EĞİTİM - 08 Eylül 2025 Pazartesi 13:50

Bakan Tekin, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuştu

A
A
A
Bakan Tekin, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuştu

2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersine aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmadan, asla geri adım atmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.


Törende konuşan Bakan Tekin, "Bugün ders başı yapacak tüm evlatlarımıza; emeğiyle yol açan öğretmenlerimize ve eğitim ailemizin bütün mensuplarına sağlık, huzur ve başarılarla dolu, hayırlı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Ebediyete uğurladığımız öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve duayla yad ediyor; fedakarlıklarını örnek kılma ve miras bıraktıkları değerleri yarına taşıma sözümüzü özellikle vurgulamak istiyorum. İnşallah bu yıl; daha çok çocuğumuzun yüzündeki tebessümü çoğaltmak, daha çok öğretmenimizin emeğini taçlandırmak ve daha çok annenin-babanın duasını almak için var gücümüzle çalışacağız. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin" dedi.


Tekin, "Eğitim, insan onurunun, adaletin, demokrasinin, hukuk devletinin ve ekonomik kalkınmanın ana unsurudur. 2002’den bugüne liderliğinizle eğitimde atılan adımların ülkemizde bu kavramların yerleşmesine büyük katkı yaptığını ifade etmek istiyorum. Sayenizde yapılan devrimlerle eğitimde etnik, dini ya da ideolojik nedenlerle haysiyeti zedelenen kitleler onurlu bir programa sahip oldu. Katsayı zulmü ile ötekileştirilen okullarımız ve öğrencilerimiz adaletle tanıştı. Bu ülkenin asli unsuru olan ama inanç ve kimliklerini gizlemek durumunda kalan dindar Müslümanlar, Alevi vatandaşlarımız, Kürt vatandaşlarımız, gayri müslim vatandaşlarımız bu ülkenin onurlu birer yurttaşı olduğunu hissettiler. Katsayı adaletsizliğini ve başörtüsü zulmünü kaldırarak gençlerimizi inançlarıyla eğitimleri arasındaki ikilemden kurtardınız" diye konuştu.


"Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersleriyle Kürtçe başta olmak üzere bu toprakların kadim dilleri okullarımızın güvenli iklimine girdi" diyen Bakan Tekin," Üniversite ve kamu binalarında yıllarca bodrumlara itilmiş ibadet alanları hak ettiği normal katlara taşındı. 1980 darbesinin vesayeti kurumsallaştırmak için dayattığı Milli Güvenlik Dersi yerini "Demokrasi ve İnsan Hakları" dersi aldı. 28 Şubat’ta görevinden uzaklaştırılan öğretmenlerin meslek onuru iade edildi; binlercesi sınıflarına döndü. Ben, burada yukarıda örneklerini vermeye çalıştığım insan onurunu yücelten, demokrasiyi ve insan haklarını merkeze alan bu uygulamalar için; başta eğitim olmak üzere her alanda antidemokratik uygulamaları tarihe gömen dirayetiniz ve kararlılığınız için eğitim ailemiz ve aziz milletimiz adına şükranlarımı arz ediyorum" şeklinde konuştu.


Terörün eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslendiğini belirten Tekin, "Yirmi dört yıldır izlenen bu demokratikleşme çizgisi siyasetin ve toplumun nefesini açan bir iklim doğurdu. Yasakları kaldıran, hukuku kuran, demokrasiyi genişleten bu çizgi, "Terörsüz Türkiye" hedefinin de gerçek zemini oldu. Terör, yasaklardan, eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslenir; biz ise sizin liderliğinizde adım adım terörün kaynaklarını kuruttuk. Kuruluşumuzdan beri hareketimizin ana ekseni olan "yasaksız ve demokratik Türkiye" idealini, siz tarihi öngörünüzle devletin kalıcı siyasetine dönüştürdünüz; vesayetin gölgesini dağıttınız, millet iradesinin önünü açtınız."


"Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik"


Tekin, sözlerine şöyle devam etti:


"Dün, bir sanatçının Kürtçe şarkı söylediği için linç edildiği bir ülkeden; bugün TRT Kürdi’nin 24 saat yayın yaptığı, Kültür Bakanlığımızın Kürtçe eserler bastığı, okullarımızda Kürtçe ve Zazaca’nın seçmeli olarak okutulduğu, özel kurslarla öğretilmesinin serbest olduğu bir zemine geldik, hamdolsun. Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik; bu sayede adaletin sesi yükseldi, eşitlik zemini sağlamlaştı, toplumun devlete güveni tedricen arttı. Hiç şüphesiz bu hakikati büyüten güven, "Terörsüz Türkiye" ufkumuzun asıl dayanağıdır."



"Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır"


Eğitimin ortak aidiyetin mayası olduğunu vurgulayan Tekin, "Terörden arınmış, huzuru kökleşmiş, kalkınma iklimi güçlenmiş bir Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır. Eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır; Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam teminatıdır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak attığımız her adımla, "iyiliği kolaylaştıran, kötülüğü zorlaştıran" bir toplumsal düzen hedefliyoruz. Sağlıklı bir eğitim ekosistemi, özgür, huzurlu ve adil bir toplumsal ekosistemle birlikte var olur; biz de politikalarımızı bu bütünlük içinde kurguluyoruz. Malumunuz, bu anlayışın kurumsal karşılığı olarak Türkiye’nin kendi ufkuna yakışan en önemli adımlardan biri, geçtiğimiz yıl eğitim hayatımıza dâhil ettiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modelidir. Huzurlarınızda büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim ki, Maarif modelimiz, eğitimde çağdaş ve milli bir dönüşümün sembolü olarak tüm eğitim camiamızda derin ve güçlü bir karşılık bulmuş, daha şimdiden önemli başarılar elde etmemize imkan sunmuştur" ifadelerine yer verdi.


Tekin, şunları kaydetti:


"Modelimiz, eğitimde sadece akademik performansı değil, aynı zamanda karakter gelişimini, ahlaki değerleri ve sosyal sorumluluğu da önceleyen anlayışıyla Türkiye Yüzyılı idealini muştulayan aydınlık bir geleceğin de rehberliğini sunmaktadır. Bu modelle evlatlarımızı değerleriyle güçlü, bilimiyle yetkin kılan; merakını bilime, emeğini üretime, enerjisini spora ve sanata yönlendiren güvenli bir öğrenme zemini kuruyoruz. Böylece milli ve manevi değerlerimizi, adalet duygusunu, emaneti koruma şuurunu, aile ve kültüre sadakati; dilimizin kudretini, tarihimizin hafızasını ve medeniyet birikimimizi birlikte büyütüyoruz."


İsrail’in zulmünü kınayan Tekin, "Geçtiğimiz yıl başlangıç dersini Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlatmıştık. Bugün bir rapordaki veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İsrail’in Gazze’deki zulmü neticesinde yaklaşık 20 bin çocuğumuz şehit oldu. Bunlardan en az bin tanesi bir yaşın altında. Rapordaki veriye göre yaklaşık 52 dakikada bir çocuk şehit ediliyor. İsrail’in bu zulmünü bir kez daha kınamak istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu"


Bu yıl eğitim öğretim yılının başlangıç dersinde aile ve yeşil vatan vurgusu yapılacağını belirten Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersini aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmayacağız, asla geri adım atmayacağız" dedi.


