ASAYİŞ - 21 Nisan 2026 Salı 14:11

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada savunma yapan otel sahibi: "Ailenin ölümünün ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum"

A
A
A
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada savunma yapan otel sahibi: "Ailenin ölümünün ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum"

İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanıklı davanın görülmesine başlandı. Duruşmada savunma yapan ilaçlama firması sahibi tutuklu sanık Zeki Kışı, "Benim ilaçlama işiyle ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben sadece firma sahibiyim. İşlemlerle alakalı bilgim yok. Tek bilgim, 2-3 ay eğitim aldık, bu kadar. Biz çalışanlara eğitim vermedik" dedi.


Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık, 1 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu.


"Ailenin ölümünün ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum"


Duruşmada savunma yapan otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak, olayın meydana gelmesinden ötürü üzüntü duyduğunu belirterek, "Ben uzun yıllardır otellerde garsonluk yaptım. Benim canım feda olsaydı da, bu aile ölmeseydi. Malım mülküm yansaydı da, bu aile yaşasaydı. Olayın yaşandığı dönem bacağımdaki sıkıntıdan dolayı tedavi oluyordum. Bu nedenle otel ile ilgilenemedim. Halil diye bir arkadaş beni aradı ve bana, ‘101 numaralı odada haşere şikayeti var, ne yapalım?’ dedi. Ben de, ‘ilaçlama şirketini arayın’ dedim. Bildiğim kadarıyla birkaç gün sonra gelip ilaçlamışlar. Biz o odayı 2 gün boyunca kapalı tuttuk. O şirketi seçmemizin nedeni Google puanı ve sitelerindeki referans otellerden kaynaklıydı. 101’de yapılan ilaçlamanın 202’yi etkilemesi imkansızdır. Çünkü iki oda arasında havalandırma yolu yoktu. Biz daha önce de ilaçlama yaptık ama kimse bundan zarar görmedi. Ailenin ölümünün ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum. İlaçlamayı zaten ben yapmadım. Otelde yapılan incelemelerde, ilaçlama şirketinin sertifikasının olup olmadığını, tarım ve ilçe ekipleri bile anlayamadı, ben nasıl bilebilirim ki? Ben 5 aydır işlemediğim bir suçtan dolayı tutukluyum. Benim olayda herhangi bir kusur ya da ihmalim yok. Ben bu ilaçlamayı profesyonel bir firmaya yaptırdım. Ben bu ilaç firmasının ruhsatının iptal edildiğini nereden bilebilirdim?" ifadelerini kullandı.


"Yemek yedikten sonra otele giderken kapının önünde ambulans gördüm"


Savunmasında, Böcek ailesinin çocuklarının akşam saatlerinde kustuğunu söyleyen resepsiyon görevlisi tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti, "Sabah otele çalışmak için geldim. 101 numaralı odanın kapısı ilaçlamadan dolayı kapalıydı. Servet Böcek ve Çiğdem Böcek, çocuklarının yedikleri şeyden dolayı kustuğunu, odayı temizlememizi söyledi, biz de temizledik. Gece 00.00’de otelde kusma kokusu vardı. Gece 01.00’da, acıktığım için yemek yemeye gittim. Otelin kapısını da kilitledim. Çıkarken anahtarı da cama yapıştırdım. Yemek yedikten sonra otele giderken kapının önünde ambulans gördüm. Kapıyı açtım ve aileye yardım ettim. Bu olaydan dolayı çok üzgünüm. İlaçlamadan benim haberim yoktu. Bana bir şey demediler. Ben bu otelde geçici çalışıyordum. Beni işe Ali Duran isimli şahıs aldı onun yerine bakıyordum" şeklinde konuştu.


İlaçlama firması sahibi: "Benim ilaçlama işiyle ilgili hiçbir bilgim yoktur"


DSS ilaçlama firması sahibi tutuklu sanık Zeki Kışı savunmasında, "2019 yılında şirkete sertifika almak için başvurduk. Sonrasında pandemi çıktı alamadık. Bu şirketi Sinan ile beraber kurduk. İlaçların isimleri var. İlaçların neye iyi geldiğini ustalar bilir. Ben, ilaç satın almam, ayarladığım ustalara parayı veririm, ilacı alırlar. Benim ilaçlama işiyle ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben sadece firma sahibiyim. İşlemlerle alakalı bilgim yok. Tek bilgim, 2-3 ay eğitim aldık, bu kadar. Biz çalışanlara eğitim vermedik" dedi.


