SAĞLIK - 23 Ocak 2026 Cuma 09:19

Bir test bir hayat kurtardı

A
A
A
Bir test bir hayat kurtardı

İş yerinde düzenlenen bir sağlık semineri, 44 yaşındaki avukat Gülden Yavuz’un hayatını değiştirdi. Herhangi bir şikâyeti olmamasına rağmen seminer sonrası yaptırdığı tarama testinin pozitif çıkması üzerine yapılan ileri tetkiklerde, rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildi. Hastalığın birinci evrede yakalanması sayesinde tedavi yalnızca cerrahi ile sınırlandı. Operasyon, Prof. Dr. Salih Taşkın tarafından robotik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilirken, hastanın anne olma şansı korunarak kanserden kurtulması sağlandı.


Daha önce düzenli smear testi yaptırmış olmasına rağmen HPV taraması hiç yapılmamış olan Gülden Yavuz’un hikâyesi, rahim ağzı kanserinde tarama testlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Erken tanı sayesinde Gülden Yavuz, kısa sürede sağlığına kavuşarak günlük yaşamına geri döndü.


"Hiçbir belirti yoktu, bir seminer hayatımı değiştirdi"


Tanı öncesinde hiçbir şikâyeti olmadığını söyleyen Gülden Yavuz, süreci şu sözlerle anlattı:


"Rahim ağzı kanseri tanısıdan önce hiçbir belirti yaşamamıştım. Ağrı, kanama ya da beni doktora götürecek herhangi bir şikayetim yoktu. Eğer o seminere katılmasaydım muhtemelen hastalığımı fark etmeyecektim. Tanıyı aldığımda çok erken bir evrede olduğumu öğrendim ve bunun benim için büyük bir şans olduğunu fark ettim. Ameliyat süreci düşündüğümden çok daha kolay geçti; ancak psikolojik olarak "kanser" kelimesiyle yüzleşmek zorlayıcıydı. En büyük korkum çocuğumdu. Bana bir şey olursa ne olur düşüncesiyle çok endişelendim.


Bugün geriye dönüp baktığımda keşke HPV aşısını daha önce bilseydim ve tarama testlerimi daha düzenli yaptırsaydım diyorum. Erken tanı sayesinde sadece bir operasyonla sağlığıma kavuştum. Tüm kadınlara smear ve HPV testlerini, bir belirti beklemeden, utanmadan ve çekinmeden yaptırmalarını öneriyorum. Rahim ağzı kanseri önlenebilen bir kanser ve geç kalınan her gün aslında ömürden çalınan zamandır."


"Rahim ağzı kanseri çoğu zaman sessiz ilerler"


Gülden Yavuz’un tedavi sürecini yöneten Memorial Göztepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Salih Taşkın, rahim ağzı kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekti:


"Bu hastalık sessiz seyredebilir. Ağrı, kanama ya da günlük yaşamı etkileyen bir belirti olmadan gelişebilir. Gülden Yavuz’un hikayesi, düzenli tarama testlerinin ne kadar hayati olduğunu çok net bir şekilde gösteriyor. Smear testi önemli bir tarama yöntemidir, ancak tek başına yeterli değildir. HPV taraması ile birlikte yapıldığında rahim ağzı kanserini çok daha erken evrede yakalama şansımız olur."


"Erken evrede tanı, tedavi seyrini değiştirdi"


Kanserin birinci evrede yakalanmasının tedavi planını doğrudan etkilediğini belirten Prof. Dr. Salih Taşkın, şu bilgileri paylaştı:


"Birinci evrede yakalanan rahim ağzı kanserinde hastalık henüz yayılmamıştır. Bu da kanseri tek bir cerrahi müdahaleyle tamamen tedavi edebilme şansı sağlar. Daha ağır tedavilere çoğu zaman gerek kalmaz. Özellikle genç hastalarda hem yaşam kalitesini hem de geleceğe dair beklentileri koruyan tedavi seçeneklerini güvenle planlayabiliriz. Geç evrede ise öncelik hayatı kurtarmaya yönelir ve tedaviler çok daha ağır olur. Bu nedenle erken tanı hayati önem taşır."


"Robotik cerrahi ile anne olma şansı korunabiliyor"


Bu vakada robotik cerrahinin tercih edilme nedenlerini açıklayan Prof. Dr. Salih Taşkın, şunları söyledi:


"Robotik cerrahi, ameliyat sırasında büyütülmüş ve net bir görüntü sunar. Bu sayede kanserli dokuyla sağlıklı dokunun sınırlarını çok daha hassas şekilde ayırt edebiliyoruz. Bu hassasiyet, rahmi korumaya çalıştığımız hastalarda son derece önemlidir. Hasta açısından baktığımızda daha küçük kesiler, daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve günlük hayata daha kısa sürede dönüş sağlanır."