Bakan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:


"Biliyoruz ki bu toprakların dili de, ezgisi de, duası da birbirinin hasmı değil, hasletidir. Biz evlatlarımızı birbirinin diline, inancına, emeğine hürmetkâr yetiştireceğiz. Bilgilerini hikmete, becerilerini iyiliğe, hayallerini insanlığa faydaya çevirecekleri bir iklim kuracağız. Bilginin kıymetini, emeğin izzetini, merhametin kudretini büyüteceğiz. Sınıfta adaleti, okulda güveni, memlekette birliği tahkim edeceğiz. Şehitlerimizin hatırasını, öğretmenlerimizin fedakârlığını, analarımızın duasını baş tacı edip; evlatlarımızın ufkunu Türkiye Yüzyılı’nın ufkuyla birleştireceğiz. Zat-ı alilerinizin liderliğinde; aklı ilimle, kalbi değerle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir nesil için durmadan çalışacağız. Ne cehalete fırsat vereceğiz ne nifaka; ne emeği zayi edeceğiz ne umudu eksilteceğiz. Allah’ın izni, milletimizin duası, devletimizin kudretiyle bu yürüyüşü kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Efeler Yolu Ultra Trail’de madalyalar sahiplerini buldu Efeler Yolu Ultra Trail, İzmir’de 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlarda gerçekleştirildi. Yarışların ardından dereceye giren sporculara madalyaları düzenlenen törenle takdim edildi. Efeler Yolu Ultra Trail, İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Organizasyonda dereceye giren sporculara madalyaları düzenlenen törenle takdim edildi. Etkinlikte; Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Endonezya, Kanada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den toplam 264 sporcu yer aldı. Efeler Yolu Ultra Trail’in ilk gününde 50K ve 30K yarışları tamamlanırken, bugün ise 15K ve 5K parkurlarında mücadeleler gerçekleştirildi. Sporculara ödülleri İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan, Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan, Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Ödemiş Belediye Başkan Yardımcısı Cumhur Şener, Milli Eğitim İl Müdürü Ömer Yahşi, İzmir Valiliği İl Basın Müdürü Veli Şakır, Ödemiş İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Cihan Gültekin ve Efeler Yolu Proje Koordinatörü Prof. Dr. Özgür Özkaya tarafından verildi. Erkan Karahan: "Güzel bir organizasyon gerçekleştirdik" İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan, ödül töreninde yaptığı açıklamada, "Çok güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Yarışların startını verdik, heyecanına ortak olduk. Çok ciddi bir katılım oldu. Sayın Valimizin de üzerinde önemle durduğu kültürel, doğa ve benzeri açılardan büyük önem taşıyan organizasyonumuzu tamamladık. Katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Dereceye giren sporcularımızı kutlarken, yarışmaya katılan tüm sporcuları da tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlarında kürsüye çıkan sporcular şu şekilde: 50K - Erkekler 1 - Güngör Özege 6:28:56.15 2 - Cevdet Alyılmaz 6:38:12.50 3 - Abdülkadir Topkaraoğlu 6:54:47.16 50K - Kadınlar 1- Beyza Güzel 7:15:41.47 2- Elena Polyakova Kırık 7:41:06.60 3- Beliz Erener 9:08:21.99 30K - Erkekler 1- Fatih Topçu 3:36:51.80 2- Özer Yıldız 3:49:30.30 3- Mücahid Temür 3:55:49.20 30K - Kadınlar 1- Itır Atadiyen 4:22:46.12 2- Serpil Karadağ 4:29:06.34 3- Gölge Kapkın 4:51:41.08 15K - Erkekler 1- Gökhan Gündoğan 1:04:55.34 2- Delil Çelik 1:13:29.90 3- Ali Bakar 1:15:37.72 15K - Kadınlar 1- Tülin Okyay 1:18:11.47 2- Aliye Ayta 1:25:41.14 3- Miray Kutlay 1:25:46.23 5K - Erkekler 1- İhsan Gündüz 0:23:28.40 2- Yarkın Uykaz 0:28:00.41 3- İlkim Sezen 0:32:44.80 5K - Kadınlar 1- Elif Nur Çınar 0:32:53.59 2- Lachin Afshin 0:34:43.94 3- Ayşe Şanlı 0:37:54.21
