ASAYİŞ - 05 Aralık 2025 Cuma 09:36

Beyoğlu’nda bir kişi boynuna tasma taktığı kadını dolaştırmıştı: Olaya ilişkin dava açıldı

A
A
A
Beyoğlu’nda bir kişi boynuna tasma taktığı kadını dolaştırmıştı: Olaya ilişkin dava açıldı

Beyoğlu’nda bir kişinin boynuna kemer geçirdiği kadını "Miyavla", "Kadınlar balmumu gibidir. Onları nasıl eğitirsen öyle olur" sözleriyle cadde üzerinde elleri ve dizleri üzerinde yürüttüğü olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 şüphelinin de 7’şer yıl 10’ar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.


İstanbul Beyoğlu’nda 29 Ekim’de sosyal medyada ortaya çıkan videoda bir kişinin, kadının boğazına kemeri tasma şeklinde geçirdiği ve "Miyavla", "Kadınlar balmumu gibidir. Onları nasıl eğitirsen öyle olur", "Kadınlar her zaman itaat eder’’ gibi sözler söyleyerek cadde üzerinde ilerledikleri olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şahısların Uras U. ve Nurgül B. olduklarının tespit edildiği belirtilirken 2 şahıs da iddianamede ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.



Fiziksel ve psikolojik şiddet niteliğinde olduğu belirtildi


Hazırlanan iddianamede, şüpheli Uras U.’nun cadde üzerinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği diğer şüpheli Nurgül B.’nin boğazına kemeri tasma şeklinde geçirdiği ve "Miyavla", "Kadınlar balmumu gibidir. Onları nasıl eğitirsen öyle olur", "Kadınlar her zaman itaat eder gel bakiyim" şeklinde sözler söylediği belirtildi. İddianamede, söz konusu videonun şüpheli Uras U. tarafından sosyal medyada paylaşıldığı, şüphelilerin birlikte kurguladıkları senaryo gereği şüpheli Uras U.’nun diğer şüphelinin boğazına kemer geçirmesi, kemeri çekiştirerek elleri ve dizleri üzerinde yürümesini istemesinin fiziksel ve psikolojik şiddet niteliğinde olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı kaydedildi.


İddianamede, söz konusu videonun halkın bir kesimi olan kadınlara karşı bu şekilde fiziksel ve psikolojik şiddet içerikli eylemlerde bulunulması gerektiği yönünde kanaat oluşturma amacı taşıdığı, video kaydının yapıldığı aleni nitelikteki yer, eylemin gerçekleşme şekli, söz konusu videonun herkese açık sosyal medya hesabından paylaşılmış olması, görüntülenme sayıları dikkate alındığında eylemin aşağılama ve saygısızlığın ötesinde halkın bir kesimine karşı şiddete teşvik etmeye, düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya ve bu tür tavırları pekiştirmeye yönelik olduğu aktarıldı.



‘’Mizah amaçlı yapılan bir video, kadınları aşağılama kastım yoktur’’


Söz konusu eylemin kadına karşı şiddete ilişkin olduğunun ifade edildiği iddianamede, kamu barışını ve düzenini bozmaya elverişle olduğu, paylaşımın alıntılanarak da paylaşımlar yapılması dolayısıyla kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıktığı belirtildi. Şüpheli Uras U.’nun ifadesine yer verilen iddianamede, videonun arkadaşları arasında paylaşıldığını, mizah amaçlı yapılan bir video olduğunu ve kadınları aşağılama kastının olmadığını söylediği aktarıldı.



‘’Kedilerime mama alabilmek için teklifi kabul ettim, amaç takipçi sayısını arttırmaktı’’


Diğer şüpheli Nurgül B. ise ifadesinde, 3 ay önce Uras U. ile tanıştıklarını, şüphelinin kendisini sosyal medya fenomeni olarak tanıttığını ve videolarında oynaması için kendisine teklif ettiğini belirterek, ‘’Kedilerime mama alabilmek için teklifi kabul ettim. Videonun çekilmesinin amacı takipçi sayısını arttırmaktı. Suç işleme kastım yoktur’’ ifadelerini kullandı.



