ASAYİŞ - 21 Nisan 2026 Salı 09:19

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor

A
A
A
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davaya bugün başlanıyor

İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak.


Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı’nın da bulunduğu 6 sanık savunma yapacak. Öte yandan Böcek ailesinin yakınlarının da duruşmaya katılması bekleniyor. Hazırlanan iddianamede ayrıca, maktul Servet Böcek’in erkek kardeşi Mustafa Böcek ile maktul Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik ‘müşteki’ sıfatıyla yer alıyor. Bugün görülecek olan duruşmada müştekilerin de beyanlarının alınması bekleniyor.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı.


Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi


Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS ilaçlama şirketiyle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanındaki 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanındaki 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi.



Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi


Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi.



İddianamede "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı


Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu oldukları kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı.


İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS ilaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi.


Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi.



5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi


Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara 23 Nisan coşkusu Gölbaşı’nda yaşanacak Gölbaşı’nda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı farklı etkinliklerle kutlanacak. Kortej yürüyüşünden sirke, animasyondan sahne gösterilerine kadar birçok program çocuklarla buluşacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gölbaşı’nda birbirinden farklı etkinliklerle kutlanacak. Atatürk Sahil Parkı’nda gerçekleştirilecek program kapsamında gün boyu sürecek etkinlikler, çocuklara güzel bir bayram yaşatmayı hedefliyor. Saat 12.00’de başlayacak kutlamaların, bando ekibi ve karakterlerin yer aldığı kortej yürüyüşüyle başlayacağı belirtildi. Ardından animasyon gösterileri ile sahne programı devam edecek. Gün içerisinde Moğolistan Sirki gösterileri, jonglör performansları, balon ve sihirbaz gösterileri ile tek teker bisiklet şovları çocuklarla buluşacak. Etkinliklerin, 17.00-18.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek animasyon gösterileri ve kapanış programıyla sona ereceği açıklandı. Sahne programlarının yanı sıra gün boyunca alanda kurulacak etkinlik alanları da çocuklarla buluşacak. Bando ekibi performansları, çocukların fotoğraf çektirebileceği karakterler, yüz boyama alanı, pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları, şişme oyun parkı ve simülasyon araç deneyim alanı ile bayram etkinliklerinin gün boyu devam edeceği dile getirildi. "23 Nisan, dünyada eşi benzeri olmayan çok özel bir gündür" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda geleceğin teminatı olan çocuklara verilen değerin en önemli göstergesi olduğunu belirterek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği, dünyada eşi benzeri olmayan çok özel bir gündür. Bizler de Gölbaşı Belediyesi olarak bu anlamlı günü çocuklarımızın yüzünde tebessüm oluşturacak, onların hayal dünyasını zenginleştirecek etkinliklerle kutlamak istedik. Amacımız; çocuklarımızın neşeyle, güvenle ve sevgiyle büyüdüğü bir Gölbaşı inşa etmektir. Bu kapsamda hazırladığımız programda hem eğlendirici hem de sosyal yönü güçlü etkinliklere yer verdik. Ailelerimizin de çocuklarıyla birlikte kaliteli vakit geçirebileceği bir ortam oluşturduk. Tüm vatandaşlarımızı bu güzel coşkuya ortak olmaya davet ediyorum. Gelin, bu bayramda çocuklarımızın mutluluğunu birlikte büyütelim" ifadelerini kullandı.
