GÜNDEM - 24 Nisan 2025 Perşembe 13:41

Bakan Memişoğlu: "Tüm hastanelerimizde hizmetlerimiz kesintisiz sürüyor"

A
A
A

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tüm hastanelerde hizmetlerin kesintisiz sürdüğünü açıkladı.

İstanbul’da dün 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve diğer yetkililer İstanbul’daki AFAD merkezinde durum değerlendirmesi yaptı. Toplantının ardından bakanlar basın mensuplarının karşısına geçerek açıklama gerçekleştirdi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, depremin etkisiyle yaralanma olmadığını belirterek, "Bununla birlikte deprem sonrası, panik, travma, kaçış ile ilgili yaralanmayla haslarımız direk kendisi ya da 112 yardımıyla hastaneye başvurdu. İkincil yaralanmalarla başvuran hastalarımıza geç başvurular ve acil gözlemde tedavi görenlerle birlikte 60 hastamız bulunmakta. 55’i İstanbul’da 1 tanesi Sakarya’da 2 tanesi Yalova’da ve 2 tanesi Tekirdağ’da olmak üzere bu hastalarımızın tedavileri devam etmektedir.

Genel sağlık durumları iyi hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Özellikle vatandaşlarımızdan ricamız böyle panik anlarında soğukkanlı davranmaları ve bilinçli hareket etmeleri. Ve özellikle İstanbul gibi deprem riski olan illerden deprem öncesinde depremde nasıl davranacakları konusunda bilinçli olmaları, özellikle hem yapısal anlamda hem mantalite anlamında depreme hazırlıklı olmaları, depremde nasıl hareket edeceğini ne yapacağını bilmesi ezberlemesi gerekmektedir. Kurumlarımız da aynı şekilde devletin tüm kurumlarının elbirliğiyle organize olduğunu depremle ilgili tüm hizmetleri verebildiğini gördük. Ama yine de büyük deprem olursa nasıl hareket edebileceğimizi istişare ediyoruz. Tüm hastanelerimizde hizmetlerimiz poliklinik, ameliyat hizmetleri dahil kesintisiz sürmekte. Fiziksel anlamda analizleri yeniden yapılmakta. Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde İstanbul’da 2002’den itibaren yaklaşık 41 büyük hastane yapıldı. Yaklaşık 12 tane izolatörlü hastanemiz var. Bunlar depremde ilgili hizmetlerini kesintisiz sürdürebilecek izolatörlere sahip yapılar. Bunlar bizim afet planlarımızda depremle ilgili merkez noktalarımız. Sağlıkla ilgili hem insan gücümüz hem fizik yapılarımız İstanbul’daki depreme her zaman hazır. Sağlık sistemimiz her türlü depreme hazır. Ancak toplum ve yapıların da hazır olması gerekiyor. Ben konuda İstanbul’daki olabilecek depremlerle ilgili hep birlikte çalışmamız gerektiğini düşünüyorum" dedi.

"Devletimiz tüm kapasitesiyle milletimizin yanındadır, sahadadır"

Ardından konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ise "Depremin ilk anından itibaren Cumhurbaşkanımızı bütün görevlendirmeleri yapmış. O andan itibaren deprem sürecini an ve an takip etmektedir. Devletimiz tüm kapasitesiyle milletimizin yanındadır, sahadadır. Yapılması gereken her şey çok detaylı çalışılarak yapılmakta. Burada çok önemli bir husus. Milletimizden istirhamımız bakanlarımızın açıklamalarına itibar etmeleridir. Resmi açıklamalara resmi kurumların açıklamalarını dikkate almalarıdır. Bunun dışındaki açıklamaları ve söylemeleri dikkate almamaları çok önem arz etmektedir. Böyle zamanlarda doğru bilgiye erişmenin yolu budur. Yanlış bilgiler çok ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Onun için zaman zaman ihtiyaç duyulduğunda bakanlığımız resmi kurumlarımız vatandaşlarımızı bilgilendirmeye devam edecektir. Deprem Türkiye’nin bir gerçeği. Biz de 22 yıldır ne zaman böyle büyük sorunla karşılaşsak devleti tam kapasite çalıştırma konusunda önemli bir tecrübe ve birikime sahibiz. AFAD’ı da bizim dönemimizde kurduk. Bu koordinasyonu gerektiği gibi sağlıyor. Bütün kurumlarımız yerel yönetimler, merkezi yönetim elbirliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Bundan sonraki çalışmalarda da aynı anlayış içinde tam bir mutabakatla aynı işbirliği içinde bu sorunun Türkiye gündeminden çıkarılması gerekmektedir" diye konuştu.

