in Türkiye’ damgasını taşıyan ürünlerimiz, yalnızca yüksek kalite ve dayanıklılıklarıyla değil aynı zamanda uygun maliyet, hızlı teslimat ve güvenilir tedarik avantajlarıyla tercih ediliyor. İnşa ettiğimiz Ar-Ge ve inovasyon altyapımızla teknoloji geliştirme ve üretmede önemli kazanımlara imza attık. İHA’dan helikopterlere, kara ve deniz platformlarına, hava savunma sistemlerinden beşinci nesil savaş uçağına uzanan geniş bir yelpazede ürünleri tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayiine sahibiz. Otomotiv üretiminde sahip olduğumuz 60 yıllık birikimle yerli ve milli elektrikli otomobilimiz Togg’u ürettik. Otomotiv sektörünün geleceğine yön veren, öncü ve güçlü bir oyuncu olma yolunda irademizi ortaya koyduk. Uydu teknolojisindeki tasarım, test ve mühendislik kabiliyetlerimizin eseri yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A hizmete girdi. Dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülke arasında yerimizi aldık. Biliyoruz ki bu ivme devam edecek. Çünkü ülkemizde yenilikçi teknoloji girişimlerinin filizlenmesi ve küresel ölçekte başarı hikayelerine dönüşmesi için güçlü bir altyapı inşa ettik" diye konuştu.



"Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi"


Türkiye’nin sanayi, teknoloji ve inovasyondaki tecrübesini ortak ve müreffeh bir gelecek için Afrikalılarla paylaşmaya hazır olduklarını söyleyen Bakan Kacır, "Dünyada bugün itibarıyla 44 ülke en az gelişmiş ülke statüsünde yer alıyor. Maalesef bunun 32’si Afrika ülkesi. Bu durumun tarihi sebeplerini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ve yine biliyoruz kalkınma için en temel ihtiyaçlar olan yer altı ve yer yer üstü zenginlikleri, insan potansiyeli Afrika kıtasında fazlasıyla mevcut. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşırken Afrika ülkeleriyle yol arkadaşlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ülkemizin sanayi, teknoloji ve inovasyondaki tecrübesini ortak ve müreffeh bir gelecek için Afrikalı dostlarımızla paylaşmaya hazırız. Bir tarafın üretici, diğer tarafın daima müşteri olarak kaldığı hegemonik ilişkiler yerine birlikte geliştirme, birlikte üretme yaklaşımıyla tesis edilen iş birlikleri kurmayı arzuluyoruz. İnanıyorum ki üretimden araştırma altyapılarına, nitelikli insan kaynağından inovasyon kültürüne uzanan pek çok alanda sahip olduğumuz kapasite ve kabiliyeti birlikte geliştirecek adımlarımızla coğrafyalarımızın dayanıklılığını ve rekabet gücünü daha ileriye taşıyacağız. Tabii ufkunu Afrika’nın ötesine taşımış Afrikalı yatırımcılar için de ülkemizin bir fırsatlar ülkesi olduğunu bu vesileyle özellikle vurgulamak isterim. Üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve imzaladığımız serbest ticaret anlaşmaları sayesinde yatırımcılara yüksek alım gücüne sahip 1 milyardan fazla tüketiciye hızlı ve güvenli erişim imkanı sağlıyoruz. Türkiye’den dünyanın başlıca talep merkezlerine sadece birkaç saatlik mesafedeyiz. İstanbul’dan dört saatlik bir uçuş yarıçapı içinde 32 trilyon dolarlık devasa bir ekonomi yer alıyor. Modern ulaşım altyapımızın sağladığı hız, güven ve kesintisiz akış, Türkiye’yi küresel üretim ve lojistik ağlarının başat merkezi haline getirdi" dedi.



