EKONOMİ - 26 Mart 2026 Perşembe 14:05

BSH Ev Aletleri Grubu, 2025’te 15 milyar euro ciroya ulaştı

A
A
A
BSH Ev Aletleri Grubu, 2025’te 15 milyar euro ciroya ulaştı

BSH Ev Aletleri Grubu, 2025’te 15 milyar euro ciroya ulaşırken, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gelişen Pazarlar Bölgesi büyümesini sürdürdü. Ar-Ge’ye 847 milyon, dijitalleşme ve teknolojiye ise 463 milyon euro yatırım yapılırken bu yatırımlar şirketin büyümesini destekleyen itici güçlerden olmaya devam etti.



BSH Ev Aletleri Grubu, 2025 yılı sonuçlarını Münih’te düzenlenen bir basın toplantısıyla paylaştı. Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden olan BSH, 2024’e kıyasla Kuzey Amerika, Avrupa ve Gelişen Pazarlar bölgelerinde satış büyümesi kaydetti. 2025 mali yılında 15 milyar euro ciro elde edilirken, grubun CEO’su Dr. Matthias Metz bu sonuçların önemini şu sözlerle vurguladı: "Zor bir yılı başarıyla geride bıraktık. Pek çok zorlukla karşılaştığımız bir dönemde, geleceğe yönelik yol haritamızın doğru olduğunu bir kez daha gördük."


Güçlü marka portföyü, net stratejik kararlar, odaklı yatırımlar ve piyasa ihtiyaçlarına uygun ürün portföyü sayesinde şirket, kilit bölgelerdeki konumunu güçlendirmeyi ve yeni büyüme fırsatlarını değerlendirdi.


BSH, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde büyümesini sürdürüyor


Güney Doğu Asya, Orta Asya, Ukrayna, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika’yı kapsayan, Türkiye merkezli Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde yüzde 2,3’lük bir satış büyümesi elde edildi. Yerel para birimi bazında ise büyüme yüzde 24 olarak gerçekleşti. Kahire’de hayata geçirilen yeni bölgesel üretim tesisi de bu büyümeyi destekleyen önemli adımlardan biri oldu. Hindistan, büyüklüğünü ve stratejik önemini daha iyi yansıtmak amacıyla 2026’dan itibaren bağımsız bir bölge olarak yapılandırılacak.


Ar-Ge’ye 847 milyon, dijitalleşmeye 463 milyon euro yatırım


Şirket, 2025 yılında hedefli inovasyonlarla tüketicilerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve somut fayda sağlayan çözümler geliştirmeye devam etti. Araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar, tüketici odaklılığı güçlendirdi ve ürünlerin pazara daha hızlı sunulmasını sağladı. 2025 mali yılında araştırma ve geliştirme harcamaları 847 milyon euroya ulaştı. Bu rakam toplam cironun yüzde 5,6’sına karşılık geliyor. CFO Dr. Thorsten Lücke, "Pazardaki lider yenilikler, araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar sayesinde ortaya çıkıyor ve şirketin büyümesini destekleyen itici güçlerden biri olmaya devam ediyor" dedi.


Şirket ayrıca dijitalleşme, yapay zekâ, IT altyapısı güvenliği, müşteri hizmetleri, pazar varlığı ve satış alanlarında yatırımlarını sürdürdü. Bu kapsamda 463 milyon euroluk yatırım gerçekleştirildi; bu da cironun yüzde 3,1’ine denk geliyor.


Seçkin tüketiciler için güçlü yenilikler


Yapılan açıklamaya göre, 2025 yılında piyasaya sunulan yeni ürünler ve yapay zekâ destekli teknolojiler, şirketin inovasyon stratejisinin önemli bir parçası oldu. Bu kapsamda mutfağa entegre edilen dünyanın ilk ankastre süpürge ve paspas robotu ile tam buharlı pişirme fonksiyonuna sahip dünyanın ilk buhar çekmecesi öne çıkan yenilikler arasında yer aldı.


Tüketici ürünleri kategorisinde özellikle yer temizleme cihazları, mutfak robotları ve tam otomatik kahve makineleri ön plana çıktı. Şirket ayrıca Bosch Air Fryer’lar ve Bosch Spotless süpürge ve paspas robotları ile yeni ürün segmentlerine giriş yaptı.


Bağlantılı ve yapay zekâ destekli çözümler de şirketin öncelikleri arasında yer alıyor. Bu teknolojiler sayesinde ev aletleri, yalnızca birer cihaz olmaktan çıkarak kullanıcıların günlük hayatında akıllı yardımcılar haline geliyor.


2026 yılına ilişkin beklentiler


Gelecek döneme ilişkin BSH CEO’su Dr. Matthias Metz, "2026 yılında pazarlarda belirgin bir toparlanma öngörmüyoruz. Ancak zorlu koşullarda dahi kendimizi kanıtlayacak sağlam temellere sahibiz. Yaklaşımımız net: dayanıklılığımızı güçlendirmek ve geleceğe yatırım yapmak. 2025’te bunu hayata geçirdik, 2026’da da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz, net kararlarla ve yol haritamızı istikrarlı biçimde uygulayarak pazarları şekillendirmek" dedi.