Bunun üzerine mahkeme başkanı sanığa, "Kimse hakkında bilgin yok, ilaç hakkında bilgin yok. Çalıştırdığın insanlar işinin ehli bile değil. Bu işin olabileceğini ön göremedin mi?’ dedi. Sanık bu soruyu yanıtsız bıraktı.


Savunma yapan ilaçlama firması sahibinin oğlu tutuklu sanık Serkan Kışı ise, "Ben ilaçlama firmasından önce İBB iştiraki İGDAŞ’ta çalıştım. Çocuğum yeni doğduğundan dolayı işten ayrıldım. 5-6 sonra babamın yanına gittim işlerde yardım etmek amacıyla. Firmadan bir yetkim yoktur. İlaçlamayı yapan kişi Sinan Gözübek’tir. Sinan, hastalanan çocuğu ziyaret etti. Bu HTS kayıtlarında sabittir" dedi.


"Serkan bana ilaçlama için konuştuğum iş ile ilgili, ‘biz temizlik firmayız, sen de temizlik personeli olarak geçeceksin’ dedi"


İlaçlamayı yapan tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu’da savunmasında, "Serkan ve Zeki’yi bizim mahalleden tanırım. Kızım doğduktan sonra eşim ve ben işten çıkarıldık, maddi olarak zor durumdaydık. Serkan bana mesaj attı, ‘boşta kaldıysan bize gel daha sonra iş bulursan gidersin’ dedi. Ben ilk birkaç hafta diğer şirketlerden haber bekledim ses gelmeyince kabul etmek zorunda kaldım. Kısa bir konuşmamız oldu. Serkan bana ilaçlama için konuştuğum iş ile ilgili, ‘biz temizlik firmayız, sen de temizlik personeli olarak geçeceksin’ dedi. Gerekli eğitimler bana sözlü olarak verdi ve Ağustos ayının başında tek başıma çıkmaya başladım. Şirket tamamen Whatsapp üzerinden yürütülüyordu. Randevu, hesap ve uygulama olarak 3 ayrı grup vardı. Randevular Serkan diye kaydettiğim numaradan geliyordu. Sonra ne yazık ki bu olay geldi ve biz 11 Kasım’da otele gittik. 20 dakika uygulama yaptık resepsiyonda. Eyüp diye birisi vardı sordum 101 numaralı odayı gösterdi. Biz orada 2 çeşit uygulama yaptık, ilacı suyla seyreltip sıktım, sonra da bir tabağa plastik jel döküp onu odaya bıraktım. Ardından işlem bitti ve ben otelden çıktım" diye konuştu.


Duruşmada tüm sanıkların savunmaları tamamlandı. Yargılamaya 45 dakika ara verildi, aranın ardından duruşmaya devam edilecek.