Davut Has

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Genel Sekreterliğinden açıklama TBMM Genel Sekreterliği, TBMM’de görev yapan stajyerlerden birinin ailesinin şikayeti dilekçesi üzerine, 20 Kasım’da soruşturma başlatıldığını, iddiaların titizlikle incelendiğini, şu ana kadar aşçı olarak görev yapan bir kamu personelinin görevinden uzaklaştırıldığını açıkladı. TBMM Genel Sekreterliğinden yapılan yazılı açıklamada, TBMM’de 2024-2025 öğretim yılında görev yapan stajyerlerden bir tanesinin ailesi tarafından TBMM Genel Sekreterliği’ne yapılan 19 Kasım 2025 tarihinde şikayet dilekçesi üzerine Genel Sekreterlik tarafından 20 Kasım 2025 soruşturma başlatıldığı belirtilerek, soruşturma kapsamında dilekçede yer alan iddiaları, titizlikle incelendiği, şu ana kadar aşçı olarak görev yapan bir kamu personelinin 4 Aralık 2025 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ifade edildi. Açıklamada, 12 Aralık 2025 tarihinde soruşturmanın tamamlanmasının öngörüldüğü belirtilerek, ilgililer hakkında iş akdi feshi, görevden çıkarma gibi cezaların uygulanacağı kaydedildi. Mevcut soruşturma kapsamında elde edilen hususlar adli makamlar ile paylaşılacağı da aktarıldı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, "Meclis olarak burada bulunan 600 milletvekili olarak, tüm milletvekilleri olarak çocuklara karşı sorumluyuz, çocukların haklarını korumakla mükelleftir. Bu Meclisin kendisi, burada bulunan her bir milletvekilinin kendisi çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır. Bu vahim olayda da gerçekten etkin, şeffaf bir soruşturma sürecinin yürütülmesi ve bunu yapanların adalet önüne çıkarılıp yargılanması konusunda da DEM Parti Grubu olarak da takipçisi olacağımızı ifade etmemiz gerekiyor ve şununla bitirmek istiyorum; Biz DEM Parti olarak sadece idari bir soruşturmayla yetinmek yerine bütün partilerin kadın milletvekillerinden oluşan bir komisyonu da buradan bütün Meclise ve Divana da, Meclis Başkanlığına da teklif ediyoruz. Ancak böyle bir komisyon süreci çok yönlü araştırabilir ve gerçek anlamda çocukların haklarını da koruyabilir diyorum" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da, "Vahim bir olaydır; Meclise yakışan, bizlere yakışan bu olayı tüm yönleriyle araştırıp gerçek suçluları kanuna teslim edip davayı da takip etmektir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ki tüm grupların böyle düşündüğünü biliyorum, hepimiz aramızda konuştuk, bu konuda aynı düşünüyoruz, bu konuyu takip edeceğiz. Bu konuda kamuoyu rahat olsun; suçlularla, iddia edilen, suçlu olduğu iddia edilen kişilerle mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu. MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, olayı kınadıklarını belirterek, "Biz grup olarak, sadece çocuk istismarı değil, her türlü istismara karşı olduğumuzu, kadın erkek, bunu da ayırt etmeden her türlü istismara karşı olduğumuzu öncelikle belirtmek istiyorum. Akabinde de Gazi Meclisimizin çatısı altında böylesine Türkiye’nin kalbinin, beyninin bulunduğu bir ortamda çocuğumuza ya da çocuklarımıza karşı kız ya da erkek -ben doğrusu bu konuda dediğim gibi cinsiyet ayırmıyorum- yapıldığı iddia edilen bu olaya karşı Genel Sekreterliğimizin hemen olaya müdahil olması ve gerekenleri yapmaya başlamış olması da bizim açımızdan manidardır ancak bir an önce gerekenlerin tam yapılıp gerek yargı önünde gerek Genel Sekreterliğimiz nezdinde bir an önce yapılmasını talep ediyoruz ve diğer Grup Başkan Vekillerimizin sözlerine de katıldığımızı ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 20 Kasım tarihinde olayla ilgili soruşturma başlatıldığını söyleyerek, "4 Aralık itibariyle de ilgili kişi görevinden uzaklaştırılmıştır. 