"Afrikalı yatırımcılara, sanayi ve teknoloji şirketlerine Türkiye’de en yüksek özenin ve desteğin gösterilmeye devam edeceğini vurgulamak istiyorum"


Türkiye’yi sadece bir yatırım destinasyonu değil, aynı zamanda başarı yolculuklarında stratejik ortak olarak gören tüm Afrikalı yatırımcıları Türkiye’ye davet ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, "İnsan kaynağımız en büyük değerimiz. Dünyanın gelişmiş birçok ülkesine nazaran 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahibiz. Teşvik sistemimiz yatırımcıların çok boyutlu ihtiyaçlarını adreslerken aynı zamanda öngörülebilirlik ve maliyet avantajı sunuyor. Türkiye’yi sadece bir yatırım destinasyonu değil, aynı zamanda başarı yolculuklarında stratejik ortak olarak gören tüm Afrikalı yatırımcıları ülkemize davet ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak Afrikalı yatırımcılara, sanayi ve teknoloji şirketlerine Türkiye’de en yüksek özenin ve desteğin gösterilmeye devam edeceğini özellikle vurgulamak istiyorum. Sözlerime son verirken ortak geleceğimizi şekillendiren stratejik bir yol haritası olarak gördüğüm Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu’nun tüm paydaşları için verimli ve faydalı geçmesini arzuluyorum. Forumun yeni iş birliği fırsatlarının önünü açmasını ve ilişkilerimizi giderek artan bir ivmeyle derinleştirmesini umuyorum" ifadelerini kullandı.



Bakan Kacır: "Türkiye ile Afrika arasındaki karşılıklı ticaretin hacmi 36 milyar doların üzerine çıktı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Hacca gitmek için çıktığı yolda geçirdiği kazada hayatını kaybetti Aksaray’da hacca gitmek için yola çıkan ve devrilen tır kazasında yardım etmek için yola duran araca arkadan çarpan otomobilde bulunan adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza sabah saat 04.30 sıralarında Aksaray - Konya Karayolu 18. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aksaray’dan Konya istikametine seyreden Mustafa C. (52) idaresindeki 42 AKK 368 plakalı Mercedes marka hayvan yemi yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak refüje devrildi. Aynı istikamete seyreden ve Bingöl’den Manisa’ya giden Mehmet Bingöl (53) yönetimindeki 06 FRZ 429 plakalı Citröen marka araç sürücüsü, kazayı görünce yardım etmek için dörtlü flaşörlerini yakarak yolun sağına durdu. Arabadan inmek istediği esnada yine aynı istikamete giden Gökhan T. (38) idaresindeki 68 AAY 367 plakalı Toyota marka otomobil duran aracı fark etmeyerek arkadan çarptı. İlk kazada tır sürücüsü Mustafa C. yaralanırken, meydana gelen ikinci kazada da arkadan çarpan Toyota marka araç sürücüsü Gökhan T. ve araçta yolcu olarak bulunan Halil İbrahim T., Perihan T., Elif T. Abdullah Tokdemir (65) olmak üzere toplam 6 kişi yaralandı. Hacca gitmek için Konya Havalimanına yola çıktığı öğrenilen 65 yaşındaki Abdullah Tokdemir kaldırıldığı Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Hatay Mesleğine ömrünü adayan tahta beşik ustası, sanatını yaşatacak çırak bulamadı Hatay’da yaşayan 75 yaşındaki Ömer Solak, babasından öğrendiği tahta beşik yapımına yıllarını adasa da çıraksız kalmış durumda. Günümüzde çok fazla tercih edilmeyen tahta beşikleri talebe özel 1 günde üretebilen Solak, 3 bin TL ve 4 bin TL fiyatlarla beşikleri satışa sunuyor. Hassa ilçesi Katranlık Mahallesi’nde yaşayan 75 yaşındaki Ömer Solak, tahta beşik yapımını babasından öğrendi ve ömrünü adadı. Evlatlarını tahta beşik yaparak büyüten ve hayata kazandıran emektar usta, şimdiyse çırak bulamamaktan dert yanıyor. İlerleyen yaşına rağmen gelen talepleri geri çevirmeyen Solak’ın bir günde ürettiği tahta beşikler 3 bin TL ve 4 bin TL’den alıcı buluyor. Tahta beşiklerin sağlıklı ve taşınması kolay olduğu için tercih edildiğini söyleyen Solak, tahta beşik çok fazla tercih edilmediği için çırak bulamadığını söyledi. "Unutulmaya yüz tuttuğu için kimse öğrenmek istemiyor" Tahta beşikleri ilerleyen yaşına rağmen azmiyle 1 günde yapabildiğini dile getiren Solak, "Tahta beşiklerin yapımı bir gün sürüyor. Beşiklerimiz sağlıklı, salladıkça tıkırtısından bebek uyur. Beşiğin tamamının hepsinin yapımı bana ait. Ceviz, kavak ve kasnak ile yapıyorum. Kışın sıcak olur ve sağlıklı olur. Beşiklerin fiyatı; 3 bin TL ve 4 bin TL. 70 yaşını geçtim, babamdan öğrendim hala devam ediyorum. Unutulmaya yüz tuttuğu için kimse öğrenmek istemiyor. Taşınması kolay, araba arkasına ve kanepe altına sığar. Yer meşguliyeti az ve her yere gider" dedi.