(GŞ-RU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Güzellik salonunda akılalmaz yöntemle vurgun: Müşterilerin telefonundan kredi çeken 6 şüpheli tutuklandı -Çorum’da bir güzellik salonunda ödeme sırasında müşterilerin cep telefonlarından mobil bankacılık uygulamalarına girilerek adlarına kredi çekildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheliden 6’sı tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, 10 kişinin şikayeti üzerine Çorum İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemede, güzellik salonuna gelen müşterilerin ödeme sırasında sohbet bahanesiyle oyalandığı belirlendi. İddiaya göre, müşterilerin dikkati dağıtıldıktan sonra cep telefonları alındı. Şüpheliler, mağdurların bilgisi dışında mobil bankacılık uygulamalarına girerek adlarına anında kredi çekti. Çekilen kredilerin, iş yeri sahibinin şahsi hesabına veya şirket hesabına EFT ve havale yoluyla aktarıldığı tespit edildi. Polis ekipleri, bu yöntemle mağdur edilen 10 müşteriden toplam 425 bin liralık haksız kazanç sağlandığını belirledi. Soruşturma kapsamında 19 Mayıs’ta belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.E. (21), S.C.K. (19), C.Ş. (20), H.U. (20), G.A. (22) ve H.N.B. (20) tutuklanırken, 4 şüpheli serbest bırakıldı.
Antalya 70 yaşında üniversite bitirdi, mezuniyet belgesini profesör oğlu verdi Antalya’nın Kumluca ilçesinde Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksek Okulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Seracılık programından 70 yaşında mezun olan Rahime Uluşar’a oğlu Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar tarafından mezuniyet belgesi verildi. 3 bölümü ve 4 program ile eğitim vermekte olan Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksek Okulunun mezuniyet töreni yapıldı. Tören saygı duruşu ve istiklal marşının okunması ile başladı. Ardından Kumluca meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Ahmet Coşgun’un açılış konuşması yer aldı. Daha sonra Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş’in konuşması yer aldı. Kumluca Meslek Yüksek Okulu Okul Birincisi Cüneyt Karaöz yaptığı konuşmadan sonra yaş kütüğüne plaket çaktı. Okul birincisi Cüneyt Karaöz’e Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, başarı belgesi ve mezuniyet belgesini verdi. Kısa bir müzik dinletisinden sonra mezun olan öğrencilere protokol üyeleri tarafından mezuniyet belgeleri verildi. 70 yaşında mezun oldu, mezuniyet belgesini profesör oğlu verdi Mezuniyet töreninde ise liseyi bitirdikten sonra üniversite okuma hayali olan ve 2 yıl önce üniversite sınavlarına giren 70 yaşındaki Rahime Uluşar Akdeniz Üniversitesi Kumluca meslek Yüksek Okulu Seracılık Bölümünden mezun oldu. Mezuniyet belgesini almak için sahneye çağırılan Rahime Uluşar’ın mezuniyet belgesini oğlu Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar verdi. Daha sonra Rahime Uluşar’ın eşi Eczacı Nadir Uluşar’da sahneye gelerek eşine çiçek verip onu kutladı. Duygularını aktaran Rahime Uluşar, "Hiç aklımdan çıkmamıştı. Ama devamlı çalıştığım için zamanımı hep çocuklarıma ayırdım. Okutayım derken zaman çok çabuk geçti. Çocuklarım üniversite sınavlarına girerken girsem çok daha iyi bölümler okuyabilirdim. İyi puanlarla bir yerlere girebilirdim. Buna da şükür 50 yıl sonra üniversite sınavına girdim. Türkiye genelinde 611’inci geldim. 274 eşit ağırlıklı puanım var. 4 yıllık bölümlerden de tutuyordu ama ben sağlığımı da göz önünde bulundurarak 4 yıllığa gidemedim. 2 yıllık bölüme giderek içimdeki hevesi giderdim. Bu duyguyu yaşadım. Çok güzel bir şey. İsteği olan herkesin sınava girmesini ve okumasını dilerim" dedi. Oğlunun başarısını da anlatan Rahime Uluşar, "İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Sonra Boğaziçi’nde Sistem Kontrol Mühendisliğinde yaptı. Oradan diplomasını aldı. Oradan burslu Amerika’ya gitti. Orada yapay zeka üzerine doktorasını yaptı. Oradan geldi. Akdeniz Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü kurdu. Daha iki sene önce tekrar yetmedi şimdi de yapay zeka bölümünü kurdu. Onları yürütüyor. Bu arada da Covid zamanında da Adalet Bölümünü bitirdi. Bu kadar başarılı bir oğlum var. Kendisi ile gurur duyuyorum" dedi. Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar ise şunları söyledi: "Annemin mezuniyetini görmeye geldim. Çok büyük bir başarı. Annem muhtemelen Akdeniz Üniversitemizin en yaşlı lisans programlarından mezun olan kişidir. Annem hiçbir dersten kalmadı. Süresini gayet yüksek bir şekilde gerçekleştirdi. Müthiş bir başarı. Kendisinin ilerleyen zamanlarda başkalarına da örnek olabileceğini düşünüyoruz. Her yaşta başarı alınabileceğine, her yaşta okunabileceğine genç kalınabileceğine öğrenmenin yaşı olmadığına öğrenmek için çalışmanın yaşının olmadığını her zaman insanların insanlığa verebileceği bir şeylerin olabileceğini olduğunu gösterdiği için kendisine hem kurumum adına hem annem adına hem de kendim adına teşekkür ediyorum. Annem de doçent veya yardımcı doçentlik cübbemi giydirmişti. Sırasıyla gidiyoruz. Bizde de onun cübbesini giydirmek nasip oldu. Başarılarının devamını diliyorum" dedi.