Manisa Manisa’ya 376 araçlık dev filo Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisalılara daha hızlı, güçlü ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla araç filosuna 2 milyar 348 milyon 602 bin 74 liralık yatırımla 376 yeni araç ve iş makinesi kazandırdı. Kredi kullanılmadan ve borçlanılmadan tamamen belediyenin öz kaynaklarıyla gerçekleştirilen dev yatırım, kent tarihinin en kapsamlı araç alımlarından biri olarak dikkat çekti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun 2026 yılını "yatırım yılı" ilan etmesinin ardından çalışmalarına hız veren Manisa Büyükşehir Belediyesi, araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesine kazandırılan 376 yeni araç için Cumhuriyet Meydanı’nda tanıtım töreni düzenlendi. Törende yaklaşık 40 araçlık temsili sergi oluşturulurken, yatırımın büyüklüğü ve sahaya yansıyacak hizmet kapasitesi gözler önüne serildi. Belediyenin sahadaki gücü arttı Törene Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz ve daire başkanları katıldı. Damperli kamyonlardan itfaiye araçlarına, otobüslerden iş makinelerine, sathi kaplama araçlarından engelli nakil araçlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet verecek yeni araçların, belediyenin sahadaki gücünü önemli ölçüde artıracağı belirtildi. Tanıtım töreninde araçları inceleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Turgay Çetin’den bilgi aldı. Yeni araçların temizlik, ulaşım, altyapı, yol yapım, itfaiye ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alanda aktif olarak kullanılacağını belirten Deste, yatırımın yalnızca araç alımı değil, aynı zamanda güçlü bir hizmet hamlesi olduğunu ifade etti. Manisa’nın 17 ilçesinde vatandaşlara sunulan hizmetlerin hız ve kalitesinin artacağını vurgulayan Deste, "2 milyar 348 milyon 602 bin 74 liralık bu büyük yatırım, kredi kullanılmadan ve borçlanılmadan tamamen Büyükşehir Belediyemizin öz kaynaklarıyla gerçekleştirildi" dedi. Tanıtım töreninin ardından yeni araçlar Manisa sokak ve caddelerinde şehir turu atarken vatandaşlar da yeni araçları dikkatlice inceledi.
Kayseri TOMTAŞ’ta tarih yeniden kanatlanıyor: Hedef 6 Ekim 2026 Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın 100 yıl sonra yeniden üretime dönmesiyle birlikte, Türk havacılık tarihinin en önemli sembollerinden biri yeniden ayağa kalkıyor. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, milli imkânlarla geliştirilen jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET’in montajının Kayseri’de gerçekleştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyerek; "6 Ekim 1926’da TOMTAŞ tesislerinden havalanan ilk uçaktan tam 100 yıl sonra, 6 Ekim 2026’da HÜRJET’i yeniden Kayseri semalarıyla buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Havacılık Festivalinde havacılık sevdalıları bir araya geldi. Millet Bahçesi içerisinde başlayan festival vatandaşlardan büyük ilgi görürken, festivale katılanlar kurulan stantlarda havacılığa dair merak ettiklerini öğrenme imkanı buldu. Festival hakkında bilgiler veren Erciyes Havacılık ve Spor Kulübü Başkanı Hacı Ceylan; "Yaklaşık 2 yıldır Kayseri’de havacılık faaliyetleri sürdürüyoruz. Paramotor, yamaç paraşütü gibi değişik hava araçları, insansız dronlar, İHA’lar üreterek çocukların kişisel gelişimine fayda sağlıyoruz. Kulüp olarak bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Bütün havacılık sevdalılarını, dronları, uçakları, asker, polis, jandarma, atlı birliklerinin hepsini tek çatı altında topladık. İnşallah her sene daha da büyüyerek bu festivalleri yapıp, insanlara biraz daha katkı sağlamayı düşünüyoruz" dedi. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Çakır, TOMTAŞ’ın yalnızca bir fabrika değil, Türk havacılık iradesinin tarihî bir sembolü olduğunu ifade ederek; "TOMTAŞ Havacılık; 1925-1926 yıllarında Kayseri’de kurulan Türkiye’nin ilk uçak fabrikası. Biz de 2023 yılından itibaren devlet, millet el ele vererek bu isimle fabrikayı yeniden ayağa kaldırdık. 4. fabrikamızın inşaatı devam ediyor, 5.’si için temel atma törenini düzenlemek üzereyiz. 6 Ekim 1926’da Kayseri’den ilk uçağımız TOMTAŞ tesislerinden havaya kalktı. Biz de 6 Ekim 2026’da milli imkanlarla geliştirilen jet uçağımız Hürjet’i Kayseri’de montajını yapmayı planlıyoruz. Bunun için arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Türkiye’nin ilk uçak fabrikasında başlayan hikâye, 100 yıl sonra HÜRJET’le yeniden göğe yükseliyor." Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının Kayseri’de kurulduğunu ve 2023 yılında aynı isimle yeniden faaliyetlerine başladığını aktaran Çakır; "Erciyes Havacılık Kulübü’nün düzenlemiş olduğu 2. Geleneksel Havacılık Festivali’miz var. Biz de buraya katılmaktan onur duyuyoruz. Arazinin içerisi zaten uçakların üretilmiş olduğu arazi olduğu için bizim için de ayrıca mutluluk vesilesi. 6 Ekim bizim için milat tarihi, 6 Ekim’de inşallah Hürjet’in Kayseri semalarında havalanıyor olması, hele ki bu ürünümüzün İspanya, Azerbaycan, Endonezya gibi dost ve müttefik ülkelere satılabiliyor olması Türkiye için ayrı bir iftihar vesilesi. Biz de TOMTAŞ olarak bu faaliyetlere hem detay parça imalatı, hem montaj faaliyetleri, hem de yer yer tasarım faaliyetleri düzenleyerek katkıda bulunuyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tabi ki TUSAŞ’ın milli ve yerli ürünü ama artık Kayserileşti diyebiliriz. 100 yıl önce yarım kalan TOMTAŞ’ın hikayesi yeniden ’yiğit düştüğü yerden kalkar’ şiarıyla Kayseri’den bir başarı hikayesine dönsün istiyoruz. Bu zamana kadar TOMTAŞ ismi sadece nostalji olarak kaldı ama artık nostalji değil yiğidin düştüğü yerden kalkarak umutla baktığı, yeniden bu ülkenin ufkunun, geleceğinin yüksek teknolojiyle havacılıkla şekillendiği alanın ilk nişanesi olmasını temenni ediyoruz. Devletimiz de gerek bize gerek Kayseri ve civarda kurulacak bütün yüksek teknoloji havacılık şirketlerini yüksek teşviklerle bu işe teşvik ediyor" ifadelerini kullandı. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş. Üretim Mühendisi Alperen Özsoy ise TOMTAŞ olarak milli teknoloji hamlesine katkı sağladıklarını belirterek; "Sergi alanında görmüş olduğumuz milli teknoloji hamlesine katkı sağlayan uçaklarımızın yapısal parçalarını görüyoruz. Hürkuş’un, Hürjet’in, Gökbey’in insansız hava araçlarımız KAAN’ın, ANKA’nın yapısal parçaları var. Biz bu parçaların halihazırda TOMTAŞ Havacılık’ta üretimini gerçekleştiriyoruz. Mikron düzeyinde ölçümlerimizi yine kendi bünyemizde yapıyoruz. Kritik parçalarımız var bunların arasında. Yerli ve milli uçaklarımızın, insansız hava araçlarımızın Kayseri’de çok önemli miktarda üretimini gerçekleştiriyoruz. Kayseri’de TOMTAŞ bünyesinde bunu yapıyor olmak bizler için de çok gurur verici" dedi. Proses ve Konfigürasyon Uzmanı Endüstriyel Tasarım Muhendisi Ezgi Kılıçaslan da; "Bizim yaptığımız şey; parçaların üretime ve kaliteye anlaşılır şekilde teknik resimlerini hazırlıyoruz. Burada görmüş olduğunuz Hürkuş, Gökbey, Hürjet gibi parçaların birçok teknik resimlerini biz çıkartıyoruz" şeklinde konuştu.