BSH Türkiye 30’uncu Yılını kutladı


2025’te 30’uncu Yılını kutlayan BSH Türkiye’nin CEO’su Alper Şengül, konuyla ilgili olarak "2025 bizim için özel bir dönüm noktasını ifade ediyor. Ülkemizde 30. yılımızı doldururken 100 milyonuncu ürünümüze de imza atmanın gururunu yaşadık. Bu önemli kilometre taşı; sürdürülebilir büyüme, ortak başarı ve büyük bir adanmışlıkla geçen 30 yılın güçlü bir izdüşümü oldu" dedi.


Şengül, 1995-2024 yılları arasında şirketin 45 milyar ABD doları GSYH katkısı, 60 bin kişilik istihdam etkisi ve şirketin sürdürülebilir değer üretme taahhüdünü pekiştiren karbon-nötr üretim uygulamaları ile öne çıktığını ifade etti.



BSH Ev Aletleri Grubu, 2025’te 15 milyar euro ciroya ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kıyaslama boşanmayı bulaştırıyor Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, insanların sosyal çevrelerinin referanslarını alarak olumlu ya da olumsuz hareket edebildiğini söyleyerek, "Arkadaş gruplarında boşanma olduğunda kıyaslama başlıyor" dedi. Sosyal çevredeki ikili ilişkilerdeki davranışların sosyal bir izin gibi görüldüğünü söyleyen Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, "Daha çok beklenti farklılıkları, kültürel uyumsuzluklar, iletişim kopuklukları, saygı ve sevgi eksiklikleri, beklentilerin farklı olması gibi birçok sebepten boşanmaları bugün gündemimizde konuşuyor oluyoruz. Burada çevresel faktörleri aile ve arkadaş olarak ayırabiliriz. Şimdi ailevi çok fazla müdahale olduğunda biz boşanmayı çok daha hızlı bir şekilde gündeme getirebiliyoruz. Burada ailelerin beklentileri, ailelerin kurduğu hayatlar farklı olduğunda, dinamikler değiştiği zaman boşanmalar daha gündeme gelen bir konu haline geliyor. Bu yüzden ailelerin de aslında hoşgörülü bir ortamda çok da fazla müdahale etmeden gençlere, yeni evlenen çiftlere aslında çok da fazla müdahaleden ziyade destek oldukları bir noktadan yaklaşmalarını öneriyoruz. Arkadaşsal bazda ise daha fazla sosyal çevremizin artık arkadaşlarımızın bize referans olma noktasında ilerlediklerini görüyoruz. Yani yakın çevremiz bizi bir karar alırken, evlenirken de boşanırken de referans olma noktasında çok ciddi bir şekilde etkileyebiliyorlar. Bu yüzden nasıl ki yakın arkadaşlarımız evlenirken bizim de evlilik kararı almamızın süreci hızlanıyorsa, onlar çocuk yaparken bizim de çocuk düşüncemiz hızlanıyorsa aynı şekilde yakın arkadaşlarımız, çevremiz boşanma gündemini getirdiğinde bu bizim ilişkilerimizde de yansıyan konuştuğumuz bir nokta haline geliyor oluyor. Çünkü benim yakın arkadaşım boşanmayı gündeme getirdiğinde benim için zihnimde şu oluşmaya başlıyor. ‘Evet zor ama sürdürülebilir bir ilişkiydi bu’. O zaman bitebilir de aslında diye baktığımız bir norm değişikliği görüyoruz. Yine aynı şekilde burada bulaşan şey boşanmadan ziyade ilişkiye bakış açısı bulaşıyor. Yani ben ilişkimde zaten mutsuzsam, ilişkimde aslında iyi de olmadığım, tatmin de olmadığım bir ilişki yaşıyorsam yakın arkadaşlarımdan herhangi birinin boşanmış olması ya da boşanmaya karar veriyor olması aslında benim için sosyal bir izin almış gibi oluyor ve cesaretin bulaştığını görüyoruz burada ve zaten içimizde var olan duygunun aslında dışarıya karşı bir karar mekanizmasıyla hızlandığını görebiliyoruz" dedi. "Boşanmalardaki kıyaslamalar kişileri düşündürüyor" Hamurcu, kıyaslamaların ve karşılaştırmaların çiftleri boşanma noktasında düşündürdüğünü söyleyerek, "Yine kıyaslamalar, karşılaştırmalar başlıyor ve bu noktada da çiftler arasında bir taraf boşanırken yani bir arkadaş grubu boşanırken kişiler şunu düşünmeye başlıyor. Ben neden bu evlilikteyim, ben neden hala bu ilişkiyi sürdürüyorum diye kendi ilişkisini daha eleştirel bir yerden sorgulamaya başladıklarını da görüyoruz. İşte bu yüzden aslında boşanmadan ziyade ilişkiye duyulan bakış açısını, yani kişilerin kendi gerçekliklerini daha görünür hale getirme potansiyelini, yani