Aksaray Bekçilere egzoz patlattı, yakalanınca 62 bin lira ceza yiyip ehliyet ve motorundan oldu Aksaray’da plakasını söküp trafiğe çıktığı abart egzozlu motosikleti ile bekçilerin yanından geçerken egzoz patlatan sürücü, bir süre sonra yakalanınca 62 bin lira ceza yedi. Ehliyetine 1 ay süreyle el konulan sürücünün motosikleti de 1 ay süreliğine trafikten men edilerek otoparka çektirildi. Olay Taşpazar Mahallesi Ebulfeyz Elçibey Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 19 yaşındaki İsmail Y. isimli genç 06 DZF 913 plakalı abart egzozlu motosikletinin plakasını söküp oturağın altına koyduktan sonra trafiğe çıktı. Şehrin en işlek caddelerinden olan Ebulfeyz Elçibey Caddesine geldiğinde bekçilerin yanından geçerken egzoz patlatarak motoru bağırttırdı. Ardından bekçilerin ‘dur’ ihtarına uymayıp kaçan sürücü yaklaşık yarım saat sonra bir sokaktan geçerken bekçiler tarafından yakalandı. Motorun plakasız ve abart egzoz olması nedeniyle bekçiler olay yerine trafik ekibi istedi. Kısa sürede olay yerine gelen trafik şubesi ekipleri motosiklet üzerinde yaptığı incelemede motorun abart egzoz ve plakasının takılı olmadığını tespit etti. Genç sürücü plakanın koltuk altında olduğunu söylemesi üzerine plakayı çıkartarak motosiklete takmaya çalıştı. Genç sürücüye çeşitli maddelerden 62 bin lira ceza keserken, sürücünün ehliyetine de 1 ay süreyle el koydu. Motosiklet ise 1 ay süreyle trafikten men edilerek çekici marifeti ile otoparka çektirildi.
Ankara Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Çelik: "Özgür Özel, birazdan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aranacak" CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, mutlak butlan kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Özgür Özel’in birazdan Kemal Kılıçdaroğlu tarafında aranacağını belirtti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’i arayacağını belirten Kılıçdaroğlu’nun avukatı Çelik, Kılıçdaroğlu’nun CHP için önemli bir birey olduğunu ve parti için büyük mücadele verdiğini vurguladı. Kararın ardından Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki ofisi önünde açıklamada bulunan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ise, mutlak butlan kararının CHP’de yeni bir yol doğurduğunu belirtti. Partililerin bu kararı sükunetle karşılaması gerektiğini ifade eden Polat, hep birlikte kenetlenerek iktidar yolunda olacaklarını sözlerine ekledi. CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ise, hem ilçe örgütleri hem de il örgütleri olarak hep birlikte yol almaya devam edeceklerini ifade etti. "Özgür Özel, birazdan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aranacak" Avukat Celal Çelik, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’de toplumsal barışa katkı verdiğini ve mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel’i arayacağını belirterek, "Genel başkanımız bu partinin 13 yıl genel başkanlığını yaptı. Partiyi toparladı. Hem partimizi hem Türkiye’de toplumsal barışa katkı vermişti. Genel başkanımız CHP’de kaosun engellenmesi kapsamında yapmış olduğu tweetteki değerlendirmeler özelinde, birazdan Özgür Özel’i arayacak ve CHP’nin bu sorundan birlikte el ele müzakere ederek çıkması kapsamında gerekli çalışmalara başlayacağını ifade edecektir" dedi. "Yargı, partimizde sonuç doğuran bir karar verdi" Mutlak butlan kararı sonucu CHP Genel Başkanlığı görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’de büyük emeği olan isimler arasında yer aldığını vurgulayan Polat, "Yargı, partimizde sonuç doğuran bir karar verdi. Bu kararı tüm partililerin sakinlikle karşılamasını temenni ediyorum. Sonuç itibariyle yargının kararıyla birlikte tekrar göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu, hepimizin üzerinde emeği olan, bugün CHP’nin her kademesinde görev yapan siyasileri yetiştiren kişidir. 