12 Aralık 2025 tarihine kadar da soruşturmanın tamamlanması öngörülmekte, bu konuda bu disiplin soruşturmasının sonucuna göre de yargı yolu söz konusu olabilecek. Dolayısıyla hem idari anlamda disiplin soruşturması hem de yargısal boyutu itibarıyla Genel Sekreterliğimiz ve bütün parti grupları olarak, özellikle de AK Parti Grubu olarak, bu konunun yakın takipçisi olarak, ne gerekiyorsa bunun cezalandırılmasıyla ilgili de hep beraber bu duyarlılığı ortak olarak ortaya koyacağız. Her zaman çocuk istismarının karşısında olduk, olmaya birlikte devam edeceğiz. Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye dış politikada, her platformda, her alanda ve her yerde hak, alaka ve menfaatlerine sahip çıkmıştır, çıkmaya da devam edecektir" dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Çocuk istismarı bir insanlık suçudur, çok vahim, çok ağır bir suçtur ve bunun Parlamento çatısı altındaki bir kurumda gerçekleşmiş olma iddiası bu vahameti giderek artırmaktadır. Nerede hata var, nerede eksiğimiz var? Yansıyan haberlere baktığımızda bu sistematik bir olay. Aralarında devam eden mesajlaşmalar, kısa vadeli olmuş bir olay değil. Dolayısıyla burada kurumsal bir ihmal ve eksiklik var. Yanı sıra bu çocukları buraya staj için gönderen kurumların da takip eksikliği var" diye konuştu. Yeni Yol Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen de, "Bu fiilin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gerçekleşmiş olması ve anlaşıldığı kadarıyla bir süre devam etmiş olması, faillerin ve mağdurların birden fazla olması olayın vahametini artırmıştır. Genel Sekreterliğin neredeyse aynı gün işlem başlatmış olması elbette hepimiz adına sevindiricidir ama bu incelemenin müştekinin beyanıyla sınırlı kalmadan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde son yıllarda staj veya başka bir gerekçeyle gelen kız çocuklarının üzerinde de benzer sıkıntıların yaşanıp yaşanmadığı geniş kapsamıyla yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Isparta Art arda yaşanan köpek ölümleri sonrası muhtardan Yalvaç Belediyesi’ne tepki Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki bir köyde art arda yaşanan köpek ölümlerine tepki gösteren köy muhtarı Hasan Aydın, Yalvaç Belediyesi’nin konuya ilgisiz kaldığını söyledi. Aydın, "3 ay önce başıboş köpeklerin toplanması için tüm yetkililere başvurdum. Yalvaç Belediyesi dahil herkes ‘Aracımız yok, imkânımız yok’ dedi" ifadelerini kullandı. Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Hisarardı köyünde geçtiğimiz günlerde art arda yaşanan köpek ölümleri, köyde büyük tedirginlik oluşturdu. Konuyla ilgili konuşan Köy Muhtarı Hasan Aydın, uzun süredir sahipsiz köpekler konusunda yardım istediğini ifade ederek, "Köyümde son günlerde art arda köpek ölümleri yaşanıyor, zehirlenme iddiaları var. Bu durumla ilgili 3 ay önce resmi başvurumu yaptım. Köyümüzde çok sayıda sahipsiz köpek bulunuyor. İlçeden gelenler, tarladan dönenler, yolda yavrulayanlar derken sayı her geçen gün arttı. Yolda yavrulu köpeklerin araçlara ve motosikletlere yönelme riski olduğunu daha önce yetkililere defalarca bildirdim. Yavruların ve annelerinin toplanmasını istedim" dedi. Aydun, Yalvaç Belediyesi dahil herkesin ‘Aracımız yok, imkânımız yok’ dediğini anlattı. "Köpekleri toplasınlar, barınaklara yerleştirsinler" 37 köyde köpeklerin toplandığını fakat kendi köyünde durumun bu şekilde olmadığını aktaran muhtar Aydın, "Köyümüzden bir tane bile köpek alınmadı. 37 köyün köpekleri toplandı, bir tek bizim köy kaldı" ifadelerini kullandı. Aydın, "Bu yavruların ve annelerinin toplanıp güvenli bir barınağa götürülmesini istiyoruz. Orada bakılsınlar, beslensinler. Aksi halde bugün birkaç köpek öldüyse yarın 400’den fazlası ölebilir. Gelsinler, köpekleri toplasınlar, barınaklara yerleştirsinler. Şu anda köyün 4–5 farklı noktasında hem yetişkin köpekler hem yavrular bulunuyor" dedi.