ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 19:52

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

A
A
A
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

Fatih’te, Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı.


Hazırlanan iddianamede 5 şüpheli hakkında 22’şer yıl 6’şar aya kadar, 1 şüpheli hakkında da 15 yıla kadar hapis cezası istendi.


Almanya’dan 9 Kasım 2025’de turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’de İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı.



Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi


Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS İlaçlama Şirketi’yle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’de otel resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanında bulunan 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi.



Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi


Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi.



"Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı


Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu olduklarının kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı.


İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi.


Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi.



5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi


Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Kent Müzesi, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Elazığ’da, ’Müzeler Şehri Elazığ Projesi’ kapsamında hayata geçirilen Kent Müzesi, vatandaşları ağırlamaya devam ediyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Müzeler Şehri Elazığ Projesi kapsamında hayata geçirdiği Harput Musiki Müzesi, Basın Müzesi ve Hoca Hasan Hamam Müzesi’nin ardından şehir, dördüncü müzesine kavuştu. Eski şehrin yeni şehre taşındığı ilk yıllarda 1896 yılında dönemin Valisi Enis Paşa tarafından inşa edilen ve 1984 yılına kadar Elazığ Hükümet Konağı olarak kullanılan, daha sonraki yıllarda ise polis karakolu, sergi ve galeri salonu son olarak da Elazığ Valiliği hizmet binası olarak kullanılan tescilli tarihi yapı, 2023 yılında başlatılan restorasyon, teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından Kent Müzesi olarak düzenlendi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla şehrin ruhunun yaşatıldığı bir mekan olarak düzenlenen iki katlı tarihi yapının zemin katında oluşturulan tematik galeride, tarihi kronoloji on binlerce yıl önceden başlayarak beylikler dönemine geliyor. Ardından Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi kent belleği, Elazığ eğitim tarihi ile Atatürk ve Elazığ temaları işlenirken, müzenin ikinci katında oluşturulan tematik galeride ise Elazığ dokuma kültürü, yemekleri, musikisi, giyimi, kunduracılık, ahşap ve taş işlemeciliği, şifa ve eczacılık, sarrafçılık, kalaycılık ve bakırcılık, madencilik, endemik bitkiler ve kök boyama, tarım kültürü ile bakkal kültürü minyatür ve modellemelerle hayat buldu. Kapılarını 29 Ekim 2024 tarihinde vatandaşlara açan Kent Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Kent Müzesi’nin şehir merkezinde olmasına rağmen ilk defa gelip gezdiğini aktaran vatandaşlardan Murat Aygün, "Çok beğendim. Elazığ’ın tarihini anlatıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Elazığspor’un 1990’lı dönemlerindeki futbolcularını tanıyorum. O alanı görünce beni bayağı etkiledi. Büyüklerimizden kalma bazı eserleri görünce eskileri hatırladım. Herkesin gelip gezmesi gereken bir yer. Neredeyse her gün yanından geçiyoruz ama ilk defa gelip gezdim. Herkesin de gezmesini isterim" dedi.
Konya Başkan Altay: "Otogar kavşağında kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etabı kapsamında şehre kazandırılacak otogar kavşağının yapım çalışmaları son sürat devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, inşası süren otogar kavşağında incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Konya tarihine geçecek önemli altyapı ve ulaşım yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Altay, şehir trafiğinin en yoğun olduğu alanlardan birine de üst geçit kazandırmak için çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü söyledi. "Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız" Başkan Altay, "Halil Ürün Caddesi’nden Sadık Ahmet Caddesi’ne geçişlerde kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz. Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız. Hem eksi kottan İstanbul yolu devam edecek hem zeminde otogar istikametine gelenler devam ederken üst kattan da hem raylı sistemimiz hem taşıtlarımız geçmiş olacak. Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı kapsamında 10 kilometrelik kısmını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, Altyapı Genel Müdürlüğümüz yürütüyor. Kalan 11.1 kilometrelik kısmını da biz yürütüyoruz. Şu anda ağırlıklı bir şekilde Aslım Caddesi kavşağında ve otogar kavşağında çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İnşallah tamamlandığında Stadyum’dan Şehir Hastanesi’ne kadar şehrimiz 21.1 kilometrelik yeni bir raylı sistemi hattına kavuşmuş olacak" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na teşekkür etti Trafiğe en az rahatsızlık vermek için gerekli yan yol düzenlemelerini yaparak bu çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Başkan Altay, "İnşaatın en kısa sürede tamamlanması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Tamamlandığında şehrimiz yeni 21.1 kilometrelik bir raylı sistem hattına kavuşmuş olacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na, Altyapı Genel Müdürümüz Yalçın Eygün beye ve çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Konya’nın tarihine geçecek bu yatırımlar için gece gündüz demeden gayret ediyoruz. Şehrimize hayırlı, mübarek olsun" diye konuştu.
Kahramanmaraş Afşin’de ters laleler açtı: Koparana 700 bin TL ceza Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde baharın gelişiyle birlikte ters laleler çiçek açtı. Binboğa Dağları eteklerinde, kayalık alanların arasından çıkan bu nadide çiçekler doğaseverlere görsel bir şölen sunarken, yetkililerden önemli bir uyarı da geldi. Her yıl nisan ayının ilk haftasında açmaya başlayan ters laleler, ay sonuna doğru çiçeklerini döküyor. Sarıdan turuncuya ve kırmızıya uzanan canlı renk tonlarıyla dikkat çeken bu çiçekler, parlak yeşil yaprak demetiyle de doğada kolayca fark ediliyor. Bölgeye özgü endemik türlerden biri olan ters laleler, korunması gereken doğal zenginlikler arasında yer alıyor. Doğa fotoğrafçısı Mehmet Gören, ters laleleri görüntülemek için her yıl Afşin’e geldiklerini belirterek, "Bu çiçekler kısa süreliğine açıyor ve gerçekten etkileyici bir görüntü oluşturuyor. Ancak koparılmaması gerekiyor. Bulunduğu yerde güzel ve korunması şart" dedi. Fotoğraf sanatçısı Yasin Mortaş ise ters lalelerin halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilindiğini ifade ederek, "Bu çiçek başı eğik duruşuyla dikkat çeker. Utangaç bir görüntüsü vardır. Genellikle kuytu ve sakin alanlarda yetişir. Baharla birlikte açar ancak hüzünlü bir görüntüye sahiptir. Bu yüzden ‘ağlayan gelin’ olarak anılır" diye konuştu. Yetkililer, ters lalelerin koparılmasının yasak olduğunu hatırlatarak, bu endemik bitkiye zarar verenlere yaklaşık 700 bin TL’ye varan idari para cezası uygulandığını vurguladı. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken ters laleler, hem bölge turizmine katkı sağlıyor hem de doğanın korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.