13 yıllık genel başkanımızdır. Dolayısıyla onun tweetinde de söylediği gibi hep beraber kucaklaşarak, partide küskünlük olmadan birbirimizle kenetlenerek iktidar yürüyüşümüze devam edeceğiz. Tüm Türkiye’deki insanların bilmesi gereken bir şey var. CHP siyaset üretecek. CHP, Türkiye’nin sorunlarına, bölgemizdeki sorunlara eğilen daha fazla siyaset üreten bir parti haline dönecektir. Sonuç itibariyle partimiz için hayırlı olsun" diye konuştu. "Hedefimiz birlik ve beraber içinde iktidara gelmek" CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız ise, mutlak butlan kararı sonucunda yine hep birlikte yol yürüyeceklerinin altını çizerek, "Bir önceki dönem genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı çatısının altında beraber yol yürüyeceğiz. Hedefimiz birlik ve beraber içinde iktidara gelmek. Hem CHP grubu olarak, hem il örgütleri ve ilçe örgütleri olarak partimizi iktidara taşımak için birlik ve beraberlik içinde yürüyeceğimizi dile getirmiştik. Bu konuda bazı arkadaşlarımız sadece kişisel koltukları için farklı açıklamalar yapabilir, farklı düşüncesi olabilir, onlara da saygı duyuyoruz. Fakat şunu biliriz ki CHP savaş alanında kurulan bir partidir. Hepimiz bu örgütün gençlik kollarına gelerek, mücadele ederek buraya kadar geldik" dedi.
Antalya Fatih Tekke: "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesi yaptığı açıklamada, "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz" dedi. Trabzonspor ile Konyaspor arasında yarın oynanacak 64. Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesinde Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda ortak basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Bu, bizim için 2,5 yılda oynadığımız ikinci final maçı. Açıkçası oyuncularım, ben ve ekibim yarın kupayı çok istiyoruz. Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız, bu kesin. Bu arada Konyaspor Teknik Direktörü’nü ve ekibini de tebrik ediyorum. Gerçekten zorlu mücadeleleri kazanarak finale geldiler. Yarın umarım kazasız, belasız ve sakatlıksız bir gün olur. Herkesin futbol konuştuğu, keyif aldığı, hakemin konuşulmadığı bir maç yaşanmasını diliyorum. En önemlisi, herkesin evine sağ salim döndüğü bir karşılaşma olsun. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz. Umarım istediğimiz gibi olur. Hayırlısı olsun" şeklinde konuştu. "Final yeri önemli değil önemli olan futbolun konuşulması" Finalin Antalya’da oynanmasının doğru bir tercih olup olmadığı sorusuna Tekke, şöyle cevap verdi: "Bu soruyu daha önce de yanıtlamıştım. Benim için en önemli olan şey takımımın final oynamasıdır ve bu da nasip oldu. Finalin Antalya’da ya da başka bir şehirde oynanması çok önemli değil. Önemli olan centilmence bir oyun sergilenmesi. Hakem yönetimi de çok önemli. Sahada hakemin ve benzeri unsurların konuşulmadığı, sadece futbolun konuşulduğu bir maç olmalı. Bugün burada iki takım var ve buralara gelmek aslında dün için soru işaretiyken bugün gerçekleşti. Allah bize nasip etti, arka arkaya ikinci finalimiz. Yeri çok önemli değil. Elbette bize düşen biraz daha fazla sorumluluk var. Zor bir maç olacak. Rakibimiz de son maçta bizi yenmiş, iyi bir teknik adama sahip Konyaspor. Kolay bir karşılaşma olmayacağını düşünüyoruz ancak Trabzonspor olarak galibiyeti çok istiyoruz." "Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim" Önümüzdeki sezon için, yarın oynanacak kupa finalinin planlamalarını ne ölçüde etkileyeceğine ilişkin soruya Fatih Tekke, "İnsanlar, göreve geldikten sonra yaşadığımız süreci genel olarak başarılı değerlendirdiler. Ancak başarı konusunda camiamızın yanlış düşünmemesi gerekiyor. Trabzonspor’da üçüncülük bir başarı mıdır? Kesinlikle değildir. Trabzonspor tarihinde çok sayıda üçüncülük vardır, ikincilik de aynı şekilde başarı olarak görülemez. Özellikle bu sezona atıf yaparak söylüyorum geldiğimiz nokta gerçekten iç açıcı değildi. Şu an Trabzonspor’un önünde bir kupa var. Bu kupayı kazanamadığınızda başarılı sayılmazsınız. Geçtiğimiz hafta gerekli rotasyonu yapamadık ve mağlup olduk, buna rağmen ciddi eleştiriler aldık. Büyük takımlarda kupa finallerini kaybetmek, eleştiriyi ve başarısızlık algısını beraberinde getirir. Bu da benim açımdan kabul edilebilir bir durumdur. Ancak yönetimimizle birlikte elimizdeki tüm riskli şartları değerlendirerek önemli bir çaba ortaya koyduk. Bu kupayı kazanmamız gerekiyor. Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim, kazanamazsak da rakibimizi tebrik eder ve başaramadığımızı kabul ederiz. Dolayısıyla doğru ve yanlışları takımımızla birlikte değerlendiririz" diye cevapladı.