ASAYİŞ - 22 Nisan 2024 Pazartesi 10:52

Bisiklet kullanmayı öğrenen çocuk, işyeri camına böyle daldı

A
A
A

Esenyurt’ta bisiklet kullanmayı yeni öğrenen bir çocuk, fren yapamayınca yokuş aşağı duramayarak bir telefon bayisinin camına uçarak çarptı.

Olay, dün 16:00 sıralarında İncirtepe mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre bisiklet sürmeyi yeni öğrenen bir çocuk, arkadaşlarıyla oyun oynarken birden yokuş aşağı inmeye başladı. Bisikletiyle hızlanan genç, sokağın sonunda bulunan telefon bayisinin camına çarparak durabildi. Olay sonrası çevredeki vatandaşlar hemen çocuğun yanına koştu. İhbar üzerine olay yerine ambulans ekipleri gelerek ilk müdahaleyi yaptı. Kontrol amaçlı hastaneye kaldırılan çocuğun, cama çarpma anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

“Deprem oldu sandık”

Olay sırasında yan restoranda yemek yiyen Kenan Şenyıldız, “Biz burada yemek yiyorduk, bir anda gürültü oldu. Biz deprem oldu sandık önce. Sonra kameraları incelediğimizde çocuğun yokuş aşağı hızlıca gelip iş yeri camına çarptığını gördük. Çocuğun dişleri, kolları kanıyordu. Hemen ambulans geldi müdahale etti” diye konuştu.