Hatay Depremin ardından inşa edilen 126’ncı cami ibadete açıldı HATAY (İHA) – Hatay’da asrın felaketinin ardından inşa edilen 126’ncı cami olan Maraşlar Camii, Vali Mustafa Masatlı’nın katılımıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Masatlı, depremin ardından inşası tamamlanan 126 camiden 105’inin hayırseverlerin desteğiyle yapıldığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da büyük bir yıkım yaşanmış ve yüzlerce bina zarar görmüştü. Depremler sonrası bölgenin yeniden inşa ve ihya inşa süreci için çalışmalara başlanmıştı. Hatay Valiliği ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğinde depremde kullanılmaz hale gelen camilerin yerlerine yenilerinin inşası ve ihtiyaç duyulan mahallelere cami yapımı için harekete geçilmiş ve kısa sürede çalışmalara başlanmıştı. Hatay’da asrın felaketinden bu yana inşa edilen 126’ncı cami Arsuz ilçesi Tülek Mahallesi’ne yapıldı. Maraşlar Camii ismi verilen cami, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve vatandaşların katılımıyla ibadete açıldı. "Hayırseverlerimizin destekleriyle 126 camimiz ibadete açıldı" Hatay genelinde deprem sonrası ibadet mekanlarının yeniden inşasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirten Vali Masatlı, "Bugün Arsuz ilçesi Tülek Mahallemizde Maraşlar Camii’nin açılışı için bulunuyoruz. Şehrimizin her tarafında bütün alanlarda ihya, inşa ve imar çalışmaları bir seferberlik ruhuyla vatandaşlarımızın da desteğiyle devam etti. Bugün geldiğimiz noktada şehrimizde 126 yeni caminin inşaatını tamamlayarak hizmete açmış olduk. Bu 126 camimizin 105’i, tamamıyla hayırseverlerimizin desteğiyle yapılmıştır. Diğer taraftan 50 Kur’an kursumuz, 13 gençlik merkezimiz yine vatandaşlarımızın desteğiyle yapıldı ve şu an faal olarak gençlerimize hizmet ediyor. Tabii çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor. Şu an 31 tane de yeni camimiz var. Yine hayırseverlerin katkılarıyla bunları da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere; kamu kurum ve kuruluşlarımıza özellikle camilerimiz, kuran kurslarımız ve gençlik merkezlerimiz noktasında bize destek veren Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve katkı sunan, değer katan tüm vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.