"Rahmin korunması önemli ama öncelik hastanın yaşam güvenliğidir"


Rahmin korunabildiği ameliyatların belirli şartlarda mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Taşkın, şu uyarılarda bulundu:


"Rahim koruyucu cerrahi herkese uygulanabilen bir yöntem değildir. Kanserin erken evrede olması, tümörün sınırlı olması ve yayılım göstermemesi gerekir. Hastanın çocuk sahibi olma isteği de değerlendirme kriterleri arasındadır. En önemli ilkemiz şudur: Önce hayat. Eğer ameliyat sırasında en ufak bir yayılım şüphesi ortaya çıkarsa, rahmi korumakta ısrar etmeyiz. Hastanın yaşam güvenliği her zaman birinci önceliğimizdir."


"Bu, erken tanının sonucudur"


Gülden Yavuz’un ameliyat sonrası sürecinin hızlı ve sorunsuz geçtiğini belirten Prof. Dr. Taşkın, bu vakanın benzer durumdaki hastalar için önemli bir umut mesajı verdiğini söyledi:


"Rahim ağzı kanseri tanısı almak her zaman rahmin alınacağı anlamına gelmez. Erken evrede yakalanan ve uygun özellikleri taşıyan hastalarda, günümüz teknolojisi ve doğru cerrahi yaklaşımla hem kanseri güvenli şekilde tedavi etmek hem de rahmi korumak mümkündür. Bu erken tanı, doğru merkez ve deneyimli bir ekibin sonucudur. Bu nedenle düzenli kontroller ve tarama testleri hayati önem taşır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dursun Özbek: "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" Galatasaray’ın RAMS Park’ta yaptığı şampiyonluk kutlamasının ardından Başkan Dursun Özbek gelenek olduğu üzere kupayı Galatasaraylılar Derneği’ne getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" dedi. Galatasaray 26. şampiyonluğunu 15 Mayıs’ta RAMS Park’ta düzenlenen tören ile kutladı. Törenin ve kutlamanın ardından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yöneticiler şampiyonluk kupasını gelenek olarak Galatasaraylılar Derneği’nin Beşiktaş’ta bulunan binasına getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "26. şampiyonluğumuzu kutladık. Icardı ile görüşmemiz var, inşallah görüşeceğiz. Icardi bizim sevdiğimiz bir oyuncumuz, ikonumuz. Galatasaray’a çok şeyler kattı. Dolayısıyla kendisi ile görüşeceğiz" diye konuştu. "Bekledik gelmediler" Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkililerinden kimsenin stada gelmemesi ile ilgili, "Bilmiyorum gelmediler. Bekledik ama gelmediler" yorumunda bulunurken, Lucas Torreira ile ilgili, "Torreira bizim oyuncumuz niye gitsin" sözlerini sarf etti. Hedef: 27. şampiyonluk Galatasaray olarak hedeflerinin 27. şampiyonluk olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Hedefimiz 27. şampiyonluk. Hazırlıklarımıza zaten başladık. İnşallah bu sezonda ipi göğüsleyip önce stadımızda kutlayacağız sonra kupayı evimize, cemiyetimize getireceğiz. Bugün de bu yüzden buradayız. Cemiyet bizim her şeyimiz, Galatasaray’ın doğduğu yer. Buradaki kardeşlerimizle mutluluğumuzu paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Geleneğin devam ettiğini söyleyen Galatasaraylılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sinan Aslan da, "Kupanın cemiyete gelmesi bir gelenek. Başkanımız da bizi onurlandırdı, kupayı yine buraya getirdi. Çok mutluyuz. İnşallah seneye Avrupa’da daha başarılı olup Dursun abi başkanlığını taçlandıracak" diye konuştu.
İstanbul 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 tutuklama İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından düzenlenen ve 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 kişi gözaltına alındı. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunan 5 bin siteye erişim engeli gelen operasyonda tutuklananların yanı sıra 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere şahıslara yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Gözaltına alınan 110 kişinin 98’i tutuklanırken 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. 10 bin 202 siteye erişim engeli de uygulanmıştı Öte yandan operasyon kapsamında yasadışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedilmişti.
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.