Erdal Can İçelli - Hakan Polat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bağcılar Belediyesi’nden STK’lara büyük destek Bağcılar Belediyesi tarafından desteklenen 6 derneğe İçişleri Bakanlığı tarafından hibe verildi. Bu protokolün bir başlangıç olduğunu söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Belediye olarak bir katalizör görevi görmeyi önemsiyoruz. Bu anlayışla bakanlığımızdan önemli bir bütçeyi Bağcılar’ımızdaki Sivil Toplum Kuruluşlarımıza kazandırdık” dedi. Bağcılar Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren 9 derneğe İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Genel Müdürlüğü’ne proje yazmaları için destek verdi. Sivil toplum kuruluşları tarafından İçişleri Bakanlığının PRO-DES ismindeki proje sistemine eğitim, kültür-sanat ve spor başta olmak üzere afet bilinci, tarihi ve kültürel değerlerinin korunması, şehit yakınları ve gazilerin desteklenmesi gibi pek çok alanda proje yazıldı. Bu başlıklarda yazılan projelerin değerlendirme süreci sonrası 6 dernek bakanlıktan hibe almaya hak kazandı. 3 derneğin başvuru süreçleri devam ediyor Değerlendirme süreçleri tamamlanan Mahmutbey Selanikliler Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği, İstanbul Bağcılar Zonguldaklılar Derneği, Güneşli Balkan Türkleri Dayanışma Derneği, Kargı ve Köyleri Dayanışma ve Kültür Derneği, Ev Hanımları Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ile Ordu İli Kabataş İlçesi Elbeyliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin protokol sözleşmeleri Sivil Toplum Merkezi’nde gerçekleşen törenle imzalandı. Diğer 3 derneğin başvuru süreçleri de hala devam ediyor. Ev hanımlarıyla engelliler de unutulmadı Derneklerin farklı konularda yazdığı projeler arasında eğitimde fırsat eşitliği sunmak, ev hanımlarının kişisel gelişim ve istihdam imkanları hakkında farkındalık kazanmasını sağlamak ve engelli vatandaşların afet bilinci konusunda entegrasyonunu kolaylaştırmak gibi başlıklar yer alıyor. Hayata geçirilecek projelerle toplumun her kesimine ulaşılması hedefleniyor. Katalizör görevi görmeyi önemsiyoruz Bağcılar’ın tüm değerlerini işin içine katan ve onların bu anlamda sürece dahil olmasını önemseyen bir yapıya sahip olduklarını söyleyen Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Belediye olarak bir katalizör görevi görmeyi önemsiyoruz. Bu anlayışla bakanlığımızdan önemli bir bütçeyi Bağcılar’ımızdaki Sivil Toplum Kuruluşlarımıza kazandırdık. Bunlar önemli, sembolik desteklerdir. Bizler de bunların üzerine ilaveten desteklerimizle sürece katkı sunacağız. Bu önemli bir başlangıçtır. Bundan sonraki süreçte Avrupa Birliği projelerimizle, başka başlıklarla her türlü çalışmalarla derneklerimizin yanında olacağız. Başta İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya olmak üzere tüm derneklerimize katkı ve katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Kütahya Kütahya’da “Pamuk Prenses ve 8 Cüceler" adlı tiyatro oyunu sahnelendi Kütahya’da Cumhuriyet İlkokulu 3/A sınıfı öğretmen ve öğrencileriyle birlikte hazırlanan "Pamuk Prenses ve 8 Cüceler" adlı tiyatro oyununu sahnelendi. Cumhuriyet İlkokulunda gerçekleştirilen tiyatro oyununa, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, okul idarecileri, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı. Psikolojik Danışman ve Rehberlik Öğretmeni Büşra Öztürk’ün yazıp yönettiği tiyatro oyunu, Okul Öncesi Öğretmeni Mehtap Yüksek, Sınıf Öğretmeni Nihal Fidan ve öğrencileri tarafından hazırlanarak günümüz dijital bağımlılığına uyarlanmış bir şekilde sahnelendi. Gösteride, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, modern çağın sorunlarına eğlenceli ve düşündürücü bir bakış açısı sunuldu. Öğretmen Nihal Fidan, Pamuk Prenses rolünde sahne alarak hem öğrencilerine örnek oldu hem de büyük bir performans sergileyerek izleyicilerin beğenisini kazandı. Öğrenciler de cüce rollerinde başarılı bir performans sergileyerek hem eğlendirdiler, hem de önemli mesajlar verdiler. Tiyatro oyununun ardından Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, gerçekleştirdikleri etkinlikten dolayı öğretmenleri, idarecileri ve öğrencileri tebrik etti. Bu tür etkinliklerin öğrencilerin sosyal becerilerini geliştirmesi ve toplumsal sorunlara dikkat çekmesi açısından önemine vurgu yaptı. Ayrıca, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkilerini ele almanın ve bu konuda farkındalık oluşturmanın eğitimdeki rolüne dikkat çeken Başyiğit, bu tür projelerin devam etmesi ve diğer okullarda da benzer çalışmaların yapılması temennisinde bulundu.
Bolu Taylandlı turist Türkiye’yi motosikletiyle şehir şehir geziyor Tayland’dan 9 bin 677 kilometre yol aşarak Türkiye’ye gelen ve motosikletiyle şehir şehir gezen 66 yaşındaki Kajzar Chrestophe, Bolu’nun Mudurnu ilçesine ulaştı. Türkiye’de yaklaşık 25 bin kilometre yaptığını ifade eden Chrestophe, “Türkiye’ye yıllar önce geldim. İnsanlar çok mutluydu. Şimdi herkes üzgün görünüyor” dedi. Tayland’da Makine Mühendisliği yapan 66 yaşındaki Kajzar Chrestophe, 10 yıl aradan sonra motosikletiyle 9 bin 677 kilometre aşarak Türkiye’ye geldi. Türkiye’de yıllar önce aldığı motosikletiyle şehir şehir gezen Kajzar Chrestophe, Türkiye’de 25 bin kilometre yaptı. Gittiği il ve ilçelerde kamp kurarak Türkiye’nin gezilecek yerlerini gezen Chrestophe, Türkiye’nin çok gezilecek yeri olduğunu belirtti. Eşini Tayland’da bırakarak motosikletiyle birlikte Türkiye’nin gezilmedik yerini bırakmayan Chrestophe, Bolu’nun Mudurnu ilçesine ulaştı. Burada mola veren Chrestophe tercüman aracılığıyla Türkiye hakkındaki yorumlarını paylaştı. Türkiye’de eskiden insanların mutlu olduğuna değinen Kajzar Chrestophe, şimdi ise insanların daha üzgün bir halde olduğunu ifade etti. Son kez Türkiye turu yapacağını dile getiren 66 yaşındaki Chrestophe, yaşlandığını söyledi. Makine Mühendisliği yaptığını söyleyen Chrestophe, “Şuana kadar 25 bin kilometre yaptım. Türkiye’ye yıllar önce geldim. İnsanlar çok mutluydu. Şimdi herkes üzgün görünüyor. Türkiye’de çok değişiklik olmuş. Binalar çoğalmış. Türkiye çok güzel. Görülecek çok değeri var. Yaşanacak bir yer. Motosikletimi uzun zaman önce 15 bin avroya aldım. Şehir şehir gezdim. Artık 66 yaşındayım bu benim son seyahatim, yaşlandım. Eşim Tayland’da benimle gelmek istemiyor. Gittiğim yerlerde kamp kuruyorum eşim rahat edemiyor” dedi.
Erzurum ETÜ’de Hilmi Ziya Ülken ve eserleri konuşuldu Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Edebiyat Fakültesi tarafından Vefatının 50. Yılında Hilmi Ülken” paneli düzenlendi. Türkiye’de milli bir düşünce geleneği tesis edilebilmesi için büyük çaba gösteren düşünür, yazar, akademisyen ve bilim insanı Hilmi Ziya Ülken’i (1901-1974) vefatının 50. Yılında anmak ve Türk Düşünce tarihine yaptığı katkıları konuşmak amacıyla düzenlenen panele çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Akbulut, Hilmi Ziya Ülken’in İslam felsefesi, İslam düşüncesi ve çağdaş düşünce üzerine çok önemli eserler kaleme aldığına dikkat çekerek: “Eğitimi, modern dünyanın değerlerine entegre olmanın en önemli yolu olarak gören Ülken, bilhassa üniversite gençliğinin demokratik düşünce temelli bir eğitim görmesi için gayret sarf etmiştir. Uygarlığın sürekli bir yürüyüş olduğu ilkesini benimseyen Hilmi Ziya Ülken, bu sürekliliğin bilhassa çeviriler yoluyla gerçekleştirilebileceğine inanmıştır. Ayrıca Türklük bilincinin hamaset veya duygusal temelli değil bilimsel ve tarihsel dayanakları olması gerektiğine inanan Hilmi Ziya Ülken, sosyal bilimlerin hemen her alanına ilgi duymuş, telif ve çeviri eserleriyle araştırmacılara zengin bir kaynak manzumesi bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından devam eden panelde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyelerinde Prof. Dr. Mehmet Vural, Hilmi Ziya Ülken’in Türk Düşüncesine yaptığı katkılar, Atatürk Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Utku, Hilmi Ziya Ülken’in ahlâk ve siyaset felsefesine ilişkin görüşleri, ETÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kemal Bakır, Hilmi Ziya Ülken’in eğitim felsefesine ilişkin düşünceleri ve ETÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Caner Solak ise Hilmi Ziya Ülken’in edebi eserleri ve düşünceleri hakkında dinleyicilere bilgi verdi.