Van Çaldıran Müftülüğünden öğretmenlere "Geçmiş Olsun" çiçeği Van’ın Çaldıran İlçe Müftülüğü, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırının ardından eğitim camiasına destek olmak amacıyla okulları ziyaret ederek öğretmenlere çiçek takdim etti. Okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, tüm Türkiye’de olduğu gibi Van’ın Çaldıran ilçesinde de derin üzüntüyle karşılandı. Çaldıran İlçe Müftülüğü, şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını belirtmek ve öğretmenlerin yanında olduklarını hissettirmek adına kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Programa; Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban, Milli Eğitim Şube Müdürleri, din görevlileri ve ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesi kapsamında eğitim gören öğrenciler katıldı. Heyet, okulları tek tek dolaşarak öğretmenlerle bir araya geldi. Ziyaret sırasında öğretmenlere hitaben duygusal ve kapsayıcı bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, eğitimin ve eğitimcinin kutsallığına vurgu yaptı. Müftü Geylani, "Kıymetli öğretmenlerimiz, bugün burada sadece bir protokol ziyareti için değil, gönül köprülerimizi pekiştirmek ve acınızı paylaştığımızı bizzat ifade etmek için bulunuyoruz. Kahramanmaraş’ta meslektaşlarınıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırı, sadece eğitim camiasına değil, milletimizin geleceğine ve huzuruna yapılmıştır. Bugün yanımızda getirdiğimiz ÇEDES projesi öğrencileriyle aslında şu mesajı vermek istiyoruz; sizlerin yetiştirdiği bu pırıl pırıl nesiller, değerlerine sahip çıkarak şiddetin karşısında, sevginin ve saygının yanında duracaktır. Bizim inancımızda ’Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ düsturu esastır. Sizler, cehaletin karanlığına karşı irfan meşalesini taşıyan kahramanlarsınız. Bir öğretmene kalkan el, aslında toplumun vicdanına uzanmış demektir. Bizler din görevlileri olarak, her zaman sizlerin yanındayız. Camilerimizle okullarımız, minberlerimizle kürsüleriniz birdir; hedefimiz ise ahlaklı ve donanımlı nesiller yetiştirmektir. Bu vesileyle, yaşanan bu üzücü olay nedeniyle tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, şiddetin her türlüsünü bir kez daha lanetliyorum" dedi. Programın en anlamlı anları ise ÇEDES projesi öğrencilerinin öğretmenlerine çiçek takdim ettiği anlar oldu. "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" projesi kapsamında milli ve manevi değerleri benimseyen öğrenciler, öğretmenlerine sarılarak "Her zaman yanınızdayız" mesajı verdiler. İlçe Milli Eğitim Müdürü Yılmaz Çoban da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Zor zamanlarda kenetlenmek bizim en büyük gücümüzdür. Müftülüğümüzün ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin bu hassasiyeti, öğretmenlerimize büyük moral olmuştur. Bizleri bu anlamlı günde yalnız bırakmayan müftümüze, ekibine ve sevgili öğrencilerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Program boyunca ilçedeki okullar tek tek ziyaret edilerek öğretmenlere çiçekler sunuldu. Eğitimciler, bu anlamlı jestin kendilerini çok duygulandırdığını ifade ederek, kurumlar arası dayanışmanın ve öğrencilerin gösterdiği vefanın her türlü takdirin üzerinde olduğunu belirttiler.
Kayseri Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin coğrafi işaretli yöresel ürünlerini Yörex’te tanıtacağız" Kayseri Ticaret Odası (KTO); Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük yerel ürün organizasyonu olan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e katılacak. 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuarda, Kayseri’nin tescilli ürünleriyle Anadolu’nun zenginliği temsil edilecek. Fuara ilişkin açıklamalarda bulunan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer lezzet değil, aynı zamanda şehrin ekonomik mirası olduğunu vurguladı. Başkan Gülsoy; "Kayseri Ticaret Odası olarak, yöresel ürünlerimizin korunması ve katma değer kazanması için coğrafi işaret tescillerine büyük önem veriyoruz. 