7’şer yıl 10’ar aya kadar hapis talebi


Hazırlanan iddianamede şüpheliler Uras U. ve Nurgül B.’nin zincirleme şekilde ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek’ suçundan 1’er yıl 10’ar aydan 7’şer yıl 10’ar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelilerin yargılanmasına İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Başiskele’de kadın ve aile hizmet merkezleri Bakan Göktaş’ın katılımıyla açılacak Başiskele’de kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını güçlendirmek amacıyla tamamlanan 4 hizmet merkezi törenle hizmete alınacak. Başiskele Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, 5 Mart Perşembe günü saat 17.00’de Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde düzenlenecek toplu açılış törenine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katılacak. Törende; BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası ve Gün Evi, BAŞ-MEK Yeşilyurt Kurs Merkezi ile BAŞ-MEK Çini ve Seramik Atölyesi’nin resmi açılışları gerçekleştirilecek. Kadın üretimi ekonomiye kazandırılacak Hizmete alınacak merkezlerden BAŞ-MEK Kadın El Emeği Mağazası ile ilçede üretim yapan kadınların el emeği ürünlerinin sergilenmesi ve satışa sunulması sağlanacak. Bu sayede kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve aile ekonomisine katkı sunulması hedefleniyor. Açılışı yapılacak "Gün Evi" ise kadınların bir araya gelerek sosyal bağlarını kuvvetlendirebilecekleri, paylaşım ve dayanışma ortamında vakit geçirebilecekleri bir buluşma noktası olarak hizmet verecek. Program kapsamında açılacak olan BAŞ-MEK Yeşilyurt Kurs Merkezi ile BAŞ-MEK Çini ve Seramik Atölyesi de bölgedeki mesleki eğitim ve sanatsal üretim ihtiyacını karşılayacak. Bu merkezlerde kadınların hem meslek edinmeleri hem de kültürel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen yatırımların açılış törenine tüm vatandaşlar davet edildi.
Muş Muş’taki asırlık camide mukabele geleneği yaşatılıyor Muş’un en eski ibadethanesi olarak bilinen ve 979 yılında inşa edildiği belirtilen tarihi Ulu Camii’nde, Ramazan ayıyla birlikte asırlık mukabele geleneği sürdürülüyor. Muş Ulu Camii’nde Ramazan ayı dolayısıyla mukabele geleneği devam ediyor. 979 yılında yapıldığı bildirilen ve kentin en eski camisi olarak bilinen tarihi mabette, her gün öğle ve ikindi namazlarının ardından Kur’an-ı Kerim okunuyor. Ramazan ayının manevi ikliminde bir araya gelen vatandaşlar, hafızlar tarafından okunan Kur’an-ı Kerim’i huşu içerisinde dinliyor. Mukabele kapsamında her gün bir cüz okunurken, camiyi dolduran cemaat de yanlarında getirdikleri Kur’an-ı Kerim’lerle okunan ayetlere eşlik ediyor. Yüzyıllardır ayakta duran tarihi camide sürdürülen mukabele geleneği, özellikle yaşlı vatandaşların yanı sıra gençlerin de yoğun ilgisini görüyor. Öğle ve ikindi namazı sonrası gerçekleştirilen mukabele programı, Ramazan boyunca aralıksız devam edecek. Tarihi dokusuyla dikkat çeken Muş Ulu Camii’nde yaşatılan mukabele geleneği, dini bir vecibenin yerine getirilmesine katkı sağlıyor. Ramazan ayı boyunca devam edecek olan mukabeleye vatandaşlar yoğun katılım gösteriyor. Emekli imam ve kanaat önderi Mahsum Eminoğlu, mukabele geleneğinin kaynağının Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Cebrail (a.s.) ile yaptığı mukabeleye dayandığını belirterek, Ramazan ayının Kur’an ayı olduğunu vurguladı. Eminoğlu, "Mukabele, her Ramazan ayı geldiğinde bütün İslam âleminde bir sünnet olarak telakki edilmekte ve ümmet tarafından yerine getirilmektedir. Bunun kaynağı