Hatay İlk işinin 4’üncü günü benzin dökülerek katledildiği ortaya çıktı Hatay’da şantiyede çalıştığı esnada kaldığı konteynerin alevlere teslim olmasıyla yanarak can veren 19 yaşındaki İbrahim Yaşar’ın ölümüyle ilgili ilk duruşma görüldü. Olayın şüphelisi olan şahsı telefonla konuştuğu için uyardıkları ve ardından 2 şahsın, akaryakıt istasyonundan aldıkları benzinle konteyneri ateşe verdikleri ortaya çıktı. Mersin’den Hatay’a 4 Mart 2025 tarihinde şantiyede işçi olarak çalışmaya gelen 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, Antakya ilçesi Emek Mahallesi’nde bir inşaatta çalışmaya başlamıştı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar’ın yatakhane olarak kullandığı konteyner 8 Mart tarihinde alevlere teslim olarak yandı. Yangında 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, alevlerin içerisinde kalarak can verirken aynı konteynerde kaldığı M.A.Ö. ise yaralandı. Yaşar’ın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen çalışmada aynı şantiyede çalışan işçiler 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. mahkemece gözaltına alınarak tutuklandı. Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan mahkemede ilk duruşma 20 Nisan tarihinde Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İddianamede yer alan kamera kayıtlarında; olay günü saat 06.40 sıralarında B.S. ve M.K.’nin birlikte akaryakıt istasyonundan 5 litrelik pet şişeyle yakıt aldığı görüntüler yer aldı. İtfaiye raporlarındaysa yangının söndürülmeden atılan veya unutulan herhangi bir ateş sonucu çıktığı yer aldı. Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde, B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.’nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.’nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi. "Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi" Evladının ilk çalıştığı işinde 4’üncü gün can verdiğini ifade eden acılı baba Vedat Yaşar, "Oğlum İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025 yılında Hatay’a çalışmaya geldi. Orada bir şirkette su tesisatçı olarak çalışmaya geldi. İbrahim’i 8 Mart’ta iki kişi üstüne benzin döküp canice yaktılar. Tanımadığımız şahıslardı ve o şahıslarla biz hayatımızda ne aynı şehirde yaşadık ne de tanışıklığımız var. Bunların niçin, ne sebeple oğlumu yaktıklarını ben de bilmiyorum. Benim oğlum da mağdur ailelerin bir bireyidir. Biz oğlumun adaletinin sağlanması için buradayız ve bugün burada umarım adalet yerini bulur. Benim oğlum liseyi bitirdi. Oğlum resimde kaldığı gibi duruyor, hayatı boyunca oğlumun gülümsemesi eksik olmadı. Hayatı boyunca evde evcil hayvanı eksilmedi ve oğlum çocukları çok severdi. Oğlum hayatında hiç çalışmadı, ilk çalıştığı işinin dördüncü gününde oğlum katledildi. İbrahim’i ben anlatamam, anlatmak için İbrahim’le yaşamak lazım" dedi. "5 litrelik bir bidona benzin doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup konteynerin içine atmışlar ve çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler" Evladının kaldığı konteynerde yanarak öldüğünü ve canilerin cezalarını çekmesini istediğini dile getiren Vedat Yaşar, "Bu şahıslar petrolden gidip, 5 litre benzin almışlar ve kayıtlarda var. 5 litrelik bir bidona doldurmuşlar, ağzına molotof şeklinde bez koyup yakmışlar. Molotof şeklinde konteynerin içine atmışlar. Çocukların üzerine kapıyı da kilitlemişler. Ben yüce Türk devletinin adaletine inanmak istiyorum ve inanacağım da. Umarım adalet yerini bulur. İbrahim için bütün mağdur çocuklar için emsal bir karar olur umarım. Biz artık kimsenin evladının yanmasını istemiyoruz. Bütün canlarımız çok değerli, hele ki ülkemizin yeni nesil çocukları bizim için en değerlisi. Umarım emsal bir karar çıkar ve cezasızlıktan bu caniler cesaret almasınlar. Başka evlatlarımızın canı yanmasın. İbrahim’i biz bir şekilde hiçbir şekilde geri getiremeyiz. Benim üç çocuğum daha var. Bütün çocuklarımın psikolojisi şu an bozuk, ne işe gidebiliyorlar ne bir iş yapabiliyorlar. Ailecek her gün evimizden cenaze çıkıyor" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Yakıtın alındığı istasyon hakkında usulsüz satışa dair soruşturma olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmasına hükmeden heyet, davayı 8 Temmuz’a erteledi.