12 yıldır katıldığımız YÖREX’te, Kayseri’nin sahip olduğu eşsiz değerleri bir kez daha ziyaretçilerimizle buluşturacağız" dedi. Kayseri standında tam bir lezzet ve kültür şöleni yaşatacaklarını belirten Başkan Gülsoy, fuar içeriği hakkında şu bilgileri verdi; "TOBB’a bağlı tüm oda/borsalarımız tescil ettirdikleri coğrafi işaretli ürünlerini bu fuarda açtıkları stantlarla tanıtıyor. Kayseri Ticaret Odası olarak, 17 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz başta olmak üzere şehrimizin tüm marka değerlerini ön plana çıkaracağız. Standımızda dünyaca ünlü pastırmamız, sucuğumuz ve mantımızın yanı sıra; Kayseri’mizin katmeri, yağlaması, tandır böreği, kurşun aşı çorbası, nevzinesi, gül baklavası, tepsi mantısı, börek aşı çorbası, yağ mantısı, pöç kebabı, purov mantısı, çemen, sucuk içi ve tepsi mantımızı tanıtacağız." Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünlerin 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olduğuna dikkat çeken Gülsoy; "Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir" ifadelerini kullandı. Başkan Gülsoy, organizasyonun hayata geçmesinde öncü olan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a ve tüm paydaşlara teşekkür ederek; tüm fuar ziyaretçilerini ve Antalya’daki hemşehrilerini 22 Nisan’da açılacak olan Kayseri standına davet etti.
Erzurum İşte Karayolları’nın karnesi Vali Aydın Baruş, Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Bölge Müdürü Fatih Günaydın tarafından gerçekleştirilen sunumda, Erzurum merkezli olarak Ağrı, Erzincan, Kars, Artvin ve Bayburt illerini kapsayan geniş bir coğrafyada ulaşım altyapısının güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Toplam 38 bin km’lik alanda yürütülen hizmetlerle bölgenin ulaşım standartlarının her geçen gün daha ileri seviyeye taşındığı belirtildi. Bölge genelinde toplam 2 bin 203 km’lik yol ağı üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla; bölünmüş yol uzunluğunun önemli ölçüde artırıldığı, köprü ve tünel projeleri sayesinde ulaşımda güvenlik ve konforun üst düzeye çıkarıldığı vurgulandı. 2025 yılı itibarıyla 629 km’ye ulaşan bölünmüş yol uzunluğunun, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda daha da artırılmasının planlandığı aktarıldı. Devam eden büyük ölçekli projeler arasında yer alan Kop, Kırık, Dallıkavak ve Çirişli tünelleri ile bağlantı yollarındaki çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi. Söz konusu projelerin tamamlanmasıyla birlikte önemli ölçüde mesafe ve zaman tasarrufu sağlanarak bölge ekonomisine katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. 2003 yılından itibaren gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında Erzurum ili genelinde ulaştırma altyapısına toplam 152,6 milyar TL kaynak aktarıldığı, 2026 yılı içerisinde de yatırımların artarak devam etmesinin planlandığı bilgisi paylaşıldı. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nün güçlü personel yapısı, makine parkı ve teknik kapasitesiyle vatandaşlara daha güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım hizmeti sunma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da Mart ayında 2 bin 860 konut satıldı Tekirdağ’da 2026 yılı Mart ayında toplam 2 bin 860 konut satışı gerçekleşirken, satışların önemli kısmını ikinci el konutlar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Tekirdağ’da Mart ayında satışı yapılan 2 bin 860 konutun 1 bin 133’ü ilk el, 1 bin 727’si ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da iş yeri satışları da Mart ayında dikkat çeken bir diğer başlık oldu. Toplam 244 iş yeri satışının 81’i ilk el, 163’ü ise ikinci el olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ise ilk el iş yeri satışları yüzde 5,4 azalarak 3 bin 787’ye, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,3 azalarak 9 bin 712’ye geriledi. İpotekli satışlara bakıldığında Tekirdağ’da 801 konutun ipotekli olarak satıldığı, 2 bin 59 konutun ise diğer satış türleri kapsamında gerçekleştiği görüldü. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artışla 25 bin 978’e çıkarken, diğer satışlar yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389 oldu. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9, diğer satışların payı ise yüzde 77,1 olarak hesaplandı. İş yerlerinde ise Tekirdağ’da 11 ipotekli satış yapılırken, 233 satış diğer yöntemlerle gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 artarak 698’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 12,6 azalarak 12 bin 801 oldu.