ise Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatta iken Cebrail (a.s.) ile yaptığı mukabeledir. Her Ramazan ayında Cebrail (a.s.) gelir, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile Kur’an-ı Kerim’i karşılıklı olarak okur ve dinlerdi. Bu şekilde, Efendimizin vefatına kadar devam etmiştir. O günden sonra da İslam ümmeti bu sünneti yaşatmaya ve yerine getirmeye gayret göstermektedir" dedi. Ramazanların Kur’an-ı Kerim ve mukabele ile şenlendiğini belirten Eminoğlu, Müslümanların Kur’an’a daha fazla sarılması gerektiğini, Kur’an’ı yalnızca okumakla kalmayıp anlaması, anlatması ve hayatına tatbik etmesi gerektiğini ifade ederek, "Mukabele gerçekten çok güzel bir sünnettir. Ramazanlarımız Kur’an-ı Kerim ve mukabele ile şenlenir, ihya olur. Dileğimiz odur ki ümmet, Kur’an-ı Kerim’e daha fazla sarılsın hem okusun hem anlasın hem anlatsın hem de onunla yaşasın. İnşallah bu mukabeleler de buna vesile olacaktır. Çünkü biz biliyoruz ki kurtuluş Kur’an-ı Kerim’dedir" ifadelerini kullandı. Muş’ta Alaaddin Bey, Hacı Şeref ve Ulu Camii gibi tarihi camilerin bulunduğunu hatırlatan Eminoğlu, bu ibadet mekânlarının şehrin köklü manevi mirasını yansıttığını söyleyerek, "Bizim ilimizde tarihi camilerimiz var. Bunlar şehrimizin köklü mânevî mirasını yansıtan önemli ibadet mekânlarıdır. Tarihi camilerimizde maneviyatın daha derinden hissedildiğini söyleyebiliriz. Allah razı olsun, bu camilerimizin temelleri takva üzerine atılmıştır. Asırlardır ibadete açık olan bu mekânlarda Ramazan ayı gelince mukabeleler okunmaktadır. Hafızlar Kur’an-ı Kerim’i tilavet eder, cemaat de takip eder. Mukabeleden sonra ise ders halkaları oluşur. Ramazan Kur’an ayıdır, ilim ayıdır, İslam’ı daha iyi anlama ve yaşama ayıdır. İnşallah bu mübarek ayı Kur’an’la, ilimle ve güzel amellerle en güzel şekilde değerlendirenlerden oluruz" diye konuştu.
Samsun Şehidin resmini grafiti yapan gence Başkan Doğan’dan hediye Samsun’da Şehit Gökhan Bayram’ın portresini mahalle duvarına grafiti olarak işleyen üniversite öğrencisi, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’dan gelen teşekkür telefonu ve hediye ile büyük mutluluk yaşadı. Ege Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği son sınıf öğrencisi Samsunlu Ahmet Hakan Köse, doğup büyüdüğü İlkadım ilçesi Selahiye Mahallesi’nde anlamlı bir çalışmaya imza attı. Mahalle gençlerinin talebi üzerine duvar resmi hazırlamaya başlayan Köse, aynı sokakta yaşamış ve koyu bir Samsunspor taraftarı olan şehit Gökhan Bayram’ın anısını yaşatmaya karar verdi. Samsunspor’un otobüs kazasının yıl dönümünde kullanılan gri, siyah ve kırmızı tonları tercih eden Köse, "Kuzeyin Kralı" etiketli tasarımı iki okul arasındaki alanda gençlere rol model oluşturması amacıyla hazırladığını söyledi. Bayram’ın mahallede gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan, spor yaptıran ve örnek alınan bir ağabey olduğunu belirten Köse, aradan 8 yıl geçmesine rağmen anılarının hâlâ yaşatıldığını ifade etti. Mahalleliyle birlikte 14,5 metrelik duvarın yükseltildiğini ve çalışmanın olumsuz hava şartlarına rağmen 4 günde tamamlandığını aktaran Köse, şehidin babaannesinin resmi tesadüfen görerek yanına geldiğini ve o anın kendisi için unutulmaz olduğunu dile getirdi. Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından Başkan Halit Doğan’ın özel kalemi tarafından arandığını belirten genç sanatçı, teşekkür telefonu ve gönderilen hediyenin kendisini duygulandırdığını söyledi. Köse, çalışmayı herhangi bir karşılık beklemeden mahalleliyle birlikte gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.