aslında biraz daha yüzleşme cesaretini arkadaşların teşvikiyle olduğunu, yakın çevredekilerin teşvikiyle olduğunu burada gözlemlemekteyiz. Burada çünkü neyi kıyasladığımız önemli. Yani boşanmaya olan bakış açımızdan ziyade benim ilişkime olan bakış açımı kıyaslamaya başladığımda evet bu durum zaten halihazırda mutsuz evlilikler için daha hızlı bir boşanma süreci olabilir. Şimdi burada ayırmamız gereken bir nokta var. Evet bazı ilişkiler için bu iyi bir nokta olabilir çünkü kişi farkında olmayabilir, sağlıklı bir yerde olduğunu düşünüyor olabilir ve kıyaslama yaparak kendi arkadaş çevresindeki sorunları görerek kendi ilişkisini sorgulayıp mutsuz ve halihazırda nasıl devam ettireceğini düşündüğü bir noktada çıkış kapısı olabilir. Ama bazı durumlarda da kişiler için geçici bir dönem olabilir ve bu geçici dönem sonucunda sadece dış etkiyle alınmış bir karar olur ve bu da ne yazık ki olumsuz ve istemediğimiz bir tablo olur. Bu yüzden burada çok önemli bir soru var. ‘Benim ilişkim gerçekten ne durumda?’ sorusunu kişilerin kendi ilişkisine sormalarını ve cevaplarını dışarıda değil içeride aramalarını beklemekteyiz. Çünkü bu kendi ilişkileri için en sağlıklı nokta olacaktır" ifadelerini kullandı.
Muğla Bodrum’da bayram bereketi: 9 günlük tatil rezervasyonları patlattı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının ardından Türkiye’nin gözde turizm merkezi Bodrum’da adeta rezervasyon patlaması yaşandı. Tatil kararının açıklanmasıyla birlikte telefonlar susmazken, internet üzerinden yapılan başvurularda da büyük artış görüldü. Tesislerdeki doluluk oranı yüzde 80’e ulaşırken, bayram sürecinde Bodrum’a 750 bin ila 1 milyon arasında yerli turistin gelmesi bekleniyor. Resmi açıklama öncesinde rezervasyonların beklenen seviyede ilerlemediğini belirten sektör temsilcileri, son bir haftada yoğun bir talep dalgası oluştuğunu ifade etti. Uzun tatili fırsata çevirmek isteyen seyahatseverler Bodrum’daki tesislere akın ederken, turizm işletmeleri de hazırlıklarına hız verdi. İlçe genelindeki sahillerde temizlik çalışmaları sürerken, konaklama tesislerinde bakım, yenileme ve son eksiklerin tamamlanması için yoğun mesai harcanıyor. Bayram yoğunluğunu sorunsuz atlatmak isteyen işletmelerin hummalı çalışmaları dikkat çekiyor. Kurban Bayramı süresince plajlar, oteller, restoranlar ve eğlence mekanlarında büyük bir hareketlilik yaşanması beklenirken, trafik ve ulaşımda da ciddi bir yoğunluk öngörülüyor. Sektör temsilcileri, 9 günlük tatilin sezon başında Bodrum ekonomisine can suyu olacağını belirtiyor. Rezervasyon taleplerinde ciddi artış var The Oba Otel Müdürü Özgür Adıgüzel, tatil kararının ardından rezervasyonlarda büyük artış yaşandığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın açıklamasından önce yavaş ilerleyen süreç, tatilin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte ciddi şekilde hızlandı. Misafirlerimiz kışın yorgunluğunu atmak ve yaşanan olumsuzluklardan uzaklaşmak için bölgemizi tercih ediyor. Sadece otelciler değil, transfer şirketleri, restoranlar, esnaflar ve bölge halkının da gelirlerinde artış olacağını düşünüyoruz" dedi. Bayramda oteller dolacak AZKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı turizmci Bülent Kaya ise bayram sürecinde yüksek doluluk beklediklerini ifade ederek, "Tatil kararı daha önce açıklansaydı artış çok daha fazla olabilirdi. Ancak buna rağmen bayramda tam doluluğa ulaştık. 9 günlük tatilin etkisi rezervasyonlara yansıdı. Bodrum genelinde otellerin yüzde 70 ila yüzde 80 doluluk oranıyla bayramı geçireceğini düşünüyorum" diye konuştu. İç pazarda ciddi hareketlilik var TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış da özellikle yerli turist hareketliliğinin dikkat çektiğini belirterek, "Rezervasyonlara baktığımızda özellikle iç pazarda ciddi artış gözüküyor. Açık olan otellerde doluluk oranları yüzde 80 seviyelerine ulaştı" ifadelerini kullandı.